Abese Suresi 6. Ayette “Sen Ona Yöneliyorsun” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Hz. Muhammed’in Nüfuzlu Kişilere Daha Fazla İlgi Göstermesi Neden Eleştirilmiştir
“Abese Suresi’nin altıncı ayeti, iyi niyetle yapılan bir önceliklendirmenin bile vahyin ahlâkî ölçüsüyle yeniden değerlendirilebileceğini gösterir. Hz. Muhammed nüfuzlu kişilerin İslâm’a yönelmesini faydalı görmüş olabilir; fakat vahiy, insanın değerini toplumsal etkisiyle ölçmemeyi öğretir. Hakikati gerçekten isteyen bir insan, toplumun en güçlü kişisinden daha öncelikli olabilir.”
Ersan Karavelioğlu
Abese Suresi 6. Ayet Ne Söyler
Abese Suresi’nin 6. ayetinde:
“Fe ente lehû tesaddâ.”
buyrulur.
Bu ifade genel olarak:
“Sen ona yöneliyorsun.”
veya:
“Sen onunla ilgilenmeye çalışıyorsun.”
şeklinde anlamlandırılır.
Bir önceki ayette:
“Kendisini ihtiyaçsız görene gelince…”
denilmişti.
- ayette ise Hz. Peygamber’in böyle kişilere özel ilgi göstermesi gündeme gelir.
“Tesaddâ” Ne Anlama Gelir
“Tesaddâ” kelimesi:
birine yönelmek, onunla ilgilenmek, onun işine önem vermek
anlamlarını taşır.
Burada Hz. Muhammed’in Mekke’nin ileri gelenlerinin İslâm’a yönelmesi için yoğun çaba göstermesi anlatılır.
Yani mesele sıradan bir sohbet değildir.
Peygamber:
onların hidayetiyle özellikle ilgilenmektedir.
Hz. Muhammed Neden Nüfuzlu Kişilere Yöneliyordu
Bunun anlaşılabilir bir sebebi vardır.
Toplumun ileri gelenlerinden birinin İslâm’ı kabul etmesi:
çok sayıda insanı etkileyebilirdi.
Böyle biri:
otoritesi,
ailesi,
çevresi,
ekonomik gücü
nedeniyle geniş bir kitle üzerinde etkili olabilirdi.
Bu yüzden Hz. Peygamber’in onların imanını önemli görmesi davet stratejisi açısından anlaşılabilir.
O Hâlde Bu İlgi Neden Eleştiriliyor
Çünkü vahiy sadece:
“Kim daha çok kişiyi etkiler?”
sorusuyla hareket etmez.
Başka bir ölçü daha vardır:
“Kim hakikati gerçekten istiyor?”
Abdullah b. Ümmü Mektûm öğrenmek için kendi isteğiyle gelmiştir.
Diğer kişiler ise kendilerini ihtiyaçsız görüyor olabilir.
Bu durumda samimi arayış:
toplumsal nüfuzdan daha önemli
hâle gelir.
Bu Eleştiri Hz. Peygamber’in Niyetinin Kötü Olduğunu Mu Gösterir
Hayır.
Burada kötü niyet bulunduğunu söylemek doğru olmaz.
Amaç:
İslâm’ın daha geniş kitlelere ulaşması
olabilir.
Eleştirilen şey niyetin kötülüğü değil:
önceliklendirme biçimidir.
Bu çok önemli bir ahlâk dersidir.
İyi niyet her tercihi otomatik olarak en doğru tercih hâline getirmeyebilir.
İyi Niyet Yetmez Mi
Her zaman yetmez.
Bir insan çok iyi niyetle karar verebilir ama:
yanlış öncelik belirleyebilir.
Örneğin bir öğretmen sınıfın en başarılı öğrencilerine daha fazla zaman ayırıp zorlanan öğrencileri ihmal edebilir.
Amacı sınıfın başarısını artırmak olabilir.
Ama sonuçta:
daha fazla desteğe ihtiyacı olan kişi geri planda kalabilir.
Abese 6 benzer bir ahlâkî hassasiyet öğretir.
Toplumsal Etki İle İnsan Değeri Aynı Şey Midir
Hayır.
Bir kişinin milyonlarca takipçisi olabilir.
Başka bir kişinin hiç toplumsal etkisi olmayabilir.
Bu durum:
birinin insan olarak daha değerli olduğu
anlamına gelmez.
Toplumsal etki:
sosyolojik bir güçtür.
İnsan değeri ise:
ahlâkî ve insani başka bir düzlemdedir.
Abese Suresi bu ikisini birbirinden ayırır.
Nüfuzlu İnsanlara Daha Fazla İlgi Göstermek Günümüzde De Görülür Mü
Evet.
Bir etkinliğe:
ünlü biri,
zengin biri,
yüksek makam sahibi biri
geldiğinde bütün ilgi onun üzerine kayabilir.
Aynı anda sıradan bir insanın ihtiyacı geri planda kalabilir.
Bu durum sadece dinî çevrelerde değil:
iş hayatında,
medyada,
eğitimde,
siyasette
ve günlük ilişkilerde de görülebilir.
Abese 6 bu refleksi sorgular.
İnsan Neden Güçlü Kişilere Daha Çok Yönelir
Çünkü güçlü kişi:
fayda sağlayabilir.
Kapı açabilir.
Destek verebilir.
Prestij kazandırabilir.
İnsan bazen farkında olmadan ilişkilerini:
karşılığında ne elde edebileceğine
göre düzenleyebilir.
Böylece güçlü kişiye daha nazik, güçsüz kişiye daha ilgisiz davranabilir.
Ayet bu çıkar merkezli değer sıralamasını kırar.
Hakikati Arayan Bir Kişi Neden Daha Öncelikli Olabilir
Çünkü mesajın gerçek amacı:
insanın dönüşümüdür.
Bir kişi çok nüfuzlu olabilir ama hiç dinlemeyebilir.
Başka biri toplumsal olarak sıradan olabilir ama:
bir cümleyle hayatını değiştirebilir.
Bu durumda ikinci kişiye ayrılan zaman daha verimli olabilir.
Vahiy nicelikten önce:
samimiyet ve açıklığa
dikkat çeker.

Peygamber İnsanların Hidayetinden Sorumlu Mudur
Peygamber:
mesajı ulaştırmakla
sorumludur.
Ama bir insanı zorla iman ettiremez.
Bu çok önemli bir ayrımdır.
Hz. Muhammed nüfuzlu kişilerin iman etmesini çok isteyebilir.
Fakat onların tercihinden tamamen kendisi sorumlu değildir.
Bu nedenle bir insanın hidayeti için aşırı biçimde çabalarken:
zaten öğrenmeye hazır olan başka birini ihmal etmemek
gerekir.

Bu Ayet Sonuç Odaklı Düşünceyi Eleştiriyor Mu
Belirli ölçüde evet.
Şöyle bir düşünce oluşabilir:
“Bu güçlü kişi Müslüman olursa sonuç çok büyük olur.”
Bu tamamen sonuç odaklı bir hesaplamadır.
Fakat vahiy şunu hatırlatır:
Ahlâk yalnızca büyük sonucu elde etmek değildir.
Süreçte insanlara nasıl davrandığımız da önemlidir.
Amaç iyi olsa bile:
araçlar ve öncelikler de ahlâkî olmalıdır.

Bir Kişinin Topluma Etkisi Hiç Mi Önemli Değildir
Elbette önemlidir.
Toplumda etkili bir kişinin olumlu değişimi gerçekten büyük sonuçlar doğurabilir.
Ayet bunu tamamen değersiz saymaz.
Fakat tek ölçü hâline getirmez.
Yani:
strateji önemlidir ama insan onurunun önüne geçmemelidir.
Bu denge son derece önemlidir.

Bu Ayet Dinî Davet Yapanlara Ne Öğretir
İnsanlara:
statülerine göre değil, samimiyetlerine göre
yaklaşmayı öğretir.
Davet yapan kişi sadece:
zenginlere,
ünlülere,
etkili insanlara
ulaşmayı başarı sayarsa mesajın ahlâkî ruhunu kaçırabilir.
Bazen en büyük değişim:
kimsenin tanımadığı tek bir insanın hayatında
gerçekleşebilir.

Eğitimciler Bu Ayetten Ne Öğrenebilir
Öğretmenler genellikle:
başarılı,
hızlı öğrenen,
dikkat çeken
öğrencilere daha fazla zaman ayırabilir.
Fakat sessiz bir öğrenci:
aslında öğrenmeye en istekli kişi
olabilir.
Abese 6 şu soruyu düşündürür:
Dikkatimizi en görünür olana mı, gerçekten ihtiyaç duyana mı veriyoruz?
Eğitimde adalet bazen tam da burada başlar.

Ayetin Psikolojik Mesajı Nedir
İnsan statüye karşı bilinçsiz bir çekim yaşayabilir.
Birinin:
ünvanını,
servetini,
şöhretini
öğrendiğimiz anda ona davranışımız değişebilir.
Bu psikolojik eğilim çok güçlüdür.
Abese 6 bu otomatik refleksi fark ettirir:
Bir insanın konumu, ona insanlık değeri eklemez.
Ve başka bir insanın konumsuzluğu da değerini azaltmaz.

Ayetin Felsefi Mesajı Nedir
Ayet şu temel soruyu ortaya çıkarır:
Bir insana neden değer veriyoruz?
Onun:
bize sağlayacağı fayda için mi?
Toplumdaki gücü için mi?
Yoksa:
insan olduğu ve hakikati aradığı için mi?
Bu soru yalnızca dinî davetin değil:
bütün insan ilişkilerinin
merkezindedir.
Gerçek eşitlik, insanın değerini fayda hesabından ayırabilmektir.

5. Ve 6. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette:
“Kendisini ihtiyaçsız görene gelince…”
denilir.
- ayette:
“Sen ona yöneliyorsun.”
buyrulur.
Böylece çok güçlü bir ironi ortaya çıkar.
Öğüt istemeyen kişiye:
daha fazla ilgi gösteriliyor.
Öğüt isteyen kişi ise:
geri planda kalıyor.
Sure tam da bu dengesizliği düzeltir.
Bir sonraki ayet bunu daha da açık söyleyecektir:
O kişinin arınmamasından sen sorumlu değilsin.

Sonuç: Hz. Muhammed’in Nüfuzlu Kişilere Daha Fazla İlgi Göstermesi Neden Eleştirilmiştir
Abese Suresi 6. ayette:
“Fe ente lehû tesaddâ.”
buyrulur:
“Sen ona yöneliyorsun.”
Burada Hz. Muhammed’in amacı kötü değildir.
Toplumda güçlü kişilerin İslâm’a yönelmesinin:
daha geniş bir etki oluşturacağını
düşünmüş olabilir.
Fakat vahiy daha temel bir ilke öğretir:
Bir insanın değeri, kaç kişiyi etkileyebileceğiyle ölçülmez.
Samimiyetle öğrenmek için gelen tek bir insan:
toplumun en nüfuzlu ama ilgisiz kişisinden daha önemli olabilir.
Bu nedenle Abese Suresi bize yalnızca eski Mekke’de yaşanan bir olayı anlatmaz.
Bugün de şu soruyu sorar:
Kiminle daha fazla ilgileniyoruz ve neden?
Bize fayda sağlayacak kişiye mi?
Yoksa gerçekten ihtiyacı olan kişiye mi?
Çünkü insanın ahlâkı bazen:
çok önemli insanlarla nasıl konuştuğunda değil, kimsenin önemli görmediği insana nasıl davrandığında
daha açık biçimde ortaya çıkar.
“Güçlü insana yönelmek kolaydır; çünkü onun dikkati bize bir şey kazandırabilir. Asıl ölçü, hiçbir karşılık veremeyecek bir insanın ihtiyacına da aynı ciddiyetle yaklaşabilmektir. Abese’nin uyarısı bana şunu düşündürür: İnsanların toplumsal ağırlığı farklı olabilir, fakat insanlık değerleri aynı terazide tartılmalıdır.”
Ersan Karavelioğlu