📖 Müddessir Suresi 17. Ayette “Onu Pek Zorlu Bir Yokuşa Süreceğim” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
50,916
2,724,945
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Müddessir Suresi 17. Ayette “Onu Pek Zorlu Bir Yokuşa Süreceğim” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“İnsan hakikate karşı yükseldiğini sanarak kibirlendiğinde, aslında kendi elleriyle aşılması güç bir yokuş hazırlar. Vicdana karşı atılan her adım, sonunda insanın taşıyamayacağı ağır bir yüke dönüşebilir.”
Ersan Karavelioğlu

Müddessir Suresi’nin on yedinci ayetinde şöyle buyrulur:


“Onu pek zorlu bir yokuşa süreceğim.”


Ayetin Arapçası:


سَأُرْهِقُهُ صَعُودًا


Okunuşu:


“Se urhikuhû saûdâ.”


Bu ayet, kendisine geniş servet, oğullar ve büyük imkânlar verildiği hâlde Allah’ın ayetlerine karşı bilinçli biçimde direnen kişinin karşılaşacağı ağır sonucu anlatmaktadır.


Klasik tefsirlerde bu ayetlerin özellikle Velîd bin Muğîre hakkında indirildiği belirtilir. Ancak ayetin taşıdığı uyarı, hakikati çıkarı ve kibri nedeniyle reddeden, yanlışında bilinçli biçimde ısrar eden bütün insanları ilgilendirir.


1️⃣ “Onu Zorlu Bir Yokuşa Süreceğim” Ne Anlama Gelir ❓


Ayet, hakikate karşı inatla direnen kişinin ağır ve giderek zorlaşan bir azapla karşılaşacağını bildirir.


Zorlu yokuş benzetmesi:


Yorucu, ağır, nefes kesici, bitmek bilmeyen ve insanın gücünü tüketen bir mücadeleyi


anlatır.


İnsan düz yolda kolayca yürüyebilir. Fakat dik bir yokuşa çıktığında her adımı zorlaşır, nefesi daralır ve taşıdığı yük daha ağır hissedilir.


Ayet, kişinin karşılaşacağı sonucun bu şekilde ağır ve kaçışı güç olacağını güçlü bir benzetmeyle ifade eder.


2️⃣ Ayette Geçen “Urhikuhû” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette geçen “urhikuhû” kelimesi:


Ağır bir yük altına sokmak, güç yetirilmesi zor bir işe zorlamak, sıkıntıya uğratmak ve yormak


anlamlarıyla ilişkilidir.


Bu ifade, sıradan bir zorluktan daha ağır bir durumu anlatır.


Kişi dünyada Allah’ın ayetlerini reddetmeyi, hakikatin üzerinde düşünmekten daha kolay görmüş olabilir.


Fakat seçtiği bu kolay görünen yol, sonunda onu çok ağır bir sorumluluğun ve azabın içine sürükleyecektir.


3️⃣ “Saûd” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki “saûd” kelimesi, çıkılması son derece güç olan dik yokuş anlamına gelir.


Kelime aynı zamanda:


Sürekli yükselen, insanı zorlayan ve büyük çaba gerektiren bir tırmanışı


çağrıştırır.


Bazı klasik yorumlarda bu ifade cehennemdeki özel bir azap veya çıkılması son derece zor bir dağ şeklinde açıklanmıştır.


Ancak ayetin temel mesajı açıktır:


Hakikate karşı bilinçli direnmenin sonucu kolay değil, ağır ve tüketici olacaktır.


4️⃣ Allah Neden Yokuş Benzetmesini Kullanmıştır ❓


Yokuşa çıkmanın zorluğunu herkes anlayabilir.


İnsan yukarı doğru yürüdükçe:


Nefesi hızlanır, gücü azalır, ayakları ağırlaşır ve taşıdığı yük daha fazla hissedilir.


Bu nedenle yokuş, ağır sorumluluğun ve bitmek bilmeyen sıkıntının etkili bir sembolüdür.


Ayet soyut bir azabı, insanın günlük hayattan bildiği güçlü bir görüntüyle anlatır.


Hakikate sırt çeviren kişi, kolaylık ararken sonunda çok zor bir yola girmiş olacaktır.


5️⃣ Bu Ayet Dünyadaki Bir Zorluğu mu, Ahiret Azabını mı Anlatır ❓


Ayet öncelikle ahirette karşılaşılacak ağır cezaya işaret eder.


Ancak hakikate karşı direnmenin dünyada da sonuçları bulunabilir.


İnsan yanlışını savunmak için sürekli:


Yeni yalanlar söylemek, bahaneler üretmek, vicdanını susturmak ve gerçeği hatırlatan insanlarla mücadele etmek


zorunda kalabilir.


Böylece kendi kurduğu yanlış düzeni taşımak giderek ağırlaşır.


Ahiretteki hesap ise bu bilinçli tercihlerin nihai karşılığıdır.


6️⃣ Ayetlerde Sözü Edilen Kişi Bu Sonucu Neden Hak Etmiştir ❓


Önceki ayetlerde bu kişiye büyük nimetler verildiği anlatılmıştır.


Allah onu tek başına yaratmış, ardından kendisine:


Geniş servet, yanında bulunan oğullar, toplumsal itibar ve kolaylaştırılmış bir hayat


vermiştir.


Buna rağmen kişi şükretmemiş ve Allah’ın ayetlerine karşı bilinçli biçimde inat etmiştir.


Sorun onun yeterli delil görmemesi değil, fark ettiği hakikati çıkarları nedeniyle reddetmesidir.


Ağır sonuç, bilinçli ve sürekli direnişinin karşılığıdır.


7️⃣ İnat İnsan İçin Nasıl Bir Yokuşa Dönüşür ❓


İnsan yanlışını kabul etmediğinde onu savunmak zorunda kalır.


Bir yanlış başka bir yanlışa, bir yalan başka bir yalana ve bir bahane başka bir bahaneye ihtiyaç duyar.


Kişi zamanla:


Gerçeği aramak yerine geçmişte söylediği sözleri korumaya


çalışır.


Böylece inadı onun için ağır bir yokuşa dönüşür.


Yanıldığını kabul etmek başlangıçta zor görünebilir; fakat yanlışta ısrar etmek uzun vadede çok daha ağırdır.


8️⃣ Hakikati Reddetmek Neden İnsana Yük Olur ❓


İnsan vicdanının doğru olduğunu bildiği bir şeyi reddettiğinde iç dünyasında çatışma yaşayabilir.


Bu çatışmadan kurtulmak için:


Vicdanını susturabilir, kendisini kandırabilir ve yanlışını normal gösterecek düşünceler üretebilir.


Fakat bastırılan hakikat tamamen kaybolmaz.


İnsan dışarıdan rahat görünse bile içinde huzursuzluk, öfke ve korku taşıyabilir.


Hakikate karşı mücadele etmek, insanın kendi vicdanına karşı mücadele etmesidir.


9️⃣ Günahlar İnsanın Hayatını Giderek Zorlaştırabilir mi ❓


Bazı günahlar başlangıçta kolaylık ve kısa süreli çıkar sağlayabilir.


Yalan insanı bir sorundan kurtarabilir, haksız kazanç hızlı zenginlik getirebilir ve zulüm kişiye geçici güç sağlayabilir.


Fakat zamanla bu davranışların sonuçları büyür.


İnsan:


Güvenini kaybedebilir, ilişkilerini bozabilir, korku içinde yaşayabilir ve yanlışlarını saklamak için daha fazla yanlış yapabilir.


Böylece kolay görünen günah, giderek çıkılması zor bir yokuşa dönüşür.


🔟 Ayet İlahi Adaletle Nasıl İlişkilidir ❓


İlahi adalet, insanın yaptığı tercihlerle karşılaşmasını ifade eder.


Dünyada güçlü insanlar yaptıkları kötülüklerin cezasından kaçabilir.


Servetleri, çevreleri veya makamları sayesinde hesap vermeden yaşayabilirler.


Ancak Allah’ın adaleti karşısında:


Hiçbir güç, servet veya toplumsal konum insanı kurtaramaz.


Ayet, dünyada karşılıksız kaldığı düşünülen bilinçli kötülüklerin ahirette mutlaka karşılık bulacağını bildirir.


1️⃣1️⃣ Allah’ın Azabı İle Merhameti Çelişir mi ❓


Allah’ın merhameti, zulmün ve bilinçli kötülüğün önemsiz görülmesi anlamına gelmez.


Mağdur edilen insanların haklarının korunması da merhametin bir parçasıdır.


Bir insan defalarca uyarıldığı, kendisine düşünme ve tövbe etme fırsatı verildiği hâlde kötülüğünde ısrar ederse davranışlarının sonucuyla karşılaşır.


Allah’ın merhameti:


İnsana zaman vermesinde, uyarmasında, tövbe kapısını açık tutmasında ve dönüş yolunu göstermesinde


görülür.


Adalet ise bilinçli kötülüğün sonsuza kadar karşılıksız kalmamasıdır.


1️⃣2️⃣ İnsan Bu Zorlu Yokuştan Tövbe İle Kurtulabilir mi ❓


İnsan dünya hayatında bulunduğu sürece samimi tövbe ve değişim imkânına sahiptir.


Tövbe yalnızca:


“Pişmanım.”


demek değildir.


Gerçek tövbe:


Yanlışı kabul etmek, onu terk etmek, yeniden yapmamaya karar vermek ve başkasına zarar verilmişse bu zararı gidermeye çalışmaktır.


Kişi kibir ve inadından vazgeçerek hakikate yönelirse kendi elleriyle hazırladığı yokuştan geri dönebilir.


1️⃣3️⃣ Her Zorluk İlahi Ceza mıdır ❓


İnsanların dünyada yaşadığı her zorluk doğrudan bir ceza olarak yorumlanamaz.


Hastalık, yoksulluk, kayıp ve doğal afetler farklı sebeplerle meydana gelebilir.


İyi insanlar da ağır sıkıntılar yaşayabilir.


Bu nedenle bir insanın yaşadığı her acı için:


“Bu kesinlikle yaptığı günahın cezasıdır.”


demek doğru değildir.


Bu ayette söz edilen zorluk, belirli bir kişinin bilinçli inkârına karşı bildirilen ilahi sonuçtur.


Başkalarının yaşadığı acılar hakkında kesin hükümler vermek insanın yetkisi değildir.


1️⃣4️⃣ Zorlu Yokuş İnsanın Kendi Seçimlerinin Sonucu Olabilir mi ❓


İnsan bazı zorluklarını kendi kararlarıyla hazırlayabilir.


Örneğin sürekli yalan söyleyen kişi güvenini, haksız kazanç peşinde koşan kişi huzurunu ve kibirli davranan kişi dostlarını kaybedebilir.


Bu durumda insan:


Kendi yaptığı seçimlerin oluşturduğu ağır bir yolda yürümeye


başlar.


Ayet, ahiretteki ilahi cezayı bildirirken dünyada da yanlış tercihlerin insanın hayatını zorlaştırabileceğini düşündürür.


Her seçim bir yön belirler; tekrar edilen seçimler ise insanın yolunu oluşturur.


1️⃣5️⃣ Servet Ve Güç Bu Yokuşu Kolaylaştırabilir mi ❓


Dünyada para ve güç birçok zorluğu hafifletebilir.


Ancak ilahi hesap karşısında bunların koruyucu değeri yoktur.


Velîd bin Muğîre’ye geniş servet, çocuklar ve toplumsal güç verilmişti.


Fakat bunların hiçbiri onun hakikate karşı tavrını doğru hâle getirmemiştir.


Ayet şu mesajı verir:


İnsan dünyadaki yokuşları parayla aşabilir; fakat vicdan ve hesap yokuşunu servetiyle aşamaz.


Orada belirleyici olan mal değil, insanın malıyla ve gücüyle ne yaptığıdır.


1️⃣6️⃣ İnsan Neden Sonucu Düşünmeden İnat Eder ❓


İnsan çoğu zaman yakın çıkarı uzak sonuçtan daha önemli görür.


Bugünkü makamını, kazancını veya toplumdaki itibarını korumak için gelecekte karşılaşacağı sonuçları görmezden gelebilir.


Kendi kendisine:


“Şimdi bir şey olmadı, bundan sonra da olmaz.”


diyebilir.


Fakat cezanın hemen gelmemesi, davranışın sonuçsuz olduğu anlamına gelmez.


Ayet insanı kısa vadeli çıkarlar uğruna kalıcı sonuçları unutmamaya çağırır.


1️⃣7️⃣ Günümüz İnsanının Tırmandığı Zorlu Yokuşlar Nelerdir ❓


Modern insan daha fazla para, şöhret, güç ve tüketim uğruna kendisini ağır bir yarışın içine sokabilir.


Sürekli daha fazla çalışırken:


Ailesini, sağlığını, vicdanını ve hayatın anlamını


ihmal edebilir.


Yalan bir kimlik oluşturduğunda bunu sürdürmek, borçla gösterişli bir hayat kurduğunda o görüntüyü korumak giderek zorlaşabilir.


İnsan bazen kendi elleriyle oluşturduğu yokuşu başarı yolu sanabilir.


Ayet, hangi yöne ve hangi bedelle yükselmek istediğimizi sorgulatır.


1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Anlamı Nedir ❓


Ayetin en derin anlamı, hakikate karşı çıkmanın insanı özgürleştirmediğini, aksine ağır bir yükün altına soktuğunu göstermesidir.


Kişi Allah’ın ayetlerine karşı direnerek kendi bağımsızlığını koruduğunu sanabilir.


Fakat gerçekte:


Kibrinin, çıkarlarının, korkularının ve geçmişte söylediği yanlış sözlerin esiri


hâline gelir.


Hakikati kabul etmek benliğe ağır gelebilir; ancak hakikatten kaçmak çok daha ağır bir yokuştur.


İnsan gerçeğe teslim olduğunda küçülmez, taşıdığı sahte yüklerden kurtulur.


1️⃣9️⃣ Sonuç: Hakikate Direnen İnsan Kendi Yükünü Ağırlaştırır​


Müddessir Suresi’nin on yedinci ayeti, Allah’ın ayetlerine karşı bilinçli biçimde inat eden kişinin zorlu bir yokuşa sürüleceğini bildirmektedir.


Bu kişi kendisine verilen:


Serveti, aileyi, toplumsal gücü ve geniş imkânları


şükür ve iyilik için kullanmamış; hakikate karşı direnişinin araçları hâline getirmiştir.


Ayet bugünün insanına şu soruları yöneltir:


Yanlışımı kabul etmek yerine onu savunarak hayatımı zorlaştırıyor muyum?


Bir yalanı korumak için başka yalanlar söylemek zorunda kalıyor muyum?


Kibrim nedeniyle özür dilemekten ve geri dönmekten kaçınıyor muyum?


Kolay kazanç uğruna gelecekte taşıyamayacağım yükler mi hazırlıyorum?


Yükseldiğimi sanırken yanlış bir yokuşu mu tırmanıyorum?



İnsan bazı yokuşlara mecburen çıkar; bazılarını ise kendi seçimleriyle oluşturur.


Hakikate, adalete ve vicdana karşı yürüyen kişi her adımda yükünü biraz daha ağırlaştırır.


Gerçek kurtuluş, yanlış yokuşta daha hızlı tırmanmak değil; yönünün yanlış olduğunu fark ederek geri dönebilmektir.


“İnsan yanlış yolda yükseldikçe hakikatten uzaklaşır. Asıl başarı, her yokuşun zirvesine ulaşmak değil; tırmandığın yolun seni nereye götürdüğünü zamanında fark edebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt