📖 Bakara Suresi 70. Ayette “Onlar, ‘Bizim İçin Rabbine Dua Et de Onun Nasıl Bir İnek Olduğunu Bize Açıklasın; Çünkü İnekler Bize Birbirine Benzer Gör

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,740
2,724,958
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Bakara Suresi 70. Ayette “Onlar, ‘Bizim İçin Rabbine Dua Et de Onun Nasıl Bir İnek Olduğunu Bize Açıklasın; Çünkü İnekler Bize Birbirine Benzer Göründü. Allah Dilerse Elbette Doğru Olanı Buluruz’ Dediler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan bazen seçenekler gerçekten birbirine benzediği için değil, karar vermekten korktuğu için aralarındaki farkı göremez. Belirsizlik büyüdükçe yeni bilgi ister; fakat bir noktadan sonra ihtiyaç duyduğu şey daha fazla açıklama değil, karar verecek cesarettir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Bakara Suresi 70. Ayette Ne Anlatılmaktadır ❓


Bakara Suresi’nin 70. ayeti, İsrailoğullarına bir sığır kesmelerinin emredildiği kıssadaki üçüncü soru aşamasını anlatır.


İlk emir son derece genel başlamıştı:


Bir sığır kesin.


Ardından onlar yaşını sordular.


Cevap verildi:


Ne yaşlı ne körpe, ikisinin arasında.


Sonra rengini sordular.


Cevap verildi:


Parlak sarı, bakanların içini açan bir sığır.


Fakat yine harekete geçmezler.


Bu kez:


“İnekler bize birbirine benzer göründü.”


derler.


Böylece mesele artık yalnızca hayvanın özelliklerinden değil, insanın karar verme biçiminden söz eden çok daha derin bir anlatıya dönüşür.


2️⃣ “Onun Nasıl Olduğunu Bize Açıklasın” Denmesi Neden Dikkat Çekicidir ❓


Aslında önemli özellikler çoktan verilmiştir.


Yaşı bellidir.


Rengi bellidir.


Üstelik rengi sıradan değildir; dikkat çekici biçimde parlaktır.


Buna rağmen tekrar:


“Nasıl olduğunu açıklasın.”


denilmektedir.


Bu durum kıssada önemli bir dönüm noktasıdır.


Çünkü artık sorun yalnızca bilgi eksikliği değildir.


Verilen bilginin yeterli kabul edilip edilmemesi meselesi ortaya çıkmaktadır.


İnsan zihni bazen açıklama geldikçe rahatlamaz.


Tam tersine:


Yeni açıklamanın arkasında yeni bir açıklama aramaya başlar.


3️⃣ “İnekler Bize Birbirine Benzer Göründü” Ne Demektir ❓


Ayetin merkezindeki ifadelerden biri budur.


Onlar:


“Sığırlar bize birbirine benzer geldi.”


derler.


Yani verilen özelliklere rağmen hâlâ hangi hayvanın kastedildiğinden emin olmadıklarını ileri sürmektedirler.


Bu cümle, insan psikolojisinde çok tanıdık bir durumu hatırlatır:


Seçenekler arasında karar verememe.


İnsan bazen iki veya üç ihtimal arasında o kadar uzun süre düşünür ki zamanla aralarındaki farkları görmek yerine hepsini birbirine benzer görmeye başlar.


Belirsizlik arttıkça:


ayırt etme yeteneği de bulanıklaşabilir.


4️⃣ Gerçekten Bütün İnekler Birbirine mi Benziyordu ❓


Burada dikkatli olmak gerekir.


Kur’an onların söylediği şeyi aktarır:


“İnekler bize benzer göründü.”


Bu, nesnel olarak bütün hayvanların tamamen aynı olduğu anlamına gelmez.


Nitekim daha önce belirgin özellikler verilmiştir.


Dolayısıyla ifade aynı zamanda onların algıladığı belirsizliği anlatmaktadır.


Bu ayrım önemlidir.


Çünkü hayatta da:


Gerçek belirsizlik ile zihnimizin ürettiği belirsizlik aynı şey değildir.


Bazen gerçekten bilgi eksiktir.


Bazen ise yeterli bilgi vardır ama insan hâlâ kendisini emin hissetmez.


5️⃣ Bilgi Arttığı Halde Belirsizlik Neden Artabilir ❓


Normalde bilgi arttıkça belirsizliğin azalmasını bekleriz.


Fakat insan zihninde her zaman böyle olmaz.


Daha fazla bilgi:


daha fazla seçenek,


daha fazla karşılaştırma,


daha fazla ihtimal,


daha fazla istisna


ortaya çıkarabilir.


Bunun sonucunda insan başlangıçta kolayca verebileceği bir kararı, çok fazla düşündükten sonra veremez hale gelebilir.


Modern dünyada bunun sayısız örneği vardır.


Bir şeyi almadan önce yüz inceleme okumak…


Bir yere gitmeden yüzlerce yorum karşılaştırmak…


Bir karar vermeden bütün ihtimalleri hesaplamak…


Sonunda insan şöyle diyebilir:


“Artık hangisinin doğru olduğunu bilmiyorum.”


Bakara 70’teki:


“Bize birbirine benzer göründü.”


ifadesi bu zihinsel durumu şaşırtıcı biçimde hatırlatır.


6️⃣ Ayette Karar Felci Görülebilir mi ❓


Modern psikolojide çok fazla seçenek veya aşırı analiz sonucunda karar verememeye bazen analysis paralysis, yani analiz felci denilir.


Elbette ayet modern psikoloji terminolojisi öğretmemektedir.


Fakat anlatılan davranış modeliyle güçlü bir benzerlik kurulabilir.


Şöyle bir zincir oluşmaktadır:


Emir → soru → cevap → yeni soru → yeni cevap → daha fazla ayrıntı → daha fazla tereddüt.


Normalde açıklama arttıkça karar kolaylaşmalıdır.


Fakat burada tersine döner.


Bu yüzden kıssa insanın çok önemli bir yanılgısını ortaya koyar:


Her yeni bilgi karar vermeyi kolaylaştırmaz.


7️⃣ İnsan Neden Seçenekleri Birbirinden Ayıramaz Hale Gelir ❓


Çünkü sürekli karşılaştırmanın kendisi algıyı yorabilir.


Başlangıçta farklı görünen seçenekler, uzun süre incelendikçe birbirine benzemeye başlayabilir.


İnsan:


“Bunun avantajı şu ama diğerinin avantajı da bu.”


“Bu iyi ama onda da şu var.”


“Ya bunu seçersem?”


“Ya diğerini kaçırırsam?”


diye düşündükçe karar ölçütü bulanıklaşır.


Burada önemli bir psikolojik gerçek vardır:


Karar vermek yalnızca seçenekleri değerlendirmek değil, seçilmeyen seçeneklerden vazgeçmeyi de kabul etmektir.


İnsan çoğu zaman bundan kaçınır.


8️⃣ “Yanlış Seçersem?” Korkusu Ayetin Anlatısıyla Nasıl İlişkilendirilebilir ❓


İnsan karar verirken yalnızca doğruyu bulmak istemez.


Aynı zamanda:


yanlış yapmamak


ister.


Bu ikisi aynı şey gibi görünse de psikolojik olarak farklıdır.


Doğru olanı aramak insanı harekete geçirebilir.


Yanlış yapmaktan aşırı korkmak ise insanı dondurabilir.


Çünkü yüzde yüz garanti isteyen kişi hiçbir zaman yeterince emin olamayabilir.


İsrailoğullarının sürekli yeni ayrıntılar istemesi de bu açıdan şu soruyu düşündürür:


İnsan doğruyu bulmaya mı çalışıyor, yoksa yanlış seçim yapma sorumluluğundan mı kaçıyor?


9️⃣ Ayette Mükemmel Kesinlik Arayışı Eleştiriliyor Olabilir mi ❓


Kıssanın bütününe baktığımızda böyle bir ders çıkarmak mümkündür.


İnsan bazen karar vermeden önce:


tam kesinlik


ister.


Fakat gerçek hayatta tam kesinlik nadirdir.


Çoğu zaman elimizde:


yeterli bilgi,


makul gerekçeler,


belirli işaretler


bulunur.


Ve sonra karar vermek gerekir.


Mükemmel kesinlik beklendiğinde ise yeni bir sorun çıkar:


Her cevap yeni bir soru doğurur.


Bakara 70’in anlatısı bu döngünün ne kadar ileri gidebileceğini göstermektedir.


🔟 “Allah Dilerse Doğru Olanı Buluruz” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin sonunda İsrailoğulları:


“İnşallah doğru olanı buluruz.”


anlamına gelen bir ifade kullanırlar.


Bu, önemli bir değişikliktir.


Çünkü ilk kez açık biçimde:


Allah’ın dilemesine bağlılıklarını


ifade ederler.


“İnşallah”:


“Allah dilerse”


demektir.


Bu ifade insanın kendi iradesini yok sayması değil, kendi bilgisi ve gücünün mutlak olmadığını kabul etmesidir.


İnsan çabalar.


Araştırır.


Karar verir.


Fakat sonucu bütünüyle kontrol edemeyeceğini de bilir.


1️⃣1️⃣ “İnşallah” Burada Neden Özellikle Önemlidir ❓


Klasik tefsir geleneğinde bu ifadeye özellikle dikkat çekilmiştir.


Bazı müfessirler, onların:


“Allah dilerse”


demelerinden sonra doğru ineği bulabildiklerini vurgulamıştır.


Buradaki düşünsel ders çok güzeldir:


İnsan bazen her şeyi kendi aklıyla kontrol etmeye çalışırken daha fazla karışıklığa düşer.


Fakat kendi sınırlılığını fark ettiğinde:


kontrol ihtiyacının yerini teslimiyet alabilir.


Bu teslimiyet pasiflik değildir.


Çünkü hemen ardından yine araştırmaları ve hayvanı bulmaları gerekmektedir.


Yani:


çaba + tevazu + tevekkül


bir aradadır.


1️⃣2️⃣ “İnşallah” Sorumluluktan Kaçmak İçin Kullanılabilir mi ❓


Günlük dilde bazen “inşallah” sözü:


“Belki yaparım.”


“Belli olmaz.”


“Muhtemelen yapmayacağım.”


gibi gevşek anlamlarda kullanılabilmektedir.


Fakat Kur’an’daki anlam bundan çok farklıdır.


Gerçek anlamı:


İnsan kararını ve niyetini ortaya koyar; fakat geleceği mutlak biçimde kontrol edemediğini kabul eder.


Dolayısıyla:


“İnşallah.”


demek:


eylemsizliğin bahanesi değil, insanın sınırlarının farkında olmasıdır.


Bakara 70’in sonunda bu ifade tam da karar arayışının ortasında gelmektedir.


1️⃣3️⃣ Ayet Kontrol Etme İhtiyacı Hakkında Ne Söyleyebilir ❓


İnsan zihninin güçlü eğilimlerinden biri kontrol ihtiyacıdır.


Ne olacağını bilmek isteriz.


Hata yapmayacağımızı bilmek isteriz.


Sonucun garanti olmasını isteriz.


Fakat hayatın tamamı kontrol edilemez.


İnsan bütün ayrıntıları öğrenmeye çalışarak belirsizliği sıfıra indirmeye uğraşabilir.


Ama çoğu zaman bunu başaramaz.


İşte:


“Allah dilerse doğruyu buluruz.”


cümlesi kontrolün tamamının insanın elinde olmadığını hatırlatır.


Bu, insanı sorumluluktan kurtarmaz.


Fakat ona:


Her şeyi kontrol etmek zorunda olmadığını


hatırlatır.


1️⃣4️⃣ Vesvese ile Bu Ayet Arasında Nasıl Bir Bağ Kurulabilir ❓


Ayet doğrudan vesvese hakkında değildir.


Fakat tekrar eden şüphe mekanizması bakımından önemli bir benzerlik kurulabilir.


Vesvesede insan:


“Emin miyim?”


diye sorar.


Cevap bulur.


Bir süre sonra:


“Ama ya şöyleyse?”


der.


Onu da çözer.


Sonra:


“Peki ya bu?”


diye yeni bir ihtimal üretir.


Sorun artık bilgi değildir.


Kesinlik ihtiyacının doyurulamamasıdır.


Bakara 70’te de açıklamalar artmasına rağmen:


“Bize benzer göründü.”


denmesi, aynı zihinsel mekanizmayı düşündürebilir.


1️⃣5️⃣ İnsan Her Şeyi Birbirine Benzer Görmeye Başladığında Ne Yapmalıdır ❓


Bazen daha fazla karşılaştırmak yerine başlangıçtaki temel ölçütlere dönmek gerekir.


Kendimize şu sorular sorabiliriz:


Benim asıl amacım neydi?


Başlangıçta önemli olan kriter neydi?


Şu anda düşündüğüm ayrıntı gerçekten sonucu değiştirecek mi?


Yoksa yalnızca kararsızlığımı mı büyütüyor?



Bu yöntem, modern karar problemlerinde de çok değerlidir.


Çünkü ayrıntılar çoğaldığında ana amaç gözden kaybolabilir.


İnsan sonunda:


neden karar verdiğini bile unutabilir.


1️⃣6️⃣ Bakara 70 Günümüzün Seçenek Bolluğuna Nasıl Bakmamızı Sağlar ❓


Modern insan tarihin büyük kısmındaki insanlardan çok daha fazla seçenekle karşı karşıyadır.


Yüzlerce meslek.


Binlerce ürün.


Sayısız seyahat seçeneği.


Sonsuz içerik.


Onlarca sosyal platform.


Binlerce karşılaştırma.


Bu durum özgürlük sağlar.


Ama aynı zamanda yeni bir problem yaratır:


“Hangisi?”


Ve bazen seçenekler o kadar çoğalır ki insan sonunda Bakara 70’teki ifadeye benzer bir noktaya gelir:


“Hepsi birbirine benziyor.”


Buradaki çözüm sonsuz karşılaştırma değildir.


Çözüm:


öncelikleri belirlemek ve yeterli bilgiye ulaşıldığında karar verebilmektir.


1️⃣7️⃣ 68, 69 ve 70. Ayetler Birlikte Okunduğunda Nasıl Bir Zihinsel Süreç Görülür ❓


Bu üç ayet beraber okunduğunda olağanüstü bir davranış zinciri ortaya çıkar.


Önce:


“Kaç yaşında?”


Sonra:


“Ne renk?”


Sonra:


“Tam olarak nasıl bir şey?”


Her cevap yeni bir soru üretmektedir.


Ve sonunda:


“İnekler bize birbirine benzer göründü.”


denilir.


Bu çok önemli bir paradokstur:


Ayrıntılar arttı fakat berraklık aynı ölçüde artmadı.


Tam tersine kafa karışıklığı devam etti.


Buradan çıkarılabilecek güçlü ders şudur:


Bilgi miktarı ile zihinsel açıklık aynı şey değildir.


1️⃣8️⃣ Bakara 70’ten Çıkarılabilecek En Büyük Hayat Dersi Nedir ❓


Belki şöyle özetlenebilir:


Karar verebilmek için bütün belirsizliklerin ortadan kalkmasını bekleme.


Bazı belirsizlikler araştırmayla çözülür.


Onları araştır.


Bazıları ise hayatın doğasının parçasıdır.


Onları kabul et.


Ve bir noktadan sonra:


seç.


Çünkü karar vermek, her ihtimali kontrol etmek değildir.


Karar vermek:


yeterli bilgiye ulaştığında sorumluluk almaktır.


İnsan bütün geleceği göremez.


Ama yine de ilerleyebilir.


İşte burada:


“Allah dilerse doğruyu buluruz.”


ifadesi hem çabayı hem insanın sınırlılığını aynı cümlede buluşturur.


1️⃣9️⃣ Son Söz ❓ Bakara 70 Bize “Sorun Belirsizlik mi, Yoksa Kesinlik İhtiyacımız mı?” Diye mi Soruyor ❓


Bakara Suresi 70. ayette artık mesele yalnızca bir ineğin özellikleri değildir.


Çünkü özellikler verilmiştir.


Yaşı söylenmiştir.


Rengi söylenmiştir.


Buna rağmen:


“Bize birbirine benzer göründü.”


denilmektedir.


İşte tam burada kıssa insan zihninin çok derin bir noktasına dokunur.


Bazen hayat gerçekten belirsizdir.


Fakat bazen hayat yeterince açıktır ve:


biz kesinlik istiyoruzdur.


Yüzde yüz emin olmak isteriz.


Hata ihtimalini sıfırlamak isteriz.


Bütün seçenekleri görmek isteriz.


Hiçbir şey kaybetmeden seçim yapmak isteriz.


Fakat seçim yapmanın doğasında vazgeçmek vardır.


Bir yolu seçtiğinizde diğer yollar geride kalır.


Ve insan bunu kabul etmediğinde sonsuza kadar kavşakta kalabilir.


Bakara 70’in sonunda söylenen:


“Allah dilerse doğru olanı buluruz.”


ifadesi bu nedenle kıssanın derin kırılma noktalarından biridir.


İnsan nihayet kendi bilgisinin sınırlı olduğunu kabul etmektedir.


Çünkü gerçek olgunluk:


Her şeyi kontrol edebileceğine inanmak değil, kontrol edemeyeceğin şeyler bulunduğunu bilerek doğru olanı yapmaya çalışmaktır.


Belki ayetin bugünün insanına yönelttiği en güçlü soru şudur:


Karar veremediğin şeylerde gerçekten yeterli bilgiye sahip değil misin, yoksa hiçbir zaman ulaşamayacağın mutlak bir kesinliği mi bekliyorsun?


“Belirsizliğin tamamen bitmesini beklersen hayatın büyük kısmını bekleyerek geçirirsin. Bazen doğru yolu görmek için daha fazla bilgiye değil, sınırlı olduğunu kabul edecek tevazuya ve adım atacak cesarete ihtiyaç vardır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt