📖 Nâziât Suresi 17. Ayette “Firavun’a Git Çünkü O Azdı” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Firavun’un Sınırı Aşması Hangi Davranışları İfade Eder ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,135
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nâziât Suresi 17. Ayette “Firavun’a Git Çünkü O Azdı” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Firavun’un Sınırı Aşması Hangi Davranışları İfade Eder ❓


“Nâziât Suresi’nin on yedinci ayetinde Hz. Mûsâ’ya verilen görev son derece açık ve cesurca ifade edilir: ‘Firavun’a git; çünkü o azdı.’ Buradaki azgınlık yalnızca kötü davranışlarda bulunmak değildir. İnsan gücünün sınırlarını unutmak, kendisini başkalarının üzerinde mutlak otorite görmek ve sonunda kulluğunu bile inkâr edecek kadar büyüklük vehmine kapılmaktır.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Nâziât Suresi 17. Ayet Ne Söyler ❓


Nâziât Suresi’nin 17. ayetinde:


“İzheb ilâ Fir‘avne innehû tağâ.”


buyrulur.


Bu ifade:


“Firavun’a git; çünkü o azdı.”


şeklinde anlamlandırılır.


Bir önceki ayette Hz. Mûsâ’nın kutsal Tuvâ Vadisi’nde Allah tarafından çağrıldığı belirtilmişti.


Şimdi ise bu çağrının amacı açıklanır:


Firavun’un karşısına çıkmak.


2️⃣ “Tağâ” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki temel kelime **“tağâ”**dır.


Bu kelime:


sınırı aşmak, taşkınlık yapmak, ölçüyü kaybetmek, azgınlaşmak


anlamları taşır.


Aynı kökten gelen “tuğyan” kavramı da Kur’an’da insanın kendisine çizilen ahlâkî ve ilâhî sınırları aşmasını ifade eder.


Dolayısıyla Firavun’un problemi yalnızca bazı kötü işler yapması değildir.


O, insan olarak sahip olduğu sınırı aşmıştır.


3️⃣ Firavun Hangi Sınırı Aşmıştır ❓


Firavun’un sınırı aşması birçok boyuta sahiptir.


O:


iktidarını mutlaklaştırmış,


insanları baskı altında tutmuş,


İsrâiloğullarını ezmiş,


erkek çocuklarını öldürtmüş,


kendisini insanların üzerinde olağanüstü bir konuma yerleştirmiştir.



Bütün bunlar birlikte değerlendirildiğinde “tağâ” kelimesinin neden seçildiği daha iyi anlaşılır.


4️⃣ Firavun’un En Büyük Tuğyanı Ne Olmuştur ❓


Nâziât Suresi’nin ilerleyen ayetlerinde Firavun’un:


“Ben sizin en yüce rabbinizim.”


anlamına gelen bir iddiada bulunduğu aktarılacaktır.


Bu, insanın sınırı aşmasının en uç örneklerinden biridir.


Çünkü artık mesele:


“Ben güçlü bir hükümdarım.”


demek değildir.


İnsan kendisini insanların üzerindeki en yüksek otorite gibi sunmaya başlamıştır.


Bu, siyasi kibirden varoluşsal kibre geçiştir.


5️⃣ Allah Neden Hz. Mûsâ’yı Doğrudan Firavun’a Gönderiyor ❓


Çünkü Firavun toplumdaki zulmün merkezinde bulunan kişidir.


Sorun yalnızca aşağıdaki insanların davranışlarında değildir.


Sistemin başında:


zulmü üreten ve sürdüren bir iktidar


vardır.


Bu nedenle Hz. Mûsâ’ya:


“Firavun’a git.”


denir.


Mesajın doğrudan gücün merkezine ulaştırılması istenir.


6️⃣ Hz. Mûsâ Böyle Güçlü Bir Hükümdarın Karşısına Nasıl Çıkacaktır ❓


İnsan gözüyle bakıldığında bu son derece zor bir görevdir.


Firavun’un:


ordusu,


sarayı,


görevlileri,


siyasi otoritesi


vardır.


Hz. Mûsâ ise ona ilâhî mesajı ulaştırmakla görevlendirilen bir peygamberdir.


Burada Kur’an’ın önemli bir ilkesi ortaya çıkar:


Hakikatin değeri, onu söyleyen kişinin dünyevî gücüyle ölçülmez.


7️⃣ “Git” Emri Neden Bu Kadar Önemlidir ❓


Çünkü hakikati bilmek ile hakikat adına harekete geçmek aynı şey değildir.


Hz. Mûsâ Tuvâ Vadisi’nde yalnızca bilgi almamıştır.


Ona:


görev verilmiştir.


“Git” kelimesi:


bilginin sorumluluğa dönüşmesini


temsil eder.


İnsan doğruyu bildiğinde bazen onu söylemesi veya ona göre hareket etmesi gerekir.


8️⃣ Firavun Neden Önce Uyarılıyor ❓


Bu çok önemli bir ayrıntıdır.


Firavun büyük zulümler işlemiş olsa bile ona doğrudan ceza gönderilmeden önce:


peygamber gönderilir ve uyarı yapılır.


Bu durum Kur’an’ın ilâhî adalet anlayışında uyarının önemini gösterir.


İnsan önce gerçeğe çağrılır.


Değişme fırsatı sunulur.


Sonuç ise onun verdiği cevaba göre şekillenir.


9️⃣ Firavun Gibi Birine Bile Değişme Fırsatı Verilmesi Ne Anlama Gelir ❓


Bu, son derece dikkat çekicidir.


Firavun Kur’an’da zulmün ve kibrin büyük sembollerinden biridir.


Buna rağmen Hz. Mûsâ ona:


hakikati anlatmak için gönderilir.


Bu da insanın kötülüğü ne kadar büyümüş olursa olsun, uyarı gelmeden önce onun değişme ihtimalinin tamamen yok sayılmadığını gösterir.


Kapı önce:


davetle


açılır.


🔟 Tuğyan Sadece Hükümdarlara Özgü Bir Problem Midir ❓


Hayır.


Firavun tuğyanın en uç örneğidir.


Fakat insan çok daha küçük alanlarda da sınırı aşabilir.


Bir kişi:


ailesinde,


iş yerinde,


arkadaş çevresinde,


maddi gücünde


kendisine verilen imkânları başkalarını ezmek için kullanabilir.


Bu nedenle “Firavunlaşmak” yalnızca bir ülkenin hükümdarı olmakla başlamaz.


Gücün insanın ahlâkını bozmasıyla başlayabilir.


1️⃣1️⃣ Güç İnsan Neden Sınırlarını Unutturabilir ❓


Çünkü güç arttıkça insanın karşısına çıkan engeller azalabilir.


Kimse itiraz etmiyorsa,


her emir yerine getiriliyorsa,


ceza alma ihtimali ortadan kalkıyorsa,


insan zamanla kendisini:


dokunulmaz


hissedebilir.


Bu durum büyük bir psikolojik tehlikedir.


İnsan güç sahibi olmaktan:


gücün kendisine ait ve sınırsız olduğu yanılgısına


geçebilir.


1️⃣2️⃣ Firavun’un Tuğyanı Siyasi Mi Dinî Mi ❓


Her ikisini de içerir.


Siyasi açıdan:


insanları baskı altında tutar ve zulmeder.


Dinî ve metafizik açıdan:


kendisini haddinden fazla yüceltir.


Dolayısıyla Firavun kıssasında siyaset ile ahlâk birbirinden ayrılmaz.


İktidarın nasıl kullanıldığı aynı zamanda:


ahlâkî bir mesele


hâline gelir.


1️⃣3️⃣ Neden Allah Firavun’u Hemen Yok Etmedi ❓


Kur’an anlatısında Firavun’un önüne önce Hz. Mûsâ çıkarılır.


Ona:


mesaj, mucizeler ve uyarılar


gösterilir.


Böylece onun tercihi açık hâle gelir.


Bu anlatı ilâhî cezanın keyfî değil:


uyarı ve sorumluluk sürecinin ardından


geldiğini gösterir.


Firavun’un sonu, kendisine hiçbir fırsat verilmeden gerçekleşen bir sonuç değildir.


1️⃣4️⃣ Firavun’un Zulmü İle Kibri Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


Kibir çoğu zaman yalnızca insanın kendisini beğenmesi değildir.


İnsan kendisini diğerlerinden üstün gördüğünde:


başkalarının haklarını daha az önemli görmeye


başlayabilir.


Firavun örneğinde bu uç noktaya ulaşır.


Kendini büyüttükçe başkalarının hayatını değersizleştirir.


Bu nedenle kibir yalnızca kişisel bir karakter kusuru değil, zulüm üretebilen toplumsal bir tehlike hâline gelir.


1️⃣5️⃣ Ayetin Ahlâkî Mesajı Nedir ❓


Ayet insanı kendi sınırlarını tanımaya çağırır.


İnsan:


çok zengin,


çok güçlü,


çok bilgili,


çok tanınmış


olabilir.


Fakat bunların hiçbiri ona:


başka insanların üzerinde sınırsız hak


vermez.


Gerçek ahlâk, insan güç kazandığında ortaya çıkar.


Çünkü güç:


kişiliğin gizli taraflarını görünür hâle getirebilir.


1️⃣6️⃣ Ayetin Felsefi Mesajı Nedir ❓


Nâziât 17 çok temel bir soruya götürür:


İnsan gücünün sınırı nedir?


Bir hükümdar yasalar çıkarabilir.


Ordular yönetebilir.


Milyonlarca insan üzerinde etkili olabilir.


Ama bunların hiçbiri onu:


varlığın mutlak sahibi


yapmaz.


Firavun’un hatası siyasi gücünü metafizik üstünlük gibi algılamasıdır.


Böylece sahip olduğu yetki ile gerçekte olduğu varlık arasındaki farkı kaybeder.


1️⃣7️⃣ “Firavun’a Git” Emri Hakikat Karşısında Cesaretin Sembolü Müdür ❓


Evet, kıssanın en güçlü yönlerinden biri budur.


Hz. Mûsâ’ya:


güçlünün hoşuna gidecek şeyleri söylemesi


emredilmez.


Tam tersine, onu değişmeye çağırması istenir.


Bu nedenle peygamberlik yalnızca manevî öğüt vermek değildir.


Gerektiğinde:


zulmün karşısında hakikati söylemek


de peygamberlik görevinin parçasıdır.


1️⃣8️⃣ 16. Ve 17. Ayetler Birlikte Nasıl Bir Geçiş Oluşturur ❓


  1. ayette:

kutsal Tuvâ Vadisi


vardır.


  1. ayette:

Firavun’un sarayına doğru başlayan görev


vardır.


Bir tarafta ilâhî çağrı,


diğer tarafta dünyevî güç.


Bir tarafta:


“Rabbi ona seslendi.”


diğer tarafta:


“Firavun’a git.”


Bu iki ayet birlikte peygamberliğin çok önemli bir yönünü gösterir:


Allah’tan alınan mesaj, insanların yaşadığı gerçek dünyanın içine taşınmalıdır.


1️⃣9️⃣ Sonuç: “Firavun’a Git Çünkü O Azdı” Ne Anlama Gelir ❓


Nâziât Suresi 17. ayette:


“İzheb ilâ Fir‘avne innehû tağâ.”


buyrulur:


“Firavun’a git; çünkü o azdı.”


Buradaki “azmak”, yalnızca günah işlemek anlamında dar bir kavram değildir.


Firavun:


gücünün sınırını aşmış,


insanları ezmiş,


kendisini aşırı yüceltmiş,


ilâhî otoriteye karşı büyüklenmiş



bir insan tipini temsil eder.


Fakat ayetin en dikkat çekici taraflarından biri, böyle bir insana bile önce uyarı gönderilmesidir.


Hz. Mûsâ’nın görevi onu yalnızca suçlamak değildir.


Bir sonraki ayette göreceğimiz üzere ona:


“Arınmak ister misin?”


diye soracaktır.


Yani Firavun’un karşısına bile önce:


bir dönüş ihtimali


çıkarılır.


Bu da ayetin çok derin bir ahlâkî gerçeğini ortaya koyar:


Bir insanın büyüklüğü ne kadar güce sahip olduğuyla değil, gücünü hangi sınırlar içinde kullandığıyla ölçülür.


Çünkü güç sınırı unutunca:


otorite tuğyana,


özgüven kibre,


liderlik zulme



dönüşebilir.


Ve Firavun kıssası insanlığa şu büyük soruyu bırakır:


İnsanın eline daha fazla güç geçtiğinde karakteri büyür mü, yoksa egosu mu?


“Firavun’un asıl felaketi güçlü olması değildi; gücünün kendisine ait ve sınırsız olduğunu sanmasıydı. İnsan gücünü bir emanet olarak gördüğü sürece onu adalet için kullanabilir. Fakat kendisini gücün sahibi değil de adeta kaynağı sanmaya başladığı anda tuğyan başlar.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt