A‘râf Suresi 154. Ayette “Musa’nın Öfkesi Dinince Levhaları Aldı. Onların Yazısında, Rablerinden Korkanlar İçin Hidayet ve Rahmet Vardı” İfadesi Ne Anlama Gelir
“Öfkenin geçtiği yerde insan yeniden emanete dönebiliyorsa, asıl güç orada başlar. Çünkü sakinleşmek yalnız susmak değil, doğru olana tekrar sarılabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 153. ayetinde:
kötülük işledikten sonra:
tövbe edip iman edenler için:
Allah’ın:
çok bağışlayıcı
ve çok merhametli olduğu:
bildirilmişti.
- ayette ise:
önceki yoğun öfkesinin ardından:
yeniden levhalara yönelmesi:
anlatılır:
“Musa’nın öfkesi dinince levhaları aldı. Onların yazısında, Rablerinden korkanlar için hidayet ve rahmet vardı.”
Bu ayet:
kısa olmasına rağmen:
çok güçlü bir dönüşüm:
gösterir.
Bir önceki sahnelerde:
öfke,
hayal kırıklığı,
buzağı sapması,
kardeşle yaşanan gerilim
ve tövbe:
vardı.
Şimdi ise:
yeniden:
vahye dönüş
vardır.
Yani:
duygu fırtınası geçer.
Ama:
emanet:
yerinde durur.
Ve Hz. Musa:
yeniden:
o emanete:
sarılır.
“Musa’nın Öfkesi Dinince” Ne Demektir
Bu ifade:Hz. Musa’nın:
öfkesinin:
kalıcı olmadığını:
gösterir.
Bir olay karşısında:
çok sert tepki:
vermiştir.
Ama:
o duygu:
sonsuzlaşmamıştır.
Bu:
çok önemli bir:
insanî ölçüdür:
Öfke gelebilir; fakat insanın bütün karakterine dönüşmemelidir.
Öfkenin Dinmesi Neden Önemlidir
Çünkü:öfke:
insanın:
algısını daraltabilir.
İnsan:
o anda:
yalnız:
yanlışı,
ihaneti,
tehdidi
veya:
hayal kırıklığını:
görebilir.
Öfke dinince:
daha geniş:
düşünebilir.
Daha adil:
değerlendirebilir.
Ve:
ne yapması gerektiğini:
daha sağlıklı:
görebilir.
Bu Ayet Öfkenin Kendiliğinden Kötü Olduğunu mu Söyler
Hayır.Hz. Musa’nın:
öfkesinin:
bir sebebi vardı.
Kavmi:
tevhidden:
sapmıştı.
Bu nedenle:
ahlaki öfke:
anlaşılabilir.
Ama:
ayet:
öfkenin:
nihai hâl olmaması gerektiğini:
gösterir.
Haklı öfke bile bir noktada yerini bilinçli davranışa bırakmalıdır.
“Levhaları Aldı” İfadesi Neden Önemlidir
Çünkü:Hz. Musa:
yeniden:
asıl görevine:
döner.
Levhalar:
ilahî mesajı:
taşımaktadır.
Öfke anında:
bıraktığı şeyi,
sakinleşince:
yeniden:
eline alır.
Bu:
çok güçlü bir sembolik:
ders taşır:
İnsan duygusal sarsıntıdan sonra yeniden ilkesine dönebilmelidir.
Levhalara Yeniden Dönmek Ne Anlama Gelir
Bu:yalnız fiziksel olarak:
bir nesneyi:
yerden almak:
değildir.
Aynı zamanda:
vahye,
rehberliğe,
göreve
ve:
sorumluluğa:
yeniden yönelmektir.
Yani:
duygu:
geçicidir.
Ama:
emanet devam eder.
İnsan Öfkelendiğinde İlkelerini Geçici Olarak Unutabilir mi
Evet.İnsan:
çok kızdığında:
normalde:
önem verdiği:
adaleti,
ölçüyü,
sabrı
ve hatta:
merhameti:
ikinci plana:
atabilir.
Bu yüzden:
sakinleşince:
kendine:
şunu sorması gerekir:
“Ben aslında hangi ilkeye bağlıydım?”
“Onların Yazısında Hidayet Vardı” Ne Demektir
Levhalardaki:ilahî mesaj:
insana:
doğru yolu:
göstermektedir.
Hidayet:
yalnız:
bilgi vermek:
değildir.
İnsana:
hangi yönde:
yürümesi gerektiğini:
göstermektir.
Yani:
vahiy, yol gösterici bir ölçüdür.
Hidayet ile Bilgi Aynı Şey midir
Tam olarak değil.Bilgi:
ne olduğunu:
öğretir.
Hidayet:
hangi yöne:
gitmen gerektiğini:
gösterir.
Bir insan:
çok şey:
bilebilir.
Ama:
hayatının yönü:
yanlış olabilir.
Bu yüzden:
bilgi ile doğru yön aynı şey değildir.
“Rahmet Vardı” İfadesi Ne Anlama Gelir
Levhalardaki:ilahî rehberlik:
yalnız:
yasak,
ceza
ve yükümlülük:
değildir.
Aynı zamanda:
rahmettir.
Çünkü:
insanın:
ne yapacağını:
bilmesi,
yanlıştan:
korunması,
hak ile batılı:
ayırabilmesi:
başlı başına:
bir nimettir.
Hüküm ve Emir Nasıl Rahmet Olabilir
İlk bakışta:kural:
insana:
sınırlama gibi:
gelebilir.
Ama:
her sınır:
zarar değildir.
Mesela:
uçurumun kenarındaki:
uyarı levhası:
özgürlüğü:
boğmaz.
İnsanı:
korur.
Benzer şekilde:
ilahî rehberlik:
insanın:
kendine ve başkasına:
zarar vermesini:
önlemeye:
yönelik olabilir.
Bu anlamda:
rehberlik rahmettir.

“Rablerinden Korkanlar İçin” Ne Anlama Gelir
Buradaki:korku:
yalnız:
panik veya dehşet:
olarak anlaşılmamalıdır.
Allah’a karşı:
saygı,
sorumluluk,
hesap bilinci
ve:
O’nun sınırlarını:
çiğnemekten:
çekinme:
anlamı da:
vardır.
Yani:
haşyet ve takva boyutu
öne çıkar.

Neden Hidayet ve Rahmet Özellikle Allah’tan Korkanlar İçin Deniliyor
Çünkü:aynı mesaj:
her insanda:
aynı etkiyi:
oluşturmayabilir.
Bir insan:
vahyi:
ciddiye alırsa:
ondan:
rehberlik:
elde eder.
Başka biri:
onu:
önemsemezse:
aynı metin:
hayatında:
etki oluşturmayabilir.
Yani:
rehberlikten yararlanmak için açık bir kalp gerekir.

Allah Korkusu ile Umut Birlikte Bulunabilir mi
Evet.İslam’da:
Allah korkusu:
ümitsizlik:
anlamına gelmez.
İnsan:
Allah’ın:
adaletinden:
sakınırken,
aynı zamanda:
rahmetini:
umut eder.
Nitekim:
bu ayette:
korku ile:
rahmet
aynı cümlede:
bir araya gelir.

Korku İnsanı İyiliğe mi, Felce mi Götürmeli
Sağlıklı dini korku:insanı:
felç etmemeli.
Daha:
dikkatli,
dürüst,
ölçülü
ve:
sorumlu:
hale getirmelidir.
Eğer:
korku:
insanı:
Allah’tan tamamen:
kaçırıyor,
ümitsizliğe:
sürüklüyor
ve:
hareketsiz bırakıyorsa:
burada:
denge:
bozulmuş olabilir.

Öfke Geçince Yeniden Rehberliğe Dönmek Neden Büyük Bir Olgunluktur
Çünkü:bazı insanlar:
öfkelendiklerinde:
sadece o an:
yanlış davranmaz.
Öfkelerini:
kimlik hâline:
getirirler.
Aylarca:
yıllarca:
aynı kızgınlığı:
taşırlar.
Hz. Musa’nın:
sahnesinde ise:
öfke:
dinince:
yeniden görev ve vahiy ön plana çıkar.

Bu Ayet Kriz Sonrası Toparlanma Hakkında Ne Öğretir
Kriz:insanı:
sarsabilir.
Ama:
krizden sonra:
yeniden:
düzen kurmak:
gerekir.
Yanlış:
tespit edilir.
Gerilim:
yaşanır.
Tövbe:
edilir.
Sonra:
hayatın:
yeniden:
doğru ilkelere göre:
kurulması gerekir.
Bu yüzden:
iyileşme yalnız üzülmek değil, yeniden doğru yapıyı kurmaktır.

İnsan Bir Krizden Sonra Neye Tutunmalı
Ayetin:gösterdiği örnek:
çok açıktır:
Hz. Musa:
yeniden:
levhalara:
tutunur.
Bizim için:
bu:
temel değerlere,
doğru bilgiye,
adalete,
sabır ve rahmete:
geri dönmeyi:
düşündürür.
Krizden sonra:
insanı toparlayan:
şey:
çoğu zaman:
sağlam bir ölçüdür.

A‘râf Suresi 153. ve 154. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette:
tövbe edip:
imana dönenler için:
Allah’ın:
bağışlayıcı ve merhametli:
olduğu:
bildirilmişti.
- ayette ise:
öfkesinin dinmesi
ve:
yeniden levhalara:
dönmesi:
anlatılır.
Yani:
bir tarafta:
insanın Allah’a dönüşü,
diğer tarafta:
peygamberin vahye yeniden yönelişi
vardır.
Her iki ayetin:
ortak çizgisi:
dönüş ve yeniden doğru istikamete girme
dir.

Sonuç: A‘râf Suresi 154. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 154. ayet:çok sakin bir:
sahneyle:
başlar:
“Musa’nın öfkesi dinince…”
Ama:
bu kısa ifade:
insan hayatı için:
çok büyük bir:
ders taşır.
Çünkü:
hayatta:
öfkeleneceğiz.
Hayal kırıklığı:
yaşayacağız.
Bazen:
insanlara:
çok kızacağız.
Bazen:
güvenimiz:
sarsılacak.
Bazen:
“Bunu nasıl yapabildiler?”
diyeceğiz.
Ama:
asıl mesele:
öfkenin:
gelip gelmemesi değildir.
Asıl mesele:
öfke geçtikten sonra ne yaptığımızdır.
Hz. Musa:
öfkesini:
kimlik hâline:
getirmiyor.
Kavmine:
sonsuz bir kızgınlık:
taşımaya:
kapanmıyor.
Yeniden:
levhaları:
alıyor.
Yani:
yeniden:
vahye,
göreve,
sorumluluğa:
dönüyor.
Bu:
çok büyük bir:
olgunluk:
örneğidir.
Bizim hayatımızda da:
bazen:
duygu:
ilkelerin önüne:
geçebilir.
Birine:
çok kızarız.
Sonra:
normalde:
asla söylemeyeceğimiz:
bir şey:
söyleriz.
Bir olay:
bizi:
sarsar.
Sonra:
normalde:
savunduğumuz:
adaletten:
uzaklaşırız.
İşte:
sakinleşme:
sadece:
nabzın düşmesi:
değildir.
Sakinleşmek:
yeniden kim olduğunu hatırlamaktır.
“Ben neye inanıyordum?”
“Ben nasıl biri olmak istiyordum?”
“Bu olaydan önce hangi ilkelere bağlıydım?”
diye:
kendine:
dönebilmektir.
Ayetin:
ikinci büyük mesajı:
levhalardaki:
hidayet ve rahmet
ifadesidir.
Bu:
vahyin:
yalnız:
kurallar toplamı:
olmadığını:
gösterir.
İnsan bazen:
dinî hükümleri:
sadece:
“yasaklar”
olarak:
görebilir.
Ama:
Kur’an burada:
onları:
hidayet
ve:
rahmet
olarak:
anlatır.
Yani:
“Sana yön veriyorum.”
ve:
“Seni koruyorum.”
boyutu:
vardır.
Bir yol:
bilmediğinde:
harita:
seni:
kısıtlamaz.
Tam tersine:
kaybolmaktan:
korur.
Bir doktor:
“Bunu yapma.”
dediğinde:
özgürlüğüne:
düşman:
olmayabilir.
Sağlığını:
korumaya:
çalışıyor olabilir.
Benzer şekilde:
ilahî rehberlik:
insana:
“Hayatın içinde kaybolma.”
diyen:
bir rahmet:
olarak:
okunabilir.
Ama:
ayet:
bu rahmetten:
özellikle:
Rablerinden korkanların
yararlanacağını:
söyler.
Bu:
şunu düşündürür:
Bir kitap:
elinde olabilir.
Ama:
ona:
kulak vermiyorsan:
sana:
yol göstermeyebilir.
Bir hakikat:
gözünün önünde:
olabilir.
Ama:
onu:
ciddiye almıyorsan:
hayatını:
değiştirmeyebilir.
Yani:
hidayet:
yalnız:
mesajın varlığıyla:
değil,
insanın:
mesaja karşı:
tavrıyla da:
ilişkilidir.
Belki de A‘râf 154’ün bize yönelttiği en güçlü soru şudur:
Öfkemiz geçtiğinde yeniden ilkelerimize dönebiliyor muyuz, yoksa öfkemizin verdiği kararları yıllarca taşımaya devam mı ediyoruz?
Çünkü:
insanın:
gücü:
hiç sarsılmamasında:
değildir.
Bazen:
asıl güç:
sarsıldıktan sonra:
doğru olanı:
yeniden:
eline alabilmesindedir.
Hz. Musa:
bunu yapar.
Öfkesi:
diner.
Ve:
levhaları yeniden alır.
Belki:
hayatın bazı dönemlerinde:
bizim de:
yapmamız gereken:
tam olarak:
budur:
Duygu geçtiğinde emaneti yeniden eline almak.
“Öfken geçince eline neyi yeniden aldığın, karakterini gösterir. Kırgınlığı mı, intikamı mı, yoksa seni doğruya götüren ilkeleri mi? Olgunluk, fırtına dindikten sonra yeniden hidayete sarılabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu