📖 Tevbe Suresi 39. Ayette “Eğer Sefere Çıkmazsanız Allah Size Acı Bir Azap Eder ve Yerinize Başka Bir Topluluk Getirir; Siz O’na Hiçbir Zarar Veremez

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,970
2,736,255
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Tevbe Suresi 39. Ayette “Eğer Sefere Çıkmazsanız Allah Size Acı Bir Azap Eder ve Yerinize Başka Bir Topluluk Getirir; Siz O’na Hiçbir Zarar Veremezsiniz” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“İnsan bazen kendisini vazgeçilmez sanır; oysa doğru bir davanın değeri tek bir kişinin katılımına bağlı değildir. Sorumluluktan kaçan insan hakikate değil, önce kendi hayatına eksiklik bırakır.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Tevbe Suresi 39. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:

“Eğer sefere çıkmazsanız Allah size acı bir azap eder ve yerinize başka bir topluluk getirir. Siz O’na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye hakkıyla gücü yetendir.”

Bu ayet, Tevbe Suresi 38. ayetteki sert uyarının doğrudan devamıdır.

Bir önceki ayette:

“Size ne oldu ki Allah yolunda sefere çıkın denildiğinde yere ağırlaşıp kaldınız?”

diye sorulmuştu.

Şimdi ise sorumluluğun bilinçli biçimde terk edilmesinin sonuçları açıklanmaktadır.

2️⃣ Bu Ayet Hangi Seferle İlişkilidir ❓​

Ayet genel olarak Tebük Seferi bağlamında anlaşılır.

Tebük yolculuğu:

uzun,

sıcak,

maddi açıdan zor

ve askerî açıdan ciddi riskler taşıyan

bir seferdi.

Bu nedenle bazı insanlar katılmakta isteksiz davranmıştı.

Tevbe 38 ve 39, özellikle ihtiyaç duyulan böyle bir zamanda sorumluluktan geri durmayı eleştirmektedir.

3️⃣ “Eğer Sefere Çıkmazsanız” Her Müslüman İçin Her Zaman Geçerli Bir Savaş Emri midir ❓​

Hayır.

Ayet belirli bir tarihsel seferberlik ortamında konuşmaktadır.

Buradan:

“Her Müslüman her dönemde kendi başına silahlanıp savaşa çıkmalıdır.”

sonucu çıkarılamaz.

Savaş:

siyasi otorite,

toplumsal ihtiyaç,

meşru sebep,

antlaşmalar

ve hukuk

çerçevesinde ele alınır.

Bireysel kişinin kendi kendine savaş ilan etmesi bu ayetin anlamı değildir.

4️⃣ Sefere Katılamayan Herkes Tehdit Altında mıydı ❓​

Hayır.

Tevbe Suresi’nin ilerleyen ayetlerinde:

hastalar,

gücü yetmeyenler

ve sefere katılmak için gerekli imkânı bulamayanlar

ayrı tutulacaktır.

Bu son derece önemlidir.

Kur’an’ın eleştirisi:

gerçekten gücü yetmediği için katılamayan kişiye değil,

imkânı olduğu hâlde sırf rahatını ve çıkarını korumak için sorumluluktan kaçan kişiye yöneliktir.

Mazeret ile isteksizlik aynı şey değildir.

5️⃣ “Allah Size Acı Bir Azap Eder” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade ağır bir ilahî uyarıdır.

Tefsirlerde bunun:

dünyevî sonuç,

yenilgi,

sıkıntı

veya ahiret azabı

boyutlarıyla açıklamaları bulunmaktadır.

Temel mesaj şudur:

Toplumun varlığını ve güvenliğini ilgilendiren ciddi bir sorumluluk karşısında herkes:

“Bir başkası yapsın.”

derse bunun ağır sonuçları olabilir.

Ayet sorumsuzluğu önemsiz bir davranış olarak görmemektedir.

6️⃣ Allah Neden Bu Kadar Sert Bir Uyarı Yapıyor ❓​

Çünkü söz konusu ortam sıradan bir günlük tercih değildir.

Bir toplum ciddi bir tehlikeyle karşı karşıyadır.

Eğer herkes:

“Ben rahatımı bozmayayım.”

derse ortak güvenlik çöker.

Bu yalnızca savaşta değil, birçok toplumsal görevde görülebilir.

Bir sorumluluğun herkes tarafından başkasına bırakılması sonunda bütün toplumu etkileyebilir.

Dolayısıyla sertlik, görevin ciddiyetiyle ilgilidir.

7️⃣ “Yerinize Başka Bir Topluluk Getirir” Ne Demektir ❓​

Bu ifade son derece çarpıcıdır.

İnsan bazen şöyle düşünebilir:

“Ben olmazsam bu iş yürümez.”

Kur’an ise:

Allah’ın dini ve iradesi hiçbir bireye veya topluluğa mahkûm değildir

mesajını verir.

Bir toplum sorumluluğunu terk ederse Allah başka insanlara fırsat verebilir.

Yani Allah’ın davasına hizmet etmek insanın Allah’a yaptığı bir iyilik değildir.

Asıl fırsatı elde eden insandır.

8️⃣ Mümin Kendini Vazgeçilmez Görmemeli midir ❓​

Evet.

İnsan önemli olabilir.

Büyük işler başarabilir.

Topluma katkı sağlayabilir.

Ama kendisini:

“Ben olmazsam hiçbir şey olmaz.”

noktasına taşımamalıdır.

Bu düşünce kibir üretebilir.

Kur’an’ın mesajı nettir:

İnsan hizmet ederken Allah’a ihtiyaç duyar.

Allah ise insanın hizmetine muhtaç değildir.

Bu, insana güçlü bir tevazu öğretir.

9️⃣ “Başka Bir Topluluk Getirmek” Bir Halkı Tamamen Yok Etmek mi Demektir ❓​

İfade mutlaka bunu gerektirmez.

Burada temel anlam, sorumluluğunu yerine getirmeyen bir topluluğun yerine bu görevi üstlenecek başka insanların getirilebileceğidir.

Yani:

imkân,

öncülük,

hizmet

ve sorumluluk

başka ellere geçebilir.

Tarih boyunca da birçok toplum yükselmiş, sonra görev ve değerlerini kaybederek yerini başkalarına bırakmıştır.

🔟 “Siz Allah’a Hiçbir Zarar Veremezsiniz” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu ifade insanın Allah karşısındaki konumunu çok açık biçimde gösterir.

Bir insan:

itaat ederse Allah’ın gücü artmaz.

İsyan ederse Allah’ın gücü azalmaz.

İnanırsa Allah bundan ihtiyaç gidermez.

İnkâr ederse Allah eksilmez.

İnsanın yaptığı iyilik veya kötülüğün asıl sonucu yine insana döner.

Bu nedenle ibadet ve sorumluluk Allah’ın ihtiyacından değil, insanın ihtiyacından doğar.

1️⃣1️⃣ İnsan Allah’a İtaat Ederken Aslında Kime Fayda Sağlar ❓​

Öncelikle kendisine.

İnsan:

adaletli olduğunda,

dürüst olduğunda,

sorumluluğunu yerine getirdiğinde,

iyilik yaptığında

Allah’ın varlığına bir şey eklemez.

Kendi karakterini ve geleceğini inşa eder.

Aynı şekilde kötülük de Allah’a zarar vermez.

İnsanı ve toplumu bozar.

Bu anlayış ibadeti:

“Allah’ın bize ihtiyacı var.”

düşüncesinden kurtarır.

1️⃣2️⃣ Allah İnsanlara Muhtaç Değilse Neden Görev Veriyor ❓​

Çünkü görev insanın gelişimi ve sorumluluğu içindir.

Bir öğretmenin öğrenciye ödev vermesi öğretmenin o ödeve muhtaç olduğu anlamına gelmez.

Ödev öğrencinin öğrenmesi içindir.

Benzer biçimde insanın:

ibadeti,

ahlakı,

fedakârlığı

ve sorumluluğu

kendi kulluk yolculuğuyla ilgilidir.

Allah’ın emirleri O’nun ihtiyacını değil, insanın sorumluluğunu ortaya koyar.

1️⃣3️⃣ “Allah Her Şeye Gücü Yetendir” İfadesi Neden Ayetin Sonunda Yer Alıyor ❓​

Çünkü önce:

“Yerinize başka bir topluluk getirir.”

denilmiştir.

Ardından:

“Allah her şeye gücü yetendir.”

buyurulur.

Yani Allah’ın planı bir kişinin:

katılımına,

parasına,

gücüne

veya desteğine

mahkûm değildir.

İnsan:

“Ben çekilirsem her şey biter.”

sanabilir.

Ayet ise Allah’ın kudretinin insanın sınırlarının çok ötesinde olduğunu hatırlatır.

1️⃣4️⃣ Bu Ayet İnsanın Özgür İradesini Ortadan Kaldırıyor mu ❓​

Hayır.

Tam tersine ayet insana tercih sunulduğunu gösterir.

İnsan:

katılabilir

veya geri durabilir.

Sorumluluk da zaten seçim olduğu için anlamlıdır.

Fakat tercihlerin sonuçları vardır.

Kur’an insanı iradesiz bir varlık gibi anlatmaz.

Seçebilen ve yaptığı seçimden sorumlu olan bir varlık olarak ele alır.

1️⃣5️⃣ Tevbe 38 ile Tevbe 39 Nasıl Birbirini Tamamlıyor ❓​

Tevbe 38 soruyu sorar:

“Neden yere ağırlaşıp kaldınız?”

Tevbe 39 ise sonucu söyler:

“Eğer görevden geri durursanız bunun sonuçları vardır ve yerinize başkaları getirilebilir.”

Birinci ayet insanın içindeki isteksizliği sorgular.

İkinci ayet ise bu isteksizliğin sürekli bir davranış hâline gelmesinin bedelini gösterir.

Yani önce kalp sorgulanır.

Sonra sorumluluk hatırlatılır.

1️⃣6️⃣ Bu Ayet Toplumsal Sorumluluk Açısından Ne Öğretiyor ❓​

Toplumlarda bazı işler ancak insanlar sorumluluk aldığında yürür.

Herkes:

“Bir başkası yapsın.”

derse hiçbir şey yapılmaz.

Bir felaket olduğunda...

Bir haksızlık görüldüğünde...

Bir ihtiyaç ortaya çıktığında...

Bir ülke veya toplum ortak bir sorumlulukla karşılaştığında...

insan sürekli başkasını beklerse sorun büyüyebilir.

Tevbe 39’un daha geniş ahlaki mesajlarından biri şudur:

Sorumluluk sürekli ertelenirse sonunda fırsat da başkasına geçebilir.

1️⃣7️⃣ Allah’ın Bir Toplumun Yerine Başkasını Getirmesi Bugün Nasıl Düşünülebilir ❓​

Bunu yalnızca mucizevi bir halk değişimi olarak düşünmek gerekmez.

Bir toplum:

bilimi bırakırsa başkaları ilerler.

Adaleti terk ederse güvenini kaybeder.

Çalışmayı bırakırsa üretimi başkaları üstlenir.

Ahlaki sorumluluğunu kaybederse örnek olma imkânını kaybedebilir.

Yani tarih boşluk bırakmaz.

Bir toplum yapması gerekeni yapmadığında çoğu zaman o alanı başka insanlar doldurur.

Bu da ayetin mesajını günümüzde çok anlamlı kılar.

1️⃣8️⃣ Ayetin Bugünkü İnsana En Güçlü Mesajı Nedir ❓​

Bugün insan her sorumluluğu başkasına bırakabilir.

“Birileri yardım eder.”

“Birileri konuşur.”

“Birileri düzeltir.”

“Birileri ilgilenir.”

Fakat herkes aynı şeyi söylerse ortada “birileri” kalmaz.

Ayet insanı şu noktada uyandırır:

İyilik yapmak senin Allah’a lütfun değildir; o iyiliğe katılabilmek senin için bir fırsattır.

Sen yapmazsan belki başka biri yapacaktır.

Ama kaçırdığın değer ve sorumluluk sana ait olacaktır.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Tevbe Suresi 39. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Tevbe Suresi 39. ayet, sorumluluktan kaçışın insanın düşündüğünden daha ciddi olabileceğini anlatmaktadır.

Tarihsel bağlamda Tebük Seferi vardır.

Zor şartlar vardır.

Uzun yol vardır.

Sıcak vardır.

Ekonomik kaygılar vardır.

Ve bazı insanların:

“Gitmesem olmaz mı?”

diye düşündüğü bir ortam vardır.

Kur’an ise şöyle cevap verir:

Eğer gerçekten gerekli olan bir sorumluluktan bilerek geri durursanız bunun sonucu vardır.

Fakat ayetin belki de en çarpıcı cümlesi şudur:

“Yerinize başka bir topluluk getirir.”

Bu ifade insanın kibrini kırar.

Hiçbirimiz vazgeçilmez değiliz.

Bir insan:

çok bilgili,

çok güçlü,

çok zengin

veya çok etkili

olabilir.

Ama Allah’ın hakikati tek bir kişinin omzuna mahkûm değildir.

İnsan sorumluluk aldığında Allah’a iyilik yapmış olmaz.

Kendi hayatına anlam ve değer kazandıran bir fırsatı değerlendirmiş olur.

Ardından ayet:

“Siz O’na hiçbir zarar veremezsiniz.”

der.

Bu da bütün meselenin merkezini açıklar.

İnsan Allah’a ibadet etmeyi bıraktığında Allah eksilmez.

İnsan iyilik yapmadığında Allah güç kaybetmez.

İnsan sorumluluktan kaçtığında Allah’ın kudreti azalmaz.

Kaybeden insanın kendisidir.

Son cümle:

“Allah her şeye gücü yetendir.”

bütün bu düşünceyi tamamlar.

Allah’ın iradesi bizim yardımımıza muhtaç değildir.

Biz ise doğru yerde bulunmaya muhtacız.

Bu nedenle ayet insana iki büyük hastalığa karşı uyarı yapar:

Birincisi:

“Benim yerime birileri yapar.”

tembelliği.

İkincisi:

“Ben olmazsam hiçbir şey olmaz.”

kibri.

İkisi de yanlıştır.

Doğru olan şudur:

Elinden gelen sorumluluğu üstlen.

Ama kendini vazgeçilmez sanma.

Tevbe 39 bize belki de şu soruyu yöneltmektedir:

Hayat bize bir iyiliğin, bir sorumluluğun veya doğru bir işin parçası olma fırsatı verdiğinde “Ben yapmazsam ne olur?” diye mi düşünüyoruz, yoksa bazen asıl sorunun “Ben yapmazsam dünya ne kaybeder?” değil, “Ben bu sorumluluktan kaçarsam kendi hayatımda neyi kaybederim?” olduğunu fark edebiliyor muyuz?

“Doğru bir işe katılmak Allah’a yapılan bir iyilik değil, insana verilmiş bir fırsattır. Sen geri çekildiğinde hakikat eksilmez; belki yerini başka biri doldurur. Fakat senin kaçırdığın sorumluluğun bıraktığı boşluğu kendi hayatında başkası dolduramaz.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt