📖 Tevbe Suresi 65. Ayette “Biz Sadece Lafa Dalıyor ve Şakalaşıyorduk” Diyenlere “Allah, O’nun Ayetleri ve Resulüyle mi Alay Ediyordunuz?” Denilmesi

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,970
2,736,255
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Tevbe Suresi 65. Ayette “Biz Sadece Lafa Dalıyor ve Şakalaşıyorduk” Diyenlere “Allah, O’nun Ayetleri ve Resulüyle mi Alay Ediyordunuz?” Denilmesi Ne Anlama Gelir ❓​

“İnsan bazen söylediği sözün ağırlığını, tepki görünce ‘Şakaydı’ diyerek hafifletmeye çalışır. Oysa mizah niyeti her sözü masumlaştırmaz; çünkü bazı kelimeler güldürmekten önce küçültür, yaralar ve insanın gerçekte neyi değersiz gördüğünü açığa çıkarır.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Tevbe Suresi 65. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:

“Onlara soracak olsan mutlaka, ‘Biz sadece lafa dalmış, şakalaşıyorduk.’ derler. De ki: Allah ile, O’nun ayetleriyle ve Resulüyle mi alay ediyordunuz?”

Bu ayet, önceki ayette anlatılan gizli konuşma ve alayların devamıdır.

Tevbe 64’te münafıkların:

kalplerindeki ve gizli sözlerindeki şeylerin vahiy yoluyla ortaya çıkarılmasından korktukları

anlatılmıştı.

Tevbe 65’te ise bu konuşmalar kendilerine sorulduğunda verdikleri savunma aktarılır:

“Biz ciddi değildik. Sadece konuşuyor, eğleniyorduk.”

Kur’an ise sorunu “ciddi miydiniz?” sorusundan önce neyi alaya aldıkları üzerinden değerlendirir.

2️⃣ “Biz Sadece Lafa Dalıyorduk” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayetteki ifade, boş konuşmaya dalmak, gelişigüzel sohbet etmek veya ciddi bir amaç taşımadan konuşmak anlamı taşır.

Kişiler yaklaşık olarak:

“Öylesine konuşuyorduk.”

“Konunun içinde laf lafı açtı.”

“Ciddiye alınacak bir şey değildi.”

demektedir.

Bu savunma bugün de son derece tanıdıktır.

Bir insan ağır bir söz söyler.

Tepki görünce:

“Ya sohbet ediyorduk sadece.”

diyebilir.

Kur’an burada, sözün sorumluluğunun yalnızca konuşanın sonradan yaptığı açıklamayla ortadan kalkmadığını gösterir.

3️⃣ “Şakalaşıyorduk” Demeleri Neden Yeterli Görülmüyor ❓​

Çünkü şaka biçiminde söylenmiş olmak, söylenen şeyin içeriğini otomatik olarak değiştirmez.

Bir insan:

hakaret edebilir,

küçümseyebilir,

birinin onuruyla oynayabilir

ve sonra:

“Şakaydı.”

diyebilir.

Ama karşıdaki insan gerçekten aşağılanmışsa veya şakanın konusu açık biçimde değersizleştirilmişse:

“Şaka yaptım.”

demek meseleyi bütünüyle çözmez.

Tevbe 65’in temel uyarılarından biri budur:

Mizah, sorumluluğu sıfırlayan bir alan değildir.

4️⃣ Ayetin Tarihsel Bağlamı Nedir ❓​

Ayet Tebük Seferi bağlamında inmektedir.

Tefsir kaynaklarında bazı kişilerin sefer sırasında Hz. Muhammed, müminler veya dini değerler hakkında küçümseyici sözler söylediklerine dair çeşitli rivayetler aktarılır.

Bu rivayetlerin ayrıntılarında farklılıklar vardır.

Bu nedenle belirli bir cümleyi veya belirli kişileri ayet metninin kendisi kadar kesinmiş gibi sunmak doğru değildir.

Fakat ayetin açık bağlamı şudur:

Bazı kişiler dini değerler hakkında alaycı konuşmuş, ortaya çıkınca da bunu “şaka” olarak açıklamıştır.

5️⃣ “Allah ile mi Alay Ediyordunuz?” İfadesi Neden Bu Kadar Ağırdır ❓​

Çünkü İslam inancında Allah:

yaratıcı,

Rab,

ibadetin yöneldiği tek ilah

ve nihai kutsal değer

olarak kabul edilir.

Allah’ı küçümsemek, sıradan bir insana yönelik mizahla aynı kategoride değerlendirilmez.

Ayet bu nedenle:

“Bunun konusu neydi?”

sorusunu öne çıkarır.

Kur’an’ın yaklaşımında Allah’a yönelik bilinçli küçümseme, iman iddiasıyla çok ciddi bir çelişki oluşturur.

6️⃣ “Allah’ın Ayetleriyle Alay Etmek” Ne Demektir ❓​

Bu ifade vahyi ve Allah’ın mesajını küçümsemeyi kapsar.

Bir ayeti:

anlamaya çalışmak,

eleştirel soru sormak,

yorumunu tartışmak,

bağlamını araştırmak

ile onu alay konusu hâline getirmek aynı şey değildir.

Örneğin:

“Bu ayetin anlamını anlayamadım.”

demek başka,

“Bununla dalga geçiyorum.”

tavrı başka bir şeydir.

Sorgulamak ile küçümsemek birbirine karıştırılmamalıdır.

7️⃣ Bir Ayeti Anlamamak veya Eleştirmek Küfür Sayılır mı ❓​

Her soru, tereddüt veya eleştirel düşünceyi bu ayete sokmak doğru değildir.

İnsan:

“Bu hükmün hikmeti nedir?”

“Bu ayet hangi tarihsel şartlarda indi?”

“Bu yorum bana ikna edici gelmedi.”

diyebilir.

Bunlar tek başına alay değildir.

Bilgi arayışı ile küçümseme arasında büyük fark vardır.

İman, samimi sorudan korkmamalıdır.

Ayetin konusu anlamaya çalışan zihin değil, küçümseyerek eğlenen bir tavırdır.

8️⃣ “Resulüyle mi Alay Ediyordunuz?” Ne Anlama Gelir ❓​

Hz. Muhammed İslam’da Allah’ın elçisidir.

Onun:

kişiliğini,

peygamberlik görevini,

tebliğini

ve temsil ettiği mesajı

küçümsemek de ayette ciddi biçimde eleştirilmektedir.

Buradaki mesele sıradan bir tarihsel tartışma değildir.

Peygamberin insan olarak:

hangi kararı neden aldığı

tartışılabilir.

Ama onu aşağılamak amacıyla alay etmek, anlamaya çalışmaktan farklıdır.

9️⃣ Peygamber Hakkında Mizah Yapmak ile Onu Küçümsemek Aynı Şey midir ❓​

Her mizah biçimi aynı değildir.

Bir kişinin niyeti, kullanılan ifade ve oluşturduğu anlam önemlidir.

Ancak kutsal kabul edilen şahsiyetleri bilinçli biçimde aşağılamak veya değersizleştirmek, sıradan bir espri olarak görülemez.

Burada şu ayrım önemlidir:

Gülümsetmek başka, küçültmek başka.

Mizahın varlığı tek başına meseleyi çözmez.

Neyi hedef aldığına ve neyi ifade ettiğine bakılır.

🔟 İslam Mizahı Yasaklıyor mu ❓​

Hayır.

Hz. Muhammed’in hayatında da tebessüm, latife ve nezih mizaha dair örnekler aktarılmıştır.

Müslüman insan:

gülebilir,

şakalaşabilir,

espri yapabilir.

İslam insanı sürekli ciddi ve donuk yaşamaya çağırmaz.

Fakat mizahın da ahlaki sınırları vardır.

Yalan,

aşağılama,

hakaret,

insan onurunu çiğneme

ve kutsalı bilinçli biçimde küçük düşürme

mizah bahanesiyle meşrulaştırılmaz.

Mizah özgür olabilir; fakat sorumsuz değildir.

1️⃣1️⃣ “Şakaydı” Demek Neden Bazen Bir Kaçış Cümlesine Dönüşür ❓​

Çünkü insan söylediği sözün nasıl karşılandığını gördükten sonra niyetini yeniden tanımlamaya çalışabilir.

Önce ağır konuşur.

İnsanlar tepki gösterir.

Sonra:

“Şaka kaldırmıyorsunuz.”

der.

Bu durumda problem bazen yapılan espriden çok, sorumluluğun karşı tarafa yüklenmesidir.

Yani:

“Ben yanlış bir şey söylemedim.”

yerine:

“Siz fazla hassassınız.”

denir.

Bu, hatayla yüzleşmek yerine eleştiriyi etkisizleştirmenin bir yolu olabilir.

1️⃣2️⃣ Bir Şakanın Zararlı Olduğu Nasıl Anlaşılabilir ❓​

Tek bir matematik formülü yoktur.

Ama bazı sorular yardımcı olabilir:

Şaka kimi hedef alıyor?

Aşağılıyor mu?

Gerçek bir nefret veya hakareti mizah ambalajında mı taşıyor?

Karşıdakinin insanlık onurunu çiğniyor mu?

Güçlü olanın zayıfla alayına mı dönüşüyor?

Ve en önemlisi:

Aynı cümleyi “şaka değil” deseydik anlamı ne olurdu?

Bazen şaka etiketi yalnızca sözün ağırlığını gizler.

1️⃣3️⃣ İnsan Şakayla Gerçek Düşüncesini Açığa Çıkarabilir mi ❓​

Bazen evet.

Her şaka insanın gerçek inancının doğrudan itirafı değildir.

Fakat insanlar bazen normalde söylemekte çekinecekleri şeyi:

“Şaka yapıyorum.”

perdesi altında söyleyebilir.

Sonra ortamın tepkisini ölçebilir.

İnsanlar gülerse devam eder.

Tepki gelirse:

“Ciddiye alma.”

der.

Bu nedenle mizah bazen insanın gizlediği küçümsemeyi güvenli biçimde test etme alanına dönüşebilir.

Ama yine de her espriden kişinin kalbi hakkında kesin hüküm çıkarmak doğru değildir.

1️⃣4️⃣ Bu Ayet İnsanların Her Yanlış Sözüne “Dinden Çıktın” Demeyi Haklı Çıkarır mı ❓​

Hayır.

Bu ayet kullanılarak bireysel olarak insanları kolayca:

“kâfir”,

“münafık”

veya “dinden çıktı”

diye damgalamak çok tehlikelidir.

Bir sözün:

ne anlama geldiği,

kişinin neyi kastettiği,

bilgi durumu,

zorlanma veya yanılma ihtimali

gibi meselelerin dinî hukuk ve akaid açısından ayrıntıları vardır.

Üstelik ayetteki kişilerin iç durumu ve sözleri vahiy tarafından açıklanmaktadır.

Bizim böyle bir ilahî bilgiye sahip olduğumuzu varsaymamamız gerekir.

Ayet uyarıdır; keyfî tekfir yetkisi değildir.

1️⃣5️⃣ Bu Ayet Hakaret Eden Birine Bireysel Şiddet Uygulama Yetkisi Verir mi ❓​

Hayır.

Ayet insanlara:

“Böyle konuşanı kendi başınıza cezalandırın.”

demez.

Kur’an burada davranışın ilahî ve ahlaki değerlendirmesini yapmaktadır.

Bir insan:

hakaret,

tehdit

veya hukuka aykırı başka bir davranışta bulunuyorsa bunun dünyadaki karşılığı hukuk düzeni içinde değerlendirilir.

Dini hassasiyet, bireysel intikam veya şiddet ruhsatı değildir.

Bu ayrım son derece önemlidir.

1️⃣6️⃣ Mizah ile İfade Özgürlüğü Arasında Nasıl Bir İlişki Kurulabilir ❓​

Modern hukuk düzenlerinde ifade özgürlüğünün sınırları toplumdan topluma değişebilir.

Dinî açıdan ise bir sözün hukuken söylenebilir olmasıyla ahlaken doğru olması aynı şey değildir.

Bir şey yasal olabilir ama kaba olabilir.

Yasal olabilir ama aşağılayıcı olabilir.

Ahlaken yanlış olabilir ama devlet tarafından cezalandırılmayabilir.

Tevbe 65 esas olarak ahlaki ve inançsal sorumluluğu konuşmaktadır.

Her ahlaki yanlışın dünyevi cezasını bu ayetten çıkarmak doğru olmaz.

1️⃣7️⃣ Tevbe 64 ile Tevbe 65 Nasıl Birbirini Tamamlıyor ❓​

Tevbe 64’te münafıkların:

gizlediklerinin ortaya çıkmasından korktukları

anlatılmıştı.

Tevbe 65’te ise o şeylerden bir kısmının niteliği belirginleşir:

alay ve küçümseyici konuşmalar.

Ve ortaya çıkınca savunmaları gelir:

“Biz sadece konuşuyor ve şakalaşıyorduk.”

Böylece iki ayette şu zincir görülür:

Gizlice konuş.

Alay et.

Ortaya çıkmasından kork.

Ortaya çıkınca:

“Şakaydı.”

de.

Kur’an tam da bu sorumluluktan kaçış biçimini sorgular.

1️⃣8️⃣ Ayetin Bugünkü İnsana En Güçlü Mesajı Nedir ❓​

Bugün mizah çok güçlü bir iletişim biçimidir.

Bir meme...

Kısa video...

Sosyal medya paylaşımı...

Bir caps...

Bir yorum...

Milyonlarca kişiye ulaşabilir.

Bazen insan:

“Sadece eğlence.”

diyerek söylediği şeyin etkisini küçümseyebilir.

Ama eğlence adı altında:

insanlar aşağılanabilir,

inançlar hedef alınabilir,

ırkçılık normalleştirilebilir,

zorbalık yayılabilir.

Tevbe 65 bize şu önemli ölçüyü verir:

Güldürmesi, bir sözün otomatik olarak doğru olduğu anlamına gelmez.

Mizah da karakter taşır.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Tevbe Suresi 65. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Tevbe Suresi 65. ayet, “Şakaydı” savunmasının her durumda sorumluluğu ortadan kaldırmadığını son derece güçlü biçimde ortaya koymaktadır.

Bazı kişiler gizli konuşmalar yapıyor.

Allah’ın ayetlerini ve Peygamber’i küçümseyen bir dil kullanıyor.

Sonra konu ortaya çıktığında:

“Biz sadece lafa dalıyor, eğleniyorduk.”

diyorlar.

Kur’an ise:

“Allah ile, O’nun ayetleriyle ve Resulüyle mi alay ediyordunuz?”

diye soruyor.

Bu soru bize önemli bir ilke öğretir:

Bir sözün ahlaki değeri yalnızca ‘ciddiydim’ veya ‘şakaydı’ açıklamasına bağlı değildir.

Çünkü insan şaka yaparken de:

hakaret edebilir,

küçümseyebilir,

incitebilir,

değerleri aşağılayabilir.

Öte yandan ayeti her mizaha karşı kullanmak da yanlış olur.

İslam:

gülmeyi,

şakalaşmayı,

neşeyi

yasaklamaz.

Problem mizahın varlığı değil, mizahın neyi ve nasıl hedef aldığıdır.

Aynı şekilde samimi soru ve eleştiri de alay değildir.

Bir insan:

Kur’an’ı anlamaya çalışabilir.

Bir ayet hakkında zor soru sorabilir.

Hz. Muhammed’in hayatını tarihsel açıdan araştırabilir.

Bunlar hakikati anlamanın yolları olabilir.

Soru sormakla küçümsemek aynı şey değildir.

Ayetin bugün için belki de en güçlü mesajlarından biri, söz sorumluluğudur.

İnsan bazen:

“Şaka yaptım.”

diyerek söylediği sözün sorumluluğundan kaçmak ister.

Ama belki daha dürüst soru şudur:

Şaka yaparken neyi normalleştirdim?

Bir insanı mı aşağıladım?

Bir değeri mi küçülttüm?

Gerçek düşüncemi mizahın arkasında mı sakladım?

Karşımdakini incittikten sonra onun hassasiyetini mi suçladım?

Bu sorular sadece dini mizah için değil, hayatın tamamı için değerlidir.

Çünkü insanın dili, bazen karakterinin en görünür aynalarından biridir.

Ve söz ağızdan çıktıktan sonra:

“Ben onu öyle demek istemedim.”

demek her zaman oluşan etkiyi geri alamaz.

Bu yüzden olgunluk yalnızca konuşma özgürlüğünü kullanmak değil, söylediğimiz sözün sorumluluğunu da taşımaktır.

Tevbe 65 bize belki de şu soruyu yöneltmektedir:

Bir insanı, bir inancı veya kutsal kabul edilen bir değeri küçümseyen sözümüz tepki gördüğünde hemen “Şakaydı” diyerek kendimizi mi savunuyoruz, yoksa gerçekten durup “Ben ne söyledim ve bu söz ne anlama geliyordu?” diye kendimizi sorgulayabiliyor muyuz?

“Şaka, kelimenin sorumluluğunu silmez; bazen sadece onu daha kolay söylenebilir hâle getirir. Gülmek güzeldir ama güldürmek uğruna saygıyı, hakikati ve insan onurunu kaybettiğin yerde mizah artık masum bir oyun olmaktan çıkabilir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt