Abese Suresi 4. Ayette “Yahut Öğüt Alacak Ve Bu Öğüt Kendisine Fayda Verecekti” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Bir Söz Bir İnsanın Hayatını Nasıl Değiştirebilir
“Abese Suresi’nin dördüncü ayeti, doğru zamanda söylenen bir sözün küçümsenmemesi gerektiğini hatırlatır. İnsan bazen tek bir cümleyi duyar ve yıllardır taşıdığı bir düşünce değişir. Öğüt her zaman büyük bir kalabalığı dönüştürmek zorunda değildir; bazen tek bir insanın kalbine ulaşması bile büyük bir sonuç doğurabilir.”
Ersan Karavelioğlu
Abese Suresi 4. Ayet Ne Söyler
Abese Suresi’nin 4. ayetinde:
“Ev yezzekkeru fe tenfeahü’z-zikrâ.”
buyrulur.
Bu ifade genel olarak:
“Yahut öğüt alacak ve bu öğüt kendisine fayda verecekti.”
şeklinde anlamlandırılır.
Bir önceki ayette:
“Ne bilirsin, belki o arınacaktı.”
denilmişti.
Şimdi ikinci ihtimal eklenir:
Belki verilen öğüt onun hayatında gerçek bir fayda oluşturacaktı.
“Yezzekkeru” Ne Anlama Gelir
“Yezzekkeru” kelimesi:
hatırlamak, öğüt almak, düşünüp kendine gelmek
anlamlarını taşır.
Burada insanın daha önce hiç bilmediği bir bilgiyi öğrenmesinden fazlası vardır.
Bazen insan doğruyu bilir fakat unutur.
Öğüt:
unutulan doğruyu yeniden bilincin önüne çıkarabilir.
Bu nedenle dinî öğüt çoğu zaman yalnızca bilgi vermek değil:
hatırlatmaktır.
“Zikrâ” Ne Anlama Gelir
“Zikrâ” kelimesi:
öğüt, hatırlatma, bilinç uyandıran söz
anlamlarına gelir.
Bu kelimenin önemli yönü şudur:
Öğüt, insanın üzerinde zorlayıcı bir güç kullanmaz.
Ona:
hatırlatır.
Son kararı yine insan verir.
Bu açıdan öğüt:
özgür iradeye hitap eden bir çağrıdır.
“Tenfeahü” Ne Anlama Gelir
“Tenfeahü”:
“ona fayda verir”
anlamındadır.
Demek ki her bilgi sadece bilinmek için değildir.
Bazı bilginin asıl değeri:
insanın hayatını değiştirmesinde
ortaya çıkar.
Bir insan yüzlerce doğru cümle duyabilir.
Ama yalnızca bir tanesi onun davranışını değiştirirse, o söz gerçek anlamda:
faydalı bilgiye
dönüşmüş olabilir.
Abdullah b. Ümmü Mektûm Hangi Öğüdü Arıyordu
Klasik anlatıya göre Abdullah b. Ümmü Mektûm Hz. Peygamber’e:
dinî bilgi öğrenmek ve kendisine öğüt verilmesini istemek
için gelmiştir.
Yani zorla getirilmemiştir.
Kendi isteğiyle aramaktadır.
Bu önemlidir.
Çünkü öğüdün fayda vermesi için çoğu zaman insanın içinde:
öğrenmeye açık bir alan
bulunması gerekir.
Öğrenmek İsteyen Bir İnsan Neden Çok Değerlidir
Çünkü öğrenmeye açık kişi:
kendi eksikliğini kabul etmiştir.
“Her şeyi biliyorum.” diyen insana yeni bir şey anlatmak çok zordur.
Ama:
“Bana öğret.”
diyebilen biri değişime hazırdır.
Bu yüzden Abese Suresi toplumun nüfuzlu fakat ilgisiz kişileriyle, samimiyetle öğrenmeye gelen bir insan arasında çok önemli bir fark ortaya koyar.
Hakikate açıklık, sosyal güçten daha değerlidir.
Bir Söz Gerçekten Bir İnsanın Hayatını Değiştirebilir Mi
Evet.
İnsan hayatında bazen:
bir öğretmenin sözü,
bir arkadaşın uyarısı,
bir kitapta okunan cümle,
bir ayet,
bir nasihat
çok büyük değişim başlatabilir.
Söz birkaç saniye sürer.
Ama insan onu yıllarca düşünebilir.
Bu nedenle bir sözün etkisini:
uzunluğuyla ölçmek
yanlış olabilir.
Neden Bazı Sözler Unutulurken Bazıları Yıllarca Hatırlanır
Çünkü sözün etkisi yalnızca kelimelerde değildir.
Aynı zamanda:
insanın o anki ihtiyacında
da yatar.
Bir cümle yanlış zamanda duyulduğunda etkisiz kalabilir.
Ama insanın zihninin ve kalbinin hazır olduğu anda duyulduğunda:
hayatının dönüm noktası
olabilir.
Abese 4 tam da böyle bir ihtimali önemser:
Belki o öğüt fayda verecekti.
Öğüdün Faydalı Olması İçin Nasıl Söylenmesi Gerekir
Öğüt:
aşağılamadan,
kibirlenmeden,
insanı küçük düşürmeden
verilmelidir.
Bir insan doğru şeyi yanlış üslupla söylediğinde karşısındaki kişi savunmaya geçebilir.
Ama saygıyla söylenen bir söz:
düşünme kapısı
açabilir.
Bu nedenle yalnızca:
ne söylediğimiz
değil,
nasıl söylediğimiz
de önemlidir.
Her Öğüt Herkese Fayda Verir Mi
Hayır.
Aynı sözü iki insan duyabilir.
Biri:
derinden etkilenir.
Diğeri:
hiç önemsemez.
Çünkü öğüdün sonucu yalnızca konuşana bağlı değildir.
Dinleyenin:
niyeti,
hazırlığı,
kibri,
tecrübeleri
ve iç dünyası da önemlidir.
Bu nedenle insan iyi bir sözü söyleyebilir ama onun kesin sonucunu kontrol edemez.

İnsan Neden Bazen Doğru Öğüde Direnir
Çünkü öğüt bazen kişinin:
değişmesi gereken bir yönünü
gösterir.
İnsan değişmek istemiyorsa doğru söz rahatsız edici olabilir.
Örneğin:
“Haksızlık yaptın.”
sözü egoyu incitebilir.
Bu durumda kişi söylenen şeyin doğruluğuna bakmak yerine:
“Bunu bana nasıl söylersin?”
diye tepki verebilir.
Böylece mesaj yerine egosunu savunmaya başlar.

Bir Öğüt Neden Hemen Etki Etmeyebilir
Çünkü bazı sözlerin etkisi zaman içinde ortaya çıkar.
İnsan o anda reddeder.
Aylar sonra yaşadığı bir olay o sözü hatırlatır.
Yıllar sonra:
“O zaman bana söylenen doğruymuş.”
diyebilir.
Bu nedenle bir öğüdün etkisini hemen görmemek:
hiçbir fayda sağlamadığı
anlamına gelmeyebilir.
Bazı sözler zihinde tohum gibi bekler.

Bir İnsanın Hayatını Değiştirmek İçin Büyük Bir Konuşma Şart Mıdır
Hayır.
Bazen tek cümle yeterlidir.
“Ben sana inanıyorum.”
Bir insanın kendine güvenini değiştirebilir.
“Yanlış yaptın ama düzeltebilirsin.”
Birini umutsuzluktan çıkarabilir.
“Bu yaptığın başkasına zarar veriyor.”
Bir davranışı sorgulatabilir.
Sözün büyüklüğü kelime sayısında değil:
insanda bıraktığı etkidedir.

Öğüt Vermek İle Yargılamak Arasında Ne Fark Vardır
Öğüt:
iyileşme ihtimalini açık bırakır.
Yargılama ise çoğu zaman:
kişiyi tek bir hatasına kilitler.
Öğüt:
“Bu davranış yanlış, değiştirebilirsin.”
der.
Yargılama:
“Sen zaten kötü bir insansın.”
diyebilir.
Abese’nin yaklaşımı değişme ihtimalini önemser.
Çünkü daha önce:
“Belki arınacaktı.”
denilmişti.
İnsan değişebiliyorsa ona verilen söz de umut taşımalıdır.

Öğüt Veren Kişi Sonucu Kontrol Etmeye Çalışmalı Mıdır
Hayır.
İnsan öğüdü sunabilir.
Ama karşısındaki kişinin:
ne zaman ve nasıl değişeceğini
tam olarak kontrol edemez.
Bu durum özellikle peygamberlik görevinde önemlidir.
Peygamber:
mesajı ulaştırır.
Ama insanların hepsini zorla dönüştürmez.
Bu, Abese Suresi’nin ilerleyen ayetlerinde de görülecek önemli bir ilkedir.

Ayetin Eğitim Açısından Mesajı Nedir
Bir öğretmen bazen:
“Bu öğrenci zaten anlamaz.”
diye düşünebilir.
Fakat Abese 4 buna karşı güçlü bir ihtimal bırakır:
Belki öğüt ona fayda verecek.
Bu nedenle eğitimde öğrenciyi önceden silmek tehlikelidir.
Bir öğretmenin yıllarca unutacağı sıradan bir cümle:
öğrencinin hayatında unutulmaz bir cümle
olabilir.
Eğitim bazen etkisini öğretmenin hiç görmediği bir gelecekte gösterir.

Ayetin Psikolojik Mesajı Nedir
İnsan davranışları yalnızca büyük olaylarla değişmez.
Bazen küçük bir farkındalık:
bütün düşünce zincirini
değiştirebilir.
Bir insan:
“Neden böyle davranıyorum?”
sorusunu ilk kez duyduğunda kendisini sorgulamaya başlayabilir.
Bu sorgulama daha sonra:
farkındalığa,
karara,
alışkanlık değişimine
dönüşebilir.
Büyük dönüşümlerin başlangıcı bazen çok küçük bir cümledir.

3. Ve 4. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette:
“Ne bilirsin, belki o arınacaktı.”
denilir.
- ayette:
“Yahut öğüt alacak ve öğüt kendisine fayda verecekti.”
buyrulur.
İki ayet birlikte Abdullah b. Ümmü Mektûm’un neden önemli olduğunu açıklar.
O:
değişmeye açık olabilir.
Öğrenmeye açık olabilir.
Sözü hayata dönüştürebilir.
Bu nedenle toplumdaki makamı değil:
mesajdan yararlanma ihtimali
öne çıkar.

Sonuç: Bir Söz Bir İnsanın Hayatını Nasıl Değiştirebilir
Abese Suresi 4. ayette:
“Ev yezzekkeru fe tenfeahü’z-zikrâ.”
buyrulur:
“Yahut öğüt alacak ve bu öğüt kendisine fayda verecekti.”
Bu ayet bize çok önemli bir gerçeği hatırlatır:
Hiçbir samimi öğüt küçümsenmemelidir.
Çünkü biz bir sözün nereye ulaşacağını bilemeyiz.
Belki birkaç saniyelik bir cümle:
bir insanın yanlışından dönmesine,
bir alışkanlığını bırakmasına,
birine özür dilemesine,
hayatının yönünü değiştirmesine
sebep olabilir.
Ve belki daha da önemlisi:
Biz karşımızdaki insanın o söze ne kadar hazır olduğunu da bilemeyiz.
Toplumda çok büyük görünen bir kişi hiçbir şey almayabilir.
Sessiz, sıradan veya görünmez görünen biri ise tek bir cümleyi ömür boyu taşıyabilir.
Bu yüzden Abese 4 yalnızca öğüt alan insana değil, öğüt veren kişiye de büyük bir sorumluluk yükler:
Doğru sözü küçümseme.
Karşındaki insanı küçümseme.
Sonucu hemen görmediğin için vazgeçme.
Çünkü bazen bir insanın hayatında başlayan en büyük değişimin ilk cümlesini söylemiş olabiliriz ve bunu hiçbir zaman öğrenmeyebiliriz.
“Bir söz birkaç saniye sürer ama bir ömür yaşayabilir. Söyleyen kişi onu unutabilir; duyan kişi ise yıllarca içinde taşıyabilir. Abese’nin ‘öğüt ona fayda verecekti’ sözü bana şunu düşündürür: İnsanlara söylediğimiz iyi ve doğru sözlerin hangi kalpte nasıl bir gelecek başlatacağını hiçbir zaman tam olarak bilemeyiz.”
Ersan Karavelioğlu