📖 Nâziât Suresi 45. Ayette “Sen Ancak Ondan Korkan Kimseleri Uyaran Birisin” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Peygamberin Kıyamet Konusundaki Asıl Görev

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,166
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nâziât Suresi 45. Ayette “Sen Ancak Ondan Korkan Kimseleri Uyaran Birisin” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Peygamberin Kıyamet Konusundaki Asıl Görevi Nedir ❓


“Nâziât Suresi’nin kırk beşinci ayeti, peygamberlik görevinin sınırını son derece açık biçimde gösterir: Peygamber kıyametin tarihini açıklamak için değil, onun sorumluluğunu insanlara hatırlatmak için gönderilmiştir. Uyarının değeri geleceğin takvimini vermesinde değil, insan henüz değiştirebilecekken ona yönünü yeniden düşünme fırsatı sunmasındadır.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Nâziât Suresi 45. Ayet Ne Söyler ❓


Nâziât Suresi’nin 45. ayetinde:


“İnnemâ ente münziru men yahşâhâ.”


buyrulur.


Bu ifade genel olarak:


“Sen ancak ondan korkan kimseleri uyaran birisin.”


şeklinde anlamlandırılır.


Önceki ayetlerde insanlar:


“Kıyamet ne zaman?”


diye soruyordu.


Kur’an ise kıyametin kesin zamanının Allah’a ait olduğunu belirttikten sonra Peygamber’in asıl görevini açıklar:


Uyarmak.


2️⃣ “İnnemâ” Kelimesi Neden Önemlidir ❓


“İnnemâ” Arapçada:


sınırlama ve vurgu


anlamı taşır.


Türkçede:


“ancak, sadece”


gibi ifadelerle karşılanabilir.


Bu nedenle ayette:


“Sen ancak bir uyarıcısın.”


denilmesi Peygamber’in görevini açık biçimde sınırlar.


O:


kıyameti gerçekleştiren değildir.


Tarihini belirleyen değildir.


İnsanları zorla inandıran değildir.



Görevi:


mesajı ulaştırmak ve uyarmaktır.


3️⃣ “Münzir” Ne Anlama Gelir ❓


“Münzir”:


uyaran, yaklaşan tehlikeye karşı önceden haber veren kişi


anlamına gelir.


Buradaki uyarı yalnızca korkutmak değildir.


Gerçek bir uyarının amacı:


zarar gerçekleşmeden önce insanın davranışını değiştirmesini sağlamaktır.


Bir kişi uçurumun kenarına doğru yürüyorsa:


“Dur!”


demek ona düşmanlık değil, iyilik olabilir.


Peygamberlik uyarısı da bu anlamda anlaşılabilir.


4️⃣ Peygamberin Asıl Görevi Nedir ❓


Nâziât 45 bağlamında Peygamber’in kıyametle ilgili temel görevi:


insanlara onun geleceğini bildirmek ve hesap konusunda uyarmaktır.


Yani:


“Kıyametin tarihi şudur.”


demek değil,


“Kıyamet ve hesap gerçektir; hayatınızı buna göre değerlendirin.”


demektir.


Bu ayrım surenin son bölümünün temel mesajlarından biridir.


5️⃣ Peygamber İnsanları Zorla İnandırabilir Mi ❓


Hayır.


Kur’an’ın genel yaklaşımında peygamber:


tebliğ eder, açıklar, uyarır ve müjdeler.


Fakat insanın kalbindeki inancı zorla meydana getirme gücüne sahip değildir.


İnsan:


dinleyebilir,


reddedebilir,


düşünebilir



ve tercih yapabilir.


Böylece iman ahlâkî bir tercih anlamı kazanır.


6️⃣ “Men Yahşâhâ” Ne Anlama Gelir ❓


“Men yahşâhâ” ifadesi:


“ondan haşyet duyan, kıyametin sorumluluğunu ciddiye alan kimse”


anlamını taşır.


Buradaki “haşyet” yalnızca korkuya indirgenmemelidir.


Daha önce de gördüğümüz gibi:


bilgiyle birleşmiş derin saygı, farkındalık ve sorumluluk


anlamı taşır.


Yani uyarı özellikle:


onu ciddiye almaya açık olan insanda


etki oluşturur.


7️⃣ Peygamber Herkesi Uyarıyorsa Neden Ayette “Korkana” Deniliyor ❓


Çünkü mesaj herkese ulaşabilir fakat herkes mesajdan aynı şekilde yararlanmaz.


Bir insan uyarıyı duyar ve:


“Bunun benim hayatımla ilgisi var.”


der.


Başka biri aynı sözleri duyar ve:


“Beni ilgilendirmiyor.”


diyebilir.


Uyarının ulaştırılması genel olabilir.


Ama uyarıdan faydalanmak, insanın iç tutumuyla bağlantılıdır.


8️⃣ Aynı Uyarı İnsanlarda Neden Farklı Sonuçlar Doğurur ❓


Çünkü insanlar yalnızca bilgi bakımından değil:


niyet, kibir, korku, umut ve değerleri bakımından da


farklıdır.


Firavun mucizeyi görmüş fakat reddetmiştir.


Başka biri çok daha küçük bir işaretten derin bir ders çıkarabilir.


Bu durum şunu düşündürür:


Gerçeği görmek yalnızca göz meselesi değildir; bazen insanın onu görmeye hazır olup olmadığı da önemlidir.


9️⃣ Uyarı İle Korkutmak Aynı Şey Midir ❓


Her zaman değil.


Korkutmak insanı yalnızca dehşete düşürmeyi amaçlayabilir.


Uyarı ise:


tehlikeyi bildirip korunma yolu göstermeyi


amaçlar.


Kur’an’ın kıyamet anlatıları da yalnızca:


“Korkun!”


demekle kalmaz.


Aynı zamanda:


tevbe, iyilik, adalet, nefsi kontrol ve sorumluluk


gibi yollar gösterir.


Yani uyarının yanında çıkış kapısı da vardır.


🔟 Kıyamet Uyarısının Amacı İnsan Hayatını Değiştirmek Midir ❓


Evet.


Eğer kıyamet anlatısı yalnızca gelecekte olacak bir felaketi öğrenmekten ibaret olsaydı ahlâkî etkisi sınırlı kalırdı.


Asıl amaç:


bugünkü davranışı değiştirmektir.


İnsan hesap vereceğine inanıyorsa:


zulümden sakınabilir,


haksız kazancı reddedebilir,


nefsini kontrol edebilir,


başkalarının hakkına daha fazla dikkat edebilir.


Böylece gelecek hakkındaki bilgi:


bugünkü ahlâka


dönüşür.


1️⃣1️⃣ Peygamber Neden Kıyametin Tarihiyle Değil Uyarısıyla Görevlendirilmiştir ❓


Çünkü tarih bilgisi tek başına insanı kurtarmaz.


Bir kişi kıyametin:


tam gününü ve saatini


bilse bile kötü yaşamayı seçebilir.


Ama uyarının anlamını kavrayan kişi tarihi bilmeden de:


hayatını değiştirebilir.


Bu nedenle vahyin önceliği:


merakı tatmin etmek değil, insanı dönüştürmektir.


1️⃣2️⃣ Peygamberlik Bir Kehanet Kurumu Mudur ❓


Kur’anî anlamda peygamberliği yalnızca:


gelecekte olacak olayları tahmin eden bir kehanet sistemi


gibi görmek doğru değildir.


Peygamberin temel görevi:


Allah’tan aldığı vahyi insanlara iletmek, ahlâkî ve dinî rehberlik yapmak, uyarmak ve müjdelemektir.


Gayba ilişkin bildikleri de:


kendilerine vahyedildiği ölçüdedir.


Peygamber kendiliğinden sınırsız gayb bilgisine sahip değildir.


1️⃣3️⃣ İnsan Neden Uyarılmaya İhtiyaç Duyar ❓


Çünkü insan:


unutabilen bir varlıktır.


Ölümü bilir ama unutmuş gibi yaşayabilir.


Haksızlığın kötü olduğunu bilir fakat çıkarı ortaya çıktığında bunu görmezden gelebilir.


Hayatın geçici olduğunu bilir ama sahip olduklarının sonsuza kadar kalacağını hissedebilir.


Bu nedenle hatırlatma tekrar edilir.


Uyarı:


bilmediğimiz şeyi öğretmek kadar, bildiğimiz fakat unuttuğumuz şeyi yeniden hatırlatmak


için de gereklidir.


1️⃣4️⃣ Uyarıyı Kabul Etmek İçin Korkmak Şart Mıdır ❓


Buradaki haşyet yalnızca korkudan çok daha geniştir.


İnsan:


gerçeği ciddiye alıyorsa,


hesap verebilir olduğunu biliyorsa,


kendisini mutlak görmüyorsa,


uyarıya açık hâle gelir.


Bu nedenle “korkmak” ifadesini:


dehşet içinde yaşamak


şeklinde değil,


sorumluluğun ağırlığını fark etmek


şeklinde anlamak daha doğru olabilir.


1️⃣5️⃣ Uyarıcıya Değil Uyarının İçeriğine Bakmak Neden Önemlidir ❓


İnsan bazen kendisine yapılan uyarıyı:


“Bunu bana kim söylüyor?”


diyerek reddedebilir.


Oysa daha temel soru:


“Söylenen doğru mu?”


olmalıdır.


Bir uyarı hoşumuza gitmeyebilir.


Ama rahatsız edici olması yanlış olduğu anlamına gelmez.


Peygamberlerin mesajları da çoğu zaman toplumların rahat düzenlerini sorguladığı için dirençle karşılaşmıştır.


1️⃣6️⃣ Ayetin Psikolojik Mesajı Nedir ❓


İnsan çoğu zaman hoşuna giden bilgiyi kabul etmeye daha yatkındır.


Hoşuna gitmeyen uyarıyı ise:


küçümseyebilir,


erteleyebilir,


uyarıcı kişiyi suçlayabilir.


Bu psikolojik eğilim bugün de görülebilir.


Nâziât 45 şu soruyu düşündürür:


Bir gerçeği reddetmemizin sebebi gerçekten yanlış olması mı, yoksa bize değiştirmemiz gereken bir şeyi hatırlatması mı?


1️⃣7️⃣ Ayetin Felsefi Mesajı Nedir ❓


Ayet insanın özgürlüğü ile sorumluluğu arasındaki ilişkiyi gösterir.


Peygamber:


uyarır.


Ama seçim:


insana bırakılır.


Bu durumda insan ne tamamen bilgisiz bırakılmıştır ne de zorla yönlendirilmiştir.


Önünde:


bilgi ve tercih


vardır.


Ahlâkî sorumluluk da tam burada doğar:


Uyarıyı duyduktan sonra ne yaptın?


1️⃣8️⃣ 42’den 45. Ayete Kadar Kıyamet Sorusu Nasıl Cevaplanmıştır ❓


  1. ayette insanlar:

“Kıyamet ne zaman?”


diye sorar.


  1. ayette:

Peygamber’in onun zamanını bildirmekle görevli olmadığı


açıklanır.


  1. ayette:

kıyametin nihai bilgisinin Allah’a ait olduğu


bildirilir.


  1. ayette ise:

Peygamber’in asıl görevinin uyarmak olduğu


söylenir.


Böylece soru tamamen yön değiştirmiştir:


“Ne zaman?”


sorusundan:


“Bu bilgi karşısında ne yapacaksın?”


sorusuna.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Peygamberin Kıyamet Konusundaki Asıl Görevi Nedir ❓


Nâziât Suresi 45. ayette:


“İnnemâ ente münziru men yahşâhâ.”


buyrulur:


“Sen ancak ondan haşyet duyan kimseleri uyaran birisin.”


Bu ayet peygamberlik görevine son derece açık bir sınır koyar.


Hz. Muhammed’in görevi:


kıyametin kesin tarihini hesaplamak değildir.


İnsanlara takvim vermek değildir.


Onları zorla iman ettirmek değildir.


Asıl görevi:


uyarmaktır.


Çünkü kıyametin tarihini bilmek insanın merakını giderebilir.


Ama kıyametin anlamını kavramak:


hayatını değiştirebilir.


Bu nedenle Nâziât Suresi insanın sürekli sorduğu:


“Ne zaman?”


sorusunu yavaş yavaş başka bir soruya dönüştürür:


“Hazır mısın?”


Belki bütün kıyamet anlatılarının insan için en önemli noktası da budur.


Dünyanın ne zaman sona ereceğini bilmeyebiliriz.


Kendi hayatımızın ne zaman sona ereceğini de bilmiyoruz.


Ama bugün:


nasıl yaşayacağımızı seçebiliyoruz.


Ve uyarının gerçek değeri, geleceğin sırrını çözmesinde değil:


gelecek gelmeden önce insanın bugünkü yönünü değiştirebilmesindedir.


“Bir uyarıcının görevi felaketin saatini söylemekten önce, insanın felakete doğru yürüdüğünü fark ettirmektir. Nâziât’ın Peygamber’i ‘uyarıcı’ olarak tanımlaması bana şunu düşündürür: Bazen ihtiyacımız olan şey geleceğin bütün ayrıntılarını bilmek değil, bildiğimiz gerçeklere göre bugün yönümüzü değiştirecek cesareti göstermektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt