📖 İsrâ Suresi 9. Ayette “Şüphesiz Bu Kur’an En Doğru Yola İletir ve Salih Amel İşleyen Müminlere Büyük Bir Mükâfat Olduğunu Müjdeler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
53,756
2,736,298
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 İsrâ Suresi 9. Ayette “Şüphesiz Bu Kur’an En Doğru Yola İletir ve Salih Amel İşleyen Müminlere Büyük Bir Mükâfat Olduğunu Müjdeler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“Kur’an’ın rehberliği yalnızca hangi yöne bakacağımızı değil, nasıl bir insan olmamız gerektiğini de öğretir. Doğru yol, bilgiyi ezberlemekten çok onu hayata taşımakla görünür hâle gelir. İman kalpte başlar, fakat salih amelle dünyada iz bırakır; müjde de işte bu bütünlüğe verilir.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ İsrâ Suresi 9. Ayetin Anlamı Nedir ❓​

İsrâ Suresi'nin 9. ayeti, Kur’an'ın insanı en doğru ve en sağlam yola yönelten ilahi bir rehber olduğunu ve imanını salih amellerle destekleyen müminler için büyük bir mükâfat bulunduğunu bildirmektedir.

Ayetin anlamı şöyledir:

“Şüphesiz bu Kur’an en doğru olana iletir ve salih ameller işleyen müminlere kendileri için büyük bir mükâfat bulunduğunu müjdeler.”
İsrâ Suresi, 17:9
Önceki ayetlerde toplumların vahiyden uzaklaşması, bozgunculuk, kibir, sonuç, yeniden fırsat ve Allah'ın rahmeti anlatılmıştı.

9. ayette ise insanın bu döngülerden kurtulmasının temel yolu gösterilmektedir:

Kur’an'ın rehberliği.

Yani insan yalnız geçmiş toplumların hatalarını dinlemekle bırakılmaz.

Ona:

“Peki doğru yol nedir?”

sorusunun cevabı da verilir.

2️⃣ “Şüphesiz Bu Kur’an” İfadesi Neden Önemlidir ❓​

Ayet doğrudan Kur’an'a dikkat çekmektedir.

Bu ifade, rehberliğin soyut bir düşünceye değil, Allah tarafından gönderilen vahye bağlandığını gösterir.

İnsan hayatında birçok kaynaktan bilgi alabilir.

Aile.

Toplum.

Bilim.

Tecrübe.

Kültür.

Bunların her biri değerli olabilir.

Fakat dinî ve ahlaki yönelişin temelinde Kur’an, mümin için belirleyici bir ölçüdür.

Kur’an yalnız bilgi veren bir kitap değil, istikamet veren bir rehberdir.

Bu nedenle onunla ilişki sadece okumakla sınırlı kalmamalıdır.

Anlamak.

Düşünmek.

Uygulamak.

Hayata taşımak.

gereklidir.

3️⃣ “En Doğru Yola İletir” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette Kur’an'ın yalnızca:

“Doğru bir yol gösterdiği”

değil, en doğru, en sağlam ve en dengeli olana yönelttiği bildirilmektedir.

Bu yol yalnız ibadetlerden ibaret değildir.

İnançta doğruluk.

Ahlakta doğruluk.

İlişkilerde doğruluk.

Adalette doğruluk.

Ailede doğruluk.

Ekonomide doğruluk.

İnsan haklarında doğruluk.

gibi hayatın birçok alanını kapsar.

Kur’an'ın rehberliği parçalı değil, bütüncül bir hayat anlayışıdır.

İnsan camide başka, ticarette başka, ailede başka bir ahlak taşımamalıdır.

Doğru yol hayatın tamamında görünmelidir.

4️⃣ Kur’an’ın Gösterdiği “En Doğru Yol” Tek Bir Alanla mı Sınırlıdır ❓​

Hayır.

Kur’an yalnızca namazın nasıl kılınacağını veya ibadetin önemini anlatmaz.

İnsan ilişkilerini de düzenler.

Adaleti anlatır.

Merhameti anlatır.

Kul hakkını anlatır.

Yetimi anlatır.

Anne babaya davranışı anlatır.

Ticareti, sözü, emaneti ve ahiret sorumluluğunu hatırlatır.

Bu nedenle Kur’an'ın yolu yalnızca ritüel bir dindarlık değildir.

İbadet önemlidir.

Ama ibadetin insan karakterine yansıması da önemlidir.

Allah'a yönelen bir alın, insanlara zulmeden bir ele dönüşmemelidir.

Gerçek rehberlik, inancı davranışla birleştirir.

5️⃣ Kur’an İnsana Her Konuda Ayrıntılı Teknik Bilgi Verir Mi ❓​

Hayır.

Kur’an bir fizik, tıp, mühendislik veya ekonomi ders kitabı değildir.

Bu alanlarda insan araştırır, öğrenir, deney yapar ve bilgi üretir.

Kur’an'ın temel görevi insana hidayet, ahlak ve ilahi ölçü sunmaktır.

Örneğin Kur’an doktora hangi ameliyat tekniğini kullanacağını ayrıntılı olarak öğretmez.

Ama:

İnsan hayatının değerini.

Dürüstlüğü.

Sorumluluğu.

Haksızlık yapmamayı.

öğretir.

Bu nedenle Kur’an'dan beklenen rehberlik ile bilimsel kitaplardan beklenen bilgi birbirine karıştırılmamalıdır.

Vahyin alanı insanın anlamı ve yönüdür; teknik ayrıntıların büyük kısmı insanın araştırmasına bırakılmıştır.

6️⃣ Kur’an’ı Okumak Tek Başına Hidayet İçin Yeterli midir ❓​

Kur’an'ı okumak çok değerlidir.

Fakat yalnızca seslendirmek ile onun rehberliğini hayata taşımak aynı şey değildir.

İnsan Kur’an'ı okuyabilir ama içindeki adalet emrini uygulamayabilir.

Merhamet ayetlerini okuyabilir ama ailesine kaba davranabilir.

Kul hakkını okuyabilir ama ticarette insanları kandırabilir.

Bu durumda Kur’an okunmuş olur fakat rehberliği yeterince hayata taşınmamış olur.

Kur’an'ın gerçek etkisi, okunan ayetin davranışa dönüşmesiyle ortaya çıkar.

Bu yüzden okumak başlangıçtır.

Anlamak ve yaşamak ise devamıdır.

7️⃣ Kur’an’ı Anlamaya Çalışmak Neden Önemlidir ❓​

Çünkü insan anlamadığı bir mesajı hayatına taşımakta zorlanabilir.

Kur’an tilaveti ibadet değeri taşır.

Ama aynı zamanda insanın:

“Allah bana burada ne öğretiyor?”

diye düşünmesi gerekir.

Ayetleri bağlamıyla değerlendirmek.

Kelime anlamlarını öğrenmek.

Bütüncül mesajı görmek.

Tarihsel olaylarla evrensel ilkeleri ayırmak.

önemlidir.

Kur’an yalnız okunmak için değil, üzerinde düşünülmek için de gönderilmiş bir rehberdir.

Bu nedenle anlamaya çalışmak Kur’an'a saygının önemli biçimlerinden biridir.

8️⃣ Kur’an’ın Rehberliği ile İnsan Aklı Arasında Bir Çelişki Var mıdır ❓​

İslam anlayışında akıl Allah'ın insana verdiği büyük bir nimettir.

Kur’an insanı düşünmeye, gözlemlemeye ve ibret almaya çağırır.

Dolayısıyla sağlıklı yaklaşım:

“Aklı bırak, sadece metni oku.”

değildir.

Aynı şekilde:

“Benim aklım her şeyin üzerinde, vahye ihtiyacım yok.”

demek de değildir.

Akıl ile vahiy birbirinin düşmanı değildir.

Akıl vahyi anlamaya çalışır.

Vahiy ise aklın ahlaki ve manevi yönünü aydınlatır.

İnsan aklını kullandıkça sorumluluğu artar.

9️⃣ “Salih Amel İşleyen Müminler” Kimlerdir ❓​

Salih amel, Allah'ın razı olduğu doğru, faydalı ve güzel davranışları ifade eder.

Namaz salih ameldir.

Sadaka salih ameldir.

Anne babaya iyi davranmak salih ameldir.

Adaletli olmak salih ameldir.

İnsanların hakkını korumak salih ameldir.

Helal kazanç salih ameldir.

Bir insanın sıkıntısını gidermek salih ameldir.

Ayet yalnız:

“İman edenlere.”

deyip bırakmamaktadır.

İman ile salih ameli birlikte zikretmektedir.

Bu, İslam'da inancın davranışla ilişkisinin önemini gösterir.

🔟 İman ile Salih Amel Arasında Nasıl Bir İlişki Vardır ❓​

İman kalpteki tasdik ve yöneliştir.

Salih amel ise bu imanın hayata yansıyan yüzüdür.

İnsan:

“Ben inanıyorum.”

diyebilir.

Ama imanının davranışları üzerinde hiçbir etkisi yoksa burada sorgulanması gereken bir durum vardır.

İman insanı kusursuz yapmaz.

Mümin hata yapabilir.

Günah işleyebilir.

Ama iman, insanın sürekli iyiliğe yönelmesini ve yanlış yaptığında dönmesini gerektirir.

İman kök, salih amel meyve gibidir.

Kök görünmez.

Ama sağlıklı kökün meyvesi zamanla görünür hâle gelir.

1️⃣1️⃣ Her Faydalı İş Salih Amel Olabilir Mi ❓​

Bir davranışın salih amel değerini etkileyen birçok unsur vardır.

Yapılan işin kendisi iyi olmalıdır.

Niyet doğru olmalıdır.

Haksızlık içermemelidir.

Örneğin bir insana yardım etmek güzel bir iştir.

Ama bunu yalnız onu aşağılamak veya gösteriş yapmak için yapmak niyet yönünden problemi ortaya çıkarabilir.

Bu nedenle İslam'da sadece:

“Ne yaptın?”

değil,

“Niçin yaptın?”

sorusu da önemlidir.

Salih amel, doğru davranış ile temiz niyetin birleşmesine doğru ilerler.

İnsan niyetini sürekli kontrol etmelidir.

1️⃣2️⃣ Büyük Mükâfat Nedir ❓​

Ayet müminlere:

“Büyük bir mükâfat.”

bulunduğunu müjdelemektedir.

Bu büyük mükâfatın merkezinde ahiret kurtuluşu ve cennet vardır.

Allah'ın rızası.

Bağışlanma.

Ebedî huzur.

Bunlar dünyevi bütün ödüllerden daha büyüktür.

İnsan dünyada yaptığı iyiliklerin karşılığının tamamını görmeyebilir.

Fakat ahiret, salih amelin gerçek karşılığının ortaya çıktığı yerdir.

Dünyadaki iyilik küçük görünebilir; Allah katındaki karşılığı çok büyük olabilir.

Bu nedenle mümin küçük iyilikleri de küçümsememelidir.

1️⃣3️⃣ Müjde Neden Önemlidir ❓​

İnsan sadece uyarıyla yaşayamaz.

Sürekli korku insanı yorabilir.

Bu nedenle Kur’an uyarının yanında müjde de verir.

Bir önceki ayette cehennem uyarısı vardı.

Bu ayette ise salih amel işleyen müminlere büyük mükâfat müjdelenmektedir.

Bu denge çok önemlidir.

Din sadece “yapma” demek değildir; “iyilik yap ve bunun güzel karşılığı vardır” da der.

Müjde, insanın iyilik yolunda motivasyonunu güçlendirebilir.

Allah'ın kullarına karşı rahmetini hatırlatır.

1️⃣4️⃣ Kur’an’ın Rehberliği Bütün İnsanlar İçin midir ❓​

Kur’an'ın mesajı belirli bir ırka veya millete kapatılmış değildir.

Hz. Muhammed'in peygamberliği evrensel bir çağrı taşır.

Ancak Kur’an'dan gerçek anlamda yararlanmak için insanın ona açık bir kalple yaklaşması önemlidir.

Sadece hata bulmak için okuyanla samimiyetle anlamaya çalışan kişinin yaklaşımı aynı olmayabilir.

Rehber önünde olabilir; fakat insan yönünü ona çevirmelidir.

Bu durum güneşe benzer.

Güneş ışık verir.

Ama insan gözünü tamamen kapatırsa ışığın faydasından kendisini mahrum bırakabilir.

1️⃣5️⃣ Kur’an’ı Kendi Çıkarımıza Göre Kullanmak Neden Tehlikelidir ❓​

İnsan bazen Kur’an'ı kendisini düzeltmek için değil, başkalarını suçlamak için okuyabilir.

Kendi görüşünü destekleyen ayetleri seçer.

Kendi yanlışlarına değinen ayetleri görmezden gelir.

Böylece vahiy rehber olmaktan çıkıp kişisel tartışmaların aracı hâline gelir.

Bu çok tehlikelidir.

Kur’an bizi yönetmelidir.

Biz Kur’an'ı kendi nefsimize göre yönetmemeliyiz.

Ayet ararken kendimize delil değil, kendimize ayna aramalıyız.

Kur’an'ın en büyük faydalarından biri insanın önce kendi yanlışını görebilmesidir.

1️⃣6️⃣ Kur’an’ı Yaşamak Günlük Hayatta Nasıl Görünür ❓​

Kur’an'ı yaşamak yalnız sürekli ayet okumak değildir.

Dürüst ticaret yapmak Kur’an ahlakıdır.

Aileye merhamet göstermek Kur’an ahlakıdır.

Bir insanın hakkını yememek Kur’an ahlakıdır.

Yalan haber yaymamak Kur’an ahlakıdır.

Öfkeliyken adaleti kaybetmemek Kur’an ahlakıdır.

Yetimi korumak Kur’an ahlakıdır.

İsraf etmemek Kur’an ahlakıdır.

Kur’an'ın hayatımızdaki gerçek görünürlüğü davranışlarımızda ortaya çıkar.

İnsan kitabı elinde taşıyabilir.

Asıl hedef, mesajını karakterinde taşıyabilmektir.

1️⃣7️⃣ İsrâ Suresi 7, 8 ve 9. Ayetler Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır ❓​

Bu üç ayet arasında çok güçlü bir geçiş vardır.

7. ayette:

İyilik yapanın kendisine iyilik ettiği, kötülük yapanın ise kendi aleyhine kötülük yaptığı bildirilmişti.

8. ayette:

Allah'ın rahmet kapısının açık olduğu, fakat yeniden bozgunculuğa dönülürse bunun sonuçlarının da tekrar ortaya çıkacağı anlatılmıştı.

9. ayette ise artık insanın doğru istikameti açıkça gösterilir:

Kur’an en doğru yola iletir.

Yani önce sonuç anlatılır.

Sonra rahmet gösterilir.

Ardından yol haritası verilir.

Yanlış yaptınsa dön; döndükten sonra yönünü Kur’an'la belirle.

Bu sıralama son derece anlamlıdır.

1️⃣8️⃣ İsrâ Suresi 9. Ayetin En Büyük Manevi Mesajı Nedir ❓​

Bu ayetin en büyük manevi mesajlarından biri şudur:

Kur’an yalnız kutsal kabul edilecek bir kitap değil, yaşanacak bir rehberdir.

İnsan Kur’an'ı evinde en yüksek yere koyabilir.

Güzel bir kılıfa sarabilir.

Ezberleyebilir.

Güzel sesle okuyabilir.

Bunların hepsi değerli olabilir.

Ama Kur’an'ın en büyük amacı insanın hayatına yön vermektir.

Adalet ayetini okuyorsak daha adaletli olmalıyız.

Merhamet ayetini okuyorsak daha merhametli olmalıyız.

Doğruluk emrini okuyorsak yalanı azaltmalıyız.

Kur’an'a gerçek saygı, onun mesajının karakterimizde görünmesidir.

1️⃣9️⃣ İsrâ Suresi 9. Ayetin Sonuç Olarak Bize Anlattığı Nedir ❓​

İsrâ Suresi'nin 9. ayeti, Kur’an'ın insanı en doğru ve en dengeli yola yönelttiğini ve imanlarını salih amellerle hayata taşıyan müminlere büyük bir mükâfat bulunduğunu müjdelemektedir.

Bu ayetin ilk büyük mesajı rehberliktir.

İnsan yolunu kaybedebilir.

Toplumlar yönünü kaybedebilir.

Güç insanı bozabilir.

Kibir insanı körleştirebilir.

Önceki ayetlerde bunun tarihsel örnekleri anlatılmıştı.

9. ayet ise çözümü gösterir:

Kur’an'a dön.

Çünkü Kur’an insanın yalnız neye inanacağını değil, nasıl yaşayacağını da öğretir.

İkinci büyük mesaj, doğru yolun bütüncül olmasıdır.

İnsan sadece namazında doğru olup ticaretinde haksız olamaz.

Sadece orucunda hassas olup ailesine zulmedemez.

Sadece dinî sözler söyleyip kul hakkını önemsememek doğru değildir.

Kur’an'ın rehberliği hayatın parçalarını birleştirir.

İbadet ile ahlak birbirinden kopmamalıdır.

Üçüncü büyük mesaj, imanın davranış istemesidir.

Ayet:

“Salih amel işleyen müminler.”

ifadesini kullanır.

Bu son derece önemlidir.

İman yalnız kimlik değildir.

İnsan:

“Ben Müslümanım.”

dediğinde bunun hayatında bir karşılığı olmalıdır.

Daha dürüst.

Daha adaletli.

Daha merhametli.

Daha sorumlu.

olmaya çalışmalıdır.

İman, karakter üzerinde iz bırakmalıdır.

Dördüncü büyük mesaj, salih amelin genişliğidir.

Salih amel yalnız camide yapılan ibadetlerden ibaret değildir.

Bir anne çocuğuna sevgiyle baktığında...

Bir doktor hastasına dürüst davrandığında...

Bir esnaf müşterisini kandırmadığında...

Bir insan yol üzerindeki zararı kaldırdığında...

Bir çalışan işini hakkıyla yaptığında...

Bunların hepsi doğru niyetle büyük değer kazanabilir.

İyilik hayatın her alanında üretilebilir.

Beşinci büyük mesaj, niyettir.

Aynı davranışı iki insan yapabilir ama niyetleri farklı olabilir.

Biri Allah rızası ve gerçek iyilik için yapar.

Diğeri yalnız gösteriş için.

Bu nedenle salih amel yalnız dış görünüşten ibaret değildir.

İnsan zaman zaman kendi kalbine bakmalıdır:

“Bunu neden yapıyorum?”

Bu soru amelin kalitesini artırabilir.

Altıncı büyük mesaj, Kur’an'ı yalnız ses olarak bırakmamaktır.

Güzel Kur’an okumak çok değerlidir.

Ama Kur’an'ın asıl hedefi kulağa güzel gelmekten daha büyüktür.

Kalbi ve hayatı değiştirmektir.

Bir insan her gün Kur’an okuyup hiçbir davranışını sorgulamıyorsa eksik kalan bir yön olabilir.

Tilavet kalbe inmeli, kalpten davranışa geçmelidir.

Yedinci büyük mesaj, aklın önemidir.

Kur’an insanı kör taklide çağırmaz.

Düşünmeye çağırır.

Tarih üzerinde düşündürür.

Yaratılışı düşündürür.

İnsanın kendi nefsini sorgulamasını ister.

Bu nedenle Kur’an'ın rehberliği insanın aklını devre dışı bırakmak değil, aklını doğru yönde kullanmasını sağlamaktır.

Sekizinci büyük mesaj, müjdedir.

Müminin yaptığı iyiliklerin sonunda kaybolmadığı bildirilir.

İnsan bazen:

“Ben doğru davranıyorum ama sürekli kaybediyorum.”

diye düşünebilir.

Kur’an ona dünya hesabının son hesap olmadığını hatırlatır.

Allah katında hiçbir salih amel kaybolmaz.

Bu, insanın iyiliğe devam etmesi için büyük bir umut kaynağıdır.

Dokuzuncu büyük mesaj, Kur’an'ı başkalarını dövmek için kullanılan bir söz silahına çevirmemektir.

İnsan ayetleri sürekli:

“Bu sana söylüyor.”

“Bu onlara söylüyor.”

diye okuyabilir.

Ama kendisine hiç çevirmeyebilir.

Oysa gerçek hidayet:

“Bu ayet bana ne söylüyor?”

sorusuyla başlar.

Kur’an'ın aynasında önce kendi yüzümüzü görmeliyiz.

Onuncu büyük mesaj, rehberlik ile sorumluluğun birleşmesidir.

Allah yolu gösterir.

Ama insanın o yolda yürümesi gerekir.

Harita önündedir.

Yön bellidir.

Fakat insan iradesiyle hareket eder.

Bu nedenle:

“Kur’an var, o hâlde otomatik olarak doğru yoldayım.”

denilemez.

Kur’an'a sahip olmak başka, Kur’an'ın yolunda yürümek başkadır.

On birinci büyük mesaj, geçmiş toplumların hatalarının çözümünü bugüne taşımaktır.

Önceki ayetlerde İsrailoğullarının bozgunculuğu anlatıldı.

Fakat amaç yalnız onların tarihini eleştirmek değildir.

Kur’an şimdi kendi rehberliğini ortaya koyarak Müslümana da sorumluluk yükler.

Eğer Müslüman da:

Adaleti terk eder.

Kibirlenir.

Bozgunculuk yapar.

Vahyi yalnız kimlik sembolüne dönüştürürse...

tarihsel uyarıdan ders almamış olur.

Kur’an başkasının yanlışını göstermek kadar bizim doğruyu yaşamamızı da ister.

On ikinci büyük mesaj, “en doğru yol” ifadesindeki dengedir.

İnsan bazen dini aşırılığa dönüştürebilir.

Bazen de tamamen hayatın dışına çıkarabilir.

Kur’an ise insanı dengeli, sorumlu ve ahlaklı bir hayata yöneltir.

Dünya tamamen terk edilmez.

Ahiret de unutulmaz.

Hak aranır.

Ama zulmedilmez.

Sevilir.

Ama hiçbir yaratılmış Allah'ın yerine konulmaz.

Doğru yol, insanın bütün hayatını yerli yerine koyan bir dengedir.

İsrâ Suresi'nin 9. ayeti bugün insanın kendisine şu soruları sordurur:

Kur’an benim için yalnız okunacak bir kitap mı, yoksa hayat rehberi mi?

Okuduğum ayetler davranışlarımı değiştiriyor mu?

İmanım salih amellerimde görünür hâle geliyor mu?

Dinî bilgimi insanlara üstünlük kurmak için mi kullanıyorum?

Kur’an'ın başkalarına ne söylediğini düşünürken bana ne söylediğini unutuyor muyum?

Ticaretimde, ailemde ve günlük ilişkilerimde Kur’an ahlakı var mı?

Yaptığım iyiliklerin Allah katında kaybolmadığına gerçekten inanıyor muyum?

Kur’an'a saygıyı yalnız fiziksel bir hürmete mi indirgedim, yoksa mesajını da ciddiye alıyor muyum?


Bu sorular ayetin hayatımıza ne kadar güçlü biçimde dokunduğunu gösterir.

Çünkü Kur’an'ın gerçek rehberliği yalnız sayfalar arasında değildir.

İnsan onun mesajıyla karar vermeye, yaşamaya ve karakterini değiştirmeye başladığında rehberlik hayatın içinde görünür hâle gelir.

Sonuç olarak İsrâ Suresi'nin 9. ayeti bize şunu öğretmektedir:

Kur’an'ı rehber edin.

Yalnız okumakla yetinme, anlamaya çalış.

Anladığını hayatına taşı.

İmanını güzel davranışlarla destekle.

İbadet ile ahlakı birbirinden ayırma.

Kur’an'ı başkalarını yargılamadan önce kendine ayna yap.

Küçük iyiliklerini küçümseme.

Ve Allah'ın salih amel işleyen müminler için hazırladığı büyük müjdeyi unutma.


Çünkü Kur’an'ın gösterdiği en doğru yol, insanı yalnız dünyada daha güzel bir karaktere değil, Allah'ın rızasına ve ebedî kurtuluşa doğru götüren bir hayat yoludur.

⠀

🌿 Son Söz​

“Kur’an’ı yalnız elimizde taşımak yetmez; onun adaletini kararlarımıza, merhametini ilişkilerimize, doğruluğunu sözlerimize ve kulluk bilincini hayatımıza taşımamız gerekir. Bir ayeti ezberlemek değerlidir, fakat o ayetin bizi daha iyi bir insan yapması daha büyük bir kazanımdır. Kur’an bize yalnız yolu göstermiyor; o yolda nasıl bir kalple ve nasıl bir karakterle yürümemiz gerektiğini de öğretiyor. Okuduğumuz her ayet hayatımızda küçük de olsa bir iyiliğe dönüşüyorsa, rehberlik gerçekten yolumuzu aydınlatmaya başlamış demektir.”
Ersan Karavelioğlu
⠀
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt