A‘râf Suresi 159. Ayette “Musa’nın Kavminden Hak ile Doğru Yolu Gösteren ve Hak ile Adalet Yapan Bir Topluluk da Vardır” İfadesi Ne Anlama Gelir
“Bir topluluğu değerlendirirken en kolay hata, birkaç kişinin yanlışını herkese taşımaktır. Adalet, kalabalığın etiketine değil, insanın kendi sözüne ve davranışına bakabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin önceki ayetlerinde:
Hz. Musa’nın kavmi içinde:
buzağıya yönelenler,
yanlış yapanlar,
pişman olanlar
ve:
Allah’ın rahmetine:
sığınanlar anlatılmıştı.
- ayette ise:
bütün insanlara gönderilmiş:
bir elçi olduğu:
bildirilmişti.
- ayet:
denge getirir:
“Musa’nın kavminden hak ile doğru yolu gösteren ve hak ile adalet yapan bir topluluk da vardır.”
Bu kısa ayet:
çok büyük bir:
adalet ilkesi taşır.
Çünkü:
Kur’an:
Hz. Musa’nın kavmi içindeki:
yanlışları:
anlatmış olsa da:
onların tamamını:
aynı hükme:
mahkûm etmez.
Açıkça:
hakikate bağlı, doğru yolu gösteren ve adaletle davranan bir topluluğun da bulunduğunu
bildirir.
Bu ayet:
genelleme yapmamak, insanları tek tek değerlendirmek, hakikate rehberlik etmek ve adaleti hak üzerinden kurmak
konularında:
çok güçlü bir ölçü:
verir.
“Musa’nın Kavminden Bir Topluluk da Vardır” Ne Demektir
Ayet:Hz. Musa’nın kavmi içinde:
herkesin:
aynı olmadığını:
açıkça bildirir.
Bir grup:
yanlış yapmış olabilir.
Ama:
başka bir grup:
hakikate:
bağlı kalmıştır.
Bu nedenle:
bir toplumun tamamını tek bir davranışla tanımlamak doğru değildir.
Bu Ayet Neden Özellikle Önemlidir
Çünkü:önceki ayetlerde:
İsrailoğullarının:
ciddi hataları:
anlatılmıştı.
Buzağı:
ilah edinilmişti.
Hz. Musa’ya:
karşı çıkışlar:
olmuştu.
Ama:
Kur’an:
hemen:
çok önemli bir:
denge kurar:
“Onların içinden hakka bağlı olanlar da vardır.”
Yani:
eleştiri:
toplu bir:
düşmanlığa:
dönüşmez.
Kur’an Bir Toplumdaki Herkesi Aynı Kefeye Koyuyor mu
Hayır.Bu ayet:
bunun:
çok açık örneklerinden biridir.
Kur’an:
davranışları:
eleştirir.
Ama:
aynı topluluğun içinde:
doğru davrananları:
da:
ayırır.
Bu:
çok önemli bir:
adalet ölçüsüdür:
Kim ne yaptıysa ona göre değerlendirilmelidir.
Bir Toplumun Kötü Örnekleri Bütün Toplumu Temsil Eder mi
Her zaman:hayır.
Bir toplumda:
dürüst insanlar:
olabilir.
Zalimler:
olabilir.
Bilgeler:
olabilir.
Cahiller:
olabilir.
Merhametliler:
ve:
acımasızlar:
aynı toplumun içinde:
bulunabilir.
Bu nedenle:
kimlik tek başına karakterin kanıtı değildir.
Ayetteki “Ümmet” veya “Topluluk” Ne Anlama Gelir
Buradaki:ümmet
belirli bir:
ortak yön,
değer
veya:
amaç etrafında:
bir araya gelen:
topluluğu:
ifade eder.
Yani:
Hz. Musa’nın kavminin:
içinde:
hakikate:
bağlı kalan:
bir grup vardır.
Bu grup:
soyuyla değil,
hakla kurduğu ilişkiyle övülür.
“Hak ile Doğru Yolu Gösterirler” Ne Demektir
Bu insanlar:başkalarını:
kendi arzularına:
göre yönlendirmez.
Hak ile
rehberlik ederler.
Yani:
ölçü:
kişisel çıkar,
kabile,
öfke,
gelenek
veya:
güç:
değildir.
Ölçü:
hakikattir.
Doğru Yolu Göstermek ile İnsanları Kendine Bağlamak Aynı Şey midir
Hayır.Gerçek rehber:
insanları:
kendisine:
bağımlı hâle:
getirmeye çalışmaz.
Onları:
doğruya:
yöneltir.
“Bana bağlan.”
değil,
“Hakka bağlan.”
der.
Bu:
liderlikte:
çok önemli bir:
farktır.
İnsan Doğruyu Anlatırken Kendi Çıkarını Araya Sokabilir mi
Evet.İnsan:
hakikati:
anlatıyor gibi:
görünüp:
aslında:
kendi:
itibarını,
çıkarını,
gücünü
veya:
grubunu:
öne çıkarabilir.
Bu yüzden:
ayet:
özellikle:
“hak ile”
ifadesini:
kullanır.
Doğruya çağrı:
kişisel çıkarın aracı olmamalıdır.
“Hak ile Adalet Yaparlar” Ne Demektir
Ayette:hakikat:
yalnız:
anlatılan:
bir fikir değildir.
Aynı zamanda:
adaletin:
ölçüsüdür.
Bu kişiler:
hak ile hükmeder, hak ile adalet ederler.
Yani:
bildikleri doğruyu:
toplumsal ilişkilere:
yansıtırlar.
Hakikat ile Adalet Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır
Adalet:gerçeği bilmeden:
kurulamaz.
Bir olayda:
kimin haklı,
kimin haksız:
olduğunu:
araştırmadan:
hüküm verirsen:
adalet:
bozulabilir.
Bu yüzden:
adil olmak:
yalnız:
iyi niyet:
değildir.
Gerçeği araştırma sorumluluğudur.

Birini Sevdiğimiz İçin Onu Haklı Saymak Adalet midir
Hayır.Adalet:
sevdiğin kişiye:
ayrı,
sevmediğin kişiye:
ayrı:
ölçü uygulamak:
değildir.
Yakının:
haksızsa:
haksız diyebilmek,
sevmediğin biri:
haklıysa:
haklı olduğunu:
kabul edebilmek:
adaletin:
zor ama değerli:
yönlerinden biridir.

Bir Topluluğa Ait Olmak İnsanı Otomatik Olarak İyi veya Kötü Yapar mı
Hayır.Ayetin:
en önemli mesajlarından biri:
budur.
Bir insanın:
hangi:
aileden,
milletten,
kavimden
veya:
toplumdan:
geldiği:
onun ahlakını:
otomatik olarak:
belirlemez.
İnsan:
kendi tercihlerinden ve davranışlarından sorumludur.

Bu Ayet İsrailoğulları Hakkında Genelleme Yapılmaması Gerektiğini Gösterir mi
Evet.Ayet:
Hz. Musa’nın kavmi içinde:
hak ile rehberlik eden
ve:
adaletle davranan:
bir topluluğun bulunduğunu:
açıkça söyler.
Dolayısıyla:
onların tarihindeki:
yanlışları:
bütün fertlere,
bütün kuşaklara
ve:
her dönemde yaşayan:
insanlara:
taşımak:
ayetle uyumlu değildir.
Kur’an’ın eleştirdiği davranışı, bir soya dönük değişmez kimlik hükmüne çevirmemek gerekir.

Geçmiş Kuşakların Günahları Sonraki Kuşaklara Aktarılır mı
İnsan:atalarının:
suçunu:
sırf onların:
soyundan geldiği için:
yüklenmez.
Bir sonraki kuşak:
aynı yanlışı:
kendi iradesiyle:
tekrar ederse:
kendi davranışından:
sorumlu olur.
Yani:
ahlaki sorumluluk miras yoluyla otomatik olarak geçmez.

Bir Toplum İçindeki İyi İnsanları Görmek Neden Bazen Zordur
Çünkü:kötülük:
daha fazla:
dikkat çekebilir.
Bir kişinin:
büyük hatası:
binlerce sessiz:
iyi davranıştan:
daha görünür:
olabilir.
Haber değeri:
çoğu zaman:
olağan iyilikten:
değil,
olağan dışı kötülükten:
doğar.
Bu yüzden:
insan:
en görünür olanı en yaygın olan sanmamalıdır.

Ayet Bize Önyargı Hakkında Ne Öğretir
Önyargı:insanı:
kişiyi tanımadan:
hüküm vermeye:
götürebilir.
“O gruptansa şöyledir.”
“O aileden geliyorsa böyledir.”
“Onların hepsi aynıdır.”
gibi:
ifadeler:
adaleti:
zayıflatabilir.
Ayet:
bunun yerine:
kişinin hak ve adaletle ilişkisine bakmayı
öğretir.

Hak ile Rehberlik Eden Bir Toplumun Temel Özelliği Nedir
Böyle bir toplum:yanlışını:
gizlemez.
Kendi grubunun:
haksızlığını:
savunmaz.
Gerçeği:
işine geldiğinde:
kullanıp,
işine gelmediğinde:
terk etmez.
Çünkü:
hak:
gruba göre değil, ilkeye göre
ölçülür.

A‘râf Suresi 158. ve 159. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette:
bütün insanlara:
gönderildiği:
ilan edilmişti.
- ayette ise:
hak ile rehberlik eden:
ve adaletle davranan:
bir topluluk:
özellikle:
takdir edilir.
Birlikte okunduğunda:
çok güçlü bir:
ilke ortaya çıkar:
İnsanlar kimlikleriyle topluca mahkûm edilmez; hakikate verdikleri cevap ve adaletle kurdukları ilişki önemlidir.

Sonuç: A‘râf Suresi 159. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 159. ayet:yalnız birkaç kelimeden:
oluşur.
Ama:
insanlığın:
çok sık yaptığı:
büyük bir hataya:
karşı:
çok güçlü bir:
uyarıdır:
Genelleme.
Bir insan:
bir toplumdan:
kötü bir kişi:
tanır.
Sonra:
“Onların hepsi böyle.”
der.
Bir grubun:
bir üyesi:
yanlış yapar.
Sonra:
bütün grup:
suçlanır.
Bir kuşak:
hata yapar.
Sonraki kuşaklar:
aynı suçun:
taşıyıcısı:
gibi görülür.
Kur’an’ın:
bu ayeti ise:
bize:
daha adil bir:
bakış öğretir:
Aynı toplumun içinde farklı insanlar vardır.
Hz. Musa’nın kavmi:
buzağıya:
yönelmiştir.
Ama:
hepsi:
aynı değildir.
Bazıları:
yanlış yapmıştır.
Bazıları:
pişman olmuştur.
Bazıları:
hakikate:
bağlı kalmıştır.
Ve Kur’an:
o iyi topluluğu:
görmezden gelmez.
Açıkça:
şöyle der:
“Musa’nın kavminden hak ile doğru yolu gösteren ve hak ile adalet yapan bir topluluk vardır.”
Bu:
çok büyük bir:
adalet örneğidir.
Kur’an:
bir toplumun:
yanlışını:
anlatırken bile:
o toplum içindeki:
iyiliği:
silmez.
Bizim de:
insanlara:
bakışımız:
böyle olmalıdır.
Bir millet:
tek bir kişi:
değildir.
Bir dinin:
bütün mensupları:
tek karakter:
değildir.
Bir aile:
tek bir:
davranıştan:
ibaret değildir.
Bir toplum:
içinde:
çok farklı:
insanlar:
barındırır.
Bu yüzden:
adalet, kişiyi grubunun gölgesinden çıkarıp kendi davranışıyla değerlendirebilmektir.
Ayetin:
ikinci büyük mesajı:
hak ile rehberlik
tir.
İnsan:
başkasına:
yol gösterecekse:
kendi:
egosuna göre:
değil,
hakikate göre:
göstermelidir.
Bir öğretmen:
öğrencisini:
kendine:
hayran bırakmak için:
değil,
bilgiye:
ulaştırmak için:
öğretmelidir.
Bir anne-baba:
çocuğunu:
kendi hayallerinin:
kopyası yapmak için:
değil,
doğruyu bulabilecek:
bir insan:
olması için:
yetiştirmelidir.
Bir din anlatıcısı:
insanları:
kendi kişiliğine:
bağlamak için:
değil,
Allah’a ve hakikate:
yöneltmek için:
konuşmalıdır.
Bir yönetici:
kendi çevresini:
korumak için:
değil,
adaleti:
korumak için:
karar vermelidir.
İşte:
hak ile rehberlik
böyle bir:
şeydir.
Ayetin:
üçüncü büyük mesajı ise:
adalettir.
Ama dikkat:
ayet:
sadece:
“Adalet ederler.”
demiyor.
“Hak ile adalet ederler.”
diyor.
Bu:
çok değerlidir.
Çünkü:
adalet:
hakikatten:
koparsa:
yalnız görünüşte:
adalet olabilir.
Bir mahkeme:
her iki tarafa:
aynı süreyi:
verebilir.
Ama:
delili:
incelemezse:
adil olmayabilir.
Bir anne-baba:
iki çocuğuna:
her zaman:
tamamen aynı şeyi:
verebilir.
Ama:
ihtiyaçları:
farklıysa:
eşitlik:
her zaman:
adalet anlamına:
gelmeyebilir.
Bu nedenle:
adalet:
mekanik:
bir eşitlikten:
daha derin:
bir kavramdır.
Hak sahibine hakkını vermek
tir.
Ayetin:
bize verdiği:
başka çok önemli:
bir ölçü ise:
şudur:
Kendi grubunun yanlışını savunmak sadakat değildir.
Bazen:
insan:
ailesinden biri:
yanlış yaptığında:
onu:
savunur.
Arkadaşı:
yanlış yaptığında:
örtmeye:
çalışır.
Kendi topluluğu:
haksızlık yaptığında:
“Ama onlar bizimkiler.”
der.
Oysa:
hak ile adalet:
şunu gerektirir:
Benim tarafım haksızsa, haksızdır.
Bu:
ihanet:
değildir.
Tam tersine:
hakikate:
sadakattir.
Çünkü:
insanı:
değerli yapan:
her koşulda:
kendi grubunu:
savunması:
değildir.
Doğruyu:
kim yaparsa:
desteklemesi,
yanlışı:
kim yaparsa:
yanlış:
diyebilmesidir.
Belki de A‘râf 159’un bize yönelttiği en güçlü soru şudur:
Bir insanı gerçekten kendi davranışlarına göre mi değerlendiriyoruz, yoksa ait olduğu grup hakkında önceden verdiğimiz hükmü onun üzerine mi yapıştırıyoruz?
Çünkü:
genellemek:
kolaydır.
Adalet:
daha zordur.
Genelleme:
bir kelimeyle:
binlerce insanı:
tanımlar.
Adalet ise:
her insanı:
ayrı ayrı:
görmeye:
çalışır.
Ve:
Kur’an’ın bu kısa ayeti:
bize:
çok güçlü bir:
insanlık ölçüsü:
bırakır:
Bir topluluğun yanlışını anlatırken, o topluluğun içindeki doğru insanları görünmez hâle getirme.
Çünkü:
hakikat:
kimlikten:
daha önemlidir.
Ve:
adalet:
“Kim yaptı?”
sorusundan önce:
“Yapılan şey doğru mu?”
diye:
sorabilmektir.
“Bir toplumun içindeki kötüyü görmek kolaydır; adalet, aynı toplumun içindeki iyiyi de görebilmektir. İnsanı soyuna, grubuna veya geçmişine göre değil, hakla ve adaletle kurduğu ilişkiye göre değerlendirmek gerekir.”
Ersan Karavelioğlu