A‘râf Suresi 153. Ayette “Kötülükleri Yaptıktan Sonra Tövbe Edip İman Edenler Var Ya, Şüphesiz Rabbin Bundan Sonra Çok Bağışlayıcı ve Çok Merhametlidir” İfadesi Ne Anlama Gelir
“İnsanı yalnız düşüşü tanımlamaz; düştüğünü fark edip hangi yöne döndüğü de tanımlar. Tövbe, geçmişi inkâr etmek değil, geleceğin yönünü değiştirmektir.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 152. ayetinde:
buzağıyı ilah edinenlerin:
yaptıkları ağır yanlışın:
sonuçları anlatılmış,
Allah hakkında:
asılsız kutsallık üretmenin:
ne kadar ciddi olduğu:
vurgulanmıştı.
- ayette ise:
çok güçlü bir umut kapısı:
açılır:
“Kötülükleri yaptıktan sonra tövbe edip iman edenler var ya, şüphesiz Rabbin bundan sonra çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.”
Bu ayet:
Kur’an’ın:
adalet ile rahmeti:
nasıl birlikte taşıdığını:
çok güzel biçimde gösterir.
Bir önceki ayette:
ceza vardır.
Bu ayette:
dönüş imkânı.
Bir önceki ayette:
yanlışın ağırlığı vardır.
Bu ayette:
Allah’ın bağışlamasının genişliği.
Yani:
Kur’an insanı:
ne günahı küçümsemeye:
ne de:
Allah’ın rahmetinden:
ümidini kesmeye:
çağırır.
“Kötülükleri Yaptıktan Sonra” İfadesi Ne Anlama Gelir
Ayet:insanın:
gerçekten yanlış yapabileceğini:
inkâr etmez.
Burada:
kötülük:
yalnız küçük:
bir hata olarak:
sunulmaz.
Önceki bağlamda:
buzağıyı:
ilah edinmek gibi:
çok ciddi bir:
inanç sapması:
vardır.
Buna rağmen:
ayet:
“Bundan sonra artık hiçbir dönüş yok.”
demez.
Bu Ayet Büyük Günahlardan Sonra da Tövbe Kapısının Açık Olduğunu mu Gösterir
Evet.Ayetin:
en güçlü yönlerinden biri:
budur.
İnsan:
çok ağır bir yanlış:
yapmış olabilir.
Ama:
samimi biçimde:
tövbe eder,
imanını:
yeniler
ve yönünü:
değiştirirse:
Allah’ın:
bağışlamasını:
umabilir.
Bu:
çok büyük bir:
ümit mesajıdır.
“Tövbe Ettiler” Ne Demektir
Tövbe:yalnız:
“Pişmanım.”
demek değildir.
Kelimenin temel anlamında:
geri dönmek
vardır.
Yani:
yanlış yoldan:
doğru yöne:
dönmek.
Bu nedenle:
gerçek tövbe:
duygu kadar:
yön değişikliğidir.
Tövbenin İlk Şartı Nedir
İnsan:önce:
yanlışını:
kabul etmelidir.
Kendi yaptığı:
kötülüğü:
sürekli:
meşrulaştırıyorsa,
tövbe:
başlamakta zorlanır.
Bu yüzden:
“Ben burada yanlış yaptım.”
diyebilmek:
çok önemlidir.
Pişmanlık ile Tövbe Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır
Pişmanlık:tövbenin:
çok önemli bir:
parçasıdır.
Ama:
tek başına:
yeterli olmayabilir.
İnsan:
yanlışına:
üzülür,
sonra:
aynı şeyi:
bilerek sürdürürse:
dönüş:
tamamlanmış olmaz.
Tövbe:
pişmanlığın davranışa dönüşmesini
ister.
“Tövbe Edip İman Edenler” İfadesi Neden Birlikte Kullanılıyor
Çünkü:burada:
yalnız davranış:
değil,
inanç yönü de:
söz konusudur.
Buzağıyı:
ilah edinmek:
tevhide:
aykırıydı.
Dolayısıyla:
dönüş:
yalnız:
“Bir daha bu davranışı yapmayacağız.”
demek değil,
Allah’a:
yeniden:
iman ve teslimiyetle yönelmektir.
İman Yeniden Güçlenebilir mi
Evet.İnsan:
imanında:
zayıflık yaşayabilir.
Yanlışlara:
düşebilir.
Şüphe,
gaflet,
alışkanlık
veya:
çevresel etkilerle:
uzaklaşabilir.
Ama:
yeniden:
düşünebilir,
imanını:
güçlendirebilir
ve:
Allah’a:
dönebilir.
Bir İnsan Geçmişi Yüzünden Sonsuza Kadar Mahkûm Edilmeli midir
Hayır.İnsanları:
yalnız:
geçmişte yaptıkları:
tek bir hata ile:
tanımlamak:
adil olmayabilir.
Bir insan:
gerçekten:
değişmişse,
eski davranışını:
terk etmişse
ve:
daha iyi bir hayat:
kuruyorsa,
onun:
dönüşümünü:
de görmek gerekir.
Bu, Geçmişte Yapılan Yanlışın Önemsiz Olduğu Anlamına mı Gelir
Hayır.Tövbe:
yanlışı:
küçültmez.
Tam tersine:
yanlışın:
yanlış olduğunu:
kabul eder.
“Zaten önemli değildi.”
demek:
tövbe değildir.
Tövbe:
“Önemliydi, yanlıştı ve ben ondan dönüyorum.”
diyebilmektir.
Allah’ın Bağışlaması ile İnsanlara Karşı Sorumluluk Aynı Şey midir
Hayır.İnsan:
Allah’tan:
bağışlanma:
isteyebilir.
Ama:
başka bir insana:
zarar verdiyse:
onun hakkını:
da gözetmelidir.
Maddi zarar:
varsa:
telafi.
Haksızlık:
varsa:
düzeltme.
İftira:
varsa:
gerçeği:
ortaya koyma:
gerekebilir.
Yani:
tövbe, kul hakkını görünmez yapmaz.

“Şüphesiz Rabbin Bundan Sonra Çok Bağışlayıcıdır” Ne Demektir
Buradaki:“bundan sonra”
ifadesi:
çok umut vericidir.
Yanlış:
yapılmıştır.
Ama:
dönüş:
gerçekleşmiştir.
Allah’ın:
bağışlaması:
işte:
bu dönüşten sonra:
özellikle:
vurgulanır.
Yani:
geçmiş kapanmaz sanılırken, rahmet yeni bir başlangıç açabilir.

“Çok Bağışlayıcı” Olması Ne Anlama Gelir
Allah’ın:Gafûr
oluşu:
bağışlamasının:
çok geniş olduğunu:
ifade eder.
İnsan:
aynı hatayı:
tekrar tekrar:
yapıp:
samimiyetsizce:
oyun oynama:
hakkına sahip değildir.
Ama:
samimi dönüşün:
Allah’ın rahmeti karşısında:
küçük görülmemesi gerekir.

“Çok Merhametlidir” İfadesi Neden Bağışlamadan Sonra Geliyor
Çünkü:Allah:
yalnız:
suçu:
silmekle:
değil,
kulu:
rahmetiyle:
yeniden:
iyiliğe yöneltmekle de:
ilişkilendirilir.
Bağışlanmak:
geçmişle:
ilgilidir.
Rahmet:
aynı zamanda:
geleceğe taşınan bir lütuftur.

Tövbe Eden İnsan Kendini Sürekli Suçlamaya Devam Etmeli midir
Hayır.Pişmanlık:
insana:
ders vermelidir.
Ama:
insanı:
ömür boyu:
felç etmemelidir.
Eğer insan:
yanlışını:
kabul etmiş,
telafi etmeye:
çalışmış
ve:
doğru yola:
dönmüşse:
sürekli:
“Ben kötü bir insanım.”
demek:
sağlıklı bir dönüş:
olmayabilir.

Geçmişteki Hata İnsan İçin Bir Öğretmene Dönüşebilir mi
Evet.İnsan:
düştüğü yeri:
iyi hatırlarsa:
aynı çukura:
yeniden düşmemeyi:
öğrenebilir.
Hata:
övülecek bir şey:
değildir.
Ama:
hata sonrası:
oluşan farkındalık:
insanı:
daha bilinçli:
yapabilir.

Samimi Tövbe İnsanın Karakterini Nasıl Değiştirir
Samimi tövbe:insanı:
daha:
tevazulu,
dikkatli,
merhametli
ve:
kendini denetleyen:
birine:
dönüştürebilir.
Çünkü:
kendi zayıflığını:
gören kişi,
başkasının:
hatasına karşı da:
daha ölçülü:
davranabilir.

Allah’ın Rahmetinden Ümit Kesmek Neden Tehlikelidir
Çünkü:“Ben artık affedilemem.”
düşüncesi:
insanı:
dönüşten:
uzaklaştırabilir.
İnsan:
ümidini:
kaybederse:
“Nasıl olsa bittim.”
diyerek:
yanlışta:
daha fazla:
kalabilir.
Kur’an ise:
hata sonrası:
geri dönüş kapısını
gösterir.

A‘râf Suresi 152. ve 153. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette:
ilah edinenlerin:
yaptıkları ağır yanlışın:
cezası:
anlatılmıştı.
- ayette ise:
tövbe edip:
imana dönenler için:
Allah’ın:
çok bağışlayıcı
ve çok merhametli:
olduğu bildirilir.
Yani:
Kur’an:
bir tarafta:
adaleti,
diğer tarafta:
rahmeti
birlikte tutar.
Yanlış:
ciddidir.
Ama:
samimi dönüş de gerçektir.

Sonuç: A‘râf Suresi 153. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 153. ayet:insanın:
geçmişiyle:
nasıl ilişki kurması gerektiği:
konusunda:
çok güçlü bir:
umut dersi:
verir.
Bir önceki ayette:
buzağıya:
yönelenlerin:
Allah’ın gazabı
ve:
zilletle:
karşılaşacağı:
bildirilmişti.
Burada ise:
aynı hikâyenin:
kapısı:
bir anda:
rahmete:
açılır:
“Kötülükleri yaptıktan sonra tövbe edip iman edenler…”
Bu:
çok önemli bir:
Kur’an ölçüsüdür.
İnsan:
yanlış yapabilir.
Hatta:
çok büyük:
yanlışlar:
yapabilir.
Ama:
insanın hayatı:
yanlış yaptığı anda:
bitmek zorunda:
değildir.
Bazen:
insanın:
en değerli:
dönüşümü:
en büyük:
hatasından sonra:
başlayabilir.
Fakat:
bu dönüşün:
bir şartı vardır:
İnsan:
yanlışını:
süslememelidir.
Bahane:
üretmemelidir.
“Aslında herkes yapıyor.”
dememelidir.
“Benim şartlarım böyleydi.”
diyerek:
bütün sorumluluğu:
başkalarına:
yüklememelidir.
Önce:
gerçeğe:
bakmalıdır:
“Evet, ben yanlış yaptım.”
İşte:
tövbenin:
kapısı:
orada:
açılmaya başlar.
Sonra:
bir adım daha:
gelir:
“Ben artık bu yanlışın yönünde yürümek istemiyorum.”
Çünkü:
tövbe:
yalnız:
arkaya:
bakmak değildir.
Asıl anlamı:
önünü:
değiştirmektir.
Bu ayet:
insanları:
geçmişleriyle:
sonsuz biçimde:
damgalamamak gerektiğini de:
düşündürür.
Bir insan:
bir zamanlar:
kötü davranmış olabilir.
Ama:
bugün:
gerçekten:
değişmiş olabilir.
Bir zamanlar:
yalan söylemiş olabilir.
Ama:
bugün:
dürüstlüğe:
bağlanmış olabilir.
Bir zamanlar:
yanlış bir:
inanç veya hayat:
yaşamış olabilir.
Ama:
bugün:
başka bir:
insan hâline:
gelmiş olabilir.
Eğer:
Allah:
samimi tövbeye:
kapı açıyorsa,
insanların da:
değişimin mümkün olduğunu:
kabul etmesi:
önemlidir.
Elbette:
güven:
hemen geri dönmeyebilir.
Zarar:
telafi:
gerektirebilir.
Bir insanın:
“Ben değiştim.”
demesiyle:
her şey:
otomatik:
düzelmez.
Ama:
gerçek değişimi:
sonsuz süre:
inkâr etmek de:
adil değildir.
Bu ayetin:
bir başka güçlü tarafı:
“Bundan sonra…”
ifadesidir.
Bu iki kelime:
hayat için:
çok büyük bir:
kapı açar.
Dün:
yanlış yaptın.
Bundan sonra ne yapacaksın?
Dün:
kırdın.
Bundan sonra nasıl onaracaksın?
Dün:
yoldan çıktın.
Bundan sonra hangi yöne döneceksin?
Dün:
Allah’tan uzaklaştın.
Bundan sonra O’na nasıl yaklaşacaksın?
Belki de:
insanın hayatında:
en belirleyici soru:
her zaman:
“Geçmişte ne yaptın?”
değildir.
Bazen:
çok daha önemli soru:
şudur:
“Şimdi gerçeği gördüğüne göre bundan sonra ne yapacaksın?”
Ayet:
Allah’ı:
çok bağışlayıcı
ve:
çok merhametli
olarak:
tanıtır.
Bu:
insana:
umutsuzluk değil,
sorumlulukla birleşmiş:
bir umut:
verir.
Çünkü:
rahmet:
“Yanlışın önemsiz.”
demez.
Rahmet:
“Yanlışından dönersen kapı kapanmış değildir.”
der.
Belki de A‘râf 153’ün bize yönelttiği en güçlü soru şudur:
Geçmişte yaptığımız hataları kimliğimiz hâline mi getiriyoruz, yoksa onlardan öğrenip gerçekten başka bir yöne dönebiliyor muyuz?
Çünkü:
insanın:
geçmişini:
değiştirmesi:
mümkün değildir.
Ama:
geçmişinin:
geleceğini:
yönetmesine:
izin verip vermemesi:
başka bir meseledir.
Ve:
tövbe:
tam da:
orada:
başlar.
Dün ne yaptıysan yaptın.
Bugün gerçeği gördüysen, yönünü değiştir.
Çünkü:
Allah’ın rahmeti:
dönmek isteyen insana:
umutsuzluk değil,
yeni bir başlangıç
öğretir.
“Geçmişini silemezsin ama geçmişinin seni nereye götüreceğini değiştirebilirsin. Samimi tövbe, ‘Hiç yanlış yapmadım’ demek değil; ‘Yanlışımı gördüm ve artık aynı yöne yürümeyeceğim’ diyebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu