📖 A‘râf Suresi 130. Ayette “Andolsun, Firavun Hanedanını Belki Öğüt Alırlar Diye Yıllarca Kıtlık ve Ürün Eksikliğiyle Sınadık” İfadesi | M͜͡T͜͡ ❤️ Keşfet 🔎 Öğren 📚 İlham Al 💡 📿🧙‍♂️M͜͡o͜͡b͜͡i͜͡l͜͡y͜͡a͜͡T͜͡a͜͡k͜͡i͜͡m͜͡l͜͡a͜͡r͜͡i͜͡.͜͡C͜͡o͜͡m͜͡🦉İle 🖼️ Hayalindeki 🌌 Evreni ✨ Şekillendir❗

📖 A‘râf Suresi 130. Ayette “Andolsun, Firavun Hanedanını Belki Öğüt Alırlar Diye Yıllarca Kıtlık ve Ürün Eksikliğiyle Sınadık” İfadesi

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,753
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 130. Ayette “Andolsun, Firavun Hanedanını Belki Öğüt Alırlar Diye Yıllarca Kıtlık ve Ürün Eksikliğiyle Sınadık” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan bazen bollukta kendini yeterli sanır; darlık geldiğinde ise neye dayandığını daha açık görür. Fakat her sıkıntı, mutlaka ders alınacağı anlamına gelmez.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 129. ayetinde Hz. Musa kavmine:

“Umulur ki Rabbiniz düşmanınızı helâk eder ve sizi yeryüzünde onların yerine geçirir de nasıl davranacağınıza bakar.”

demişti.

  1. ayette ise tekrar Firavun’un toplumu üzerinde gerçekleşen bir uyarı sürecine dönülür:
“Andolsun, Firavun hanedanını belki öğüt alırlar diye yıllarca kıtlık ve ürün eksikliğiyle sınadık.”

Bu ayet:

çok önemli birkaç noktayı birlikte taşır:

sıkıntının bir uyarı işlevi görebilmesi,

bolluk ve darlığın insan üzerindeki etkisi,

ekonomik ve toplumsal krizlerin insanı düşünmeye sevk edebilmesi


ve:

her sıkıntının mutlaka ilahi ceza diye yorumlanmaması gerektiği.

Burada Kur’an:

belirli bir tarihsel bağlam içinde:

Firavun toplumuna:

yıllar süren kıtlık ve ürün kaybının:

bir uyarı olarak verildiğini

bildirir.

Bu özel bağlamı:

her doğal afet,

her ekonomik kriz,

her kuraklık için:

aynı kesinlikle genellemek

doğru değildir.

1️⃣ “Firavun Hanedanını Yıllarca Kıtlıkla Sınadık” Ne Demektir ❓​

Ayet:

Firavun’un çevresinin ve toplumunun:

uzun süren:

kuraklık,

kıtlık,

geçim sıkıntısı

ve tarımsal verim düşüşü

yaşadığını anlatır.

Bu:

geçici bir günlük problem değil,

yıllara yayılan bir sıkıntı

olarak sunulur.

2️⃣ “Yıllarca” İfadesi Neden Önemlidir ❓​

Çünkü bazı sıkıntılar:

bir anlık olmaz.

Uzun sürer.

Uzadıkça:

insanların:

sabırlarını,

alışkanlıklarını,

düşüncelerini

daha güçlü biçimde etkiler.

Bu ayette:

darlığın:

kalıcı bir uyarı süreci

hâline geldiği görülür.

3️⃣ “Ürün Eksikliği” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade:

tarımsal üretimde:

azalma,

bereketsizlik,

verimsizlik

gibi anlamlara gelir.

Yani:

sıkıntı:

yalnız yağmurun azlığı değil,

sonuçta:

geçim kaynaklarının azalmasıdır.

4️⃣ Kıtlık Neden İnsan Üzerinde Bu Kadar Güçlü Etki Oluşturur ❓​

Çünkü:

gıda,

su,

üretim

ve geçim:

insanın temel ihtiyaçlarıdır.

Bunlar azalınca:

toplum:

çok hızlı biçimde:

huzursuzlaşabilir.

İnsan:

bollukta:

düşünmediği şeyleri:

darlıkta:

düşünmeye başlayabilir.

5️⃣ “Belki Öğüt Alırlar” Ne Demektir ❓​

Bu ifade:

amaç olarak:

insanların:

uyanması,

düşünmesi,

yanlışından dönmesi

ihtimalini:

gösterir.

Yani sıkıntı:

burada sadece:

acı vermek için değil,

düşündürmek için

de vardır.

6️⃣ Her Sıkıntı İnsanı Daha İyi Biri Yapar mı ❓​

Hayır.

Sıkıntı:

bazı insanı:

olgunlaştırabilir.

Başka birini:

daha öfkeli,

daha katı,

daha bencil

hâle getirebilir.

Yani:

acı:

tek başına:

ahlak üretmez.

Önemli olan:

insanın acıya nasıl cevap verdiğidir.

7️⃣ Darlık İnsanları Neden Düşünmeye Sevk Edebilir ❓​

Çünkü insan:

kontrol duygusunu:

kaybedebilir.

Dün:

“Her şey benim elimde.”

diyen kişi,

bugün:

bir kuraklık,

bir ürün kaybı,

bir ekonomik kriz

karşısında:

ne kadar sınırlı olduğunu

fark edebilir.

Bu:

tevazuya:

kapı açabilir.

8️⃣ Bu Ayet Her Kuraklık İlahi Ceza Demek midir ❓​

Hayır.

Bu çok önemli bir noktadır.

A‘râf 130:

belirli bir vahiy bağlamında:

Firavun toplumuna yönelik:

belirli bir olayı

anlatır.

Bugün yaşanan:

her kuraklığı,

depremi,

seli,

ekonomik krizi

“Allah’ın şu günah yüzünden verdiği ceza”

diye kesin biçimde yorumlamak:

vahiy olmadan:

doğru değildir.

9️⃣ Modern Doğal Afetleri Dini Ceza Olarak İlan Etmek Neden Sakıncalıdır ❓​

Çünkü:

biz:

Allah’ın belirli bir olay hakkındaki:

özel hükmünü:

bilmeyebiliriz.

Doğal olayların:

meteorolojik,

jeolojik,

ekolojik

ve insan kaynaklı

nedenleri olabilir.

Bilimsel açıklama ile:

manevi düşünme:

birbirine düşman olmak zorunda değildir.

Ama:

kanıtsız şekilde ilahi niyet ilan etmek

başka bir şeydir.

🔟 Kur’an Bu Ayette Bilimsel Sebepleri Reddediyor mu ❓​

Hayır.

Bir olayın:

doğal sebepleri olması,

inanan biri açısından:

Allah’ın yaratmasıyla:

çelişmek zorunda değildir.

Kuraklığın:

iklimsel sebepleri olabilir.

Ürün kaybının:

toprak,

su,

hastalık,

yönetim

gibi sebepleri olabilir.

Ayetin amacı:

tarım bilimi anlatmak değil,

ahlaki ve manevi sonucu düşündürmektir.

1️⃣1️⃣ Bolluk da Bir Sınav Olabilir mi ❓​

Evet.

İnsan bazen:

yalnız sıkıntıyı:

imtihan zanneder.

Ama bolluk da:

imtihandır.

Soru şudur:

bolluk geldiğinde:

şükrediyor musun?

Adil oluyor musun?

Paylaşıyor musun?

Yoksa:

“Ben yaptım.”

deyip:

kibirleniyor musun?

1️⃣2️⃣ Darlık da Bir Sınav Olabilir mi ❓​

Evet.

Darlıkta:

insanın:

sabır,

dayanıklılık,

dayanışma,

adalet

ve umut

konusundaki tavrı:

ortaya çıkabilir.

Yani:

hem bolluk,

hem darlık:

insanın iç dünyasını:

gösterebilir.

1️⃣3️⃣ Firavun Toplumunun Sorunu Sadece Ekonomik miydi ❓​

Hayır.

Kur’an’ın anlatısında:

esas sorun:

zulüm,

kibir,

Hz. Musa’nın mesajını reddetme

ve güç sarhoşluğudur.

Kıtlık:

bu bağlamda:

onları:

durup düşünmeye çağıran bir uyarı

olarak anlatılır.

1️⃣4️⃣ İnsan Sıkıntı Gelince Geçmişini Sorgular mı ❓​

Evet.

Bazen:

“Nerede hata yaptık?”

sorusu:

çok kıymetlidir.

Ama dikkat gerekir.

Her sıkıntının:

doğrudan:

kişisel günaha bağlanması:

sağlıklı değildir.

Bazen:

insan yanlış yapmıştır.

Bazen:

başkasının hatasının sonucunu yaşar.

Bazen:

doğal süreç vardır.

Bu nedenle:

özeleştiri faydalı, kesin suçlama tehlikelidir.

1️⃣5️⃣ Toplumlar Krizlerden Ders Çıkarabilir mi ❓​

Evet.

Bir kriz:

topluma:

şunu sorabilir:

Kaynakları nasıl kullanıyoruz?

Adaletli miyiz?

İsraf ediyor muyuz?

Zayıfları koruyor muyuz?

Hazırlıklı mıyız?

Yönetimimiz doğru mu?

Bu sorular:

krizlerin:

ahlaki ve toplumsal derslere dönüşmesini

sağlayabilir.

1️⃣6️⃣ Krizden Ders Çıkarmak ile Krizde Suçlu Aramak Aynı Şey midir ❓​

Hayır.

Ders çıkarmak:

çözüm aramaktır.

Suçlu aramak ise:

bazen:

öfkeyi:

birinin üzerine boşaltmak

olabilir.

Sağlıklı yaklaşım:

“Bu neden oldu, neyi düzeltebiliriz?”

sorusudur.

Sadece:

“Kimin yüzünden oldu?”

demek:

yetersiz kalabilir.

1️⃣7️⃣ Darlık İnsanların Gerçek Karakterini Ortaya Çıkarabilir mi ❓​

Evet.

Kaynaklar bolken:

paylaşmak:

daha kolay olabilir.

Ama kıtlıkta:

insanın:

bencilliği,

dayanışması,

adaleti,

merhameti

daha net ortaya çıkabilir.

Bu yüzden:

krizler:

toplumların ahlaki yapısını:

daha görünür hâle getirebilir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 129. ve 130. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
İsrailoğullarının:

eziyetinin sürdüğü anlatılmıştı.

  1. ayette ise:
Firavun tarafının da:

kıtlık ve ürün eksikliğiyle:

sarsıldığı görülür.

Yani:

Firavun’un:

“Biz onların üzerinde üstünüz.”

şeklindeki güç görüntüsü:

aslında:

kırılgandır.

O da:

kuraklık,

kıtlık,

üretim düşüşü

karşısında:

sınırlıdır.

Bu:

insan gücünün:

mutlak olmadığını

bir kez daha gösterir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 130. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 130. ayet:

bolluk içinde kendini:

yenilmez sanan bir düzenin:

darlık karşısında:

ne kadar savunmasız kalabileceğini

gösterir.

Firavun:

çok güçlüdür.

Ordusu vardır.

Yönetimi vardır.

İnsanlar üzerinde:

büyük baskı gücü vardır.

Ama:

yağmuru:

emredemez.

Toprağı:

zorla verimli kılamaz.

Ürünün:

ne kadar çıkacağını:

salt otoritesiyle belirleyemez.

Bu bize:

çok önemli bir gerçeği hatırlatır:

İnsan gücü büyüyebilir; fakat insanın sınırlılığı ortadan kalkmaz.

Ayet:

“Belki öğüt alırlar.”

der.

İşte:

sıkıntının:

en önemli ihtimallerinden biri:

buradadır.

Sıkıntı:

insanı:

uyandırabilir.

Kendine:

“Ben ne yapıyorum?”

diye sordurabilir.

Bir toplum:

“Biz doğru yönetiliyor muyuz?”

diye düşünebilir.

Bir insan:

“Ben neyi yanlış yaptım?”

diye:

kendini sorgulayabilir.

Ama burada:

çok önemli bir dengeyi:

korumak gerekir.

Bu ayeti:

bugünkü her:

deprem,

kuraklık,

sel,

hastalık,

ekonomik kriz

için:

“Bu kesin Allah’ın cezasıdır.”

şeklinde kullanmak:

doğru değildir.

Firavun kıssasında:

bu olayın anlamını:

vahiy bize:

açıkça bildiriyor.

Bugün yaşanan tek tek olayların:

ilahi hikmetini:

biz:

aynı kesinlikle bilemeyebiliriz.

Bu yüzden:

bir felaket yaşayan insanlara:

“Siz bunu hak ettiniz.”

demek:

hem acımasız

hem de:

bilmediğimiz bir konuda:

Allah adına konuşmak

olabilir.

Daha sağlıklı soru:

şudur:

“Bu olaydan ne öğrenebiliriz?”

Kaynakları:

daha iyi kullanabilir miyiz?

İsrafı:

azaltabilir miyiz?

Doğayı:

daha iyi koruyabilir miyiz?

Daha hazırlıklı:

olabilir miyiz?

Yoksulu:

daha fazla koruyabilir miyiz?

Birbirimize:

daha fazla destek olabilir miyiz?

İşte:

öğüt almak:

böyle başlar.

Firavun toplumu için:

kıtlık:

bir durma ve düşünme fırsatıydı.

Ama her fırsat:

değerlendirilmez.

İnsan:

uyarı geldiğinde:

değişmek yerine:

daha da inatçılaşabilir.

Bu nedenle:

en önemli mesele:

sıkıntının gelmesi değil,

sıkıntı geldiğinde insanın neye dönüşmesidir.

Belki de A‘râf 130’un bize yönelttiği en güçlü soru şudur:

Hayat bizi sarstığında yalnız “Bu ne zaman bitecek?” diye mi soruyoruz, yoksa “Bu süreç bana neyi fark ettirmeli?” diye de düşünebiliyor muyuz?

Çünkü:

her acıya:

hazır bir açıklama bulmak:

bilgelik değildir.

Bazen bilgelik:

bilmediğimizi kabul etmek,

nedenleri araştırmak,

elimizden geleni yapmak

ve:

sıkıntıdan daha bilinçli bir insan olarak çıkmaya çalışmaktır.


“Her sıkıntıya ‘ceza’ adını vermek kolaydır; asıl zor olan, o sıkıntının karşısında neyi öğrenmemiz ve neyi düzeltmemiz gerektiğini dürüstçe sorabilmektir. İnsan darlıkta yalnız imkânını değil, karakterini de görür.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1
Geri
Üst Alt