📖 Müddessir Suresi 22. Ayette “Sonra Kaşlarını Çattı Ve Yüzünü Ekşitti” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,923
2,724,945
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Müddessir Suresi 22. Ayette “Sonra Kaşlarını Çattı Ve Yüzünü Ekşitti” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan kalbinde büyüttüğü kibri ve öfkeyi sonsuza kadar gizleyemez. Hakikat karşısında söylenmeyen itirazlar bile bir gün bakışa, yüz ifadesine ve davranışlara yansır.”
Ersan Karavelioğlu

Müddessir Suresi’nin yirmi ikinci ayetinde şöyle buyrulur:


“Sonra kaşlarını çattı ve yüzünü ekşitti.”


Ayetin Arapçası:


ثُمَّ عَبَسَ وَبَسَرَ


Okunuşu:


“Sümme abese ve beser.”


Önceki ayetlerde söz konusu kişinin Kur’an hakkında düşündüğü, ölçüp biçtiği ve ardından baktığı anlatılmıştı. Bu ayette ise onun zihninde oluşturduğu olumsuz tavrın yüzüne yansıdığı bildirilmektedir.


Klasik tefsirlerde bu kişinin Velîd bin Muğîre olduğu belirtilir. Kur’an’ın etkileyici gücünü fark ettiği hâlde onu kabul etmek istememiş, halkı ondan uzaklaştıracak bir suçlama hazırlarken yüzünü asmış ve kaşlarını çatmıştır.


1️⃣ “Kaşlarını Çattı” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Kaş çatmak genellikle:


Öfke, hoşnutsuzluk, rahatsızlık, küçümseme veya sert bir düşünce


ifadesidir.


Söz konusu kişi Kur’an karşısında samimi bir merak ve hayranlık göstermemiştir.


Kur’an’ın etkisini fark ettikçe, onu kabul etmenin kendi çıkarlarına zarar vereceğini düşünmüş ve rahatsızlığını yüz ifadesiyle dışarı yansıtmıştır.


Bu nedenle kaşlarını çatması, içindeki direnişin dışarıdan görünür hâle gelmesidir.


2️⃣ Ayette Geçen “Abese” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki “abese” kelimesi:


Kaşlarını çatmak, yüzünü asmak ve hoşnutsuz bir ifade takınmak


anlamlarına gelir.


Bu kelime insanın iç dünyasında yaşadığı olumsuz duyguların yüzüne yansımasını anlatır.


Kişi henüz açıkça konuşmadan önce bile tavrı yüzünden anlaşılabilir.


Buradaki yüz asma, geçici bir üzüntüden çok hakikate karşı geliştirilen kibirli ve düşmanca tavrın göstergesidir.


3️⃣ “Beser” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “beser” kelimesi:


Yüzü ekşitmek, suratını daha da asmak ve hoşnutsuzluğu belirginleştirmek


anlamlarını taşır.


“Abese” ile “beser” kelimelerinin yan yana gelmesi, yüz ifadesindeki sertliğin aşamalı biçimde arttığını gösterir.


Kişi yalnızca hafif bir rahatsızlık yaşamamıştır.


İçindeki öfke ve reddetme isteği yüzünde açıkça görünür hâle gelmiştir.


4️⃣ Kur’an Neden Bir İnsanın Yüz İfadesini Anlatır ❓


Kur’an yalnızca insanların söyledikleri sözleri değil, bu sözlerin arkasındaki ruhsal ve ahlaki süreci de anlatır.


Yüz ifadesi:


İnsanın niyetinin, duygusunun ve iç dünyasının dışarıya yansıyan önemli bir işaretidir.


Söz konusu kişi Kur’an’a yönelik suçlamasını henüz açıklamadan önce onun yüzündeki gerginlik anlatılır.


Böylece iftiranın doğal bir düşünce sonucunda değil; öfke, kibir ve hesaplı bir direniş içinde üretildiği gösterilir.


5️⃣ İnsan İçindeki Duyguları Yüzünden Gizleyebilir mi ❓


İnsan belirli bir süre duygularını kontrol edebilir ve gerçek düşüncelerini gizleyebilir.


Fakat yoğun biçimde yaşanan:


Öfke, korku, kıskançlık, sevgi ve küçümseme


gibi duygular çoğu zaman yüz ifadesine yansır.


Bakışlar sertleşebilir, dudaklar sıkılabilir ve kaşlar çatılabilir.


Bu nedenle insanın yüzü bazen sözlerinden önce konuşur.


Ayetteki kişi de içindeki olumsuz hesabı tamamen gizleyememiştir.


6️⃣ Velîd Bin Muğîre Neden Yüzünü Ekşitmiştir ❓


Velîd bin Muğîre’nin Kur’an’ın sıradan bir insan sözü olmadığını fark ettiği aktarılır.


Fakat bunu açıkça kabul etmek, Mekke toplumundaki konumunu ve putperest düzen içindeki çıkarlarını tehlikeye atabilirdi.


Bu nedenle zihninde iki durum çatışmış olabilir:


Kur’an’ın etkileyici gücünü fark etmesi ve onu reddetme zorunluluğu hissetmesi.


Bu iç çatışma onun yüzünü asmasına ve kaşlarını çatmasına yol açmıştır.


7️⃣ Hakikat İnsanı Neden Rahatsız Eder ❓


Hakikat her zaman insanın hoşuna gitmez.


Bazen insanın:


Yanlışını kabul etmesini, özür dilemesini, çıkarından vazgeçmesini veya hayatını değiştirmesini


gerektirir.


İnsan değişmek istemediğinde gerçeğin varlığından rahatsız olabilir.


Bu durumda sorunu kendi davranışında aramak yerine, hakikati söyleyen kişiye öfkelenebilir.


Velîd bin Muğîre’nin yüz ifadesi, hakikatin kendi konumuna yönelttiği tehdide karşı duyduğu rahatsızlığı yansıtır.


8️⃣ Kibir Yüz İfadesine Nasıl Yansır ❓


Kibirli insan karşısındakini küçümseyebilir ve kendisini sorgulanamaz görebilir.


Bu duygu yüzüne:


Soğuk bakış, alaycı gülümseme, kaş çatma ve yüz çevirme


olarak yansıyabilir.


Kibir yalnızca insanın zihnindeki bir düşünce değildir.


Konuşma tarzını, beden dilini ve diğer insanlara yaklaşımını da etkiler.


Hakikati getiren kişiyi küçümseyen insan, gerçeğin içeriğini değerlendirmek yerine onu söyleyen kişinin konumuna bakabilir.


9️⃣ Yüz Ekşitmek Her Zaman Günah mıdır ❓


İnsan acı, üzüntü, hastalık veya istem dışı bir rahatsızlık nedeniyle yüzünü ekşitebilir.


Bu tür doğal tepkiler tek başına ahlaki bir suç değildir.


Bu ayette eleştirilen şey, yüz ekşitmenin arkasındaki:


Kibir, hakikate düşmanlık, kötü plan ve bilinçli inkâr


tavrıdır.


Bir davranışın ahlaki değeri çoğu zaman niyeti ve bağlamıyla birlikte değerlendirilir.


Dolayısıyla ayet bütün yüz ifadelerini değil, hakikate karşı geliştirilen düşmanca tavrı eleştirir.


🔟 Beden Dili İnsan İlişkilerinde Neden Önemlidir ❓


İnsanlar yalnızca kelimelerle iletişim kurmaz.


Yüz ifadesi, bakış, ses tonu ve beden duruşu da güçlü mesajlar taşır.


Bir kişi güzel sözler söylediği hâlde:


Küçümseyen bakışları ve sert tavrıyla karşısındaki insanı incitebilir.


Bazen bir kaş çatma, uzun bir konuşmadan daha ağır gelebilir.


Bu nedenle güzel ahlak yalnızca doğru sözleri seçmek değil, karşıdaki insanın onurunu beden diliyle de korumaktır.


1️⃣1️⃣ İnsan Başkasına Neden Küçümseyerek Bakar ❓


Küçümsemenin temelinde çoğu zaman kişinin kendisini üstün görmesi bulunur.


İnsan:


Serveti, eğitimi, makamı, ailesi, görünüşü veya inancı


nedeniyle başkasından daha değerli olduğunu sanabilir.


Bu üstünlük düşüncesi yüz ifadesine ve davranışlarına yansır.


Oysa insanın gerçek değeri sahip olduklarından değil, karakterinden ve ahlaki tercihlerinden kaynaklanır.


Başkalarını küçümseyen kişi onların değerinden çok kendi kibrini ortaya koyar.


1️⃣2️⃣ İnsan Doğru Sözü Duyduğunda Neden Öfkelenebilir ❓


Doğru söz insanın kurduğu rahat düzeni bozabilir.


Kişi uzun süredir yanlış bir davranışı normalleştirmişse kendisini uyaran insana teşekkür etmek yerine öfkelenebilir.


Çünkü uyarı ona:


Vicdanını, sorumluluğunu ve değiştirmesi gereken hayatını


hatırlatır.


Bu durumda insan mesajı değerlendirmek yerine mesajı getirene saldırabilir.


Hakikate öfkelenmek, hakikati yanlış hâle getirmez; yalnızca kişinin onunla yüzleşmek istemediğini gösterir.


1️⃣3️⃣ Yüz İfadesi Bir Manipülasyon Aracı Olabilir mi ❓


Güçlü ve etkili kişiler yüz ifadelerini kullanarak çevresindeki insanlara mesaj verebilir.


Kaş çatma, sessiz kalma veya küçümseyen bakış:


Karşı tarafı korkutmak, susturmak veya toplum içinde değersiz göstermek


amacıyla kullanılabilir.


Velîd bin Muğîre’nin tavrı da çevresindeki insanların Kur’an’a yaklaşımını etkileyen bir güç gösterisi olabilir.


Sözü dinlenen bir kişinin olumsuz yüz ifadesi bile insanların düşüncelerini yönlendirebilir.


1️⃣4️⃣ İç Dünyadaki Kötülük Zamanla Karaktere Dönüşür mü ❓


İnsan içinde beslediği düşünce ve duyguları sürekli tekrar ettiğinde bunlar karakterinin parçası olabilir.


Kişi sürekli:


Kibir, kin, kıskançlık ve öfke


beslerse yüz ifadesi, konuşma tarzı ve davranışları giderek sertleşebilir.


Bir süre sonra geçici bir duygu kalıcı bir kişilik özelliğine dönüşebilir.


Bu nedenle insan yalnızca dış davranışlarını değil, içinde büyüttüğü düşünceleri de temizlemelidir.


1️⃣5️⃣ Güler Yüzlü Olmak Dinî Bir Değer midir ❓


Güler yüz insanlara saygı, yakınlık ve güven duygusu verebilir.


Ancak güler yüz yapmacık bir maske olmamalıdır.


Gerçek güzel yüz:


Merhametli kalbin, temiz niyetin ve insanlara duyulan saygının


dışarıya yansımasıdır.


İnsan sürekli gülmek zorunda değildir. Üzülebilir ve yorulabilir.


Fakat başkalarını küçümsemek, korkutmak veya değersiz hissettirmek amacıyla sert bir yüz takınmak güzel ahlakla bağdaşmaz.


1️⃣6️⃣ Sosyal Hayatta Yüz İfadeleri İnsanları Nasıl Etkiler ❓


Bir öğretmenin, yöneticinin, anne ve babanın veya eşin yüz ifadesi çevresindeki insanları derinden etkileyebilir.


Sürekli kaşları çatık ve öfkeli görünen kişi:


İnsanların soru sormaktan, düşüncesini açıklamaktan ve hata yaptığını söylemekten korkmasına


neden olabilir.


Güç sahibi insanların beden dilleri daha büyük sorumluluk taşır.


Çünkü küçük bir sertlik bile karşılarındaki güçsüz insanlarda büyük bir baskı oluşturabilir.


1️⃣7️⃣ Günümüz İnsanına Bu Ayet Ne Söyler ❓


Günümüzde insanlar yalnızca yüz yüze değil, görüntülü konuşmalar, fotoğraflar ve sosyal medya aracılığıyla da iletişim kurmaktadır.


Bir yüz ifadesi kısa sürede milyonlarca insana ulaşabilir.


İnsanlar alaycı mimiklerle:


Bir kişiyi aşağılayabilir, bir düşünceyi tartışmadan değersizleştirebilir veya toplumsal nefret oluşturabilir.


Ayet modern insana, yalnızca yazdığı ve söylediği sözlerden değil, dışarıya yansıttığı küçümseme ve düşmanlık tavrından da sorumlu olduğunu hatırlatır.


1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Anlamı Nedir ❓


Ayetin en derin anlamı, insanın içindeki hakikat karşıtlığının bedenine yansımasıdır.


Söz konusu kişi önce:


Düşünmüş, ölçüp biçmiş ve bakmıştır.


Ardından yüzünü asmış ve kaşlarını çatmıştır.


Bu sıralama, kötülüğün önce zihinde başladığını, sonra duyguları ve bedeni etkilediğini, en sonunda da söz ve davranışa dönüştüğünü gösterir.


İnsan dış davranışını düzeltmek istiyorsa önce kalbindeki niyeti sorgulamalıdır.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Yüz, Kalpte Saklanan Tavrı Açığa Çıkarabilir​


Müddessir Suresi’nin yirmi ikinci ayeti, Kur’an’a karşı kötü bir suçlama hazırlayan kişinin yüzünü astığını ve kaşlarını çattığını bildirir.


Bu kısa anlatım onun içindeki:


Kibri, rahatsızlığı, öfkeyi ve hakikate karşı bilinçli direnişi


görünür hâle getirir.


Ayet bugünün insanına şu soruları yöneltir:


Doğruyu duyduğumda neden rahatsız oluyorum?


Beni uyaran insana öfkelenerek mesajdan mı kaçıyorum?


Yüz ifademle insanları küçümsüyor veya korkutuyor muyum?


Kalbimde beslediğim öfke davranışlarıma nasıl yansıyor?


Hakikat karşısında yüzümü mü ekşitiyorum, yoksa kendimi değiştirmeye mi çalışıyorum?



İnsan sözlerini seçebilir ve gerçek düşüncelerini bir süre gizleyebilir.


Fakat içinde büyüttüğü duygular zamanla bakışına, yüzüne ve davranışlarına yansır.


Bu nedenle güzel yüz yalnızca fiziksel bir görünüş değil, temiz bir kalbin ve saygılı bir karakterin dışarıya açılan penceresidir.


“Yüz, insanın kalbinde sakladığı her şeyi anlatmaz; fakat kalpte sürekli büyütülen kibir ve öfke bir gün mutlaka bakışlara sızar. Gerçek güzellik, yüzü süslemekten önce kalbi temizlemektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt