📖 Nâziât Suresi 44. Ayette “Onun Nihai Bilgisi Yalnızca Rabbine Aittir” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Kıyametin Zamanının Yalnızca Allah Tarafından

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,164
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nâziât Suresi 44. Ayette “Onun Nihai Bilgisi Yalnızca Rabbine Aittir” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Kıyametin Zamanının Yalnızca Allah Tarafından Bilinmesinin Hikmeti Nedir ❓


“Nâziât Suresi’nin kırk dördüncü ayeti, kıyamet hakkındaki bütün tarih hesaplarının önüne kesin bir sınır koyar: Onun nihai bilgisi Allah’a aittir. İnsan geleceği merak eder, takvimler kurar ve bilinmeyeni kontrol etmek ister; fakat bazı bilgiler insanın eline verilmemiştir. Buradaki asıl soru kıyametin hangi gün geleceği değil, o gün gelmeden önce insanın kendisine verilen zamanı nasıl kullandığıdır.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Nâziât Suresi 44. Ayet Ne Söyler ❓


Nâziât Suresi’nin 44. ayetinde:


“İlâ rabbike müntehâhâ.”


buyrulur.


Bu son derece kısa ifade genel olarak:


“Onun nihai bilgisi Rabbine aittir.”


veya:


“Onun son bilgisi yalnızca Rabbine varır.”


şeklinde anlamlandırılır.


Bir önceki ayette Hz. Muhammed’in kıyametin vaktini bildirmekle görevli olmadığı belirtilmişti.


  1. ayet ise bunun nedenini açıklar:

Kıyametin kesin zamanı Allah’ın bilgisindedir.


2️⃣ “İlâ Rabbike” Ne Anlama Gelir ❓


“İlâ rabbike”:


“Rabbine, senin Rabbine”


anlamına gelir.


Buradaki ifade bilgiyi doğrudan Allah’a bağlar.


Kıyametin zamanı:


insanların,


âlimlerin,


peygamberlerin


veya herhangi başka bir yaratılmışın kendi başına ulaşabileceği sıradan bir bilgi değildir.


Ayet kesin sınırı:


Allah’ın bilgisi


olarak çizer.


3️⃣ “Müntehâhâ” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


“Müntehâ” kelimesi:


son nokta, nihayet, bir şeyin ulaştığı son sınır


anlamlarını taşır.


Dolayısıyla:


“İlâ rabbike müntehâhâ”


ifadesi kıyamet bilgisinin nihai olarak Allah’a dayandığını anlatır.


Başka bir ifadeyle:


Bu konuda bilginin son durağı Allah’tır.


İnsan bundan ötesine kendi imkânıyla geçemez.


4️⃣ Kıyametin Zamanını Gerçekten Yalnızca Allah Mı Bilir ❓


Kur’an’ın genel yaklaşımında kıyametin kesin vakti:


Allah’ın bilgisine ait


olarak sunulur.


Peygamber’e kıyamet hakkında uyarı görevi verilmiştir.


Fakat kesin tarih açıklama görevi verilmemiştir.


Bu nedenle:


“Kıyametin kesin gününü biliyorum.”


iddiası Kur’an’ın bu temel yaklaşımıyla ciddi biçimde çatışır.


5️⃣ Allah Peygambere Kıyametin Tarihini Neden Bildirmemiştir ❓


Ayet bunun bütün hikmetlerini tek tek açıklamaz.


Ancak bağlamdan önemli bir sonuç çıkarılabilir:


İnsanın ihtiyacı olan şey kesin tarih değil, hazırlık bilincidir.


Peygamber:


“Şu tarihte kıyamet olacak.”


demek için değil,


“Hesap gelecektir, hayatınızı buna göre düzenleyin.”


demek için gönderilmiştir.


Vahyin önceliği takvim değil:


sorumluluktur.


6️⃣ Kıyametin Tarihi Açıklansaydı Ne Değişebilirdi ❓


İnsan psikolojisi düşünüldüğünde bazı kişiler:


“Daha çok zaman var.”


diyerek yanlışlarını erteleyebilirdi.


Örneğin kıyametin yüzyıllar sonra olacağını bilen biri:


“Benim dönemimde olmayacak.”


diyerek bütün mesajı kendisinden uzaklaştırabilirdi.


Fakat kıyamet bilinmese bile:


ölümün zamanı da bilinmez.


Bu nedenle insanın kendisine verilen bugünü ciddiye alması gerekir.


7️⃣ Kıyametin Zamanını Bilmemek Bir Eksiklik Midir ❓


Hayır.


Her bilginin insan için gerekli olması gerekmez.


Bir insan:


kendi ölüm tarihini,


gelecekte başına gelecek bütün olayları,


yarın karşılaşacağı bütün insanları


bilmeden de anlamlı bir hayat yaşayabilir.


Bazı bilinmezlikler:


insanın özgür kararlarının ve sorumluluğunun parçası


olabilir.


Asıl mesele her şeyi bilmek değil:


bildiğimiz kadarından sorumlu olmaktır.


8️⃣ İnsan Neden Bilmediği Şeyi Kabul Etmekte Zorlanır ❓


Çünkü insan zihni belirsizliği sevmez.


Bir konu bilinmiyorsa:


tahminler,


hesaplar,


teoriler


üretmeye eğilim gösterebilir.


Bu bazen bilimsel araştırmada çok değerlidir.


Fakat bazı alanlarda insanın:


“Bunu bilmiyorum.”


diyebilmesi gerekir.


Nâziât 44 bu anlamda büyük bir bilgi tevazusu öğretir.


9️⃣ Kıyamet Tarihi Hesaplayanların Temel Sorunu Nedir ❓


Sorun yalnızca hesaplarının yanlış çıkma ihtimali değildir.


Daha temel sorun şudur:


Kur’an’ın Allah’a bıraktığı kesin bilgiyi:


insanın kendi hesabıyla kesinleştirdiğini iddia etmek.


Bir kişi:


harf sayılarından,


sayısal şifrelerden,


astronomik olaylardan


veya başka yöntemlerden yola çıkarak tahminde bulunabilir.


Fakat bunu:


“Kesin kıyamet tarihi budur.”


şeklinde sunmak çok farklı bir iddiadır.


🔟 Numeroloji İle Kıyametin Tarihi Bulunabilir Mi ❓


Kur’an’ın bu ayetindeki açık ilke açısından kıyametin kesin tarihini numerolojik yöntemlerle belirlediğini iddia etmek için sağlam bir temel yoktur.


Harflerin rakamsal karşılıklarından veya çeşitli sayı örüntülerinden:


kesin kıyamet günü


çıkarmak güvenilir bir yöntem olarak görülemez.


Çünkü ayetin mesajı insanı tam tersine şuraya yöneltir:


Kesin zaman bilgisi Allah’a aittir.


1️⃣1️⃣ Kıyametin Bilinmemesi İmtihanla Nasıl İlişkilidir ❓


İnsan bütün sonuçları önceden açıkça bilmeden seçim yapar.


Eğer:


cehennem gözünün önünde,


cennet gözünün önünde,


kıyamet tarihi takviminde


olsaydı insanın tercih ortamı bugünkünden çok farklı olabilirdi.


Dünya hayatının önemli özelliklerinden biri:


gayba rağmen sorumluluk taşımaktır.


İnsan her şeyi görmeden de doğruyu seçmeye çağrılır.


1️⃣2️⃣ Kıyametin Tarihi Yerine Neden Ölüm Gerçeği Düşünülmelidir ❓


Çünkü kıyamet tarihini bilmesek de şu gerçeği biliyoruz:


Her insan ölecektir.


Bir kişi kıyametin milyon yıl sonra olacağını varsaysa bile kendi dünya hayatının çok daha erken sona ereceği kesindir.


Bu nedenle kişisel açıdan temel soru:


“Dünya ne zaman bitecek?”


kadar:


“Benim dünyadaki sürem ne kadar?”


sorusudur.


Ve onun da kesin cevabını bilmiyoruz.


1️⃣3️⃣ Ayet İnsan Bilgisinin Sınırını Nasıl Gösterir ❓


İnsan olağanüstü miktarda bilgiye ulaşabilir.


Atomları inceleyebilir.


Galaksileri gözlemleyebilir.


Genleri çözebilir.


Geçmişin izlerini araştırabilir.


Fakat bütün bunlar:


insan bilgisinin sınırsız olduğunu


göstermez.


Nâziât 44 çok temel bir düşünce ortaya koyar:


Bazı gerçeklerin nihai bilgisi insanın erişim alanının dışındadır.


Bilgelik bazen sınırı bilmekle başlar.


1️⃣4️⃣ Bilmemek İmanla Çelişir Mi ❓


Hayır.


İman:


her ayrıntıyı bilmek


anlamına gelmez.


Bir insan kıyametin:


kesin saatini,


nasıl başlayacağının bütün fiziksel ayrıntılarını,


ahiret âleminin bütün mekanizmalarını


bilmeyebilir.


Ama kıyametin geleceğine inanabilir.


Dolayısıyla dinî inanç ile:


bütün ayrıntılara sahip olmak


aynı şey değildir.


1️⃣5️⃣ Ayet Peygamberin Konumunu Nasıl Belirler ❓


Bu ayet peygamber ile Allah arasındaki sınırı bir kez daha açık tutar.


Peygamber:


uyarıcıdır.


Allah:


gaybın nihai bilgisine sahip olandır.


Peygamber vahyi aktarır.


Fakat vahyin sahibi değildir.


Allah’ın bildirmediği bir konuda:


mutlak bilgi sahibiymiş gibi davranmaz.


Bu durum peygamberlik anlayışının tevhide dayalı yapısını gösterir.


1️⃣6️⃣ Ayetin Psikolojik Mesajı Nedir ❓


İnsan kontrol edemediği geleceğe çok fazla zihinsel enerji harcayabilir.


Sürekli:


“Ne olacak?”


diye düşünür.


Fakat geleceğin her ayrıntısını bilemediği hâlde:


bugünkü davranışlarını


kontrol edebilir.


Kıyametin zamanını bilemez.


Ama:


yalan söylememeyi,


adaletli davranmayı,


kırdığı insandan özür dilemeyi,


iyilik yapmayı


bugün seçebilir.


Ayet dikkati bilinmeyenden:


sorumlu olduğumuz alana


çekebilir.


1️⃣7️⃣ Ayetin Felsefi Mesajı Nedir ❓


Nâziât 44 şu büyük soruyu gündeme getirir:


İnsan bilginin sahibi midir, yoksa bilgiye sınırlı ölçüde ulaşan bir varlık mıdır?


İnsan çoğu şeyi öğrenebilir.


Ama her şeyi bilemez.


Bu gerçeği kabul etmek:


cehaleti övmek


değildir.


Tam tersine gerçek bilgi ahlâkıdır.


Bilmediğini bilmek, bildiğini sanmaktan daha değerlidir.


Ve bazen en doğru cevap:


“Bunun bilgisi bende değil.”


olabilir.


1️⃣8️⃣ 42, 43 Ve 44. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓


  1. ayette insanlar:

“Kıyamet ne zaman?”


diye sorar.


  1. ayette Peygamber’e:

“Sen nerede, onun vaktini bildirmek nerede?”


denilir.


  1. ayette ise:

“Onun nihai bilgisi Rabbine aittir.”


buyrulur.


Üç ayet birlikte son derece net bir cevap oluşturur:


Soru: Ne zaman?


Cevap: Peygamber bunun kesin tarihini bilmekle görevlendirilmemiştir.


Nihai bilgi: Allah’a aittir.



Bundan sonra sure yeniden insanın asıl sorumluluğuna dönecektir:


uyarılmaya ve hazırlanmaya.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Kıyametin Zamanının Yalnızca Allah Tarafından Bilinmesinin Hikmeti Nedir ❓


Nâziât Suresi 44. ayette:


“İlâ rabbike müntehâhâ.”


buyrulur:


“Onun nihai bilgisi Rabbine aittir.”


Bu kısa ayet çok önemli sınırlar belirler.


Kıyametin:


kesin tarihini Peygamber belirlemez.


İnsanlar belirleyemez.


Numerolojik hesaplar onu kesinleştiremez.


Gayb hakkında kişisel tahminler:


Allah’ın bilgisine eşit hâle getirilemez.


Fakat ayetin en derin mesajı yalnızca:


“Kıyametin tarihini bilemezsiniz.”


değildir.


Daha önemli soru şudur:


Bilmediğimiz tarih karşısında ne yapacağız?


İnsan iki şekilde yaşayabilir.


Birincisi:


“Tarihi bilmiyorum, o hâlde düşünmeyeyim.”


İkincisi:


“Tarihi bilmiyorum, o hâlde bana verilen zamanı daha dikkatli kullanayım.”


Nâziât’ın yönlendirdiği tutum ikincisine daha yakındır.


Çünkü insanın görevi:


geleceğin gizli takvimini çözmek değil, bugünün açık sorumluluğunu yerine getirmektir.


Belki ayetin bıraktığı en büyük bilgelik de budur:


Her şeyi bilmek zorunda değiliz; fakat bildiğimiz doğrulara göre yaşamak zorundayız.


“Kıyametin zamanını bilmemek insan için eksik bilgi olabilir; fakat nasıl yaşaması gerektiğini bilip bunu ertelemek çok daha büyük bir eksikliktir. Nâziât’ın ‘Onun nihai bilgisi Rabbine aittir’ sözü bana şunu düşündürür: Bilmediğimiz geleceğin peşinde koşarken, bize verilmiş bugünün sorumluluğunu kaybetmemeliyiz.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt