📖 A‘râf Suresi 139. Ayette “Şüphesiz Bunların İçinde Bulundukları Şey Yok Olmaya Mahkûmdur ve Yapmakta Oldukları da Batıldır” İfadesi Ne Anlama Gelir | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 139. Ayette “Şüphesiz Bunların İçinde Bulundukları Şey Yok Olmaya Mahkûmdur ve Yapmakta Oldukları da Batıldır” İfadesi Ne Anlama Gelir

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,758
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 139. Ayette “Şüphesiz Bunların İçinde Bulundukları Şey Yok Olmaya Mahkûmdur ve Yapmakta Oldukları da Batıldır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Bir şeyin çok kişi tarafından yapılması, onun kalıcı veya doğru olduğu anlamına gelmez. Bazen insanın gözünde büyük görünen düzenler, hakikat karşısında temelsiz olabilir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 138. ayetinde İsrailoğulları:

putlara tapmakta olan bir topluluğu görmüş

ve Hz. Musa’ya:

“Ey Musa! Onların ilahları gibi bize de bir ilah yap.”

demişlerdi.

Hz. Musa ise:

“Gerçekten siz cahillik eden bir toplumsunuz.”

diye karşılık vermişti.

  1. ayette Hz. Musa bu uyarısını daha da açık hâle getirir:
“Şüphesiz bunların içinde bulundukları şey yok olmaya mahkûmdur ve yapmakta oldukları da batıldır.”

Bu ayet:

çok önemli iki ölçü verir:

Bir şey:

görkemli olabilir,

yaygın olabilir,

eski olabilir,

çok kişi tarafından benimsenmiş olabilir.

Ama:

bunların hiçbiri:

onu:

hakikat yapmaz.

Hz. Musa:

İsrailoğullarına:

gördükleri putperest düzenin:

dışarıdan etkileyici görünse bile:

içeriden:

temelsiz ve geçici

olduğunu anlatır.

1️⃣ “Bunların İçinde Bulundukları Şey Yok Olmaya Mahkûmdur” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

o toplumun:

putlara dayalı ibadet düzeninin:

kalıcı olmadığını

anlatır.

Yani:

onların bağlı bulunduğu sistem:

hakikat üzerine:

kurulu değildir.

Bu nedenle:

sonunda:

çökmeye mahkûmdur.

2️⃣ “Yok Olmaya Mahkûm” İfadesi Fiziksel Yıkım mı Anlatır ❓​

Yalnız fiziksel yıkım:

olarak düşünmek:

dar olur.

Burada:

inanç sisteminin:

geçersizliği,

dayanağının:

çürüklüğü

ve:

kalıcı hakikat taşımaması

ön plandadır.

Yani:

batıl olanın temeli sağlam değildir.

3️⃣ Bir İnanç Sistemi Uzun Süre Yaşıyorsa Doğru Olduğu Anlaşılır mı ❓​

Hayır.

Bir düşünce:

yüzlerce yıl:

yaşayabilir.

Bir gelenek:

çok eski olabilir.

Bir uygulama:

nesiller boyunca:

sürdürülebilir.

Ama:

eskilik doğruluğun kanıtı değildir.

4️⃣ Çok Kişinin İnanması Bir Şeyi Doğru Yapar mı ❓​

Hayır.

Çoğunluk:

bir düşüncenin:

yaygınlığını

gösterir.

Ama:

hakikatini:

garanti etmez.

Hz. Musa’nın uyarısı:

tam da:

bu noktaya dokunur.

İsrailoğulları:

başka bir toplumun:

kalabalık biçimde:

putlara yöneldiğini görüp:

etkilenmiştir.

Ama:

kalabalık, ölçü değildir.

5️⃣ “Yapmakta Oldukları Batıldır” Ne Demektir ❓​

“Batıl”:

hakikate dayanmayan,

geçersiz,

temelsiz

anlamı taşır.

Hz. Musa:

onların:

tapınma biçimini:

yalnız farklı bir gelenek

olarak değil,

hakikate aykırı bir yöneliş

olarak değerlendirir.

6️⃣ Batıl ile Farklılık Aynı Şey midir ❓​

Hayır.

Her farklı şey:

batıl değildir.

İnsanların:

kültürleri,

dilleri,

gelenekleri,

sanatları,

yaşam biçimleri

farklı olabilir.

Buradaki eleştiri:

farklılığa değil,

yaratılmış nesnelere ilahlık atfedilmesine

yöneliktir.

7️⃣ Hz. Musa Neden Bu Kadar Kesin Konuşuyor ❓​

Çünkü mesele:

tevhidin:

temelidir.

Burada:

küçük bir ayrıntı:

tartışılmıyor.

İnsanların:

yaratılmış bir şeyi:

ilah edinmesi

söz konusudur.

Bu yüzden Hz. Musa:

çok net:

“Bu batıldır.”

der.

8️⃣ Görkemli Bir İnanç Düzeni İnsanları Neden Etkileyebilir ❓​

Çünkü insan:

görüntüden:

etkilenir.

Büyük tapınaklar,

heykeller,

ritüeller,

kalabalıklar,

müzik,

törenler

insanda:

“Burada güçlü bir şey var.”

duygusu oluşturabilir.

Ama:

görkem:

doğruluğun kanıtı değildir.

9️⃣ İnsan Neden Dış Görünüşü Hakikatle Karıştırabilir ❓​

Çünkü:

gözle görülen şey:

zihni hızlı etkiler.

İnsan:

içeriği incelemeden:

biçime:

kapılabilir.

Bu yüzden:

gösterişli olan:

daha doğruymuş gibi:

hissedilebilir.

Ama:

hakikat estetikten bağımsız olarak değerlendirilmelidir.

🔟 Bir Şey Çok Başarılıysa Doğru Olduğu Anlaşılır mı ❓​

Hayır.

Başarı:

işe yaradığını

gösterebilir.

Ama:

ahlaken doğru olduğunu:

göstermez.

Bir sistem:

çok güçlü olabilir.

Çok para kazanabilir.

Çok insanı:

etkileyebilir.

Ama:

yine de:

yanlış bir temel üzerine kurulmuş olabilir.

1️⃣1️⃣ Kalıcılık ile Hakikat Arasında Doğrudan Bağ Var mı ❓​

Hayır.

Bazı yanlışlar:

çok uzun süre:

devam edebilir.

Bazı doğrular:

uzun süre:

az kişi tarafından:

savunulabilir.

Bu yüzden:

“Uzun sürdü, demek ki doğru.”

mantığı:

sağlam değildir.

1️⃣2️⃣ İnsan Neden Başka Toplumun Değerlerini Hemen Benimsemek İster ❓​

Çünkü:

başka toplum:

güçlü,

zengin,

düzenli

veya etkileyici

görünebilir.

İnsan:

“Onları güçlü yapan şey bu olmalı.”

diye düşünebilir.

Ama:

bir toplumun başarısını:

tek bir sembole:

bağlamak:

yanlış olabilir.

1️⃣3️⃣ Kültürel Taklit Ne Zaman Soruna Dönüşür ❓​

İnsan:

başkasından:

iyi olanı:

öğrenebilir.

Bu:

yanlış değildir.

Sorun:

eleştirel düşünmeden:

“Onlarda var, bizde de olmalı.”

dediğinde:

başlar.

Taklit:

ölçüsüzleştiğinde:

kimlik ve bilinç:

zayıflayabilir.

1️⃣4️⃣ “Batıl” Olan Şey Neden Çekici Olabilir ❓​

Çünkü:

yanlış olan her şey:

çirkin görünmek zorunda değildir.

Bazı yanlışlar:

çok çekici,

çok düzenli,

çok estetik

ve:

çok ikna edici

görünebilir.

Bu yüzden:

insan:

yalnız görüntüye:

güvenmemelidir.

1️⃣5️⃣ Bir Şeyin Doğru Olup Olmadığını Nasıl Değerlendirmeliyiz ❓​

Sadece:

kaç kişinin yaptığına,

ne kadar eski olduğuna,

ne kadar güçlü göründüğüne

bakmamalıyız.

Şunu sormalıyız:

Gerçeğe dayanıyor mu?

Aklî ve ahlaki olarak tutarlı mı?

İnsan onurunu koruyor mu?

Vahyin temel ilkeleriyle uyumlu mu?


1️⃣6️⃣ Hz. Musa’nın Uyarısı İsrailoğullarının Özgürlük Eğitimine Nasıl Katkı Sağlıyor ❓​

Onlar:

Firavun’dan:

fiziksel olarak kurtulmuştur.

Ama:

şimdi:

düşünsel olarak:

eğitilmeleri gerekir.

Çünkü:

özgürlük:

yalnız:

“Artık kimse bana emir vermiyor.”

demek değildir.

Aynı zamanda:

“Artık neye neden inandığımı sorguluyorum.”

diyebilmektir.

1️⃣7️⃣ Bu Ayet Günlük Hayatta Bize Ne Söyler ❓​

Bir şey:

moda olabilir.

Herkes:

yapıyor olabilir.

Sosyal medyada:

çok popüler olabilir.

Çok para:

kazandırabilir.

Ama:

bu:

onun:

doğru,

iyi

veya:

değerli olduğu

anlamına gelmez.

İnsan:

kalabalığın etkisinden:

bir adım geri çekilip:

“Bu gerçekten doğru mu?”

diye sorabilmelidir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 138. ve 139. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
İsrailoğulları:

putperest bir topluluğu görüp:

“Bize de onların ilahları gibi bir ilah yap.”

demişti.

  1. ayette Hz. Musa:
gördükleri şeyin:

göründüğü kadar güçlü olmadığını:

açıklar:

“İçinde bulundukları şey yok olmaya mahkûmdur ve yaptıkları batıldır.”

Yani:

önce:

dış görünüşün etkisi vardır.

Sonra:

hakikatin ölçüsüyle değerlendirme

gelir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 139. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 139. ayet:

insanın:

gördüğü şey karşısında:

hemen etkilenmemesi gerektiğini:

öğretir.

İsrailoğulları:

başka bir toplum:

görür.

Onların:

putları vardır.

İbadetleri vardır.

Ritüelleri vardır.

Belki:

görsel olarak:

etkileyici bir düzenleri vardır.

Ve:

“Bizde de olsun.”

derler.

Hz. Musa ise:

görüntünün arkasına:

bakar.

Ve:

şunu söyler:

“Bunların içinde bulunduğu şey yok olmaya mahkûmdur.”

Bu:

çok önemli bir düşünme biçimidir.

İnsan:

hayatta:

sürekli:

başkalarının:

hayatına bakar.

Birinin:

evi daha büyük.

Arabası daha pahalı.

Takipçisi daha fazla.

İşi daha güçlü.

Çevresi daha geniş.

Hayatı daha gösterişli.

Ve:

“Bende de böyle olmalı.”

diye düşünebilir.

Ama:

gördüğümüz şey:

yalnız dış yüzdür.

İçeride:

ne olduğunu:

bilemeyebiliriz.

Bir düzen:

çok görkemli olabilir.

Ama:

temeli:

çürük olabilir.

Bir insan:

çok başarılı görünebilir.

Ama:

içeride:

çok mutsuz olabilir.

Bir sistem:

çok güçlü görünebilir.

Ama:

adaletsizlik üzerine:

kurulmuş olabilir.

İşte ayet:

bize:

görüntü ile hakikat arasında mesafe bırakmayı

öğretir.

Ayrıca:

“batıl” kelimesi:

çok güçlü bir ölçüdür.

Batıl:

yalnız:

yanlış bir bilgi:

değildir.

İnsanın:

hayatını üzerine kurduğu:

temelsiz bir inanç da:

olabilir.

Mesela:

“Herkes beni beğenirse değerliyim.”

düşüncesi:

bir tür:

batıl hayat ölçüsüne:

dönüşebilir.

“Çok param olursa kesin mutlu olurum.”

düşüncesi de:

öyle.

“Güçlü olan her zaman haklıdır.”

düşüncesi de:

öyle.

İnsan:

put yapmasa bile:

bazen:

hayatının merkezine:

yanlış şeyler:

koyabilir.

İşte:

Hz. Musa’nın:

uyarısının:

bugüne uzanan yönü:

buradadır.

İnsan:

neyi:

ilahlaştırdığını:

düşünmelidir.

Para mı?

Statü mü?

İnsanların onayı mı?

Güzellik mi?

Güç mü?

Kendisi mi?

Çünkü:

Allah’ın yerine:

hayatın merkezine konulan:

her şey:

insanı:

yeniden bağımlı hâle getirebilir.

Belki de A‘râf 139’un bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Bir şeyi gerçekten doğru olduğu için mi istiyoruz, yoksa başkalarında gördüğümüz için mi?

Bu soru:

çok önemlidir.

Çünkü insan:

başkasının hayatına bakarken:

kendi ölçüsünü:

kaybedebilir.

Ve:

başkasının sahip olduğu şey:

çok etkileyici görünse bile:

onu:

kendi hayatının:

ilahı hâline getirmemelidir.


“Her parlayan şey kalıcı değildir, her kalabalık haklı değildir, her güçlü görünen düzen sağlam değildir. İnsan başkasının neye sahip olduğuna bakmadan önce, onun dayandığı şeyin gerçekten hakikat olup olmadığını sormalıdır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt