📖 A‘râf Suresi 159. Ayette “Musa’nın Kavminden Hak ile Doğru Yolu Gösteren ve Hak ile Adalet Yapan Bir Topluluk da Vardır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓ | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 159. Ayette “Musa’nın Kavminden Hak ile Doğru Yolu Gösteren ve Hak ile Adalet Yapan Bir Topluluk da Vardır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,780
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 159. Ayette “Musa’nın Kavminden Hak ile Doğru Yolu Gösteren ve Hak ile Adalet Yapan Bir Topluluk da Vardır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Bir topluluğu değerlendirirken en kolay hata, birkaç kişinin yanlışını herkese taşımaktır. Adalet, kalabalığın etiketine değil, insanın kendi sözüne ve davranışına bakabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin önceki ayetlerinde:

Hz. Musa’nın kavmi içinde:

buzağıya yönelenler,

yanlış yapanlar,

pişman olanlar

ve:

Allah’ın rahmetine:

sığınanlar anlatılmıştı.

  1. ayette ise:
Hz. Muhammed’in:

bütün insanlara gönderilmiş:

bir elçi olduğu:

bildirilmişti.

  1. ayet:
son derece önemli bir:

denge getirir:

“Musa’nın kavminden hak ile doğru yolu gösteren ve hak ile adalet yapan bir topluluk da vardır.”

Bu kısa ayet:

çok büyük bir:

adalet ilkesi taşır.

Çünkü:

Kur’an:

Hz. Musa’nın kavmi içindeki:

yanlışları:

anlatmış olsa da:

onların tamamını:

aynı hükme:

mahkûm etmez.

Açıkça:

hakikate bağlı, doğru yolu gösteren ve adaletle davranan bir topluluğun da bulunduğunu

bildirir.

Bu ayet:

genelleme yapmamak, insanları tek tek değerlendirmek, hakikate rehberlik etmek ve adaleti hak üzerinden kurmak

konularında:

çok güçlü bir ölçü:

verir.

1️⃣ “Musa’nın Kavminden Bir Topluluk da Vardır” Ne Demektir ❓​

Ayet:

Hz. Musa’nın kavmi içinde:

herkesin:

aynı olmadığını:

açıkça bildirir.

Bir grup:

yanlış yapmış olabilir.

Ama:

başka bir grup:

hakikate:

bağlı kalmıştır.

Bu nedenle:

bir toplumun tamamını tek bir davranışla tanımlamak doğru değildir.

2️⃣ Bu Ayet Neden Özellikle Önemlidir ❓​

Çünkü:

önceki ayetlerde:

İsrailoğullarının:

ciddi hataları:

anlatılmıştı.

Buzağı:

ilah edinilmişti.

Hz. Musa’ya:

karşı çıkışlar:

olmuştu.

Ama:

Kur’an:

hemen:

çok önemli bir:

denge kurar:

“Onların içinden hakka bağlı olanlar da vardır.”

Yani:

eleştiri:

toplu bir:

düşmanlığa:

dönüşmez.

3️⃣ Kur’an Bir Toplumdaki Herkesi Aynı Kefeye Koyuyor mu ❓​

Hayır.

Bu ayet:

bunun:

çok açık örneklerinden biridir.

Kur’an:

davranışları:

eleştirir.

Ama:

aynı topluluğun içinde:

doğru davrananları:

da:

ayırır.

Bu:

çok önemli bir:

adalet ölçüsüdür:

Kim ne yaptıysa ona göre değerlendirilmelidir.

4️⃣ Bir Toplumun Kötü Örnekleri Bütün Toplumu Temsil Eder mi ❓​

Her zaman:

hayır.

Bir toplumda:

dürüst insanlar:

olabilir.

Zalimler:

olabilir.

Bilgeler:

olabilir.

Cahiller:

olabilir.

Merhametliler:

ve:

acımasızlar:

aynı toplumun içinde:

bulunabilir.

Bu nedenle:

kimlik tek başına karakterin kanıtı değildir.

5️⃣ Ayetteki “Ümmet” veya “Topluluk” Ne Anlama Gelir ❓​

Buradaki:

ümmet

belirli bir:

ortak yön,

değer

veya:

amaç etrafında:

bir araya gelen:

topluluğu:

ifade eder.

Yani:

Hz. Musa’nın kavminin:

içinde:

hakikate:

bağlı kalan:

bir grup vardır.

Bu grup:

soyuyla değil,

hakla kurduğu ilişkiyle övülür.

6️⃣ “Hak ile Doğru Yolu Gösterirler” Ne Demektir ❓​

Bu insanlar:

başkalarını:

kendi arzularına:

göre yönlendirmez.

Hak ile

rehberlik ederler.

Yani:

ölçü:

kişisel çıkar,

kabile,

öfke,

gelenek

veya:

güç:

değildir.

Ölçü:

hakikattir.

7️⃣ Doğru Yolu Göstermek ile İnsanları Kendine Bağlamak Aynı Şey midir ❓​

Hayır.

Gerçek rehber:

insanları:

kendisine:

bağımlı hâle:

getirmeye çalışmaz.

Onları:

doğruya:

yöneltir.

“Bana bağlan.”

değil,

“Hakka bağlan.”

der.

Bu:

liderlikte:

çok önemli bir:

farktır.

8️⃣ İnsan Doğruyu Anlatırken Kendi Çıkarını Araya Sokabilir mi ❓​

Evet.

İnsan:

hakikati:

anlatıyor gibi:

görünüp:

aslında:

kendi:

itibarını,

çıkarını,

gücünü

veya:

grubunu:

öne çıkarabilir.

Bu yüzden:

ayet:

özellikle:

“hak ile”

ifadesini:

kullanır.

Doğruya çağrı:

kişisel çıkarın aracı olmamalıdır.

9️⃣ “Hak ile Adalet Yaparlar” Ne Demektir ❓​

Ayette:

hakikat:

yalnız:

anlatılan:

bir fikir değildir.

Aynı zamanda:

adaletin:

ölçüsüdür.

Bu kişiler:

hak ile hükmeder, hak ile adalet ederler.

Yani:

bildikleri doğruyu:

toplumsal ilişkilere:

yansıtırlar.

🔟 Hakikat ile Adalet Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓​

Adalet:

gerçeği bilmeden:

kurulamaz.

Bir olayda:

kimin haklı,

kimin haksız:

olduğunu:

araştırmadan:

hüküm verirsen:

adalet:

bozulabilir.

Bu yüzden:

adil olmak:

yalnız:

iyi niyet:

değildir.

Gerçeği araştırma sorumluluğudur.

1️⃣1️⃣ Birini Sevdiğimiz İçin Onu Haklı Saymak Adalet midir ❓​

Hayır.

Adalet:

sevdiğin kişiye:

ayrı,

sevmediğin kişiye:

ayrı:

ölçü uygulamak:

değildir.

Yakının:

haksızsa:

haksız diyebilmek,

sevmediğin biri:

haklıysa:

haklı olduğunu:

kabul edebilmek:

adaletin:

zor ama değerli:

yönlerinden biridir.

1️⃣2️⃣ Bir Topluluğa Ait Olmak İnsanı Otomatik Olarak İyi veya Kötü Yapar mı ❓​

Hayır.

Ayetin:

en önemli mesajlarından biri:

budur.

Bir insanın:

hangi:

aileden,

milletten,

kavimden

veya:

toplumdan:

geldiği:

onun ahlakını:

otomatik olarak:

belirlemez.

İnsan:

kendi tercihlerinden ve davranışlarından sorumludur.

1️⃣3️⃣ Bu Ayet İsrailoğulları Hakkında Genelleme Yapılmaması Gerektiğini Gösterir mi ❓​

Evet.

Ayet:

Hz. Musa’nın kavmi içinde:

hak ile rehberlik eden

ve:

adaletle davranan:

bir topluluğun bulunduğunu:

açıkça söyler.

Dolayısıyla:

onların tarihindeki:

yanlışları:

bütün fertlere,

bütün kuşaklara

ve:

her dönemde yaşayan:

insanlara:

taşımak:

ayetle uyumlu değildir.

Kur’an’ın eleştirdiği davranışı, bir soya dönük değişmez kimlik hükmüne çevirmemek gerekir.

1️⃣4️⃣ Geçmiş Kuşakların Günahları Sonraki Kuşaklara Aktarılır mı ❓​

İnsan:

atalarının:

suçunu:

sırf onların:

soyundan geldiği için:

yüklenmez.

Bir sonraki kuşak:

aynı yanlışı:

kendi iradesiyle:

tekrar ederse:

kendi davranışından:

sorumlu olur.

Yani:

ahlaki sorumluluk miras yoluyla otomatik olarak geçmez.

1️⃣5️⃣ Bir Toplum İçindeki İyi İnsanları Görmek Neden Bazen Zordur ❓​

Çünkü:

kötülük:

daha fazla:

dikkat çekebilir.

Bir kişinin:

büyük hatası:

binlerce sessiz:

iyi davranıştan:

daha görünür:

olabilir.

Haber değeri:

çoğu zaman:

olağan iyilikten:

değil,

olağan dışı kötülükten:

doğar.

Bu yüzden:

insan:

en görünür olanı en yaygın olan sanmamalıdır.

1️⃣6️⃣ Ayet Bize Önyargı Hakkında Ne Öğretir ❓​

Önyargı:

insanı:

kişiyi tanımadan:

hüküm vermeye:

götürebilir.

“O gruptansa şöyledir.”

“O aileden geliyorsa böyledir.”

“Onların hepsi aynıdır.”


gibi:

ifadeler:

adaleti:

zayıflatabilir.

Ayet:

bunun yerine:

kişinin hak ve adaletle ilişkisine bakmayı

öğretir.

1️⃣7️⃣ Hak ile Rehberlik Eden Bir Toplumun Temel Özelliği Nedir ❓​

Böyle bir toplum:

yanlışını:

gizlemez.

Kendi grubunun:

haksızlığını:

savunmaz.

Gerçeği:

işine geldiğinde:

kullanıp,

işine gelmediğinde:

terk etmez.

Çünkü:

hak:

gruba göre değil, ilkeye göre

ölçülür.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 158. ve 159. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
Hz. Muhammed’in:

bütün insanlara:

gönderildiği:

ilan edilmişti.

  1. ayette ise:
Hz. Musa’nın kavmi içinde:

hak ile rehberlik eden:

ve adaletle davranan:

bir topluluk:

özellikle:

takdir edilir.

Birlikte okunduğunda:

çok güçlü bir:

ilke ortaya çıkar:

İnsanlar kimlikleriyle topluca mahkûm edilmez; hakikate verdikleri cevap ve adaletle kurdukları ilişki önemlidir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 159. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 159. ayet:

yalnız birkaç kelimeden:

oluşur.

Ama:

insanlığın:

çok sık yaptığı:

büyük bir hataya:

karşı:

çok güçlü bir:

uyarıdır:

Genelleme.

Bir insan:

bir toplumdan:

kötü bir kişi:

tanır.

Sonra:

“Onların hepsi böyle.”

der.

Bir grubun:

bir üyesi:

yanlış yapar.

Sonra:

bütün grup:

suçlanır.

Bir kuşak:

hata yapar.

Sonraki kuşaklar:

aynı suçun:

taşıyıcısı:

gibi görülür.

Kur’an’ın:

bu ayeti ise:

bize:

daha adil bir:

bakış öğretir:

Aynı toplumun içinde farklı insanlar vardır.

Hz. Musa’nın kavmi:

buzağıya:

yönelmiştir.

Ama:

hepsi:

aynı değildir.

Bazıları:

yanlış yapmıştır.

Bazıları:

pişman olmuştur.

Bazıları:

hakikate:

bağlı kalmıştır.

Ve Kur’an:

o iyi topluluğu:

görmezden gelmez.

Açıkça:

şöyle der:

“Musa’nın kavminden hak ile doğru yolu gösteren ve hak ile adalet yapan bir topluluk vardır.”

Bu:

çok büyük bir:

adalet örneğidir.

Kur’an:

bir toplumun:

yanlışını:

anlatırken bile:

o toplum içindeki:

iyiliği:

silmez.

Bizim de:

insanlara:

bakışımız:

böyle olmalıdır.

Bir millet:

tek bir kişi:

değildir.

Bir dinin:

bütün mensupları:

tek karakter:

değildir.

Bir aile:

tek bir:

davranıştan:

ibaret değildir.

Bir toplum:

içinde:

çok farklı:

insanlar:

barındırır.

Bu yüzden:

adalet, kişiyi grubunun gölgesinden çıkarıp kendi davranışıyla değerlendirebilmektir.

Ayetin:

ikinci büyük mesajı:

hak ile rehberlik

tir.

İnsan:

başkasına:

yol gösterecekse:

kendi:

egosuna göre:

değil,

hakikate göre:

göstermelidir.

Bir öğretmen:

öğrencisini:

kendine:

hayran bırakmak için:

değil,

bilgiye:

ulaştırmak için:

öğretmelidir.

Bir anne-baba:

çocuğunu:

kendi hayallerinin:

kopyası yapmak için:

değil,

doğruyu bulabilecek:

bir insan:

olması için:

yetiştirmelidir.

Bir din anlatıcısı:

insanları:

kendi kişiliğine:

bağlamak için:

değil,

Allah’a ve hakikate:

yöneltmek için:

konuşmalıdır.

Bir yönetici:

kendi çevresini:

korumak için:

değil,

adaleti:

korumak için:

karar vermelidir.

İşte:

hak ile rehberlik

böyle bir:

şeydir.

Ayetin:

üçüncü büyük mesajı ise:

adalettir.

Ama dikkat:

ayet:

sadece:

“Adalet ederler.”

demiyor.

“Hak ile adalet ederler.”

diyor.

Bu:

çok değerlidir.

Çünkü:

adalet:

hakikatten:

koparsa:

yalnız görünüşte:

adalet olabilir.

Bir mahkeme:

her iki tarafa:

aynı süreyi:

verebilir.

Ama:

delili:

incelemezse:

adil olmayabilir.

Bir anne-baba:

iki çocuğuna:

her zaman:

tamamen aynı şeyi:

verebilir.

Ama:

ihtiyaçları:

farklıysa:

eşitlik:

her zaman:

adalet anlamına:

gelmeyebilir.

Bu nedenle:

adalet:

mekanik:

bir eşitlikten:

daha derin:

bir kavramdır.

Hak sahibine hakkını vermek

tir.

Ayetin:

bize verdiği:

başka çok önemli:

bir ölçü ise:

şudur:

Kendi grubunun yanlışını savunmak sadakat değildir.

Bazen:

insan:

ailesinden biri:

yanlış yaptığında:

onu:

savunur.

Arkadaşı:

yanlış yaptığında:

örtmeye:

çalışır.

Kendi topluluğu:

haksızlık yaptığında:

“Ama onlar bizimkiler.”

der.

Oysa:

hak ile adalet:

şunu gerektirir:

Benim tarafım haksızsa, haksızdır.

Bu:

ihanet:

değildir.

Tam tersine:

hakikate:

sadakattir.

Çünkü:

insanı:

değerli yapan:

her koşulda:

kendi grubunu:

savunması:

değildir.

Doğruyu:

kim yaparsa:

desteklemesi,

yanlışı:

kim yaparsa:

yanlış:

diyebilmesidir.

Belki de A‘râf 159’un bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bir insanı gerçekten kendi davranışlarına göre mi değerlendiriyoruz, yoksa ait olduğu grup hakkında önceden verdiğimiz hükmü onun üzerine mi yapıştırıyoruz?

Çünkü:

genellemek:

kolaydır.

Adalet:

daha zordur.

Genelleme:

bir kelimeyle:

binlerce insanı:

tanımlar.

Adalet ise:

her insanı:

ayrı ayrı:

görmeye:

çalışır.

Ve:

Kur’an’ın bu kısa ayeti:

bize:

çok güçlü bir:

insanlık ölçüsü:

bırakır:

Bir topluluğun yanlışını anlatırken, o topluluğun içindeki doğru insanları görünmez hâle getirme.

Çünkü:

hakikat:

kimlikten:

daha önemlidir.

Ve:

adalet:

“Kim yaptı?”

sorusundan önce:

“Yapılan şey doğru mu?”

diye:

sorabilmektir.


“Bir toplumun içindeki kötüyü görmek kolaydır; adalet, aynı toplumun içindeki iyiyi de görebilmektir. İnsanı soyuna, grubuna veya geçmişine göre değil, hakla ve adaletle kurduğu ilişkiye göre değerlendirmek gerekir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt