📖 Nâziât Suresi 9. Ayette “Gözleri Korkudan Aşağı Eğilmiş Olacaktır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İnsanlar O Gün Neden Başlarını Kaldıramayacaktır ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,135
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nâziât Suresi 9. Ayette “Gözleri Korkudan Aşağı Eğilmiş Olacaktır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İnsanlar O Gün Neden Başlarını Kaldıramayacaktır ❓


“Nâziât Suresi’nin dokuzuncu ayeti, kıyamet korkusunun yalnızca kalpte yaşanmadığını gösterir. Bir önceki ayette kalpler korkuyla çarparken şimdi gözler yere eğilir. Çünkü insan, bütün üstünlük iddialarının çöktüğü ve kendi gerçeğinin karşısında savunmasız kaldığı bir ana ulaşmıştır.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Nâziât Suresi 9. Ayet Ne Söyler ❓


Nâziât Suresi’nin 9. ayetinde:


“Ebsâruhâ hâşi‘ah.”


buyrulur.


Bu ifade genel olarak:


“Gözleri korkudan aşağı eğilmiş olacaktır.”


şeklinde anlamlandırılır.


Bir önceki ayette kalplerin korkuyla çarpmasından söz edilmişti.


Şimdi ise bu korkunun dışarıya yansıyan belirtisi anlatılır:


Gözlerin yere eğilmesi.


2️⃣ “Hâşi‘ah” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


“Hâşi‘ah” kelimesi;


boyun eğmiş, alçalmış, sakinleşmiş, ürpermiş ve teslim olmuş


anlamları taşır.


Bu nedenle ayetteki gözler yalnızca fiziksel olarak aşağı bakmıyor olabilir.


Aynı zamanda:


insanın gururunun kırılması,


iddiasının sona ermesi,


hakikatin karşısında küçüklüğünü anlaması



da tasvir edilmektedir.


3️⃣ Neden Özellikle Gözlerden Söz Ediliyor ❓


Göz insanın iç dünyasını en açık biçimde yansıtan organlardan biridir.


Korku,


utanç,


gurur,


şaşkınlık


çoğu zaman gözlerden anlaşılır.


Bu nedenle Kur’an’ın:


“Gözleri aşağı eğilmiş olacaktır.”


demesi, insanın ruh hâlini tek bir görüntüyle anlatır.


Kalpteki korku artık yüzüne yansımıştır.


4️⃣ İnsanlar O Gün Neden Başlarını Kaldıramayacaktır ❓


Çünkü dünya hayatında inkâr ettikleri veya önemsemedikleri gerçek artık karşılarındadır.


İnsan:


hesabı görür,


dirilişi yaşar,


kaçış olmadığını anlar.



Bu durumda başını dik tutmasını sağlayan dünyevî üstünlüklerin hiçbir anlamı kalmaz.


Mal,


makam,


şöhret,


güç


artık insanı koruyamaz.


5️⃣ Gözlerin Eğilmesi Utanç Anlamı Da Taşır Mı ❓


Evet, böyle bir anlam çağrışımı güçlüdür.


İnsan bazen büyük bir hata yaptığını anladığında göz göze gelmekten kaçınır.


Başını eğer.


Kıyamet günündeki bu tasvir de:


korku ile utancın birleştiği bir hâli


düşündürebilir.


Özellikle yaptıklarıyla yüzleşen kişi için:


“Keşke…”


duygusu artık çok güçlü olabilir.


6️⃣ Dünya Hayatındaki Kibir O Gün Ne Olacaktır ❓


Dünya hayatında bazı insanlar kendilerini:


yenilmez, dokunulmaz veya herkesten üstün


görebilir.


Ancak kıyamet günü bu üstünlüklerin hiçbir değeri kalmaz.


İnsan:


yaratılmış, sınırlı ve hesap veren bir varlık


olduğunu tam anlamıyla fark eder.


Bu nedenle ayetteki eğilmiş gözler, kibrin çöküşünün sembolü olarak da okunabilir.


7️⃣ “Huşû” Kavramıyla Bir Bağ Var Mıdır ❓


Evet.


“Hâşi‘ah” kelimesi, “huşû” kavramıyla aynı anlam alanına yakındır.


Huşû;


derin saygı, boyun eğme ve içten teslimiyet


anlamı taşır.


Dünya hayatında insan bunu bilinçli ve gönüllü biçimde yaşayabilir.


Kıyamet gününde ise hakikat ortaya çıktığında:


zorunlu bir boyun eğiş


söz konusu olabilir.


Bu iki durum arasındaki fark çok büyüktür.


8️⃣ Gönüllü Boyun Eğmek İle Mecburen Boyun Eğmek Arasında Ne Fark Vardır ❓


Dünya hayatında insanın seçimi vardır.


İster inanır,


ister inkâr eder,


ister kibirlenir,


ister tevazu gösterir.


Fakat hakikat tamamen açığa çıktığında artık inkâr alanı daralır.


Bu nedenle kıyametteki boyun eğiş:


seçimden çok gerçekle yüzleşmenin sonucu


olur.


Asıl değerli olan, hakikati görmeden önce doğruyu seçebilmektir.


9️⃣ Ayet İnsanların Fiziksel Görünümünü Mü Anlatıyor ❓


Evet, sahnede fiziksel bir görüntü vardır:


Aşağı eğilmiş gözler.


Ancak Kur’an’ın bu tür tasvirlerinde fiziksel görüntü ile psikolojik durum iç içedir.


Gözlerin yere eğilmesi:


korkunun, çaresizliğin, utancın ve teslimiyetin


aynı anda anlatımı olabilir.


Bu yüzden tek cümle çok geniş bir anlam taşır.


🔟 Bir Önceki Ayetle Nasıl Bir Bağ Kurulur ❓


  1. ayette:

“Kalpler korkuyla çarpacaktır.”


  1. ayette:

“Gözleri aşağı eğilmiş olacaktır.”


denir.


Yani önce:


iç dünyadaki korku,


sonra:


bu korkunun dışa yansıması


anlatılır.


Kalp saklanamaz.


Göz de onu ele verir.


Bu iki ayet birlikte insanın kıyamet günündeki bütün psikolojik hâlini çok güçlü biçimde resmeder.


1️⃣1️⃣ İnsan O Gün Neden Bu Kadar Savunmasızdır ❓


Çünkü dünya hayatındaki savunma araçları artık işe yaramaz.


İnsan dünyada:


yalan söyleyebilir,


suçu başkasına atabilir,


kaçabilir,


güç kullanabilir,


kendini olduğundan farklı gösterebilir.



Fakat kıyamet tasvirinde bunların hiçbiri işe yaramaz.


İnsan artık:


kendi hakikatinin önündedir.


1️⃣2️⃣ Ayet “Kendine Bakamamak” Duygusunu Mu Anlatıyor ❓


Böyle bir psikolojik çağrışım vardır.


İnsan büyük bir yanlış yaptığında bazen:


başkasının yüzüne bakamaz.


Ama daha derinde bazen:


kendisiyle de yüzleşemez.


Kıyamet günü insan, yaptığı her şeyin anlamını daha açık gördüğünde:


kendi geçmişine bakmak bile ağırlaşabilir.


Bu da gözlerin aşağı eğilmesi tasvirini daha anlamlı hâle getirir.


1️⃣3️⃣ Korku Ve Utanç Neden Aynı Anda Bulunabilir ❓


Çünkü korku gelecekte olacaklardan,


utanç ise geçmişte yapılanlardan


doğabilir.


Kıyamet günü insan:


hem sonucu bekler,


hem de:


neden o sonuca geldiğini bilir.


Bu nedenle kalp korkar,


göz utanır,


insan başını eğer.


Tek bir ayet bu karmaşık psikolojik durumu son derece kısa biçimde anlatır.


1️⃣4️⃣ Dünya Hayatında Başını Dik Tutmak Her Zaman Kötü Müdür ❓


Hayır.


Başını dik tutmak:


onur, özgüven veya haksızlığa karşı duruş


anlamında olumlu olabilir.


Buradaki mesele fiziksel duruş değil:


kibir ve gerçekle yüzleşememe


meselesidir.


İnsanın dünyada onurlu olması başka,


kendisini hesap vermeyecek kadar üstün görmesi başka bir şeydir.


1️⃣5️⃣ Ayetin Ahlâkî Mesajı Nedir ❓


Ayet insana şunu düşündürür:


Bugün utanmayacağın bir hayat yaşa.


Çünkü dünyada gizlenen şeyler bir gün açığa çıkabilir.


İnsan bugün:


görmezden geldiği,


küçümsediği,


başkasından gizlediği



davranışlarla yüzleşebilir.


Bu nedenle ahlâk yalnızca toplumun görmesiyle ilgili değildir.


İnsanın kendi vicdanı ve sorumluluğuyla ilgilidir.


1️⃣6️⃣ Ayetin Felsefi Mesajı Nedir ❓


Belki en büyük mesaj şudur:


İnsanın gerçek büyüklüğü, ne kadar yüksekten baktığıyla değil, hakikat karşısında ne kadar dürüst durabildiğiyle ölçülür.


Dünya hayatında kibir insanı geçici olarak güçlü gösterebilir.


Ama gerçek ortaya çıktığında:


kibir insanı koruyamaz.


Bu nedenle tevazu yalnızca güzel bir davranış değil, insanın varoluşsal konumunu doğru anlamasıdır.


1️⃣7️⃣ İnsan Neden Hakikat Ortaya Çıkınca Değişir ❓


Çünkü bilgi ile tecrübe aynı şey değildir.


İnsan ölümün var olduğunu bilir.


Ama ölümle yüzleştiğinde bilgi farklı bir gerçekliğe dönüşür.


Kıyamet de benzer biçimde:


duyulan bir haber olmaktan çıkar, yaşanan gerçek olur.


İşte o anda insanın bütün psikolojisi değişir.


Bu nedenle gözler aşağı iner.


1️⃣8️⃣ 8. Ve 9. Ayetler Birlikte Nasıl Bir İnsan Portresi Çizer ❓


Bu iki ayette çok güçlü bir portre vardır:


Kalbi şiddetle çarpan,


gözleri yere eğilmiş,


savunması kalmamış,


hakikat karşısında tamamen boyun eğmiş



bir insan.


Bu tasvir kıyametin dış dünyadaki büyüklüğünden insanın içine doğru iner.


Ve en büyük sarsıntının belki de:


insanın kendi içinde yaşandığını


gösterir.


1️⃣9️⃣ Sonuç: “Gözleri Korkudan Aşağı Eğilmiş Olacaktır” Ne Anlama Gelir ❓


Nâziât Suresi 9. ayette:


“Ebsâruhâ hâşi‘ah”


buyrulur.


Bu ifade, kıyamet gününde insanların gözlerinin:


korku, boyun eğiş, utanç ve çaresizlik içinde aşağıya eğileceğini


anlatır.


Bir önceki ayette kalp korkuyordu.


Bu ayette o korku:


gözlere yansır.


İnsan artık dünya hayatındaki görünüşlerinin arkasına saklanamaz.


Ne ünvan,


ne servet,


ne güç,


ne de kibir ona fayda sağlar.


Belki de ayetin en derin sorusu şudur:


İnsan bugün başını gururla kaldırdığı şeylerin hangisini, hakikat tamamen ortaya çıktığında yine aynı rahatlıkla savunabilecektir?


“Kıyamet günü gözlerin yere eğilmesi yalnızca korkunun değil, insanın kendisiyle karşılaşmasının da görüntüsüdür. Dünyada başımızı ne kadar yukarı kaldırdığımızdan çok, o gün başımızı eğdirmeyecek nasıl bir hayat yaşadığımız önemlidir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt