📖 Nahl Suresi 57. Ayette “Allah’a Kızlar İsnat Ediyorlar; O Bundan Münezzehtir, Kendilerine İse Arzuladıkları Şeyleri Ayırıyorlar” İfadesi

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
53,671
2,736,298
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nahl Suresi 57. Ayette “Allah’a Kızlar İsnat Ediyorlar; O Bundan Münezzehtir, Kendilerine İse Arzuladıkları Şeyleri Ayırıyorlar” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“Nahl Suresi 56. ayette insanların Allah’ın verdiği rızıktan, gerçekte haklarında bilgi sahibi olmadıkları sahte kutsallıklara pay ayırmaları ve Allah adına uydurdukları şeylerden sorgulanacakları bildirilmişti. 57. ayet bu çelişkinin başka bir boyutunu ortaya çıkarır: ‘Allah’a kızlar isnat ediyorlar; O bundan münezzehtir. Kendilerine ise arzuladıkları şeyleri ayırıyorlar.’ Ayetin hedefi kız çocuklarını küçümsemek değildir; tam tersine, kız çocuklarını kendileri için değersiz gören bir toplumun aynı şeyi Allah’a isnat etmesindeki çifte standardı ve teolojik tutarsızlığı teşhir etmektir. Allah’ın çocuk sahibi olması zaten tevhid açısından reddedilir; ayrıca Allah erkeklik, dişilik, soy ve nesep gibi yaratılmışlara ait özelliklerden münezzehtir.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Nahl Suresi 57. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin Arapçası şöyledir:

وَيَجْعَلُونَ لِلَّهِ الْبَنَاتِ سُبْحَانَهُ وَلَهُم مَّا يَشْتَهُونَ

Okunuşu:

“Ve yec‘alûne lillâhi’l-benâti subhânehû ve lehum mâ yeştehûn.”

Genel anlamı:

“Allah’a kızlar isnat ediyorlar. O bundan münezzehtir. Kendilerine ise arzuladıkları şeyleri ayırıyorlar.”

Ayet, İslam öncesi Arap toplumunda bazı müşrik çevrelerde bulunan melekleri Allah’ın kızları sayma anlayışını eleştirir. Aynı toplumda erkek çocuk tercih edilirken kız çocuklarının değersiz görülmesi de yaygın bir sosyal problem hâline gelmişti.

Kur’an burada çok güçlü bir çelişkiyi gösterir:

Kendin için istemediğini neden Allah’a isnat ediyorsun?

Ancak ayetin daha temel mesajı şudur: Allah’ın zaten çocuğu yoktur.

2️⃣ “Allah’a Kızlar İsnat Ediyorlar” İfadesinin Tarihsel Arka Planı Nedir ❓​

Bazı Arap müşrik toplulukları melekleri Allah’ın kızları olarak tasavvur ediyordu.

Bu düşüncenin hangi gruplarda ne ölçüde bulunduğu tarihsel ayrıntılarda farklılaşabilir; fakat Kur’an çeşitli ayetlerde bu anlayışı açıkça eleştirir.

Melekler Allah’ın yarattığı kullardır.

Onlar:

Allah’ın çocukları değildir.

Allah’ın akrabaları değildir.

Allah’la biyolojik bağ taşımazlar.

Dolayısıyla ayet hem meleklerin ilahlaştırılmasını hem de Allah’a nesep isnat edilmesini reddeder.

3️⃣ Allah’ın Çocuğu Olabilir mi ❓​

İslam’ın tevhid anlayışına göre hayır.

Çocuk sahibi olmak yaratılmış canlıların üreme ve neslin devamı düzeniyle ilgilidir.

İnsan:

Doğar.

büyür.

evlenebilir.

çocuk sahibi olabilir.

Allah ise yaratılmış biyolojik bir varlık değildir.

O:

Doğmaz.

doğurmaz.

neslin devamına ihtiyaç duymaz.

yalnızlıktan kurtulmak için aile kurmaz.

Bu nedenle Allah’a çocuk isnadı, Allah’ı yaratılmışların özellikleriyle düşünmek anlamına gelir.

Tevhid tam da bunu reddeder.

4️⃣ Ayette Neden Özellikle “Kızlar” Zikrediliyor ❓​

Çünkü dönemin toplumsal çelişkisi özellikle burada görünür hâle geliyordu.

Bazı insanlar:

Kendileri için erkek çocuk arzuluyor.

Kız çocuk doğduğunda utanıyor.

Ama aynı zamanda:

Melekleri Allah’ın kızları sayıyordu.

Kur’an bu çifte standardı ortaya çıkarıyor.

Yani ayet:

“Kız çocukları değersizdir.”

demiyor.

Tam tersine:

“Sizin değersiz gördüğünüz şeyi Allah’a isnat etmeniz nasıl bir tutarsızlıktır?”

diye soruyor.

Bu ayrım çok önemlidir.

5️⃣ Bu Ayet Kız Çocuklarını Aşağılıyor mu ❓​

Hayır.

Ayetin bağlamını tersinden okumamak gerekir.

Kur’an, sonraki ayetlerde kız çocuğu haberi geldiğinde yüzü kararan ve utanç yaşayan insan tipini açık biçimde eleştirir.

Dolayısıyla Nahl 57:

Kız çocuklarını değersizleştirmiyor.

Kız çocuklarını değersizleştiren toplumsal zihniyeti teşhir ediyor.

Ayetin eleştirisi:

“Kız kötü olduğu için Allah’a kız isnat etmeyin.”

değildir.

Asıl eleştiri:

“Allah’a zaten çocuk isnat edilemez; ayrıca kendi çifte standardınıza bakın.”

şeklindedir.

6️⃣ “Subhânehû” Yani “O Bundan Münezzehtir” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette:

“Subhânehû”

ifadesi geçer.

Bu:

“Allah bundan uzaktır, bundan münezzehtir, O’na böyle eksiklikler isnat edilemez.”

anlamı taşır.

“Subhanallah” dediğimizde de Allah’ı:

Eksiklikten.

yaratılmış özelliklerden.

yanlış isnatlardan.

tenzih ederiz.

Burada Allah’ın:

Çocuk sahibi olması.

cinsiyet taşıması.

nesebe ihtiyaç duyması.

reddedilir.

Allah yaratılmışlara benzemez.

7️⃣ Allah Erkek midir ❓​

Hayır.

Bu konu çok önemlidir.

Allah:

Erkek değildir.

Kadın değildir.

Cinsiyet sahibi değildir.

Çünkü cinsiyet:

Biyolojik ve yaratılmış varlıklara ait bir özelliktir.

Arapçada Allah için dilbilgisel olarak eril zamir kullanılması, Allah’ın biyolojik olarak erkek olduğu anlamına gelmez.

Dillerde gramatik cinsiyet ile biyolojik cinsiyet aynı şey değildir.

Bu nedenle:

“Allah erkek olduğu için ‘O’ deniliyor.”

gibi bir çıkarım doğru değildir.

Allah cinsiyetten münezzehtir.

8️⃣ Allah’a “Baba” Demek İslam Açısından Doğru mudur ❓​

İslamî tevhid açısından Allah’a biyolojik veya gerçek anlamda “baba” isnadı doğru değildir.

Çünkü baba olmak:

Nesep.

doğurma.

soy ilişkisi.

içerir.

Allah böyle bir ilişkiye muhtaç değildir.

Başka dinlerde “baba” kelimesi farklı teolojik ve mecazî anlamlarda kullanılabilir. Bu inançları aktarırken adil olmak gerekir; onların kendi anlayışlarını yanlış temsil etmemek önemlidir.

Fakat İslam’ın kendi öğretisi açısından:

Allah yaratıcıdır, baba değildir.

Bu teolojik farklılık düşmanlık anlamına gelmez.

9️⃣ Hristiyanlıktaki “Tanrı’nın Oğlu” İnancı Bu Ayetle Aynı Şey midir ❓​

Doğrudan birebir aynı tarihsel inanç değildir.

Nahl 57’nin yakın bağlamı özellikle melekleri Allah’ın kızları sayan müşrik anlayışla ilgilidir.

Hristiyanlığın İsa hakkındaki “Oğul” öğretisi kendi teolojik sistemi içinde farklı şekilde açıklanır ve biyolojik çocuk anlamıyla sınırlandırılmaz.

İslam ise yine de:

Allah’ın çocuğu olmadığı.

İsa’nın Allah’ın kulu ve elçisi olduğu.

tevhidin bölünemeyeceği.

görüşündedir.

Dolayısıyla farklı inançları doğru temsil etmek gerekir.

Teolojik anlaşmazlık, karşı tarafın inancını karikatürleştirme hakkı vermez.

🔟 Melekler Neden Allah’ın Kızları Sayılamaz ❓​

Çünkü melekler yaratılmış varlıklardır.

Allah onları yaratmıştır.

Yaratılmış olmak:

Çocuk olmakla aynı şey değildir.

Bir insan bir bina yapar.

Bina onun çocuğu olmaz.

Allah’ın yaratması elbette insan yapımına benzemez; fakat temel ayrım anlaşılabilir:

Yaratıcı ile yaratılan arasında biyolojik nesep ilişkisi yoktur.

Meleklerin:

Allah’a itaat etmeleri.

Allah’ın emirlerini yerine getirmeleri.

onları Allah’ın çocukları değil kulları yapar.

1️⃣1️⃣ Ayetteki Çifte Standart Nedir ❓​

Ayetin çok güçlü sosyal eleştirisi şudur:

Bazı insanlar:

Erkek çocuğu kendileri için değerli görüyor.

Kız çocuğu kendileri için istemiyor.

Sonra Allah’a:

“Kızları vardır.”

diyor.

Kur’an burada onların kendi değer yargılarını kendilerine karşı çeviriyor:

Kendin için değersiz saydığını neden Allah’a yakıştırıyorsun?

Bu, onların inançlarının ne kadar çelişkili olduğunu göstermek için kullanılan güçlü bir retoriktir.

Ama Kur’an bununla yetinmez; sonraki ayetlerde kız çocuğuna yönelik toplumsal utancı doğrudan eleştirir.

1️⃣2️⃣ Erkek Çocuk Tercih Etmek Yanlış mıdır ❓​

Bir insanın kişisel olarak:

“Oğlum olsa güzel olur.”

veya:

“Kızım olsa çok sevinirim.”

gibi bir arzusu olabilir.

Bu tek başına ahlaki problem değildir.

Sorun:

Kız çocuğunu değersiz görmek.

erkek çocuğa daha fazla insanlık değeri vermek.

miras, eğitim veya sevgi konusunda ayrımcılık yapmak.

kız doğduğu için anneye baskı uygulamak.

gibi davranışlardır.

Tercih ile ayrımcılık aynı şey değildir.

Ancak tercih, çocuğun değerini belirlemeye başladığında ciddi problem ortaya çıkar.

1️⃣3️⃣ Kız Çocuğunun Doğumundan Anne Sorumlu mudur ❓​

Hayır.

Modern biyoloji açısından çocuğun biyolojik cinsiyetinin belirlenmesinde sperm hücresinin taşıdığı kromozomal kombinasyon belirleyicidir.

Dolayısıyla:

“Kız doğurdu.”

diye kadını suçlamak bilimsel olarak da anlamsızdır.

Ama daha temelde:

Bir çocuğun kız veya erkek doğması nedeniyle annenin suçlanması zaten ahlaken yanlıştır.

Anne:

“Neden erkek doğurmadın?”

diye aşağılanamaz.

Bu, hem bilgi hem adalet bakımından hatalıdır.

1️⃣4️⃣ Kız Çocuğunu Daha Az Değerli Görmek İslam’la Bağdaşır mı ❓​

Hayır.

İnsan değeri erkek veya kadın olmakla ölçülmez.

Bir kız çocuğu:

Aklı.

kişiliği.

yeteneği.

onuru.

bakımından erkek çocuktan daha düşük bir insan değildir.

Kur’an’ın genel ahlakında insan:

Sorumluluğu.

takvası.

adaleti.

ahlakı.

üzerinden değerlendirilir.

Bu nedenle aile içinde:

Erkek çocuğa eğitim verip kıza vermemek.

erkeği sevip kızı sürekli küçümsemek.

kızın bütün hayatını yalnız cinsiyetinden dolayı değersiz görmek.

Kur’an’ın bu ayetlerde eleştirdiği zihniyetle benzer bir ayrımcılık üretebilir.

1️⃣5️⃣ Bu Ayet Günümüzdeki Cinsiyet Ayrımcılığına Ne Söyler ❓​

Ayet doğrudan modern toplumsal cinsiyet politikaları üzerine yazılmış bir metin değildir; fakat cinsiyete dayalı değer hiyerarşisini eleştiren güçlü bir bağlama sahiptir.

Bugün de bazı ailelerde:

“Oğlan soyumuzu sürdürür.”

“Kız zaten evlenip gider.”


gibi anlayışlar görülebilir.

Bu düşünceler:

Kızın eğitimine daha az yatırım yapılmasına.

miras konusunda baskıya.

özgürlüğünün gereksiz yere kısıtlanmasına.

yol açabilir.

Nahl 57’nin bağlamı insanı şu soruya götürür:

Neden bir çocuğun değeri cinsiyetine göre değişsin?

1️⃣6️⃣ “Soyu Erkek Çocuk Sürdürür” Düşüncesi Ne Kadar Doğrudur ❓​

Bu daha çok toplumsal ve kültürel bir kabuldür.

Biyolojik açıdan çocuk hem annesinden hem babasından genetik miras alır.

Aile adı bazı toplumlarda babadan devam edebilir.

Ama bu hukuki veya kültürel bir sistemdir; insanın gerçek biyolojik değerini belirlemez.

Bir kız:

Ailesinin değerlerini taşıyabilir.

anne-babasına bakabilir.

aile tarihini sürdürebilir.

topluma büyük katkı sunabilir.

Dolayısıyla:

“Erkek çocuk varlığın devamıdır, kız değildir.”

gibi mutlak söylemler biyolojik ve ahlaki bakımdan aşırı genellemedir.

1️⃣7️⃣ Allah’a İnsan Özellikleri Vermek Neden Tehlikelidir ❓​

Çünkü insan Allah’ı kendisine benzetmeye başlayabilir.

Allah için:

Cinsiyet.

beden.

nesep.

biyolojik ihtiyaç.

uyku.

yaşlanma.

gibi yaratılmış özellikler düşünmek tevhid anlayışını bozar.

Allah:

İnsan değildir.

Dev bir insan değildir.

Gökyüzünde yaşayan erkek bir varlık değildir.

Allah’ın isim ve sıfatları vardır; fakat bunlar yaratılmışların özellikleriyle birebir aynı mahiyette düşünülmez.

Bu nedenle “Subhânehû” ifadesi teolojik açıdan çok önemlidir:

Allah’ı yaratılmışlara benzeten eksikliklerden tenzih eder.

1️⃣8️⃣ Nahl Suresi 56 ve 57. Ayetler Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓​

Nahl 56’da insanlar:

Allah’ın verdiği rızıktan.

bilgi sahibi olmadıkları sahte kutsallıklara pay ayırıyor.

ve Allah adına uydurduklarından sorgulanıyordu.

Nahl 57’de ise başka bir uydurma gösteriliyor:

Allah’a kız çocukları isnat etmek.

Böylece iki ayet ortak bir probleme işaret eder:

Allah hakkında delilsiz konuşmak.

Birinde ekonomik-dinî uygulama uyduruluyor.

Diğerinde Allah’ın mahiyeti hakkında yanlış nispet kuruluyor.

Bir sonraki ayet olan Nahl Suresi 58. ayette, bu çifte standardın toplumsal yüzü çok çarpıcı biçimde anlatılacak ve şöyle buyurulacaktır: “Onlardan birine kız çocuğu müjdelendiğinde yüzü kapkara kesilir ve öfkeyle dolar.” Bu ayeti ele alırken özellikle kız çocuğu haberinin neden utanç sayıldığı, ‘yüzünün kapkara kesilmesi’ ifadesinin deyimsel anlamı, bunun ten rengi veya ırkla ilgili olmadığı, kız çocuklarına yönelik ayrımcılığın psikolojisi, babanın kız çocuğundan utanmasının eleştirisi ve modern dünyadaki cinsiyet seçimi baskıları üzerinde dikkatle durmak gerekecektir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Nahl Suresi 57. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Nahl Suresi 57. ayet kısa olmasına rağmen hem tevhid hem de toplumsal ahlak açısından son derece güçlüdür.

İlk mesaj açıktır:

Allah’ın çocuğu yoktur.

Allah:

Erkek değildir.

Kadın değildir.

Baba değildir.

Biyolojik soy ilişkisine sahip değildir.

Çünkü bütün bunlar yaratılmış varlıkların özellikleridir.

Allah yaratıcıdır.

Bu nedenle:

“Allah’ın kızları.”

fikri yalnız yanlış bir nesep iddiası değil, Allah’ın mahiyetini yaratılmışlara benzetme problemidir.

Ayetin:

“Subhânehû.”

yani:

“O bundan münezzehtir.”

demesi tam olarak bunu vurgular.

Nahl 57’nin başka büyük mesajı insanın Allah hakkında kendi kültürel kalıplarını üretmemesidir.

İnsan kendi toplumunda:

Erkeği güçlü.

kadını zayıf.

sayabilir.

Sonra aynı sosyal kalıbı Allah tasavvuruna taşıyabilir.

Bu büyük hatadır.

Allah insan toplumunun cinsiyet hiyerarşisine tabi değildir.

Allah’ı:

Erkek kral.

göksel baba.

biyolojik ata.

gibi düşünmek İslam tevhidinde doğru değildir.

Yaratıcı, yaratılmış toplumun kategorileri içine hapsedilemez.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı cinsiyetçi çifte standardın teşhir edilmesidir.

Bir insan:

“Kız benim için değersiz.”

diyor.

Sonra:

“Allah’ın kızları var.”

diyor.

Kur’an:

“Kendin için istemediğini Allah’a mı ayırıyorsun?”

diye bu mantığı yüzüne vuruyor.

Bu, son derece güçlü bir retorik yöntemdir.

Fakat burada dikkat edilmesi gereken şey şudur:

Kur’an onların:

“Kız değersizdir.”

ön kabulünü onaylamıyor.

Tam tersine sonraki ayetlerde bu anlayışın ne kadar çirkin bir toplumsal sonuç ürettiğini gösterecek.

Kız çocuklarının aşağılanması, eleştirilen zihniyettir; ayetin görüşü değildir.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı bir çocuğun değerinin cinsiyetinden bağımsız olmasıdır.

Bir bebeğin dünyaya geldiğini düşünelim.

Henüz hiçbir başarı göstermedi.

Hiçbir hata yapmadı.

Onun değerini:

“Erkek olduğu için daha değerli.”

veya:

“Kız olduğu için daha az değerli.”

diye belirlemek ne kadar adildir?

Çocuğun:

İnsanlık onuru.

sevgi ihtiyacı.

eğitim hakkı.

korunma hakkı.

cinsiyete göre azalıp çoğalmaz.

Bu nedenle ailede:

“Oğlan bizim gururumuz.”

deyip kız çocuğunu sürekli ikinci plana atmak, onun psikolojisinde yıllarca süren yara bırakabilir.

Çocuklar anne-babanın ayrımcılığını çok erken fark eder.

Bir çocuğa verilen sevgi, onun cinsiyet ödülü olmamalıdır.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı kız çocuğu doğduğu için kadının suçlanmasının saçmalığıdır.

Bu anlayış bugün bile bazı toplumlarda yaşayabiliyor.

Kadına:

“Yine kız doğurdun.”

denebiliyor.

Sanki kadın tek başına çocuğun biyolojik cinsiyetini seçiyormuş gibi.

Bilimsel olarak bu anlayış yanlıştır.

Ahlaken de yanlıştır.

Ama belki en önemlisi şu:

Çocuğun kız olması zaten suç değildir ki suçlusu aransın.

Sorunun kendisi:

“Neden erkek olmadı?”

şeklinde kuruluyorsa önce bu varsayımı sorgulamak gerekir.

Kız çocuğu bir başarısızlık değildir.

Bir insan doğmuştur.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı erkek çocuğun da aile egosunun nesnesine dönüştürülmemesidir.

Bazı aileler oğlunu:

“Soyumu sürdürecek.”

“Benim ismimi yaşatacak.”


diye sahiplenebilir.

Çocuk, anne-babanın egosunu sonsuza kadar devam ettirecek proje değildir.

Erkek çocuk da:

Kendi kişiliği.

kendi hayatı.

kendi tercihleri.

olan bir insandır.

Aynı şekilde kız da aile namusunun taşınacağı bir nesne değildir.

Çocuklar anne-babanın mülkü değil, sorumluluğundaki insanlardır.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı Allah’ın cinsiyet üstü oluşunu doğru anlamaktır.

“Cinsiyet üstü” derken:

Allah’ın erkek ve kadının karışımı olduğu.

veya üçüncü bir biyolojik cinsiyet olduğu.

kastedilmez.

Bunların tamamı yaratılmışların kategorileridir.

Allah bu kategorilere dahil değildir.

Arapçada kullanılan zamirler dilbilgisinin gereğidir.

Bir dilin grameri:

Allah’ın biyolojisini belirlemez.

Bu nedenle:

“Allah neden erkek zamiriyle anılıyor?”

sorusu, dilbilgisel yapı ile ontolojik gerçeklik arasındaki fark açıklanarak cevaplanmalıdır.

Gramatik eril, biyolojik erkeklik demek değildir.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı Allah’a yakın olan varlıkların bile Allah’ın çocukları olmamasıdır.

Melekler Allah’a çok yakın kulluk konumunda tasvir edilebilir.

Ama:

Yakınlık = akrabalık değildir.

Allah’a kullukta yüksek derece:

İlahlık değildir.

Bu, insanlar için de önemlidir.

Bir peygamber Allah’a çok yakın olabilir.

Ama Allah olmaz.

Bir veli Allah’a yakın olabilir.

Ama Allah’ın parçası olmaz.

Bir melek çok yüce olabilir.

Ama Allah’ın çocuğu olmaz.

Yücelik ile ilahlık arasındaki sınır tevhidde korunur.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı Allah’a çocuk isnadını sevgi diliyle meşrulaştırmamak gerektiğidir.

İnsan:

“Çocuk sevginin sembolüdür; Allah da sevgidir, neden çocuğu olmasın?”

diyebilir.

Ama insan sevgisi biyolojik ve sosyal ihtiyaçlarla şekillenir.

Allah’ın sevgisi bizim eksikliklerimize bağlı değildir.

Allah:

Yalnız kalmaz.

nesil devamına ihtiyaç duymaz.

mirasçı aramaz.

Dolayısıyla insan aile yapısını Allah’a birebir taşımak doğru değildir.

İlâhî sevgi için biyolojik aile ilişkisi gerekli değildir.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı kız çocuklarına karşı modern biçimlerde devam eden ayrımcılığı fark etmektir.

Bugün kız çocuğu doğduğu için bebeğini diri diri gömmek gibi uygulamalar pek çok yerde yoktur.

Ama ayrımcılık farklı biçimler alabilir.

Örneğin:

Oğlan üniversiteye gönderilir.

Kız:

“Nasıl olsa evlenecek.”

diye okutulmaz.

Oğlana yatırım yapılır.

Kızın yetenekleri önemsenmez.

Aile malı konusunda kız baskı altında bırakılır.

Kızın başarıları küçümsenir.

Bunların hepsi farklı toplumsal yapılarda görülebilir.

Zihniyet değişmezse biçim değişse bile ayrımcılık devam edebilir.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı kadın ile erkek arasında insanlık değerini ayırmamaktır.

Bu, kadın ile erkek arasında hiçbir biyolojik veya toplumsal fark yoktur demek değildir.

İnsanlar farklı olabilir.

Ama farklı olmak:

Değer bakımından aşağı olmak.

anlamına gelmez.

Bir insan fiziksel olarak daha güçlü olabilir.

Diğeri başka bir alanda daha yeteneklidir.

Bunlar insan onurunu belirlemez.

Eşit insanlık değeri, her insanın aynı özelliklere sahip olması demek değildir.

Bu ayrımı korumak gerekir.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı cinsiyet üzerinden Allah adına kurallar üretirken dikkatli olmaktır.

Bir toplum kendi geleneğini:

“Allah kadın için bunu istiyor.”

diye sunabilir.

Ama gerçekten ilahî delil var mı?

Yoksa:

Kültür.

aile geleneği.

toplumsal alışkanlık.

mı?

Nahl 56’da Allah adına uydurma eleştirilmişti.

Nahl 57’de yanlış Allah tasavvuru eleştiriliyor.

Bu iki ayeti birlikte okuduğumuzda güçlü bir ilke çıkıyor:

Kültürel önyargını Allah’ın hükmü gibi sunma.

Bu özellikle kadın ve erkek rolleri konuşulurken çok önemlidir.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı din adına kadın düşmanlığı üretmemektir.

Bir insan bazı yanlış kültürel anlatıları din zannedebilir.

Kadını:

Aklen değersiz.

ahlaken daha aşağı.

doğuştan problem.

gibi görebilir.

Bu tür genellemeler hem insan gerçekliğini hem de Kur’an’ın bütünsel ahlakını çarpıtabilir.

Kadın da:

İman eder.

düşünür.

öğrenir.

ahlaki sorumluluk taşır.

iyi veya kötü davranabilir.

Erkek için de aynısı geçerlidir.

Cinsiyet, ahlakın otomatik göstergesi değildir.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı erkek üstünlüğünün otomatik dinî gerçek gibi sunulmamasıdır.

Bir toplum tarih boyunca erkek merkezli olabilir.

Bu tarihsel gerçek olabilir.

Ama:

“Tarih boyunca böyleydi, demek Allah katında erkek insan olarak daha değerlidir.”

sonucu çıkmaz.

Tarih:

Adaleti de göstermiştir.

Zulmü de.

Köleliği de.

Savaşları da.

Bir uygulamanın eski olması onun ahlaken doğru olduğunu kanıtlamaz.

Tarihsel yaygınlık, ilahî onay değildir.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı çocuğun cinsiyetini bir “başarı” veya “başarısızlık” gibi görmemektir.

Bazen baba:

“Oğlum oldu.”

diye kendisini başarılı hissedebilir.

Kız olduğunda ise hayal kırıklığı yaşayabilir.

Ama çocuğun cinsiyetini baba kendi iradesiyle üretmedi.

Bu nedenle:

“Başardım.”

veya:

“Başaramadım.”

dili bile yanlış bir psikolojik çerçeve oluşturabilir.

Çocuk:

Ailenin prestij projesi değil.

yaşayan insandır.

Asıl soru:

“Bu çocuğu nasıl iyi yetiştiririz?”

olmalıdır.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı insanın kendisi için istediğini Allah’a ölçü yapmamasıdır.

Ayetin retoriğinde tam da bu çelişki vardır:

“Kendilerine ise arzuladıkları şeyleri ayırıyorlar.”

İnsan kendi arzusunu hakikatin ölçüsü zannedebilir.

“Ben bunu seviyorum, demek daha değerlidir.”

Ama insan arzusu hakikatin mutlak ölçüsü değildir.

Bir toplum erkek çocuğu daha fazla istiyor diye erkek ontolojik olarak Allah katında daha değerli hâle gelmez.

Tercih, hakikat değildir.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı Allah hakkında konuşurken insan kategorilerinin sınırını bilmektir.

İnsan zihni:

Baba.

anne.

erkek.

kadın.

oğul.

kız.

gibi kategorilerle düşünür.

Bunlar bizim dünyamızda anlamlıdır.

Ama Allah’a uygulanırken aynı şekilde çalışmaz.

Allah:

Yaratılmış bir aile sisteminin üyesi değildir.

O sistemin yaratıcısıdır.

Bu nedenle tevhid insanın zihnine bir sınır koyar:

Allah’ı anlamaya çalış ama O’nu insanlaştırma.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı teolojik yanlışın sosyal yanlışla birleşebilmesidir.

Yanlış Allah tasavvuru yalnız soyut fikir olarak kalmayabilir.

Bir toplum:

Kadını aşağı görüyor.

Sonra Allah hakkında da aynı cinsiyet hiyerarşisini kullanıyor.

Bu bize inanç ile kültürün birbirini etkileyebileceğini gösterir.

Bazen insan Allah’ı vahyin anlattığı gibi değil, kendi toplumunun önyargılarının büyütülmüş hâli gibi hayal edebilir.

Bu büyük bir tehlikedir.

Dinî düşüncede sürekli şu soruyu sormak gerekir:

Bu gerçekten vahiy mi, yoksa bizim kültürümüz mü?

Nahl 57’nin başka önemli mesajı çifte standardın ahlaki güvenilirliği yok etmesidir.

Bir kişi kendisi için:

En iyisini.

en değerlisini.

en güçlü olanı.

istiyor.

Ama başkasına:

Kendisinin değersiz saydığı şeyi.

veriyor.

Bu yalnız teolojide değil günlük hayatta da çifte standarttır.

Kendin için istediğin adaleti başkasına da istemiyorsan sorun vardır.

Kendi oğluna verdiğin fırsatı sırf kız olduğu için kızına vermiyorsan sorun vardır.

Adalet, yalnız kendimize uyguladığımızda adalet değildir.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı çocukların anne-babanın sevgisini kazanmak için cinsiyetleriyle savaşmaması gerektiğidir.

Bir kız çocuk:

“Babam oğlan istiyordu.”

duygusuyla büyüyebilir.

Bu çok ağır olabilir.

Çocuk kendi varlığının:

Yanlış.

eksik.

istenmeyen.

olduğunu hissedebilir.

Ebeveynin sorumluluğu:

Çocuğa:

“Sen yanlış cinsiyette doğdun.”

hissi vermek değil,

“Sen bizim evladımızsın ve değerlisin.”

duygusu vermektir.

Bu, çocuğun psikolojik gelişimi için son derece önemlidir.

Nahl 57’nin başka önemli mesajı kadınları yüceltmek adına erkekleri aşağılamamak gerektiğidir.

Ayet kız çocuklarına yönelik ayrımcılığı eleştiriyor diye tersine:

“Erkek çocuk daha değersizdir.”

sonucuna gidilemez.

Adalet bir ayrımcılığı başka ayrımcılıkla değiştirmek değildir.

Kız da değerlidir.

Erkek de değerlidir.

Asıl problem:

Birini cinsiyeti nedeniyle insanlık bakımından aşağı görmektir.

Eşit onur, karşılıklı küçümsemeyi reddeder.

Nahl Suresi 57. ayetin bütün mesajı bu çerçevede şöyle özetlenebilir: **“Allah’a kızlar isnat ediyorlar; O bundan münezzehtir. Kendilerine ise arzuladıkları şeyleri ayırıyorlar” ifadesi, hem Allah’a çocuk isnadını hem de kız çocuklarına yönelik çifte standardı eleştirir. Ayetin amacı kız çocuklarını küçümsemek değil, tam tersine onları değersiz gören zihniyetin kendi içinde ne kadar tutarsız olduğunu göstermektir. Büyük mesaj şudur: Allah’ın çocuğu yoktur, Allah erkek veya kadın değildir ve yaratılmışların cinsiyet, soy ve nesep özelliklerinden münezzehtir. Kendi kültürel önyargını Allah’a taşıma; erkek çocuğu üstünlük, kız çocuğunu utanç sayma ve cinsiyeti insan değerinin ölçüsü hâline getirme. Çünkü tevhid Allah’ı insanlaştırmayı reddederken, adalet de insanı cinsiyeti yüzünden değersizleştirmeyi reddeder.”

Bir sonraki ayet olan Nahl Suresi 58. ayette, bu zihniyetin insan psikolojisindeki çirkin sonucu çok çarpıcı biçimde anlatılacak ve şöyle buyurulacaktır: “Onlardan birine kız çocuğu müjdelendiğinde yüzü kapkara kesilir ve öfkesini içine gömer.” Bu ayeti ele alırken özellikle “yüzünün kapkara kesilmesi” ifadesinin mecazî olarak yoğun üzüntü, utanç ve öfkeyi anlatması, bunun ten rengi veya ırkla hiçbir ilgisinin olmaması, kız çocuğu haberinin neden utanç sayıldığı, babanın duygusal tepkisinin çocuğun değerini belirlememesi, cinsiyet ayrımcılığının aile psikolojisine etkisi ve modern dünyada kız çocuklarının hâlâ nasıl farklı biçimlerde değersizleştirilebildiği üzerinde dikkatle durmak gerekecektir.

Ve belki Nahl Suresi 57. ayetin bugün bize yönelttiği en güçlü soru şudur: Bir çocuğun değerini neden kız veya erkek oluşuna göre belirleyelim? Allah’ı hâlâ insan cinsiyeti ve aile ilişkileriyle mi düşünüyoruz? Dilbilgisel olarak eril zamir kullanılmasını Allah’ın erkek olduğuna mı yoruyoruz? Erkek çocuk sahibi olmayı aile başarısı, kız çocuk sahibi olmayı hayal kırıklığı gibi mi görüyoruz? Kendi kültürel alışkanlıklarımızı Allah’ın hükmüymüş gibi mi anlatıyoruz? Ve en önemlisi, Kur’an bir toplumun kız çocuklarını aşağılayan çifte standardını teşhir ediyorsa, bugün aynı zihniyeti farklı isimlerle sürdürmek ayetin uyarısını gerçekten anlamamış olmak değil midir?

“Nahl 57, ‘Allah’a kızlar isnat ediyorlar; O bundan münezzehtir. Kendilerine ise arzuladıkları şeyleri ayırıyorlar’ buyurarak hem teolojik bir yanlışı hem de toplumsal bir çifte standardı aynı anda açığa çıkarır. Allah’ın çocuğu yoktur; O erkek, kadın, baba veya biyolojik soy sahibi bir varlık değildir. Ayetin kızlardan söz etmesi de kız çocuklarını küçümsemek için değil, onları değersiz gören zihniyeti kendi çelişkisiyle yüzleştirmek içindir. Ayetin büyük dersi şudur: Kültürünün önyargılarını Allah’a yükleme, çocuğun cinsiyetini insanlık değerinin ölçüsü yapma ve kendine layık görmediğini başkasına layık gören çifte standardı terk et. Çünkü gerçek tevhid Allah’ı yaratılmış özelliklerden tenzih eder; gerçek adalet ise kız ve erkek çocuğun insanlık onurunu aynı ciddiyetle korur.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt