Leyl Suresi 10. Ayette “Biz de Ona En Zor Olanı Kolaylaştırırız” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Kötülüğün Alışkanlığa Dönüşmesi, Ahlaki Körleşme, Yanlışın Normalleşmesi, İrade, Karakter Ve Zor Sonuca Giden Yol Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır
“İnsan bir yanlışı tekrar tekrar seçtiğinde yalnız o davranışı çoğaltmaz; zamanla onu daha kolay yapabilen yeni bir karakter de oluşturabilir. En tehlikeli nokta, yanlışın artık insana zor gelmemeye başladığı andır.”
Ersan Karavelioğlu
“فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرَىٰ — Fe Senüyessiruhû Li’l ‘Usrâ” Ne Demektir
Leyl Suresi’nin onuncu ayetinde şöyle buyrulur:
فَسَنُيَسِّرُهُ لِلْعُسْرَىٰ
Anlam olarak:
“Biz de ona en zor olanı kolaylaştırırız.”
(Leyl Suresi, 92/10)
Bu ayet, hemen öncesindeki üç özellikten sonra gelir.
Kim:
onun için:
“en zor olan”
kolaylaştırılır.
Bu ifade ilk bakışta çelişkili görünür.
Ama surenin en derin ahlaki mesajlarından biri tam burada ortaya çıkar.
“El ‘Usrâ” Ne Anlama Gelmektedir
‘Usrâ kelimesi:
zorluk,
zor olan yol,
sıkıntıya götüren yön,
sonu ağır olan durum
anlamlarıyla açıklanır.
Bu ifade yalnız günlük hayattaki sıradan zorlukları anlatmaz.
Daha çok:
insanı kötü ve ağır bir sonuca götüren yol
anlamında değerlendirilir.
Yani insan, kendi seçimleriyle sonunda kendisi için ağır olacak bir istikamete yönelir.
“Zor Olanın Kolaylaştırılması” Nasıl Mümkündür
Buradaki paradoks çok önemlidir.
Bir davranışın:
yapılması kolaylaşabilir,
ama:
sonucu zorlaşabilir.
Örneğin insan yalan söylemeyi tekrar ettikçe yalan söylemek kolaylaşabilir.
Fakat bunun sonucunda:
güven kaybı,
ilişkilerin bozulması,
ahlaki çöküş
artabilir.
Yani yol üzerinde yürümek kolaylaşırken yolun sonu ağırlaşabilir.
Kötülük Gerçekten Alışkanlığa Dönüşebilir mi
Evet.
İnsan ilk kez yanlış yaptığında:
tereddüt,
pişmanlık,
vicdan rahatsızlığı
hissedebilir.
Aynı davranış tekrarlandığında bu direnç azalabilir.
Bir süre sonra insan:
daha az düşünür,
daha hızlı karar verir,
daha az rahatsız olur.
Böylece yanlış davranış alışkanlığa dönüşebilir.
Vicdanın Hassasiyeti Nasıl Zayıflayabilir
Vicdan insanı yanlış konusunda uyarabilir.
Ancak bu uyarı sürekli bastırılırsa kişi ona karşı daha az duyarlı hâle gelebilir.
İlk sefer:
“Bunu yapmamalıyım.”
der.
Sonra:
“Bir kereden bir şey olmaz.”
der.
Daha sonra:
“Zaten herkes yapıyor.”
der.
En sonunda:
“Bunda yanlış ne var?”
diyebilir.
Bu süreç, yanlışın giderek normalleşmesidir.
İnsan Neden Yanlışını Haklı Göstermeye Başlar
Çünkü insan kendisini kötü görmek istemez.
Bu yüzden davranışını değiştirmek yerine davranışına uygun gerekçeler üretmeye başlayabilir.
Örneğin:
“Ben cimri değilim, sadece akıllıyım.”
“Ben kibirli değilim, gerçekçi düşünüyorum.”
“Ben kimseyi ezmiyorum, yalnız güçlü davranıyorum.”
Bu tür gerekçeler, insanın kendi yanlışını görmesini zorlaştırabilir.
Tekrar Edilen Yanlış Karaktere Dönüşür mü
Evet.
Tek bir davranış insanın bütün kimliği değildir.
Ama tekrar edilen davranışlar zamanla karakter oluşturabilir.
Sürekli:
yalan söylemek → yalancılığı,
cimrilik etmek → cimriliği,
kibirlenmek → kibri,
acımasız davranmak → merhametsizliği
güçlendirebilir.
İnsan yaptığı şeyi tekrar ederek bir süre sonra o davranışa yatkın bir kişilik geliştirebilir.
Bu Ayet İnsan İradesini Ortadan Kaldırıyor mu
Hayır.
Bağlam tam tersini gösterir.
Önce insan:
cimrilik eder,
kendini ihtiyaçsız görür,
en güzeli yalanlar.
Sonra o yolda kolaylaştırılma gelir.
Yani süreç:
tercih → alışkanlık → yönelişin güçlenmesi
şeklinde anlaşılabilir.
İnsan başlangıçta yön seçer.
Seçtiği yön de zamanla onu şekillendirir.
Kendini İhtiyaçsız Görmek Kötü Yolu Neden Kolaylaştırabilir
Çünkü kişi kendisini hesap üstü görmeye başlayabilir.
Şöyle düşünebilir:
“Kimseye ihtiyacım yok.”
“Kimse bana karışamaz.”
“Ben ne yaparsam doğrudur.”
Bu anlayış:
eleştiriyi,
tevazuyu,
düzeltilebilme kapasitesini
zayıflatabilir.
İnsan kendisini ihtiyaçsız gördükçe, kendi yanlışını kabul etmesi daha zor hâle gelebilir.
Cimrilik Nasıl Daha Büyük Bir Ahlaki Soruna Dönüşebilir
Cimrilik yalnız para vermemek değildir.
İnsan sahip olduklarını mutlaklaştırdıkça:
başkasını değersiz görebilir,
yardımı gereksiz sayabilir,
merhameti zayıflık olarak görebilir.
Sonra:
“Benim çıkarım her şeyden önemlidir.”
düşüncesi güçlenebilir.
Böylece ekonomik bir tutum, genel bir bencillik felsefesine dönüşebilir.

El Hüsnâ’yı Yalanlamak Bu Süreci Nasıl Derinleştirir
İnsan iyiliğin nihai değerini reddederse, kısa vadeli çıkarı daha kolay üstün tutabilir.
Eğer:
adaletin,
hesabın,
ilahi vaadin
bir anlamı olmadığına inanırsa kendisini sınırlamak için daha az sebep görebilir.
Bu yüzden Leyl Suresi:
cimrilik,
kibir,
inkâr
özelliklerini birbirinden kopuk değil, aynı ahlaki yönün parçaları olarak sunar.

Kötülüğün Kolaylaşması Psikolojik Olarak Nasıl Görünebilir
İnsan beyni tekrar edilen davranışlara alışabilir.
Alışkanlıklar karar vermeyi hızlandırır.
Bu ahlaki açıdan hem olumlu hem olumsuz olabilir.
İyi alışkanlık:
iyiliği kolaylaştırabilir.
Kötü alışkanlık:
yanlışı kolaylaştırabilir.
Dolayısıyla insanın:
neyi tekrar ettiği
çok önemlidir.
Çünkü tekrar, yalnız davranışı değil davranış eşiğini de değiştirir.

Bir Yanlış Başka Yanlışların Kapısını Açabilir mi
Evet.
Bir yalanı gizlemek için başka bir yalan gerekebilir.
Bir haksız kazancı korumak için başka haksızlıklar yapılabilir.
Bir kibri savunmak için başkaları aşağılanabilir.
Böylece ilk yanlış yeni yanlışlar üretir.
Bu durum bir zincire dönüşebilir:
Yanlış → Savunma → Yeni Yanlış → Daha Büyük Savunma.
Bir süre sonra insan başlangıçta asla yapmayacağı şeyleri yapabilir hâle gelebilir.

Kötülüğün Kolaylaşması “Artık Dönüş Yok” Demek midir
Hayır.
Ayet bir uyarıdır.
İnsan hayatı boyunca:
pişman olabilir,
yön değiştirebilir,
tövbe edebilir,
zararı telafi etmeye çalışabilir.
Bir alışkanlığın güçlenmesi dönüşü zorlaştırabilir.
Ama imkânsızlaştırdığı anlamına gelmez.
Asıl mesele, insanın yanlışın kolaylaştığını fark ettiğinde durabilmesidir.

Kötü Bir Alışkanlığın Yönü Nasıl Tersine Çevrilebilir
Önce farkındalık gerekir.
Sonra:
yanlışı kabul etmek,
tetikleyicileri tanımak,
yeni davranış geliştirmek,
tekrarlarla yeni alışkanlık kurmak
gerekebilir.
Örneğin cimriliğe alışmış kişi:
küçük ama düzenli paylaşmalarla
kendini yeniden eğitebilir.
Ahlaki dönüşüm çoğu zaman bir anda değil, yeni tekrarlarla gerçekleşir.

7. Ve 10. Ayetler Nasıl Büyük Bir Karşıtlık Kurar
7. Ayet:
İyilik yolu.
10. Ayet:
Zor sonuca götüren yol.
Bir tarafta:
vermek,
takva,
tasdik.
Diğer tarafta:
cimrilik,
kibir,
yalanlama.
İki yolun da tekrarlandıkça insan için daha tanıdık hâle gelmesi mümkündür.

İnsan Hayatta Hangi Yolu Kendisine Kolaylaştırdığını Nasıl Anlayabilir
Şu sorular yardımcı olabilir:
Doğruyu söylemek bana giderek kolay mı geliyor, zor mu?
Paylaşmak mı daha doğal geliyor, biriktirmek mi?
Özür dilemek kolaylaşıyor mu, yoksa imkânsızlaşıyor mu?
Bir haksızlık yaptığımda hâlâ rahatsız oluyor muyum?
Bu sorular insanın hangi yönde karakter geliştirdiğini gösterebilir.
Çünkü yön çoğu zaman alışkanlıkların içinde gizlidir.

Bir Sonraki Ayette Ne Anlatılacaktır
Leyl Suresi’nin on birinci ayetinde şöyle buyrulacaktır:
“Yuvarlanıp düştüğü zaman malı ona hiçbir fayda sağlamaz.”
Böylece surenin başından beri özellikle vurgulanan:
yanılgısının son sınırı gösterilecektir.
İnsan hayat boyunca servetine güvenebilir.
Ama bir noktada malın onu kurtaramayacağı bir sınır gelir.
İşte bir sonraki ayet servetin sınırlarını son derece çarpıcı biçimde ortaya koyacaktır.

Sonuç: İnsan Yanlış Yolu Bir Anda Seçmeyebilir; Fakat Her Tekrar, O Yolu Bir Sonraki Sefer Biraz Daha Kolaylaştırabilir
Leyl Suresi’nin onuncu ayetindeki:
“Biz de ona en zor olanı kolaylaştırırız.”
ifadesi insan karakterinin oluşumu açısından son derece derin bir uyarıdır.
İnsan ilk yanlışında zorlanabilir.
Ama sonra:
bir kez daha yapar.
Sonra:
bir kez daha.
Ve zamanla:
yanlış zor olmaktan çıkar.
İşte tehlike burada başlar.
Çünkü insanın asıl kaybı yalnız kötü bir davranış yapması değildir.
Kötü davranışı artık doğal bulmaya başlamasıdır.
Leyl Suresi iki yolu karşı karşıya getirir:
İyilik kolaylaşsın.
Yanlış kolaylaşsın.
Fakat bu iki kolaylığın sonu aynı değildir.
Birincisi:
insanı yusrâya, yani hayırlı ve kolay sonuca götürür.
İkincisi:
‘usrâya, yani ağır ve zor sonuca yöneltir.
Bu yüzden insanın bugünkü küçük seçimleri küçümsenmemelidir.
Çünkü her seçim yalnız bugünle ilgili değildir.
Yarın hangi davranışı daha kolay yapacağımızı da şekillendirir.
Ve bir sonraki ayette sure, cimrilik eden ve kendisini ihtiyaçsız gören insana en sert sorulardan birini yöneltecektir:
“Yuvarlanıp düştüğü zaman malı ona ne fayda sağlayacaktır?”
Böylece insanın bütün güvenini üzerine kurduğu servetin, hayatın son sınırı karşısında ne kadar yetersiz kalabileceği gösterilecektir.
“İnsan karakterini büyük kararlarla değil, çoğu zaman kimsenin önemsemediği küçük tekrarlarla kurar. Yanlış tekrarlandıkça kolaylaşabilir; fakat kolaylaşan her yol, doğru yere götüren yol değildir.”
Ersan Karavelioğlu