📖 Nâziât Suresi 14. Ayette “Bir De Bakmışlar Ki Kendilerini Yeryüzünde Bulmuşlar” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İnsanlar Diriltildiklerinde Nerede

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,135
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nâziât Suresi 14. Ayette “Bir De Bakmışlar Ki Kendilerini Yeryüzünde Bulmuşlar” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İnsanlar Diriltildiklerinde Nerede Toplanacaktır ❓


“Nâziât Suresi’nin on dördüncü ayeti, yeniden dirilişin ne kadar ani gerçekleşeceğini birkaç kelimeyle gözler önüne serer. Bir çağrı duyulur ve ölümün sessizliğinde bulunan insanlar kendilerini bir anda ayağa kalkmış hâlde bulurlar. İnsan açısından çağlar süren ölüm, ilâhî kudret karşısında yalnızca iki hâl arasındaki geçiştir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Nâziât Suresi 14. Ayet Ne Söyler ❓


Nâziât Suresi’nin 14. ayetinde:


“Fe izâ hum bi’s-sâhireh.”


buyrulur.


Bu ifade genel olarak:


“Bir de bakmışsın ki onlar yeryüzündedirler.”


veya:


“Bir anda kendilerini açık bir yerde bulurlar.”


şeklinde anlamlandırılır.


Bir önceki ayette yeniden dirilişi başlatan tek bir haykırıştan söz edilmişti.


  1. ayette ise o çağrının sonucu anlatılır:

İnsanlar yeniden ayağa kalkmıştır.


2️⃣ “Fe İzâ Hum” İfadesi Neden Önemlidir ❓


Ayetteki ifade son derece ani bir geçiş bildirir.


Yaklaşık olarak:


“Bir de ne görsünler…”


anlamı verir.


Yani uzun bir süreç tasvir edilmez.


Bir çağrı vardır.


Ardından insanlar kendilerini başka bir durumda bulurlar.


Bu anlatım yeniden dirilişin:


hızını ve şaşırtıcılığını


öne çıkarır.


3️⃣ “Sâhire” Kelimesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayetteki en önemli kelime **“sâhire”**dir.


Bu kelime klasik açıklamalarda:


yeryüzü, açık düzlük, üzerinde bulunulan geniş alan


gibi anlamlarla açıklanmıştır.


Bazı yorumlarda özellikle yeniden diriltilen insanların üzerinde toplanacağı mahşer alanı düşüncesiyle ilişkilendirilir.


Dolayısıyla ayetin anlamı:


“Bir anda kendilerini dirilmiş ve açık bir yerde bulurlar.”


şeklinde anlaşılabilir.


4️⃣ İnsanlar Mezarlardan Mı Çıkacaktır ❓


Kur’an’ın genel diriliş tasvirinde insanların:


kabirlerden çıkarılacağı


ifade edilir.


Buradaki ayet ise bu çıkışın ayrıntısını anlatmak yerine sonucu gösterir.


İnsanlar ölü durumdadır.


Bir emir gelir.


Sonra bir anda:


ayağa kalkmış ve toplanmaya hazır hâlde


bulunurlar.


Böylece ölüm ile diriliş arasındaki geçiş olağanüstü kısa bir anlatımla verilir.


5️⃣ İnsanlar Diriltildiklerinde Nerede Toplanacaktır ❓


İslâmî terminolojide insanların kıyametten sonra toplandıkları yere:


mahşer


denilir.


Kur’an farklı ayetlerde insanların hesap için bir araya getirileceğini bildirir.


Nâziât 14. ayetteki “sâhire” de birçok yorumda bu geniş toplanma alanıyla ilişkilendirilmiştir.


Ancak ayet bize bugünkü dünya haritasında gösterilebilecek belirli bir coğrafi nokta vermez.


Buradaki esas vurgu:


bütün insanların yeniden ortaya çıkarılmasıdır.


6️⃣ Mahşer Bugünkü Dünya Mıdır ❓


Kur’an kıyamet sırasında mevcut dünya ve gök düzeninin büyük ölçüde değişeceğini bildirir.


Bu nedenle mahşeri bugünkü dünyanın herhangi bir ülkesine veya kıtasına yerleştirmek doğru değildir.


Ahiret sahnesi:


bugünkü fiziksel düzenin devamı gibi basitçe düşünülmemelidir.


Kur’an’ın anlatımında yeryüzünün niteliğinin değiştiği yeni bir safha söz konusudur.


7️⃣ Ölmüş Milyarlarca İnsan Aynı Anda Nasıl Toplanacaktır ❓


İnsan açısından bu olağanüstü büyüklükte bir olaydır.


Tarih boyunca yaşamış bütün insanlar düşünüldüğünde sayı akıl sınırlarını zorlayabilir.


Fakat bir önceki ayetin vurgusu tam olarak budur:


“Tek bir haykırış.”


Kur’an meseleyi insanın lojistik kapasitesiyle değerlendirmez.


İddia:


Allah’ın bütün insanları yeniden yaratıp bir araya getirmeye kadir olduğu


üzerine kuruludur.


8️⃣ İnsanlar Dirilir Dirilmez Ne Olduğunu Anlayacak Mıdır ❓


Nâziât Suresi’nin önceki ayetlerinde:


korkuyla çarpan kalpler


ve:


aşağı eğilmiş gözler


tasvir edilmişti.


Bu da insanların olağanüstü bir gerçekle karşı karşıya olduklarının farkına varacaklarını düşündürür.


Dünyada tartışılan yeniden diriliş artık:


teorik bir soru değildir.


İnsan onun içindedir.


9️⃣ Ölümde Geçen Uzun Zaman İnsanlara Nasıl Gelecektir ❓


Kur’an’ın çeşitli ahiret tasvirlerinde dünya hayatının ve ölüm sonrası bekleyişin insanlara son derece kısa gelmesine ilişkin ifadeler vardır.


Bu, çok güçlü bir zaman algısı problemi doğurur.


Bir insan binlerce yıl önce ölmüş olsa bile yeniden bilinç kazandığı anda kendi deneyiminde aradaki sürenin nasıl algılanacağı tamamen farklı olabilir.


Nâziât 14’ün ani anlatımı da:


ölümden dirilişe sanki bir anda geçilmiş


hissi verir.


🔟 Ayetin En Çarpıcı Yönü Nedir ❓


Belki de:


ölüm ile hayat arasındaki dev uçurumu birkaç kelimeyle ortadan kaldırmasıdır.


İnsan açısından ölüm:


sessizlik,


çürüme,


yüzyıllar,


unutulma


demektir.


Ayet ise bütün bunların ardından:


“Bir de bakmışlar ki…”


der.


Bu ifade ölümün Kur’an perspektifinde mutlak bir yok oluş olmadığını son derece güçlü biçimde anlatır.


1️⃣1️⃣ İnsanlar Aynı Bedenleriyle Mi Diriltilecektir ❓


Kur’an’ın genel hesap anlayışında diriltilen kişi:


dünya hayatındaki davranışlarından sorumlu aynı kişidir.


Bunun fiziksel ayrıntısının nasıl gerçekleşeceği ayette açıklanmaz.


Dolayısıyla insan bedeninin atomlarının birebir nasıl geri getirileceği gibi teknik sorulara Nâziât 14 cevap vermez.


Ana düşünce:


kişisel kimliğin ve sorumluluğun devam etmesidir.


1️⃣2️⃣ Neden İnsanların Dirilişi Bir Sahne Gibi Anlatılıyor ❓


Kur’an kıyamet olaylarını yalnızca soyut bilgiler hâlinde sunmaz.


Okuyucuya adeta sahneyi yaşatır.


Önce:


sarsıntı.


Sonra:


ikinci büyük olay.


Ardından:


korkuyla çarpan kalpler.


Sonra:


aşağı eğilen gözler.


İtirazlar gelir.


Ve nihayet:


tek çağrı ile insanlar ayağa kalkar.


Bu anlatım biçimi insanı olayların dışındaki izleyici olmaktan çıkarıp zihnen sahnenin içine taşır.


1️⃣3️⃣ Dirilişin Ani Olması İnsana Ne Söyler ❓


İnsan çoğu zaman büyük olayların uzun hazırlıklarla gerçekleşeceğini düşünür.


Kur’an ise ilâhî kudret söz konusu olduğunda:


“birdenbire”


temasını sıkça kullanır.


Bu da insanın şu güvenini sarsar:


“Daha çok zaman vardır.”


Çünkü ölüm de kıyamet de insanın kişisel takvimine göre gelmez.


1️⃣4️⃣ Mahşerde İnsanların Dünya Hayatındaki Statüleri Devam Edecek Mi ❓


Dünya hayatındaki toplumsal üstünlüklerin hesap gününde belirleyici güç olmaması, Kur’an’ın ahiret anlatısının temel temalarındandır.


Krallar,


zenginler,


fakirler,


tanınmış kişiler,


kimsenin tanımadığı insanlar


aynı nihai gerçeklikle karşılaşır:


Hesap.


Bu nedenle mahşer insanın dünyada oluşturduğu yapay üstünlüklerin büyük ölçüde anlamsızlaştığı sahnedir.


1️⃣5️⃣ Mahşer Düşüncesinin Adaletle İlişkisi Nedir ❓


Mahşerin en önemli anlamlarından biri:


bütün insanların aynı ilâhî adalet önünde toplanmasıdır.


Dünyada bazı insanlar güçleri nedeniyle hesap vermekten kaçabilir.


Bazı haksızlıklar hiçbir mahkeme önüne gelmeyebilir.


Bazı mağdurlar haklarını alamadan ölebilir.


Ahiret düşüncesinde ise hiç kimsenin nihai hesabın dışında kalmaması esastır.


Bu yüzden toplu diriliş aynı zamanda:


evrensel adalet günü


fikridir.


1️⃣6️⃣ Ayetin Felsefi Mesajı Nedir ❓


Ayet insanın zaman ve varlık algısını altüst eder.


İnsan ölümün ardından:


“Ben artık yokum.”


diye düşünebilir.


Ama bilinç yeniden ortaya çıktığında kişinin kendi açısından ölüm ile diriliş arasındaki dev zaman aralığının anlamı değişir.


Bu durum şu ilginç soruyu doğurur:


Eğer öldüğümüz andan sonraki bilinçli deneyimimiz yeniden dirilişse, ölüm bize ne kadar uzun gelecektir?


Ayet ayrıntılı felsefi cevap vermez ama bu sorunun kapısını açar.


1️⃣7️⃣ Ayet İnsanın “Unutulma” Korkusuna Ne Söyler ❓


İnsan öldükten sonra unutulmaktan korkabilir.


Adı silinebilir.


Mezarı kaybolabilir.


Aradan binlerce yıl geçebilir.


Hiç kimse onu hatırlamayabilir.


Nâziât’ın diriliş anlayışında ise insanın başkaları tarafından unutulması, Allah tarafından unutulduğu anlamına gelmez.


Bu çok güçlü bir düşüncedir:


İnsanlık seni unutabilir; fakat hesap açısından varlığın kaybolmaz.


1️⃣8️⃣ 13. Ve 14. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓


  1. ayette:

“Sadece tek bir haykırış.”


  1. ayette:

“Bir de bakmışlar ki kendilerini yeryüzünde bulmuşlar.”


Bu iki ayet arasında olağanüstü bir sebep-sonuç ilişkisi vardır:


Emir verilir.


Diriliş gerçekleşir.



Arada uzun açıklamalar yoktur.


Bu kısalık, Allah’ın kudreti açısından yeniden dirilişin zorluğunu değil:


kolaylığını


vurgular.


1️⃣9️⃣ Sonuç: İnsanlar Diriltildiklerinde Nerede Ve Nasıl Bulunacaktır ❓


Nâziât Suresi 14. ayette:


“Fe izâ hum bi’s-sâhireh.”


buyrulur.


Yani bir önceki ayetteki tek çağrının ardından insanlar bir anda:


dirilmiş, ayağa kalkmış ve açık bir alanda toplanmaya hazır hâlde


bulunurlar.


“Sâhire” kelimesi klasik yorumlarda:


yeryüzü, geniş düzlük veya mahşer alanı


şeklinde açıklanmıştır.


Ayetin asıl amacı ise mahşerin coğrafyasını tarif etmek değildir.


Asıl mesaj:


Yeniden diriliş gerçekleşecektir ve gerçekleştiğinde insan için şaşırtıcı derecede ani olacaktır.


Bir insan yüz yıl önce ölmüş olabilir.


Bin yıl önce ölmüş olabilir.


Mezarı kaybolmuş olabilir.


Bedeni toprağa karışmış olabilir.


Fakat Kur’an’ın iddiasına göre bunların hiçbiri yeniden dirilişe engel değildir.


Ve belki ayetin en sarsıcı düşüncesi şudur:


İnsan öldüğünde gözlerini dünyaya kapatır; Kur’an’ın anlattığı sonraki büyük sahnede ise gözlerini hesabın başlayacağı bir gerçekliğe açar.


O anda dünya hayatının bütün kavgaları, hırsları ve geçici zaferleri geride kalmıştır.


Geriye tek bir büyük soru kalır:


“Dünyadan buraya ne getirdim?”


“İnsan ölümün ardından sonsuz bir sessizlik hayal edebilir. Nâziât ise tek bir çağrının ardından bütün o sessizliği parçalar: ‘Bir de bakmışlar ki ayaktalar.’ Belki dirilişin en şaşırtıcı tarafı yeniden gözlerimizi açmak değil, açtığımızda dünya hayatının sandığımızdan ne kadar kısa olduğunu fark etmek olacaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt