📖 Enfâl Suresi 75. Ayette “Sonradan İman Edip Hicret Eden ve Sizinle Birlikte Mücadele Edenler de Sizdendir. Allah’ın Kitabına Göre Akrabalar

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,903
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Enfâl Suresi 75. Ayette “Sonradan İman Edip Hicret Eden ve Sizinle Birlikte Mücadele Edenler de Sizdendir. Allah’ın Kitabına Göre Akrabalar Birbirlerine Daha Yakındır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“Bir topluluğa sonradan katılmak insanı daha az değerli yapmaz; samimiyetle aynı yükü taşımaya başlayan kişi artık o yolun gerçek bir parçasıdır. Fakat kardeşlik büyürken insanın ailesine ve yakınlarına karşı sorumlulukları da unutulmamalıdır.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Enfâl Suresi 75. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:

“Daha sonra iman edip hicret eden ve sizinle birlikte mücadele edenler de sizdendir. Allah’ın kitabına göre akraba olanlar birbirlerine daha yakındırlar. Şüphesiz Allah her şeyi hakkıyla bilendir.”

Bu ayet Enfâl Suresi’nin son ayetidir.

Surenin sonunda ilk Müslüman toplumun:

iman,

hicret,

dayanışma,

kardeşlik

ve aile bağları

arasındaki ilişkisi düzenlenmektedir.

Ayet aynı zamanda sonradan Müslüman topluma katılan insanların da dışlanmaması gerektiğini açık biçimde bildirir.

2️⃣ “Sonradan İman Edenler” Kimlerdir ❓​

Burada ilk hicret döneminden sonra iman eden kişilerden söz edilmektedir.

İslam toplumu yalnızca ilk günlerde Müslüman olanlardan oluşmamıştır.

Zaman içinde yeni insanlar iman etmiş,

Medine’ye hicret etmiş

ve Müslüman toplumun sorumluluklarına katılmıştır.

Kur’an bu insanlara:

“Geç kaldınız, artık siz bizim gibi değilsiniz.”

dememektedir.

Tam tersine:

“Onlar da sizdendir.”

buyurmaktadır.

3️⃣ “Onlar da Sizdendir” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade çok güçlü bir aidiyet mesajıdır.

Sonradan gelen kişi:

ikinci sınıf değildir.

Daha az değerli değildir.

Topluluğun kenarında tutulması gereken biri değildir.

İman,

hicret

ve ortak sorumluluk

onu toplumun gerçek bir üyesi hâline getirir.

Bu, erken gelenlerin sonradan gelenler üzerinde kalıcı bir üstünlük sistemi kurmaması gerektiğini düşündürür.

4️⃣ İslam’da “İlk Gelenler” ile “Sonradan Gelenler” Arasında Değer Farkı Var mıdır ❓​

İlk Müslümanların çok özel fedakârlıkları vardır.

Zor zamanda iman etmiş,

baskıya dayanmış

ve büyük bedeller ödemişlerdir.

Kur’an onların bu fedakârlıklarını ayrıca över.

Fakat bu, daha sonra samimiyetle iman eden insanların topluluğun gerçek parçası olamayacağı anlamına gelmez.

Öncelik bir fazilet olabilir.

Ama kalıcı bir kast sistemi oluşturmaz.

5️⃣ Sonradan Gelen İnsan Neden Bazen Dışlanabilir ❓​

İnsan topluluklarında eski üyeler zaman zaman:

“Biz buradayken sen yoktun.”

“Biz daha çok emek verdik.”

“Sen sonradan geldin.”

gibi düşüncelere kapılabilir.

Bu duygu bir ölçüde geçmiş emeğin hatırlanmasından kaynaklanabilir.

Fakat zamanla üstünlük iddiasına dönüşürse sorun oluşur.

Enfâl 75’in:

“Onlar da sizdendir.”

ifadesi bu tür dışlamaların karşısında güçlü bir ölçüdür.

6️⃣ “Sizinle Birlikte Mücadele Edenler” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayetin tarihsel bağlamında bu mücadele Müslüman toplumun savunulması ve Allah yolundaki ciddi çabayı ifade eder.

Yeni iman edenler yalnızca isim olarak topluluğa katılmıyordu.

Aynı zamanda:

sorumluluk alıyor,

fedakârlık yapıyor

ve gerektiğinde toplumun savunmasına katılıyorlardı.

Yani aidiyet yalnızca hak talep etmek değil, sorumluluk paylaşmak anlamına da geliyordu.

7️⃣ Bir Topluluğa Ait Olmak Sadece Hak Sahibi Olmak mıdır ❓​

Hayır.

Sağlıklı topluluklarda haklar ve sorumluluklar birlikte bulunur.

İnsan:

yardım bekleyebilir.

Ama gerektiğinde yardım da eder.

Korunmak ister.

Ama başkasının hakkını da korur.

Toplumdan faydalanır.

Ama topluma katkıda da bulunur.

Enfâl 75’te sonradan gelenlerin “sizinle birlikte mücadele etmeleri” özellikle bu ortak sorumluluğu göstermektedir.

8️⃣ “Akrabalar Birbirlerine Daha Yakındır” Ne Demektir ❓​

Ayetin ikinci kısmında akrabalık hukukuna geçilmektedir.

İlk hicret döneminde Muhacirlerle Ensar arasında son derece güçlü bir kardeşlik kurulmuştu.

Bu dayanışma bazı erken dönem uygulamalarında mali ve miras ilişkilerine kadar uzanmıştı.

Daha sonra aile ve kan bağına dayalı miras düzeni belirginleşmiş, mirasta yakın akrabaların önceliği esas alınmıştır.

Enfâl 75 bu düzenlemeyle bağlantılı görülmüştür.

9️⃣ Muhacir ile Ensar Birbirlerine Mirasçı Oluyor muydu ❓​

Erken dönem İslam toplumunda hicret ve kardeşlik ilişkisine bağlı bazı özel miras uygulamalarının bulunduğu klasik kaynaklarda aktarılır.

Çünkü Mekke’den gelen Muhacirlerin bir kısmı:

malını,

evini

ve ailesel ekonomik bağlarını

geride bırakmıştı.

Medine’de kurulan kardeşlik sistemi olağanüstü şartlarda güçlü bir sosyal güvenlik ağı oluşturmuştu.

Daha sonra miras konusunda asıl öncelik kan ve aile yakınlığına verilmiştir.

🔟 Bu Ayet Kardeşliği Önemsiz mi Hâle Getiriyor ❓​

Hayır.

Muhacir ve Ensar kardeşliği sona ermiyor.

Yardımlaşma devam ediyor.

Sevgi devam ediyor.

Dayanışma devam ediyor.

Ancak miras gibi belirli hukuki alanlarda aile bağlarının önceliği düzenleniyor.

Yani iki kavram birbirine rakip değildir.

İman kardeşliği toplumsal dayanışmayı,

akrabalık ise belirli ailevi ve hukuki sorumlulukları

korur.

1️⃣1️⃣ Akrabalık Neden Özel Bir Sorumluluk Doğuruyor ❓​

Çünkü insan ailesiyle doğal olarak özel bir bağ içindedir.

Anne...

Baba...

Çocuk...

Kardeş...

Yakın akrabalar...

Bu ilişkiler yalnızca duygusal değildir.

Bakım,

miras,

yardımlaşma

ve sorumluluk

gibi hukuki ve ahlaki sonuçları da vardır.

Kur’an toplumsal kardeşliği güçlendirirken aile kurumunu ortadan kaldırmaz.

1️⃣2️⃣ “Akraba Daha Yakındır” Demek Her Durumda Akrabanı Kayırmak mıdır ❓​

Hayır.

Bu ifade adaletsiz nepotizm anlamına gelmez.

Bir akrabayı:

haksız olduğu hâlde savunmak,

hak etmediği makama getirmek,

başkasının hakkını ona vermek

veya suçunu örtmek

İslam’ın adalet anlayışıyla bağdaşmaz.

Akrabalığın getirdiği özel haklar ve sorumluluklar vardır.

Fakat adaletin üzerinde bir ayrıcalık değildir.

1️⃣3️⃣ Aile ile Toplum Arasında Nasıl Bir Denge Kuruluyor ❓​

İslam insanı sadece ailesine kapalı bir birey hâline getirmez.

Aynı zamanda ailesini yok sayarak sadece geniş topluma bağlamaz.

İki sorumluluk birlikte vardır.

İnsan:

ailesine karşı sorumludur,

komşusuna karşı sorumludur,

topluma karşı sorumludur,

muhtaç insanlara karşı sorumludur.

Sağlıklı ahlak bu halkaları birbirine düşman etmez.

1️⃣4️⃣ Ayet Miras Hukukuyla Nasıl İlişkilidir ❓​

Ayetin:

“Allah’ın kitabına göre akrabalar birbirlerine daha yakındır.”

bölümü klasik İslam hukukunda miras ilişkileri açısından önemli görülmüştür.

Miras paylaşımının ayrıntıları ise Kur’an’ın özellikle Nisâ Suresi’ndeki ayetlerinde düzenlenmiştir.

Dolayısıyla Enfâl 75 tek başına bütün miras oranlarını belirlemez.

Burada temel ilke ifade edilir:

Aile yakınlığı miras hukukunda özel bir konuma sahiptir.

1️⃣5️⃣ Bu Ayetten “Bütün Malımı Mutlaka Akrabalarıma Vermeliyim” Sonucu Çıkar mı ❓​

Hayır.

Miras hukuku ayrı hükümlerle düzenlenmiştir.

Kimlerin ne kadar miras alacağı kişinin kendi keyfine tamamen bırakılmaz.

Ayrıca insan yaşarken:

yardım,

sadaka,

hediye

ve başka yollarla

başkalarına iyilik yapabilir.

Dolayısıyla ayetin amacı insanın bütün malını yalnızca akraba çevresinde tutmasını emretmek değildir.

Burada özellikle hukuki yakınlık düzeninden söz edilmektedir.

1️⃣6️⃣ Enfâl 72 ile Enfâl 75 Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır ❓​

Enfâl 72’de ilk Müslüman toplumun velayet ve dayanışma ilişkileri açıklanmıştı.

İman edip hicret edenler ile onları barındırıp yardım edenlerin birbirlerinin velileri olduğu belirtilmişti.

Enfâl 75’te ise iki önemli tamamlayıcı hüküm gelir:

Sonradan iman edip hicret edenler de aynı topluluğun parçasıdır.

Ve aile bağları özellikle miras gibi hukuki alanlarda kendi özel yerini korur.

Böylece toplumsal kardeşlik ile aile düzeni dengelenir.

1️⃣7️⃣ “Allah Her Şeyi Bilendir” İfadesi Neden Surenin Sonunda Yer Alıyor ❓​

Çünkü insan ilişkileri son derece karmaşıktır.

Kim gerçekten samimidir?

Kim fedakârlık yapmıştır?

Kim hangi hakka sahiptir?

İnsanların kalplerinde ne vardır?

Bütün bunların tamamını insan bilemez.

Allah ise bilir.

Surenin sonunda “Allah her şeyi bilendir” denilmesi, bütün bu:

savaş,

barış,

antlaşma,

ihanet,

kardeşlik,

aile

ve sorumluluk

konularının nihai bilgisinin Allah’a ait olduğunu hatırlatmaktadır.

1️⃣8️⃣ Ayetin Bugünkü İnsana En Güçlü Mesajı Nedir ❓​

Bugün de insanlar birçok topluluğa sonradan katılabilir.

Yeni bir ülkeye göçebilir.

Yeni bir işe başlayabilir.

Yeni bir aileye evlilik yoluyla katılabilir.

Yeni bir topluluğun üyesi olabilir.

Eski üyeler bazen yeni gelenleri uzun süre:

“yabancı”

olarak görebilir.

Enfâl 75 ise samimi biçimde aynı değerleri ve sorumlulukları paylaşan insan için çok güçlü bir cümle söyler:

“Onlar da sizdendir.”

İnsanları sürekli geçmişleriyle veya ne zaman geldikleriyle dışlamak yerine bugünkü samimiyet ve davranışlarına da bakmak gerekir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Enfâl Suresi 75. Ayetin ve Enfâl Suresi’nin Son Mesajı Nedir ❓​

Enfâl Suresi 75. ayet surenin son ayetidir ve birçok önemli konuyu güzel bir dengeyle tamamlar.

İlk olarak sonradan iman eden insanlara kapıyı açar:

İman ettiler.

Hicret ettiler.

Ortak mücadeleye katıldılar.

Öyleyse:

“Onlar da sizdendir.”

Bu ifade İslam toplumunun yalnızca ilk gelenlere ait kapalı bir çevre olmadığını gösterir.

Samimiyetle gelen insan kabul edilir.

Sonra ayet aile hukukuna döner:

“Akrabalar Allah’ın kitabına göre birbirlerine daha yakındır.”

Böylece iman kardeşliği ile aile bağları birbirine karıştırılmaz.

Muhacir ile Ensar arasındaki muhteşem dayanışma korunur.

Ama aile ve miras düzeninin de kendi hukuki yeri vardır.

Bu ayetle birlikte Enfâl Suresi boyunca gördüğümüz büyük tablo da tamamlanır:

Ganimet konuşuldu.

İman konuşuldu.

Bedir konuşuldu.

Sabır konuşuldu.

Tevekkül konuşuldu.

Savaş ve barış konuşuldu.

Antlaşma ve ihanet konuşuldu.

Caydırıcılık konuşuldu.

Esirler konuşuldu.

Muhacir ve Ensar kardeşliği konuşuldu.

Ve surenin sonunda yeniden insan ilişkilerine dönüldü.

Belki de bütün bu konuların ortak noktası şudur:

Güç bile ahlaka bağlı olmalıdır.

Savaşta da...

Barışta da...

Kazançta da...

Akrabalıkta da...

Kardeşlikte de...

İnsan Allah’ın koyduğu adalet sınırını korumakla sorumludur.

Enfâl 75 ve Enfâl Suresi bize belki de şu soruyu yöneltmektedir:

Bir insan hayatımıza sonradan girdiğinde onu gerçekten bugünkü samimiyetiyle değerlendirebiliyor muyuz; aynı zamanda bütün insanlara karşı sorumluluklarımızı yerine getirirken ailemize ve bize emanet edilen yakınlarımıza karşı özel sorumluluklarımızı da koruyabiliyor muyuz?

“İnsanları birleştiren gerçek bağ, kimin önce geldiği değil, kimin aynı sorumluluğu samimiyetle taşımaya başladığıdır. Fakat büyük kardeşlikler kurarken en yakınımızdaki insanların hakkını unutmamak da adaletin bir parçasıdır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt