📖 A‘râf Suresi 141. Ayette “Hani Sizi Firavun Hanedanından Kurtarmıştık; Size Azabın En Kötüsünü Yaşatıyor, Oğullarınızı Öldürüyor, Kadınlarınızı

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,759
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 141. Ayette “Hani Sizi Firavun Hanedanından Kurtarmıştık; Size Azabın En Kötüsünü Yaşatıyor, Oğullarınızı Öldürüyor, Kadınlarınızı Sağ Bırakıyorlardı. Bunda Rabbinizden Büyük Bir İmtihan Vardı” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan bazen kurtulduğu acıyı zaman geçince küçümser. Oysa geçmişteki karanlığı doğru hatırlamak, bugünkü nimetin değerini anlamanın yollarından biridir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 140. ayetinde Hz. Musa kavmine:

“Allah sizi âlemlere üstün kılmışken, size Allah’tan başka bir ilah mı arayayım?”

demişti.

  1. ayette ise bu üstünlüğün ve nimetin ne kadar büyük olduğu:
geçmiş hatırlatılarak:

daha açık hâle getirilir:

“Hani sizi Firavun hanedanından kurtarmıştık. Size azabın en kötüsünü yaşatıyor, oğullarınızı öldürüyor, kadınlarınızı sağ bırakıyorlardı. Bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.”

Bu ayet:

İsrailoğullarına:

şunu hatırlatır:

Siz yalnız:

bir yerden başka bir yere:

geçmediniz.

Siz:

çok ağır bir zulüm düzeninden kurtarıldınız.

Bu yüzden:

şimdi başka bir toplumun putlarına:

özenmeniz,

kurtuluşunuzun anlamını:

unutmanız demektir.

Ayetin merkezinde:

hatırlama, şükür, zulmün ağırlığı, özgürlüğün değeri ve imtihan bilinci

vardır.

1️⃣ “Hani Sizi Firavun Hanedanından Kurtarmıştık” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

İsrailoğullarına:

geçmişte yaşadıkları:

baskıyı

ve:

ondan nasıl kurtulduklarını

hatırlatır.

Yani:

kurtuluş:

tesadüf gibi:

sunulmaz.

Allah’ın:

yardımı ve lütfu:

olarak anlatılır.

2️⃣ Neden Geçmiş Tekrar Hatırlatılıyor ❓​

Çünkü insan:

nimete alışınca:

onun değerini:

unutabilir.

Bir zamanlar:

çok büyük görünen bir kurtuluş,

zaman geçince:

normalmiş gibi:

hissedilebilir.

Bu yüzden:

hatırlamak:

şükrü:

canlı tutar.

3️⃣ “Firavun Hanedanı” Kimleri İfade Eder ❓​

Bu ifade:

yalnız Firavun’un şahsını değil,

onun:

ailesini,

yönetim çevresini,

askerî ve idari düzenini

de kapsayan:

bir güç yapısını

ifade eder.

Yani zulüm:

tek bir kişinin:

kişisel davranışından daha geniş:

sistematik bir baskı düzeni

olarak görünür.

4️⃣ “Size Azabın En Kötüsünü Yaşatıyorlardı” Ne Anlama Gelir ❓​

İsrailoğulları:

sıradan bir rahatsızlık:

yaşamıyordu.

Ayet:

onların:

çok ağır:

eziyet,

aşağılama,

baskı

ve ölüm tehdidi altında:

yaşadığını

anlatır.

Yani:

zulmün şiddeti özellikle vurgulanır.

5️⃣ “Oğullarınızı Öldürüyorlardı” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

İsrailoğullarının:

erkek çocuklarının:

öldürülmesini

anlatır.

Bu:

bir toplumu:

gelecek nesilleri üzerinden:

zayıflatmaya yönelik:

çok ağır bir zulümdür.

Çünkü:

çocuk:

yalnız bugünün değil,

geleceğin de temsilcisidir.

6️⃣ Çocukların Hedef Alınması Neden Zulmün En Ağır Biçimlerinden Biridir ❓​

Çünkü çocuklar:

savunmasızdır.

Siyasi karar:

vermezler.

Toplumsal çatışmayı:

başlatmazlar.

Onları:

bir korkutma veya kontrol aracı:

olarak kullanmak:

insanlığın:

en ağır ahlaki ihlallerinden biridir.

7️⃣ “Kadınlarınızı Sağ Bırakıyorlardı” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade:

kadınların:

öldürülmeyip:

hayatta bırakılmasını

anlatır.

Ancak:

bunu:

bir merhamet göstergesi

olarak okumak doğru olmaz.

Bağlam:

bu uygulamanın:

topluluğu:

kontrol altında tutmaya yönelik:

bir baskı düzeninin parçası olduğunu:

gösterir.

8️⃣ Neden Erkekler Öldürülüp Kadınlar Sağ Bırakılıyordu ❓​

Ayet:

bu politikanın:

ayrıntılı stratejik sebebini:

tek tek açıklamaz.

Ama genel bağlam:

İsrailoğullarını:

zayıflatma,

kontrol altında tutma

ve geleceklerini:

tehdit etme

amacını düşündürür.

Burada:

ayrıntıyı kesinleştirmekten çok:

zulmün sistematik niteliğini

görmek önemlidir.

9️⃣ Bir Toplumu Geleceğinden Vurmak Ne Demektir ❓​

Bir toplumun:

çocuklarını,

eğitimini,

gelecek nesillerini,

ailesini

hedef almak:

yalnız bugünü değil,

yarını da:

zayıflatır.

Bu yüzden:

geleceğin korunması:

insanlık açısından:

çok temel bir sorumluluktur.

🔟 “Bunda Rabbinizden Büyük Bir İmtihan Vardı” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

yaşanan ağır sürecin:

bir imtihan boyutu taşıdığını

gösterir.

Buradaki imtihan:

yalnız:

acı çekmek değildir.

Sabır,

iman,

dayanıklılık,

Allah’a güven

ve:

zulüm altında:

kimliğini koruyabilmek

de:

bu sınavın parçalarıdır.

1️⃣1️⃣ İmtihan Demek Zulmü Meşru Görmek midir ❓​

Hayır.

Bir olayın:

imtihan olması:

zalim kişinin:

haklı olduğu

anlamına gelmez.

Firavun’un yaptığı:

zulümdür.

İsrailoğullarının yaşadığı:

ise:

bu zulüm karşısında:

bir sınanmadır.

Zulüm yine zulümdür.

1️⃣2️⃣ Allah Neden Böyle Ağır İmtihanlara İzin Verir ❓​

Bu:

insanlığın en zor sorularından biridir.

Kur’an:

her acının:

bütün ayrıntılı hikmetini:

bize açıklamaz.

Ama şunu öğretir:

Dünya:

tam adaletin:

eksiksiz gerçekleştiği son durak değildir.

İnsan:

özgür iradesiyle:

kötülük yapabilir.

Ve:

nihai adalet:

yalnız dünya hayatına indirgenmez.

1️⃣3️⃣ İmtihanın Büyük Olması İnsanın Değerini mi Gösterir ❓​

Her ağır sıkıntıyı:

“Sen çok değerlisin, bu yüzden başına geldi.”

diye açıklamak:

doğru değildir.

Ayet:

belirli bir tarihsel bağlamı:

anlatır.

Bugün:

acı yaşayan birine:

nedenini kesin biliyormuş gibi:

konuşmamak gerekir.

En doğru yaklaşım:

acıya:

anlam ararken:

merhameti kaybetmemektir.

1️⃣4️⃣ Geçmişteki Acıyı Hatırlamak İnsana Ne Kazandırır ❓​

Doğru hatırlanırsa:

şükür,

tevazu

ve empati:

kazandırabilir.

İnsan:

nereden geldiğini:

unutmazsa,

bugünkü imkânını:

daha bilinçli kullanabilir.

Ama geçmiş acıyı:

intikam aracı yapmak:

başka bir şeydir.

1️⃣5️⃣ Geçmiş Acılar İntikamı Haklı Çıkarır mı ❓​

Hayır.

Bir toplum:

çok ağır zulüm görmüş olabilir.

Bu:

ona:

başkasına aynı zulmü yapma:

hakkı vermez.

Acı:

adaletin:

gerekçesi olabilir.

Ama:

yeni bir zulmün:

mazereti olamaz.

1️⃣6️⃣ Kurtuluşun Değerini Unutmak Neden Tehlikelidir ❓​

Çünkü insan:

ne kadar kötü bir yerden:

çıktığını unutursa,

eski yanlışlara:

yeniden yaklaşabilir.

İsrailoğulları:

Firavun’un sisteminden:

kurtulmuştu.

Ama:

başka bir toplumun:

putlarına:

özenebiliyordu.

Yani:

unutmak, eski bağımlılıkların başka biçimde geri dönmesine yol açabilir.

1️⃣7️⃣ Bu Ayet Şükür Kavramını Nasıl Derinleştirir ❓​

Şükür:

yalnız:

“Allah’a şükür.”

demek değildir.

Şükür:

nimeti:

doğru kullanmaktır.

Özgürlük verilmişse:

özgürlüğü:

zulüm için kullanmamak.

Güç verilmişse:

gücü:

adaletle kullanmak.

Kurtuluş verilmişse:

yeniden:

başka bir esaret üretmemektir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 140. ve 141. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette Hz. Musa:
“Allah sizi âlemlere üstün kılmışken, Allah’tan başka ilah mı arayayım?”

demişti.

  1. ayette ise:
bu nimetin somut geçmişi:

hatırlatılır:

Firavun’un ağır zulmünden kurtarılmışlardır.

Yani:

önce:

nimetin değeri hatırlatılır.

Sonra:

o nimetin hangi karanlıktan sonra geldiği gösterilir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 141. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 141. ayet:

insanın:

geçmişini doğru hatırlamasının:

ne kadar önemli olduğunu:

gösterir.

İsrailoğulları:

birkaç ayet önce:

başka bir toplumun:

putlarını:

görmüş

ve:

“Bize de böyle bir ilah yap.”

demişti.

Hz. Musa ise:

onlara:

yalnız:

“Bu yanlış.”

demekle kalmaz.

Adeta:

şunu hatırlatır:

“Siz nereden geldiğinizi unuttunuz mu?”

Bir zamanlar:

çocuklarınız:

öldürülüyordu.

Aileleriniz:

korku içindeydi.

Hayatınız:

başkasının:

mutlak baskısı altında:

geçiyordu.

Şimdi ise:

özgürsünüz.

İşte:

bu hatırlatma:

çok önemlidir.

Çünkü insan:

bugün sahip olduğu:

nimetin değerini:

çoğu zaman:

onu kaybettiğinde:

veya geçmişteki yokluğunu:

hatırladığında:

daha iyi anlar.

Sağlıklı insan:

hastalık gününü:

unutabilir.

Özgür insan:

baskı gününü:

unutabilir.

Varlıklı insan:

yoksulluk gününü:

unutabilir.

Güvende yaşayan insan:

korku gününü:

unutabilir.

Ama:

unutmak:

şükrü zayıflatabilir.

Bu ayetin:

çok güçlü başka bir yönü:

“Bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardı.”

ifadesidir.

Yani:

İsrailoğullarının geçmişi:

yalnız acı değildir.

Aynı zamanda:

bir sınavdır.

Fakat:

kurtuluş da:

yeni bir sınavdır.

Bu:

çok önemli bir denge verir.

İnsan:

sıkıntıdayken:

sınanır.

Ama:

rahatlıkta da:

sınanır.

Zayıfken:

sabırla.

Güçlüyken:

adaletle.

Yoksulken:

dayanıklılıkla.

Zenginken:

paylaşmayla.

Mazlumken:

umuduyla.

Güç sahibi olduğunda:

başkasını ezip ezmemesiyle.

Bu yüzden:

hayatta:

“İmtihanım bitti.”

demek:

çoğu zaman:

erken olabilir.

Bir sınav:

biter.

Başka bir sınav:

başlar.

İsrailoğulları:

Firavun’un zulmünden:

kurtulmuştur.

Ama şimdi:

tevhid,

şükür,

özgürlük

ve sorumluluk:

konusunda:

sınanmaktadır.

Ayet bize:

geçmiş acıyı:

iki yanlış biçimde kullanmamayı da:

öğretir.

Birincisi:

onu tamamen unutmak.

İkincisi:

onu sonsuz bir intikam gerekçesine:

dönüştürmek.

Daha doğru olan:

geçmişi:

adaletin hafızası

hâline getirmektir.

“Ben acı çektim; o hâlde başkasının aynı acıyı yaşamasını istemem.”

diyebilmektir.

İşte:

acı:

orada:

bilgeliğe dönüşür.

Belki de A‘râf 141’in bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Geçmişte yaşadığımız zorlukları bugün daha merhametli ve daha adil olmak için mi hatırlıyoruz, yoksa yalnızca ne kadar acı çektiğimizi anlatmak için mi?

Çünkü:

geçmiş:

yalnız hatırlanmak için değildir.

Doğru hatırlanan geçmiş:

bugünün:

ahlakını:

iyileştirmelidir.

Ve gerçek şükür:

yalnız:

“Nereden kurtuldum?”

demek değil,

“Kurtulduktan sonra neye dönüştüm?”

diye de:

sorabilmektir.


“Geçmişte yaşadığın acıyı unutma; fakat onu yeni bir acının gerekçesi de yapma. En güzel şükür, kurtulduğun zulmü başkasına yaşatmayacak kadar hafızalı ve merhametli kalabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt