📖 Mâide Suresi 71. Ayette “Başlarına Bir Fitne Gelmeyeceğini Sandılar da Kör ve Sağır Kesildiler; Sonra Allah Tövbelerini Kabul Etti, Ardından İçleri

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,402
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mâide Suresi 71. Ayette “Başlarına Bir Fitne Gelmeyeceğini Sandılar da Kör ve Sağır Kesildiler; Sonra Allah Tövbelerini Kabul Etti, Ardından İçlerinden Birçoğu Yine Kör ve Sağır Kesildi. Allah Onların Yaptıklarını Görmektedir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Mâide Suresi 71. ayet, insanın yaptığı yanlışların sonuçsuz kalacağına inanmasının vicdanı nasıl köreltebileceğini gösterir. Kişi hesap vermeyeceğini düşündüğünde görmek istemediğini görmez, duymak istemediğini duymaz; fakat dönüş kapısı yine de kapanmaz.”
Ersan Karavelioğlu

Mâide Suresi 71. ayet, bir önceki ayette anlatılan peygamberleri yalanlama ve hakikate direnme konusunun psikolojik sonucunu açıklar.


Mâide 70’te bazı insanların, peygamberler nefislerinin hoşlanmadığı bir mesaj getirdiğinde onları yalanladıkları ve bazılarına karşı ağır şiddete yöneldikleri anlatılmıştı.


Mâide 71’de ise bu tavrın arkasındaki büyük yanılgıya dikkat çekilir:


“Başlarına bir fitne gelmeyeceğini sandılar.”


Yani davranışlarının ciddi bir sonucu olmayacağını düşündüler.


Ardından:


“Kör ve sağır kesildiler.”


denir.


Buradaki körlük ve sağırlık fiziksel değil, hakikati görmeme ve duymama hâlidir.


Fakat ayet burada bitmez.


Allah’ın onların tövbelerini kabul ettiği belirtilir.


Sonra içlerinden birçoğunun yeniden aynı duyarsızlığa döndüğü anlatılır.


Bu nedenle Mâide 71, cezasızlık duygusu, vicdanın körelmesi, tövbe, yeniden düşüş ve ilahî gözetim hakkında son derece güçlü bir ayettir.


1️⃣ “Başlarına Bir Fitne Gelmeyeceğini Sandılar” Ne Demektir ❓


Buradaki “fitne” kelimesi;


imtihan,


sıkıntı,


ceza,


karışıklık


ve davranışların ağır sonucu


gibi anlamlara gelebilir.


Bağlamda temel fikir şudur:


Bazı insanlar yaptıkları yanlışların ardından ciddi bir karşılık görmeyeceklerini düşünmüşlerdir.


Yani:


“Nasıl olsa bize bir şey olmaz.”


zihniyeti oluşmuştur.


2️⃣ İnsan Neden Yaptığının Sonuçsuz Kalacağını Düşünür ❓


Çünkü bazen yanlış davranışın sonucu hemen ortaya çıkmaz.


İnsan yalan söyler ve yakalanmaz.


Haksızlık yapar ve cezalandırılmaz.


Bir hakkı çiğner ve hayatına devam eder.


Bir süre sonra şöyle düşünmeye başlayabilir:


“Demek ki sorun yok.”


Oysa geciken sonuç, yanlışın yanlış olmadığı anlamına gelmez.


3️⃣ Cezasızlık Duygusu İnsan Ahlakını Nasıl Etkiler ❓


Çok güçlü biçimde etkileyebilir.


İnsan yaptığı yanlışın karşılığını hiçbir zaman görmeyeceğine inanırsa sınırları daha kolay aşabilir.


İlk hatasında tereddüt eder.


İkincisinde daha az rahatsız olur.


Sonra davranış normalleşir.


Böylece cezasızlık duygusu zamanla vicdanı uyuşturabilir.


4️⃣ “Kör Kesildiler” Ne Anlama Gelir ❓


Buradaki körlük fiziksel görme kaybı değildir.


İnsan gerçeği gözünün önünde olduğu hâlde görmek istemeyebilir.


Deliller vardır.


Sonuçlar vardır.


Uyarılar vardır.


Ama kişi kendi çıkarına uymadığı için onları dikkate almaz.


Bu durumda göz görüyor olabilir fakat ahlaki idrak körleşmiştir.


5️⃣ “Sağır Kesildiler” Ne Demektir ❓


Bu da fiziksel sağırlık değildir.


İnsan sözleri işitir ama anlamını kabul etmez.


Peygamber uyarır.


Âlim öğüt verir.


Vicdan seslenir.


Ama kişi duymamayı seçer.


Kur’an’ın anlatımında bu, hakikate karşı manevi sağırlık hâlidir.


6️⃣ İnsan Gerçekten Görüp Duymak İstemeyebilir Mi ❓


Evet.


Buna günlük hayatta da rastlanır.


İnsan yanlış yaptığını anlatan herkesi susturabilir.


Kendisini eleştiren insanlardan uzaklaşabilir.


Sadece kendisini haklı bulanları dinleyebilir.


Bir süre sonra çevresinde yalnızca kendi görüşünü doğrulayan sesler kalır.


Böylece kişi farkında olmadan kendi körlüğünü ve sağırlığını kurabilir.


7️⃣ Hakikate Körleşmenin İlk Belirtisi Nedir ❓


Belki de eleştiriden sürekli kaçmaktır.


İnsan kendisine:


“Burada yanlış yapıyor olabilir miyim?”


sorusunu artık soramıyorsa ciddi bir tehlike başlamış olabilir.


Çünkü düşüncenin gelişmesi için insanın kendi yanılabilirliğini kabul etmesi gerekir.


Kendini mutlak haklı görmek, zamanla hakikati görme kabiliyetini azaltabilir.


8️⃣ “Sonra Allah Tövbelerini Kabul Etti” Ne Anlama Gelir ❓


Ayetin en umut verici kısmı budur.


Bunca ağır eleştiriden sonra bile Allah’ın dönüş kapısını kapatmadığı belirtilir.


İnsan;


yanlış yapabilir,


körleşebilir,


uyarıyı dinlemeyebilir.


Fakat gerçekten dönüp kendisini düzeltirse tövbe mümkündür.


Bu, Kur’an’ın rahmet ile sorumluluk arasındaki dengesidir.


9️⃣ Tövbenin Kabulü Geçmişin Tamamen Silinmesi mi Demektir ❓


Allah’a karşı işlenen günahlar açısından samimi tövbenin bağışlanmaya vesile olacağı Kur’an’ın temel mesajlarından biridir.


Fakat kul hakkı varsa kişinin;


hakkı geri vermesi,


zararı telafi etmesi


ve mümkün olduğunca düzeltmesi


gerekebilir.


Tövbe yalnızca:


“Pişmanım.”


demek değil, yön değiştirmektir.


🔟 İnsan Tövbe Ettikten Sonra Yeniden Aynı Yanlışa Düşebilir Mi ❓


Evet.


Mâide 71 tam da bunu anlatır.


Allah onların tövbelerini kabul eder.


Fakat ardından:


“İçlerinden birçoğu yine kör ve sağır kesildi.”


denir.


Bu, insan psikolojisinin zor bir gerçeğidir.


Bir kez düzelmek, sonsuza kadar düşmeyeceğimiz anlamına gelmez.


İstikamet sürekli korunması gereken bir hâlidir.


1️⃣1️⃣ Neden İnsan Eski Hatalarına Geri Dönebilir ❓


Çünkü eski alışkanlıklar güçlü olabilir.


Çevre değişmemiş olabilir.


Çıkar ilişkileri devam ediyor olabilir.


İnsan ilk pişmanlığının etkisini zamanla unutabilir.


Bu yüzden tövbenin korunması için;


farkındalık,


disiplin,


iyi çevre


ve sürekli öz eleştiri


gerekebilir.


1️⃣2️⃣ Bir Kez Bağışlanmak İnsanı Dokunulmaz mı Yapar ❓


Hayır.


Geçmişte affedilmiş olmak, gelecekte yapılan her şeyin otomatik olarak affedileceği anlamına gelmez.


İnsan yeniden sorumludur.


Mâide 71’in çarpıcı tarafı budur:


Rahmet vardır.


Ama rahmet, insana sorumsuzluk ruhsatı vermez.


1️⃣3️⃣ “İçlerinden Birçoğu” İfadesi Neden Önemlidir ❓


Ayet yine genelleme yapmaz.


“Hepsi yeniden kör ve sağır oldu.”


demez.


“Birçoğu”


ifadesini kullanır.


Bu, Kur’an’ın belirli tarihsel toplulukları anlatırken bile insanları tek tip görmediğini gösterir.


Bazıları yeniden düşmüş olabilir.


Bazıları ise doğru yolda kalmış olabilir.


1️⃣4️⃣ Bu Ayet Bütün Yahudiler Hakkında Bir Hüküm müdür ❓


Hayır.


Tarihsel bağlam İsrailoğulları içindeki belirli davranışları konu edinir.


Ayeti bütün çağlardaki bütün Yahudilere taşımak doğru değildir.


Kur’an’ın başka yerlerinde Ehl-i Kitap içinde doğru ve dengeli insanlardan açıkça söz edilir.


Mâide 71’in ahlaki dersi her insan için geçerlidir:


Yanlışın sonucunu küçümseme.


Uyarıya karşı körleşme.


Döndükten sonra yeniden düşmemeye çalış.


1️⃣5️⃣ Manevi Körlük Müslümanda da Olabilir Mi ❓


Elbette.


Müslüman olmak insana otomatik olarak sürekli hakikati görme garantisi vermez.


Bir Müslüman da;


çıkarına göre ayet seçebilir,


yanlışını savunabilir,


eleştiriye kapanabilir,


haksızlığını meşrulaştırabilir.


Bu nedenle ayeti yalnızca geçmiş bir topluluğun kusuru gibi okumak yerine kendimize çevirmek gerekir.


1️⃣6️⃣ Günümüzde “Kör ve Sağır Kesilmek” Nasıl Görünebilir ❓


Örneğin insan;


yalnızca kendi görüşünü destekleyen haberleri okuyabilir.


Yanlışını gösteren delilleri reddedebilir.


Kendisine eleştiri yapan herkesi düşman ilan edebilir.


Kendi grubunun hatalarını görmezden gelirken karşı grubun en küçük yanlışını büyütebilir.


Böyle bir durumda fiziksel duyular çalışır.


Ama zihinsel ve ahlaki olarak insan seçici bir körlük yaşayabilir.


1️⃣7️⃣ Mâide 70 ve 71 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


Mâide 70’te;


peygamberlerin getirdiği hoşlanılmayan hakikati reddetme


ve bazı peygamberlere karşı şiddet


anlatılmıştı.


Mâide 71 ise bunun zihinsel temelini gösterir:


“Bize bir şey olmaz.”


Sonra:


körlük ve sağırlık.


Böylece süreç şöyle ilerler:


Cezasızlık düşüncesi → hakikati görmezden gelme → uyarıyı duymama → yanlışın derinleşmesi.


1️⃣8️⃣ “Allah Yaptıklarını Görmektedir” Ne Anlama Gelir ❓


Ayet çok güçlü bir cümleyle sona erer:


“Allah onların yaptıklarını görür.”


İnsan başkalarından bir davranışını gizleyebilir.


Kendisini haklı gösterebilir.


Toplumun gözünden kaçabilir.


Ama Kur’an’a göre hiçbir şey Allah’ın bilgisinin dışında değildir.


Bu cümle hem uyarı hem de adalet güvencesidir.


1️⃣9️⃣ Mâide Suresi 71. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓


Mâide Suresi 71. ayetin merkezindeki en tehlikeli cümle belki de şudur:


“Bize bir şey olmaz.”


İnsan bu cümleyi söylediğinde ahlaki sınırların aşınması başlayabilir.


İlk haksızlığında:


“Bu defalık.”


der.


Sonuç çıkmayınca:


“Demek ki problem yok.”


der.


Tekrar eder.


Sonra yanlış artık davranış olmaktan çıkıp karaktere dönüşür.


İşte ayetin:


“Kör ve sağır kesildiler.”


demesi tam burada anlam kazanır.


İnsan artık delili görmez.


Uyarıyı duymaz.


Çünkü görmek ve duymak istememektedir.


Fakat ayetin en güzel tarafı şudur:


Bu körlüğün ardından bile:


“Sonra Allah tövbelerini kabul etti.”


denir.


Yani dönüş mümkündür.


Körleşen yeniden görebilir.


Sağırlaşan yeniden duyabilir.


Yanlış yapan yeniden başlayabilir.


Ama ayet hemen bir başka gerçeği de ekler:


“Sonra içlerinden birçoğu yine kör ve sağır kesildi.”


Demek ki bir kez doğruya dönmek yeterli değildir.


İnsan doğru yerde kalmayı da öğrenmelidir.


Tövbe bir an olabilir.


İstikamet ise bir ömürdür.


Ve ayetin son cümlesi bütün insan hesaplarının üzerine gelir:


“Allah onların yaptıklarını görmektedir.”


İnsan kendi kendisini kandırabilir.


Toplumu kandırabilir.


Hatasını güzel isimlerle saklayabilir.


Ama hiçbir davranış mutlak biçimde görünmez olmaz.


Belki de Mâide 71’in bugün için en güçlü mesajı şudur:


Yanlışın karşılığı hemen gelmedi diye onu doğru sanma; affedildiğin için de bir daha düşmeyeceğini düşünme. Vicdanını açık, gözünü hakikate dönük, kulağını uyarıya hazır tut.


“Mâide Suresi 71. ayet, insanın en tehlikeli yanılgılarından birini ortaya koyar: ‘Bana bir şey olmaz.’ Oysa cezasızlık hissi vicdanı körleştirebilir. Rahmet kapısı açıktır; fakat tövbenin değeri, insanın yeniden aynı körlüğe dönmemek için gösterdiği sadakatle korunur.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt