📖 Enfâl Suresi 67. Ayette “Bir Peygamberin Yeryüzünde Düşmana İyice Üstünlük Sağlamadıkça Esirler Alması Uygun Değildir. Siz Dünyanın Geçici Menfaati

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,903
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Enfâl Suresi 67. Ayette “Bir Peygamberin Yeryüzünde Düşmana İyice Üstünlük Sağlamadıkça Esirler Alması Uygun Değildir. Siz Dünyanın Geçici Menfaatini İstiyorsunuz, Allah ise Ahireti İstiyor” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“Bir mücadelede en tehlikeli an bazen güçsüz olduğun an değil, kazanmaya başladığın andır. Çünkü insan tam o anda haklı amacı unutup kazancın cazibesine kapılabilir.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Enfâl Suresi 67. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:

“Yeryüzünde düşmana iyice üstünlük sağlayıp hâkimiyet kurmadıkça hiçbir peygamberin esirler edinmesi uygun değildir. Siz dünyanın geçici menfaatini istiyorsunuz; Allah ise ahireti istiyor. Allah mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir.”

Bu ayet Bedir Savaşı’nın ardından alınan esirlerle ilgili önemli bir uyarı içermektedir.

Müslümanlar Bedir’de karşı tarafın bazı savaşçılarını esir almışlardı.

Esirler hakkında ne yapılacağı gündeme gelmişti.

Kur’an ise burada savaş devam ederken veya düşman tehdidi henüz etkisiz hâle gelmeden maddi kazanç düşüncesinin savaşın asıl amacının önüne geçmemesi gerektiğini vurgulamaktadır.

2️⃣ Ayet Bedir Savaşı’ndaki Esirlerle mi İlgilidir ❓​

Evet.

Klasik tefsir geleneğinde ayet Bedir Savaşı sonrasında alınan esirlerle ilişkilendirilir.

Bedir Müslümanların karşılaştığı ilk büyük askerî mücadelelerden biriydi.

Müslümanların sayısı ve imkânları sınırlıydı.

Karşılarında ise Mekke’nin önemli askerî gücü bulunuyordu.

Savaşın ardından çok sayıda esir meselesi ortaya çıkınca onların geleceği hakkında karar verilmesi gerekti.

3️⃣ “Bir Peygamberin Esirler Alması Uygun Değildir” İfadesi Bütün Esirliği Yasaklıyor mu ❓​

Hayır.

Ayet savaş esirliğini bütünüyle yasaklamamaktadır.

Zaten Kur’an’ın başka ayetlerinde savaş esirlerinin:

serbest bırakılması,

fidye karşılığında bırakılması

gibi seçeneklerinden söz edilmektedir.

Buradaki vurgu zamanlama ve öncelik üzerindedir.

Düşman askerî tehdit oluşturmaya devam ederken öncelik ekonomik kazanç elde etmek değil, savaşın güvenlik amacını tamamlamak olmalıdır.

4️⃣ “Yeryüzünde İyice Üstünlük Sağlamadıkça” Ne Demektir ❓​

Ayette kullanılan ifade savaşın kritik aşamasında düşmanın askerî gücünün ciddi biçimde etkisiz hâle getirilmesini anlatır.

Bu ifade:

savaş tehdidinin kırılması,

düşmanın yeniden saldırabilecek kapasitesinin azaltılması,

ve savaş alanında güvenliğin sağlanması

bağlamında anlaşılmıştır.

Bunu:

“Önünüze gelen herkesi öldürün.”

şeklinde okumak doğru değildir.

Ayetin konusu savaşan güçler ve savaşın stratejik şartlarıdır.

5️⃣ Ayet Neden Esir Almaktan Önce Askerî Güvenliği Öne Çıkarıyor ❓​

Çünkü savaş henüz sonuçlanmamışken askerlerin asıl amacı değişebilir.

Bir savaşçı:

“Bu kişiyi etkisiz hâle getirmek yerine esir alırsam karşılığında fidye kazanabilirim.”

diye düşünmeye başlayabilir.

Bu da savaşın güvenlik amacını ekonomik çıkara dönüştürebilir.

Kur’an böyle bir çıkar hesabının kritik anda mücadelenin önüne geçmesini eleştirmektedir.

6️⃣ “Siz Dünyanın Geçici Menfaatini İstiyorsunuz” Ne Demektir ❓​

Burada özellikle savaş esirlerinden elde edilebilecek fidye gibi maddi kazançların kastedildiği yorumlanmıştır.

Esirler karşılığında:

para,

mal

veya başka maddi karşılıklar

alınabilirdi.

Müslümanların ekonomik şartları da oldukça zordu.

Böyle bir gelir onlar için cazip olabilirdi.

Ancak ayet şunu hatırlatır:

Maddi ihtiyaç gerçek olsa bile ilke ve güvenlik hesabı maddi kazanca feda edilmemelidir.

7️⃣ Kur’an Dünya Malını Tamamen Kötü mü Görüyor ❓​

Hayır.

Malın kendisi kötü değildir.

Kur’an:

çalışmayı,

helal kazancı,

infakı,

ticareti

ve malın doğru kullanılmasını

kabul eder.

Buradaki eleştiri mala sahip olmak değildir.

Maddi çıkarın daha yüksek bir ahlaki ve stratejik amacın önüne geçirilmesidir.

Sorun para değil, paranın kararları yönetmeye başlamasıdır.

8️⃣ “Allah Ahireti İstiyor” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade insanın sadece kısa vadeli çıkarı değil, Allah katındaki doğru olanı düşünmesini ister.

Dünya menfaati:

hızlı,

görünür

ve cazip

olabilir.

Ahiret bilinci ise insana:

“Bu karar Allah’ın huzurunda doğru mu?”

sorusunu sordurur.

Böylece insan kısa vadeli kazancı uzun vadeli ahlaki sorumluluğun önüne geçirmemeye çalışır.

9️⃣ Dünya ile Ahiret Arasında Her Zaman Bir Çatışma mı Vardır ❓​

Hayır.

İnsan dünyada yaşar.

Çalışır.

Para kazanır.

Ailesini geçindirir.

Başarı elde edebilir.

Bunların hepsi ahiret bilinciyle uyumlu olabilir.

Sorun, dünya menfaati ile ahlaki sorumluluk çatıştığında ortaya çıkar.

O anda insanın neyi tercih ettiği karakterini gösterir.

Enfâl 67 tam da böyle bir tercih anını gündeme getirmektedir.

🔟 Bedir Esirleri Hakkında Ne Yapılması Tartışılmıştı ❓​

İslam tarihindeki rivayetlerde Bedir esirleri hakkında farklı görüşlerin konuşulduğu aktarılır.

Esirlerin:

fidye karşılığında serbest bırakılması

veya savaş şartlarına göre daha sert bir uygulama yapılması

gibi seçenekler değerlendirilmiştir.

Sonunda esirlerin bir kısmından fidye alınmıştır.

Ayet ise bu olayın ardından, savaşın güvenlik hedefi tam olarak gerçekleşmeden maddi menfaat düşüncesinin öne çıkmasını eleştiren güçlü bir uyarı getirmiştir.

1️⃣1️⃣ Bu Ayet Hz. Muhammed’in Kararlarının da İlahi Eleştiriye Açık Olduğunu mu Gösteriyor ❓​

Bu ayet Kur’an’da Peygamber’in yaşadığı olayların da vahiy yoluyla değerlendirilebildiğini gösteren dikkat çekici örneklerden biridir.

Hz. Muhammed peygamberdir.

Fakat Kur’an bazı olaylarda onun ve Müslüman toplumun aldığı kararları düzeltici veya yönlendirici ifadelerle değerlendirir.

Bu da Kur’an anlatısının Peygamber’i eleştiriden tamamen uzak, tarih dışı bir figür olarak sunmadığını gösterir.

Vahiy eğitim ve yönlendirme işlevi de görmektedir.

1️⃣2️⃣ Bu Ayet Esirlere Kötü Davranmayı Emrediyor mu ❓​

Hayır.

Ayetin konusu esirlere işkence veya kötü muamele değildir.

Mesele, savaşın devam ettiği kritik aşamada esir edinmenin maddi kazanç amacıyla öncelik hâline gelmemesidir.

Esir artık ele geçirildikten sonra ona nasıl davranılacağı başka bir hukuki ve ahlaki meseledir.

Kur’an’ın savaşla ilgili hükümleri bile sınırsız davranış yetkisi vermez.

Esir olmak, insanlık onurunun ortadan kalkması anlamına gelmez.

1️⃣3️⃣ Ayet Sivillerin Öldürülmesine İzin Veriyor mu ❓​

Hayır.

Buradaki bağlam savaş alanındaki askerî düşman güçleridir.

Kadınlar,

çocuklar,

savaşmayan yaşlılar,

çatışmaya katılmayan siviller

ve barış içinde yaşayan insanlar

bu ifadeden keyfî biçimde hedef hâline getirilemez.

Ayetin savaş bağlamını genişleterek sivillere şiddet uygulamayı meşrulaştırmak hem bağlama hem de adalet ilkesine aykırı olur.

1️⃣4️⃣ “Önce Güvenlik, Sonra Kazanç” Şeklinde Bir İlke Çıkarılabilir mi ❓​

Ayetin önemli mesajlarından biri budur.

Bir topluluğun güvenliği tehdit altındaysa kararlar sadece ekonomik kazanca göre alınamaz.

Bazen kısa vadede para kazandıran bir tercih uzun vadede çok daha büyük bir güvenlik problemi oluşturabilir.

Bu yalnızca savaş için değil, yönetim konusunda da düşünülebilir.

Bir devlet kısa vadeli ekonomik çıkar uğruna uzun vadeli güvenliğini veya bağımsızlığını tehlikeye atmamalıdır.

1️⃣5️⃣ İnsan Neden Zafer Anında Daha Fazla Sınanabilir ❓​

Çünkü yenilgi sırasında insan çoğu zaman hayatta kalmaya odaklanır.

Zafer yaklaşınca ise başka arzular ortaya çıkabilir:

Ganimet...

Şöhret...

İntikam...

Güç...

Maddi kazanç...

İşte bu nedenle başarı da bir imtihandır.

İnsan kaybederken karakterini gösterebilir.

Ama kazanırken de gösterir.

Hatta bazen kazanmak, kaybetmekten daha zor bir ahlak sınavıdır.

1️⃣6️⃣ Enfâl 66 ile Enfâl 67 Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır ❓​

Bir önceki ayette savaş şartlarında müminlerin yükünün hafifletildiği ve sabırlı olmalarının önemi anlatılmıştı.

Şimdi ise savaşın başka bir yönüne geçilmektedir:

Zafer yaklaşırken amaç ne olacak?

Yani Kur’an yalnızca:

“Nasıl güçlü olunur?”

sorusunu sormaz.

Aynı zamanda:

“Güç elde edildiğinde onunla ne yapılır?”

sorusunu da sorar.

Güç elde etmek kadar onu doğru amaçla kullanmak da önemlidir.

1️⃣7️⃣ Ayet Bugünkü Ekonomik Kararlarımıza da Bir Ders Verir mi ❓​

Doğrudan konusu savaş esirleridir.

Fakat ortaya koyduğu ahlaki ilke çok daha geniş düşünülebilir:

Her kazanç iyi kazanç değildir.

Bir iş çok para kazandırabilir.

Ama insanlara zarar veriyorsa sorgulanmalıdır.

Bir karar kısa vadede büyük kâr sağlayabilir.

Ama uzun vadede topluma ağır bedel ödetebilir.

İnsan sadece:

“Bundan ne kazanırım?”

diye değil,

“Bunu yapmam doğru mu?”

diye de sormalıdır.

1️⃣8️⃣ “Allah Aziz’dir, Hakîm’dir” İfadesi Neden Ayetin Sonunda Yer Alıyor ❓​

“Aziz”, mutlak güç sahibi anlamı taşır.

“Hakîm” ise hikmet sahibi demektir.

Bu iki sıfat birlikte çok anlamlıdır.

Allah sadece güçlü değildir.

Gücünü hikmetle hükmedendir.

İnsan ise güce kavuştuğunda hikmeti kaybedebilir.

Ayet mümine şunu öğretir:

Güç tek başına yeterli değildir.

Gücün doğru amaçla ve doğru ölçüyle kullanılması gerekir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Enfâl Suresi 67. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Enfâl Suresi 67. ayet Bedir Savaşı sonrasında esirler meselesi üzerinden çok önemli bir ahlaki ve stratejik ilke ortaya koymaktadır.

Müslümanlar savaşın ardından esirler almışlardı.

Bu esirlerden fidye elde edilmesi maddi açıdan faydalı görünüyordu.

Fakat Kur’an:

savaş tehdidi yeterince kırılmadan,

güvenlik tam sağlanmadan

ve asıl askerî amaç tamamlanmadan

maddi çıkarın öne geçirilmesini eleştirmektedir.

Bu nedenle ayetin merkezindeki mesele yalnızca esir değildir.

Öncelik meselesidir.

İnsan neyi önce koyuyor?

Doğru olanı mı?

Güvenliği mi?

İlkeyi mi?

Yoksa hemen elde edeceği maddi kazancı mı?

Ayet:

“Siz dünyanın geçici menfaatini istiyorsunuz, Allah ise ahireti istiyor.”

diyerek bu çatışmayı çok açık hâle getirir.

Dünya malı bütünüyle kötü değildir.

Fakat para, insanın doğru ile yanlış arasındaki kararını yönetmeye başladığında büyük bir problem ortaya çıkar.

Bu ayet aynı zamanda savaş ayetlerinin bağlamını doğru anlamanın önemini de gösterir.

Burada barış içinde yaşayan insanlardan değil, Bedir gibi fiilî bir savaşın askerî şartlarından söz edilmektedir.

Ayet sivillere saldırı emri değildir.

Esirlere işkence izni değildir.

Farklı inanç sahiplerine karşı genel bir şiddet çağrısı hiç değildir.

Asıl mesaj şudur:

Mücadele ederken bile amacını kaybetme.

Zafer yaklaşınca açgözlüleşme.

Gücünü maddi çıkara teslim etme.

Çünkü insan bazen düşmana yenilerek değil, kazandığı anda kendi hırsına yenilerek kaybedebilir.

Enfâl 67 bize belki de şu soruyu yöneltmektedir:

Bir karar bize hemen kazanç sağlayacak olsa bile onun daha büyük bir ilkeye, adalete veya uzun vadeli doğruya zarar verdiğini gördüğümüzde o kazançtan vazgeçebilecek miyiz?

“İnsanın gerçek sınavı yalnızca yoklukta değildir; eline fırsat geçtiğinde neyi seçtiğinde de ortaya çıkar. Kazanç uğruna amacı kaybediyorsan, dışarıdan kazanmış görünsen bile içeride çok daha değerli bir şeyi kaybetmiş olabilirsin.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt