📖 Bakara Suresi 69. Ayette “Onlar, ‘Bizim İçin Rabbine Dua Et de Bize Onun Renginin Nasıl Olacağını Açıklasın’ Dediler. Musa, ‘Allah Onun, Bakanların

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,740
2,724,958
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Bakara Suresi 69. Ayette “Onlar, ‘Bizim İçin Rabbine Dua Et de Bize Onun Renginin Nasıl Olacağını Açıklasın’ Dediler. Musa, ‘Allah Onun, Bakanların İçini Açan Parlak Sarı Renkli Bir İnek Olduğunu Söylüyor’ Dedi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan bazen gerçeği öğrenmek için değil, karar vermeyi biraz daha ertelemek için yeni ayrıntılar ister. Fakat her yeni şart, başlangıçta geniş olan yolu biraz daha daraltabilir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Bakara 69. Ayette Ne Anlatılmaktadır ❓


Bakara Suresi’nin 69. ayeti, ineğin kesilmesi emri etrafında devam eden soru-cevap zincirinin bir sonraki aşamasıdır.


İsrailoğulları önce ineğin yaşını sormuşlardı.


Cevap verilmişti:


Ne yaşlı ne körpe, ikisinin arasında.


Fakat bununla yetinmezler.


Bu kez:


“Rengi nasıl olacak?”


diye sorarlar.


Cevap ise daha belirgin bir şart getirir:


Parlak sarı ve bakanların hoşuna giden bir inek.


Böylece başlangıçta geniş olan seçim alanı biraz daha daralmış olur.


2️⃣ Neden Bu Kez Renk Sorulmaktadır ❓


Renk sorusu, ilk bakışta doğal bir ayrıntı isteği gibi görünebilir.


Fakat kıssanın bütünlüğü içerisinde mesele yalnızca renk değildir.


Asıl dikkat çekici olan, daha önce yeterli açıklama verilmişken yeni bir ayrıntının tekrar talep edilmesidir.


Bu durum şunu düşündürür:


İnsan bazen açıklık arttıkça rahatlamak yerine yeni belirsizlikler üretmeye başlayabilir.


Bir soru cevaplanır.


Ardından başka soru gelir.


Sonra bir başkası.


Bu süreç sonunda eylem sürekli ertelenebilir.


3️⃣ “Rabbine Dua Et” İfadesinin Tekrar Edilmesi Ne Gösterir ❓


Bir önceki ayette olduğu gibi burada da:


“Bizim için Rabbine dua et…”


denilir.


Bu tekrar, kıssanın psikolojik yapısını güçlendirir.


Onlar doğrudan harekete geçmek yerine Musa aracılığıyla yeni açıklamalar istemektedir.


Her yeni soru, sorumluluğu biraz daha ileriye taşımaktadır.


Bu durum insan davranışlarında da görülebilir:


Karar vermek yerine danışmaya devam etmek.


Başlamak yerine yeni görüşler istemek.


Yapmak yerine biraz daha açıklama beklemek.



Bazen danışmak faydalıdır.


Fakat sonsuz danışma, karar vermenin başka biçimde ertelenmesine dönüşebilir.


4️⃣ “Sarı Bir İnek” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayet ineğin rengini açık biçimde:


sarı


olarak bildirir.


Arapça metindeki “safrâ” kelimesi sarı renge işaret eder.


Ardından rengin sıradan olmadığı vurgulanır.


İnek:


parlak ve canlı bir sarı renge sahip olacaktır.


Bu artık çok daha belirgin bir tarif demektir.


Önce yaş sınırı geldi.


Şimdi renk sınırı geldi.


Seçenekler giderek azalmaktadır.


5️⃣ “Parlak Sarı” İfadesindeki Vurgu Nedir ❓


Ayette yalnızca “sarı” denilmez.


Rengin yoğunluğu ve belirginliği de ifade edilir.


Bu nedenle birçok mealde:


“sapsarı”


veya


“parlak sarı”


şeklinde çevrilir.


Yani soluk, belirsiz ya da kirli bir sarıdan söz edilmemektedir.


Hayvanın görünüşü dikkat çekicidir.


Bu tarif, onu sıradan hayvanların arasından daha kolay ayırt edilebilir hale getirirken aynı zamanda bulunabilecek hayvan sayısını da azaltmaktadır.


6️⃣ “Bakanların İçini Açar” Ne Demektir ❓


Ayetin en güzel ifadelerinden biri budur.


İneğin görünüşü:


“bakanları sevindirir.”


Buradaki anlam yalnızca fiziksel güzellik değildir.


Hayvanın rengi canlı, temiz ve dikkat çekicidir.


Onu gören insanda hoş bir izlenim bırakmaktadır.


Kur’an böylece son derece kısa bir ifadeyle görsel bir sahne kurar:


Parlak sarı renkte, canlı görünümlü ve dikkat çekici bir hayvan.


7️⃣ Neden Görsel Güzellik Özellikle Belirtilmiştir ❓


Burada doğrudan ilahi emrin bir parçası olarak ineğin niteliği belirtilmektedir.


Ancak düşünsel açıdan ilginç bir ayrıntı vardır:


Seçilmesi gereken hayvan yalnızca teknik kriterleri karşılayan bir hayvan değildir.


Aynı zamanda:


göze hoş gelen


bir hayvandır.


Bu, güzellik kavramının Kur’an anlatılarında zaman zaman oldukça doğal biçimde yer aldığını gösterir.


Güzellik burada gösteriş değil, yaratılıştaki belirginlik ve canlılıktır.


8️⃣ Bu Ayette Soru Sormanın Sınırı Üzerine Ne Düşünülebilir ❓


Bir soru insanı gerçeğe yaklaştırıyorsa değerlidir.


Fakat her sorunun bir amacı olmalıdır.


Bakara kıssasında soru dizisi ilerledikçe şöyle bir durum ortaya çıkar:


İlk emir oldukça geniştir.


Sonra yaş belirlenir.


Sonra renk belirlenir.


Daha sonra başka özellikler gelecektir.


Yani her soru:


yeni bir sınır


oluşturur.


Buradan şu düşünce çıkar:


Her açıklama özgürlüğü artırmaz; bazen seçenekleri azaltır.


9️⃣ İnsan Neden Ayrıntıya Bu Kadar İhtiyaç Duyar ❓


Çünkü ayrıntı güven hissi verir.


Belirsizlik insanı rahatsız eder.


İnsan:


“Tam olarak hangisi?”


“Nasıl?”


“Ne renkte?”


“Kaç yaşında?”


“Başka ne özelliği var?”


diye sorarak belirsizliği azaltmak ister.


Ancak hayatın her alanında tam kesinlik mümkün değildir.


Bir noktadan sonra insanın:


karar verme cesaretine


ihtiyacı vardır.


🔟 Ayrıntı Aramak Ne Zaman Mükemmeliyetçiliğe Dönüşür ❓


Mükemmeliyetçilik yalnızca işi iyi yapmak istemek değildir.


Bazen mükemmeliyetçilik:


başlayabilmek için bütün koşulların kusursuz olmasını istemektir.


İnsan şöyle düşünebilir:


“Biraz daha araştırayım.”


“Biraz daha hazır olayım.”


“Daha doğru zamanı bekleyeyim.”


“Bütün seçenekleri gördükten sonra karar vereyim.”


Fakat bütün seçenekler hiçbir zaman bitmeyebilir.


Ve insan sonunda mükemmel kararı ararken:


hiçbir karar veremeyebilir.


1️⃣1️⃣ Ayet Karar Yorgunluğunu Hatırlatır mı ❓


Modern psikolojide çok fazla seçeneğin insanı zorlayabileceği bilinir.


Seçenek arttıkça özgürlük artar gibi görünür.


Fakat aynı zamanda karar verme yükü de artabilir.


Bakara kıssasında ise ilginç biçimde ters bir süreç vardır.


İnsanlar çok fazla ayrıntı isteyerek seçeneklerini kendileri azaltmaktadır.


Sonunda seçim daha kolay görünse bile şartlar çok daha ağır hale gelir.


Buradan şu paradoks çıkar:


İnsan bazen karar vermeyi kolaylaştırmak isterken işi daha zor hale getirebilir.


1️⃣2️⃣ Bu Ayette İlahi Kolaylıkla İnsan Müdahalesi Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır ❓


İlk emir oldukça sadedir.


Bir sığır kesilecektir.


Fakat sürekli sorular geldikçe tarif ayrıntılanır.


Bu nedenle kıssa, klasik İslam düşüncesinde gereksiz yere ayrıntı istemenin bazen yükü artırabileceğine dair örneklerden biri olarak görülmüştür.


Buradaki temel ders:


Kolay bırakılmış şeyi kendi elimizle zorlaştırmamak.


Hayatta da insan bazen kendi kurallarıyla kendisini sıkıştırır.


“Şöyle olmalı.”


“Böyle olmalı.”


“Tam şu zamanda olmalı.”


“Bu şart da gerçekleşmeli.”


Sonra hareket alanı giderek küçülür.


1️⃣3️⃣ “Bakanları Sevindiren” İfadesi İnsan Psikolojisi Açısından Nasıl Okunabilir ❓


Güzellik insan üzerinde doğrudan etki bırakır.


Renk, ışık, düzen ve canlılık insanın ruh halini etkileyebilir.


Ayette kullanılan ifade bunu son derece doğal biçimde gösterir.


İneğin rengi yalnızca ölçülebilir bir fiziksel özellik değildir.


Aynı zamanda:


insanda meydana getirdiği etkiyle


tanımlanır.


Bu çok incelikli bir anlatımdır.


Kur’an yalnızca nesnenin ne olduğunu değil, onun insan üzerindeki izlenimini de anlatmaktadır.


1️⃣4️⃣ Sarı Rengin Burada Sembolik Bir Anlamı Var mıdır ❓


Ayetin doğrudan anlamında sarı renk, seçilecek ineğin fiziksel özelliğidir.


Bundan hareketle sarıya zorunlu ve gizli bir metafizik anlam yüklemek doğru olmaz.


Ancak tefekkür düzeyinde parlak sarının:


canlılık, dikkat çekicilik, neşe ve görünürlük


çağrışımları kurulabilir.


Bunlar ayetin doğrudan hükmü değil, sembolik yorumlardır.


Bu ayrımı korumak önemlidir.


1️⃣5️⃣ İnsan Gerçekten Cevap mı Arıyor, Yoksa Kararı mı Erteliyor ❓


Kıssanın insan psikolojisine bakan en sert sorularından biri budur.


Bazen insan:


“Bilmiyorum.”


der.


Fakat aslında yeterince biliyordur.


Eksik olan şey bilgi değil:


kararlılıktır.


Yeni bir soru sorulur.


Sonra başka bir soru.


Bir süre sonra insan kendisini çok bilinçli ve dikkatli hisseder.


Oysa fark etmeden eylemi ertelemektedir.


Bu yüzden bilgi arayışının samimiyetini test eden soru şudur:


Bu yeni bilgi beni harekete mi geçirecek, yoksa biraz daha beklememe mi yarayacak?


1️⃣6️⃣ Bakara 69 Günümüz İnsanına Nasıl Hitap Eder ❓


Bugün insanların önünde inanılmaz miktarda bilgi vardır.


Bir telefon almadan onlarca karşılaştırma videosu izlenir.


Bir tatil için yüzlerce yorum okunur.


Bir işe başlamadan binlerce tavsiye araştırılır.


Bir karar verilmeden bütün ihtimaller hesaplanmaya çalışılır.


Bir yere kadar bu akıllıcadır.


Ama bir noktadan sonra araştırma:


eylemin yerine geçebilir.


Bakara 69, modern insanın “bir inceleme daha okuyayım” zihnine şaşırtıcı derecede tanıdık gelen bir soru yöneltir:


Gerçekten hâlâ bilgiye mi ihtiyacın var?


1️⃣7️⃣ Ayetin Önceki Ayetle Bağlantısı Neden Çok Önemlidir ❓


Bakara 68 tek başına okunursa yaş tarifi görülür.


Bakara 69 tek başına okunursa renk tarifi görülür.


Fakat birlikte okunduğunda farklı bir yapı ortaya çıkar:


Her soru yeni bir şart getiriyor.


İşte kıssanın asıl psikolojik gücü burada belirginleşmektedir.


Tek tek şartlardan çok:


şartların sürekli çoğalması


önemlidir.


Bu nedenle ayetleri birbirinden koparmadan okumak gerekir.


1️⃣8️⃣ Bakara 69’dan Çıkarılabilecek En Büyük Hayat Dersi Nedir ❓


Belki şu cümleyle özetlenebilir:


Her ayrıntıyı öğrenmek zorunda değilsin; hangi ayrıntının gerçekten gerekli olduğunu öğrenmelisin.


Bu çok önemli bir farktır.


Bilgelik daha fazla soru sormak değildir.


Bilgelik:


doğru soruyu sormaktır.


Ve daha da önemlisi:


ne zaman soru sormayı bırakacağını bilmektir.


Çünkü hayatın tamamı açıklığa kavuşmadan hayat başlamaz.


Hayat zaten belirsizlik içinde karar vermeyi gerektirir.


1️⃣9️⃣ Son Söz ❓ Bakara 69 Bize “Soruların da Bir Bedeli Vardır” mı Diyor ❓


Bakara Suresi 69. ayette bir renk sorulur.


Cevap gelir:


Parlak sarı, bakanların içini açan bir inek.


Fakat kıssanın derinliği rengin kendisinden daha büyüktür.


Çünkü artık zinciri görebiliriz:


Önce bir emir vardır.


Sonra bir soru.


Sonra cevap.


Sonra yeni soru.


Sonra yeni sınır.


Ve her yeni sınırla başlangıçtaki genişlik biraz daha kaybolur.


Bu nedenle ayetin insan hayatına bıraktığı güçlü derslerden biri şudur:


Sorular özgürlüğü artırabileceği gibi azaltabilir de.


Doğru soru gerçeği açar.


Gereksiz soru ise bazen insanın kendi önüne yeni duvarlar örmesine neden olur.


Hayatın bazı dönemlerinde daha fazla ayrıntıya değil:


daha fazla cesarete


ihtiyaç duyarız.


Çünkü insanın her şeyi öğrenmesi mümkün değildir.


Ama yeterince öğrendikten sonra karar vermesi mümkündür.


Belki Bakara 69’un bugüne uzanan sessiz sorusu şudur:


Hayatında gerçekten çözülmesi gereken hangi belirsizlikler var; hangilerini ise karar vermeyi ertelemek için kendin üretmeye devam ediyorsun?


“Her soru insanı hakikate götürmez. Bazı sorular kapıları açar, bazıları ise insanın kendi önüne yeni kapılar koyar. Bilgelik yalnızca doğru cevabı bulmak değil, artık yeterince cevap aldığını anlayabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt