📖 Abese Suresi 3. Ayette “Ne Bilirsin, Belki O Arınacaktı” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Bir İnsanın Manevî Değerini Dış Görünüşünden Neden Bilemeyiz

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,172
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Abese Suresi 3. Ayette “Ne Bilirsin, Belki O Arınacaktı” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Bir İnsanın Manevî Değerini Dış Görünüşünden Neden Bilemeyiz ❓


“Abese Suresi’nin üçüncü ayeti, insan hakkında verdiğimiz hızlı hükümlere güçlü bir itirazdır: ‘Ne bilirsin, belki o arınacaktı.’ Toplum bir insanın kıyafetini, makamını, bedenini ve imkânlarını görebilir; fakat kalbinin içinde hangi arayışın bulunduğunu göremez. Bazen dışarıdan sıradan görünen bir insan, hakikate en açık kişi olabilir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Abese Suresi 3. Ayet Ne Söyler ❓


Abese Suresi’nin 3. ayetinde:


“Ve mâ yudrîke leallehû yezzekkâ.”


buyrulur.


Bu ifade genel olarak:


“Ne bilirsin, belki o arınacaktı.”


şeklinde anlamlandırılır.


Bir önceki ayette Hz. Peygamber’in yanına görme engelli Abdullah b. Ümmü Mektûm’un geldiği belirtilmişti.


Şimdi vahiy çok önemli bir soru yöneltir:


Onun bu görüşmeden nasıl yararlanacağını sen nereden bilebilirsin?


2️⃣ “Ve Mâ Yudrîke” Ne Anlama Gelir ❓


“Ve mâ yudrîke” ifadesi:


“Sana ne bildirir, sen nereden bilebilirsin?”


anlamına gelir.


Bu ifade insan bilgisinin sınırını hatırlatır.


İnsan karşısındaki kişinin:


görünüşünü,


sosyal statüsünü,


konuşmasını


görebilir.


Ama onun iç dünyasında:


hangi değişimin gerçekleşebileceğini kesin olarak bilemez.


3️⃣ “Leallehû” Kelimesi Neden Önemlidir ❓


“Leallehû”:


“belki o…”


anlamına gelir.


Bu küçük kelime büyük bir ihtimali açar.


Abdullah b. Ümmü Mektûm’un bu görüşmeden:


manevî olarak çok büyük bir kazanç sağlayabileceği


hatırlatılır.


İnsan bazen sonucu önceden bildiğini sanarak bir kişiyi geri plana atabilir.


Ayet ise:


“Belki senin küçük gördüğün fırsat onun hayatını değiştirecek.”


düşüncesini ortaya koyar.


4️⃣ “Yezzekkâ” Ne Anlama Gelir ❓


“Yezzekkâ” kelimesi:


arınmak, temizlenmek, manevî olarak gelişmek


anlamlarını taşır.


Burada fiziksel temizlikten değil:


kalbin, davranışların ve insanın iç dünyasının arınmasından


söz edilir.


İnsan:


yanlış düşüncelerinden,


kötü alışkanlıklarından,


ahlâkî kusurlarından


uzaklaşarak daha iyi bir insan hâline gelebilir.


5️⃣ Abdullah b. Ümmü Mektûm Neden Arınmaya Daha Yakın Olabilir ❓


Çünkü o kendi isteğiyle Hz. Peygamber’in yanına gelmiştir.


Bir şey öğrenmek istemektedir.


Bu son derece önemli bir göstergedir.


İnsan:


“Bana öğret.”


diyebiliyorsa, kendi bilgisinin eksikliğini kabul etmiş demektir.


Bu tevazu ise öğrenmenin ve değişmenin en önemli başlangıçlarından biridir.


6️⃣ Mekke’nin İleri Gelenleriyle Abdullah Arasındaki Fark Neydi ❓


Mekke’nin ileri gelenlerinin:


toplumsal gücü


daha fazlaydı.


Abdullah b. Ümmü Mektûm’un ise:


öğrenme isteği


daha belirgindi.


Kur’an burada insanın değer ölçüsünü değiştirir.


Soru:


“Kim daha güçlü?”


değil,


“Kim gerçeğe daha açık?”


hâline gelir.


Bu son derece önemli bir ahlâkî değişimdir.


7️⃣ Bir İnsanın Manevî Değerini Dış Görünüşünden Anlayabilir Miyiz ❓


Hayır.


İnsan çok güzel giyinebilir ama kötü niyetli olabilir.


Başka biri:


yoksul,


engelli,


toplumda tanınmayan


bir insan olabilir fakat son derece dürüst ve samimi yaşayabilir.


Dış görünüş bize insan hakkında bazı bilgiler verebilir.


Ama:


kalbin ahlâkî değerini kesin biçimde göstermez.


8️⃣ Zenginlik Manevî Üstünlük Anlamına Gelir Mi ❓


Hayır.


Servet:


ekonomik bir durumdur.


Manevî değer ise:


insanın karakteri ve ahlâkî yönelişiyle


ilgilidir.


Zengin bir insan çok iyi biri olabilir.


Fakir bir insan kötü davranabilir.


Tam tersi de mümkündür.


Dolayısıyla:


para ile ahlâk arasında zorunlu bir üstünlük ilişkisi yoktur.


Abese Suresi tam da bu sosyal yanılgıyı kırar.


9️⃣ Fakirlik De Otomatik Manevî Üstünlük Sağlar Mı ❓


Hayır.


Ayetin mesajını tersine çevirip:


“Fakir olan her zaman daha iyidir.”


demek de doğru olmaz.


Kur’an’ın ölçüsü:


servet veya yoksulluk değil, insanın hakikate ve ahlâka yaklaşımıdır.


Bu nedenle doğru yaklaşım:


zengini zengin olduğu için yüceltmemek,


fakiri fakir olduğu için küçümsememek


veya tam tersini yapmamaktır.


🔟 Fiziksel Engel İnsanın Manevî Değerini Azaltır Mı ❓


Kesinlikle hayır.


Abdullah b. Ümmü Mektûm’un görme engelli olması onun:


aklını,


öğrenme isteğini,


imanını,


ahlâkî değerini


azaltmaz.


Ayetin tam merkezine böyle bir kişinin yerleştirilmesi bunun güçlü göstergesidir.


İnsanın bedenindeki bir sınırlılık:


insanlığındaki eksiklik


anlamına gelmez.


1️⃣1️⃣ İnsanlar Neden Dış Görünüşe Göre Hızlı Hüküm Verir ❓


Çünkü dış görünüş:


hemen görülebilir.


İç dünya ise zaman ister.


İnsan beyni hızlı değerlendirme yapmak için:


kıyafet,


yaş,


meslek,


konuşma biçimi,


fiziksel görünüm


gibi işaretleri kullanabilir.


Bu günlük yaşamda pratik olabilir.


Ama sorun, bu ilk izlenimleri:


kesin ahlâkî hükme


dönüştürdüğümüzde başlar.


1️⃣2️⃣ İlk İzlenimler Bizi Yanıltabilir Mi ❓


Evet.


Bir insan ilk görüşmede sessiz olabilir.


Biz onu:


soğuk


sanabiliriz.


Belki utangaçtır.


Başka biri son derece etkileyici konuşabilir.


Biz onu:


çok güvenilir


sanabiliriz.


Fakat zamanla bunun doğru olmadığını görebiliriz.


Abese 3 adeta:


“Bir insan hakkında son hükmü çok erken verme.”


der.


1️⃣3️⃣ “Belki Arınacaktı” Eğitim Açısından Ne Öğretir ❓


Öğretmen bir öğrencinin geleceğini önceden kesin bilemez.


Bugün:


başarısız,


ilgisiz


veya geride görünen bir öğrenci,


doğru destekle yıllar sonra çok başarılı olabilir.


Bu nedenle eğitimde:


“Bundan bir şey olmaz.”


cümlesi son derece tehlikeli olabilir.


Abese’nin “belki”si insana:


her insanın değişim ihtimaline alan bırakmayı


öğretir.


1️⃣4️⃣ İnsan Değişebilir Mi ❓


Evet.


İnsanın karakteri tamamen sabit olmak zorunda değildir.


İnsan:


yanlışını fark edebilir,


yeni bilgiler öğrenebilir,


alışkanlıklarını değiştirebilir,


tövbe edebilir,


daha merhametli veya daha disiplinli hâle gelebilir.


Bu nedenle bir insanı geçmişindeki tek bir davranışa kilitlemek de adil olmayabilir.


İnsan değişme kapasitesi taşıyan bir varlıktır.


1️⃣5️⃣ Ayet Umut Kavramını Nasıl Güçlendirir ❓


“Belki o arınacaktı” ifadesi:


değişim ihtimaline kapıyı açık bırakır.


Henüz sonuç belli değildir.


Fakat ihtimal vardır.


Bu insan için büyük bir umut mesajıdır.


Bugün:


yanlışları olan,


ahlâkî açıdan zorlanan,


hayatını düzeltmek isteyen


bir insan yarın farklı olabilir.


İnsan kendisini:


“Ben böyleyim, değişemem.”


diye mahkûm etmemelidir.


1️⃣6️⃣ Ayetin Psikolojik Mesajı Nedir ❓


İnsanlar birbirlerini kategorilere ayırmayı sever.


Başarılı.


Başarısız.


Zengin.


Fakir.


Engelli.


Güçlü.


Zayıf.


Fakat kategori, insanın tamamı değildir.


Bir insanın önünde:


henüz gerçekleşmemiş büyük bir gelecek


bulunabilir.


Abese 3 bize:


bir insanı yalnızca şu anki görüntüsüyle dondurmamayı


öğretir.


1️⃣7️⃣ Ayetin Felsefi Mesajı Nedir ❓


Ayet şu çok derin soruyu ortaya çıkarır:


Bir insanın gerçek değerini kim bilebilir?


Biz çoğu zaman yalnızca:


görünen kısmı


biliriz.


İnsanın:


gizli niyetlerini,


iç mücadelelerini,


gelecekte kim olacağını


tam olarak bilemeyiz.


Bu nedenle ahlâkî tevazu gereklidir:


İnsanlar hakkında değerlendirme yapabiliriz ama onların bütün hakikatini bildiğimizi sanmamalıyız.


1️⃣8️⃣ 1, 2 Ve 3. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓


  1. ayette:

“Yüzünü ekşitti ve döndü.”


  1. ayette:

“Yanına görme engelli biri geldi diye.”


  1. ayette:

“Ne bilirsin, belki o arınacaktı.”


Böylece olayın asıl ahlâkî noktası ortaya çıkar.


Sorun sadece yüz ifadesi değildir.


Sorun:


hangi insana daha fazla değer verileceğine ilişkin insanî tahmindir.


Vahiy bu tahmini sorgular:


Belki toplumda önemsiz gördüğün kişi, mesajdan en fazla yararlanacak kişidir.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Bir İnsanın Manevî Değerini Dış Görünüşünden Neden Bilemeyiz ❓


Abese Suresi 3. ayette:


“Ve mâ yudrîke leallehû yezzekkâ.”


buyrulur:


“Ne bilirsin, belki o arınacaktı.”


Bu ayet yalnızca Abdullah b. Ümmü Mektûm hakkında değildir.


İnsanların birbirini nasıl değerlendirdiği konusunda evrensel bir ölçü taşır.


Biz bir insana bakıp:


zenginliğini,


yoksulluğunu,


engelliliğini,


kıyafetini,


mesleğini,


makamını


görebiliriz.


Ama:


kalbinde hangi arayışın başladığını göremeyiz.


Bugün sıradan gördüğümüz insan yarın çok büyük bir değişim yaşayabilir.


Bugün çok güçlü görünen kişi ise hakikate tamamen kapalı kalabilir.


Bu nedenle insanın gerçek değeri:


bize ne kadar etkileyici göründüğünden çok, hakikate ne kadar açık olduğuyla


ilişkilidir.


Belki Abese 3’ün insana yönelttiği en önemli soru şudur:


Bugün hayatımızda, hakkında çok hızlı hüküm verdiğimiz için gerçek değerini göremediğimiz biri var mı?


Çünkü bazen insanı görmek:


ona bakmaktan çok daha fazlasıdır.


“Bir insanın kıyafetini birkaç saniyede görebiliriz; kalbini ise yıllarca tanısak bile bütünüyle bilemeyebiliriz. Abese’nin ‘Ne bilirsin, belki o arınacaktı’ sözü bana her insan hakkında bir ihtimal payı bırakmayı öğretir. Çünkü bugün sıradan gördüğümüz biri, yarın kendi hayatının en büyük dönüşümünü yaşayabilir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt