📖 Nâziât Suresi 18. Ayette “Arınmak İster Misin” Denilmesi Ne Anlama Gelir Ve Hz. Mûsâ Firavun Gibi Bir Zâlime Neden Önce Yumuşak Bir Davet Sunmuştur

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,142
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nâziât Suresi 18. Ayette “Arınmak İster Misin” Denilmesi Ne Anlama Gelir Ve Hz. Mûsâ Firavun Gibi Bir Zâlime Neden Önce Yumuşak Bir Davet Sunmuştur ❓


“Nâziât Suresi’nin on sekizinci ayetindeki ‘Arınmak ister misin?’ sorusu son derece dikkat çekicidir. Hz. Mûsâ, zulmüyle tanınan Firavun’un karşısına ilk anda hakaretle veya intikam diliyle çıkmaz; ona değişme ihtimalini hatırlatan bir kapı açar. Bu, hakikatin gücünün yalnızca cezalandırmakta değil, insanı dönüşüme çağırmakta da ortaya çıktığını gösterir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Nâziât Suresi 18. Ayet Ne Söyler ❓


Nâziât Suresi’nin 18. ayetinde:


“Fe kul hel leke ilâ en tezekkâ.”


buyrulur.


Bu ifade genel olarak:


“Ona de ki: Arınmak ister misin?”


şeklinde anlamlandırılır.


Bir önceki ayette Hz. Mûsâ’ya:


“Firavun’a git; çünkü o azdı.”


denilmişti.


Şimdi ise Firavun’a hangi sözle yaklaşacağı öğretilmektedir.


İlk cümle şaşırtıcı biçimde bir tehdit değil:


bir davettir.


2️⃣ “Tezekkâ” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


“Tezekkâ” kelimesi:


arınmak, temizlenmek, kendisini kötülükten uzaklaştırmak ve manevî olarak saflaşmak


anlamlarını taşır.


Burada fiziksel temizlikten söz edilmez.


Kastedilen:


kibirden, inkârdan, zulümden ve ahlâkî bozulmadan arınmaktır.


Yani Hz. Mûsâ Firavun’a yalnızca:


“Yanlış yapıyorsun.”


demiyor.


Daha ileri bir şey söylüyor:


“Değişmek ister misin?”


3️⃣ Neden “Arın” Denilmiyor Da “Arınmak İster Misin” Deniliyor ❓


Ayetin en dikkat çekici yönlerinden biri budur.


Doğrudan:


“Arın!”


şeklinde bir emir yerine:


“Arınmak ister misin?”


şeklinde bir soru vardır.


Bu ifade insana bir seçim alanı açar.


Davet vardır.


Zorlama yoktur.


Hakikat sunulur.


Fakat kişinin buna nasıl cevap vereceği yine onun tercihine bırakılır.


4️⃣ Firavun Gibi Bir Zâlime Neden Böyle Yumuşak Konuşuluyor ❓


Çünkü amaç yalnızca onu aşağılamak değildir.


Amaç:


değişmesini sağlamak


ve hakikate yönelmesine fırsat vermektir.


Bir insan ne kadar yanlış yapmış olursa olsun, uyarının ilk amacı mümkünse onu kötülükten döndürmektir.


Firavun gibi büyük bir zalime bile önce:


“Arınmak ister misin?”


denilmesi bu nedenle çok güçlüdür.


5️⃣ Bu Yumuşaklık Firavun’un Zulmünü Hafife Almak Mıdır ❓


Hayır.


Bir önceki ayette Firavun açıkça:


“azmış”


olarak tanımlanmıştır.


Dolayısıyla Kur’an onun yaptıklarını küçültmez.


Fakat insanın kötülüğünü açıkça ortaya koymak ile ona değişme imkânı tanımak birbirine zıt değildir.


Aksine bu iki şey aynı anda mümkündür:


Zulmü zulüm olarak adlandırmak,


ama zalime de:


“Dönmek ister misin?”


diye sormak.


6️⃣ Buradaki “Arınma” Nelerden Arınmayı Kapsar ❓


Firavun bağlamında arınma çok geniş düşünülebilir.


Firavun’un:


kibrinden,


tanrılık veya üstünlük iddiasından,


insanlara yaptığı zulümden,


haksız iktidar anlayışından,


hakikati reddetmesinden



arınması gerekir.


Dolayısıyla arınma yalnızca içsel bir duygu değildir.


Gerçek arınmanın davranışlara da yansıması gerekir.


7️⃣ İnsan Kendisini Değiştirmeden Gerçekten Arınabilir Mi ❓


Hayır.


Ahlâkî anlamda arınma sadece:


“Ben artık iyiyim.”


demek değildir.


Eğer insan zulmetmeye devam ediyorsa, kibri sürüyorsa ve başkalarının hakkını çiğniyorsa yalnızca sözlü bir dönüşüm yeterli değildir.


Arınma:


düşüncenin, niyetin ve davranışın birlikte değişmesini


gerektirir.


Firavun açısından bunun anlamı, bütün iktidar anlayışını değiştirmektir.


8️⃣ Hz. Mûsâ Neden Önce Firavun’un Kalbine Hitap Ediyor ❓


Çünkü dışarıdaki zulmün kaynağı çoğu zaman içerideki bozulmadır.


Firavun’un problemi yalnızca:


kötü yasalar veya yanlış siyasi kararlar


değildir.


Daha derinde:


kibir, üstünlük vehmi ve sınır tanımayan benlik


vardır.


Bu nedenle değişim içten başlamalıdır.


Kalp değişmeden sistemin kalıcı biçimde değişmesi zor olabilir.


9️⃣ Ayette Davetin Önce Gelmesi İlâhî Adalet Açısından Ne Anlama Gelir ❓


Firavun hemen cezalandırılmaz.


Önce:


uyarılır.


Sonra:


hakikat gösterilir.


Ardından:


seçim yapar.


Bu yapı, Kur’an’daki sorumluluk anlayışında önemli bir ilkedir.


İnsan bir tercihten sorumlu tutuluyorsa önce neyle karşı karşıya olduğu açıklanır.


Firavun’un sonucu da bu nedenle habersiz yakalanmış bir insanın sonucu değildir.


🔟 “Arınmak İster Misin” Sözü İnsanın Özgür İradesine Mi İşaret Eder ❓


Bu açıdan güçlü bir anlam taşır.


Soru:


“İster misin?”


şeklindedir.


İnsanın kendi yönelişi önemlidir.


Zorla gerçekleştirilen ahlâkî dönüşüm, gerçek anlamda içsel arınma olmayabilir.


Hz. Mûsâ hakikati gösterebilir.


Ama Firavun’un:


kibri bırakmayı isteyip istememesi


kendi tercihidir.


1️⃣1️⃣ Neden İnsan Bazen Arınmak İstemez ❓


Çünkü değişmek bedel gerektirebilir.


Firavun arınırsa yalnızca bir inancı kabul etmiş olmayacaktır.


Aynı zamanda:


iktidar anlayışını değiştirmesi,


zulmü bırakması,


kendisine mutlak biçimde itaat eden sistemden vazgeçmesi



gerekecektir.


Bazen insan hakikati anlamadığı için değil, hakikatin kendisinden isteyeceği değişikliklerden korktuğu için direnebilir.


1️⃣2️⃣ Güç Sahibi Birinin Arınması Neden Daha Zor Olabilir ❓


Çünkü güç insana büyük ayrıcalıklar sağlayabilir.


İnsan yanlışını kabul ettiğinde:


otoritesinin sarsılacağını,


itibarının azalacağını,


kontrolünün zayıflayacağını


düşünebilir.


Bu nedenle:


“Yanılmışım.”


demek, özellikle büyük güç sahibi insanlar için çok zor olabilir.


Firavun’un hikâyesi de kibir ile iktidar arasındaki bu tehlikeli ilişkiyi gösterir.


1️⃣3️⃣ Ayet Tebliğ Ve İletişim Açısından Ne Öğretir ❓


Doğru bir şeyi söylemenin yöntemi de önemlidir.


İnsan:


haklı olabilir,


ama karşısındakini yalnızca aşağılayan bir dille konuşursa onun düşünme kapısını tamamen kapatabilir.


Hz. Mûsâ’nın Firavun’a yönelttiği:


“Arınmak ister misin?”


sorusu, en zor kişiye bile önce düşünme ve dönüşme imkânı sunulabileceğini gösterir.


Bu yumuşaklık hakikatten taviz vermek değildir.


1️⃣4️⃣ Yumuşak Dil Her Durumda Sessiz Kalmak Anlamına Gelir Mi ❓


Hayır.


Hz. Mûsâ Firavun’a gitmekten kaçınmamıştır.


Onun azgınlığını görmezden gelmemiştir.


Zulmüne:


“Böyle devam et.”


dememiştir.


Dolayısıyla yumuşak üslup:


zulme sessiz kalmak


demek değildir.


Aksine:


hakikati açıkça fakat değişimi mümkün kılacak bir dille söylemek


anlamına gelir.


1️⃣5️⃣ “Arınmak” İnsanın Geçmişini Silebilir Mi ❓


Ahlâkî ve dinî dönüşümün önemli boyutlarından biri insanın geçmişte yaptığı yanlışlardan vazgeçmesi ve mümkün olduğunca onları telafi etmesidir.


Gerçek dönüşüm yalnızca geçmişi unutmak değildir.


İnsan:


yanlışını kabul eder,


davranışını değiştirir,


mümkünse verdiği zararı giderir.



Firavun’un arınması da yalnızca içinden bir şey hissetmesi değil, zulüm düzenini terk etmesi anlamına gelecekti.


1️⃣6️⃣ Ayetin Felsefi Mesajı Nedir ❓


Ayet çok derin bir soru ortaya çıkarır:


Bir insan ne kadar kötüleşirse değişme ihtimalini tamamen kaybeder?


Kur’an’ın Firavun örneği şaşırtıcıdır.


Çünkü insanlık tarihinin en büyük zalim sembollerinden biri olarak anlatılan kişiye bile:


“Arınmak ister misin?”


diye sorulur.


Bu, kötülüğün küçümsenmesi değildir.


İnsanın seçim yapabilen bir varlık olduğunun vurgulanmasıdır.


1️⃣7️⃣ Firavun’un Arınması Gerçekleşseydi Ne Değişirdi ❓


Kur’an bize gerçekleşmemiş alternatif tarihi anlatmaz.


Fakat ayetin mantığına göre davetin anlamlı olması için gerçek bir dönüşüm ihtimalinin bulunması gerekir.


Firavun:


kibrini bırakabilir,


zulümden vazgeçebilir,


Hz. Mûsâ’nın gösterdiği hakikate yönelebilirdi.


Fakat sonraki ayetlerde onun başka bir tercih yaptığını göreceğiz.


Bu nedenle hikâyenin trajedisi:


ona hiç fırsat verilmemesi değil, verilen fırsatı reddetmesidir.


1️⃣8️⃣ 17. Ve 18. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓


  1. ayette:

“Firavun’a git; çünkü o azdı.”


  1. ayette:

“Ona de ki: Arınmak ister misin?”


buyrulur.


Bu iki ayeti yan yana koyduğumuzda çok önemli bir denge ortaya çıkar:


Önce gerçek teşhis edilir:


Azgınlık.


Sonra çözüm teklif edilir:


Arınma.


Yani Kur’an yalnızca:


“Sen kötüsün.”


deyip bırakmaz.


Ardından:


“Değişebilirsin.”


kapısını açar.


1️⃣9️⃣ Sonuç: “Arınmak İster Misin” Davetinin Büyük Mesajı Nedir ❓


Nâziât Suresi 18. ayette Hz. Mûsâ’ya Firavun’a:


“Arınmak ister misin?”


diye sorması emredilir.


Bu ifade son derece güçlüdür.


Çünkü karşısındaki insan:


zulmetmiş, azmış ve gücünü kötüye kullanmıştır.


Buna rağmen ilk teklif:


dönüşümdür.


Hakikat ona zorla kabul ettirilmez.


Önüne bir yol konulur:


Kibrini bırak.


Zulmü bırak.


Kendini mutlak güç sahibi görme.


Arın.



Bu ayet yalnızca Firavun’u anlatmaz.


Her insanın içinde büyüyebilen:


kibir, güç tutkusu, üstünlük duygusu ve sınır aşma eğilimine


de seslenir.


Çünkü arınmak için Firavun kadar büyük bir zalim olmak gerekmez.


İnsan bazen küçük bir kibri bile terk etmekte zorlanabilir.


Belki ayetin bugün insana sorduğu soru da hâlâ aynıdır:


“Sana yanlışını gösterecek bir hakikat geldiğinde, onu savunmaya mı çalışırsın; yoksa değişmeye gerçekten açık mısın?”


“Firavun’a bile ilk söylenen söz ‘Seni yok edeceğim’ değildir; ‘Arınmak ister misin?’ sorusudur. Bana göre bu, dönüşüm ihtimalinin ne kadar değerli olduğunu gösterir. İnsan gerçek büyüklüğe hatasız olmakla değil, hatasını gördüğünde kibri bırakıp değişebilmekle yaklaşır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt