Nahl Suresi 122. Ayette “Ona Dünyada Güzellik Verdik; Şüphesiz O Ahirette de Salihlerdendir” İfadesi Ne Anlama Gelir
⠀“Gerçek başarı, yalnızca dünyada güzel bir hayat elde etmek değil, dünyanın güzelliğini ahiretin kaybına dönüştürmeden yaşayabilmektir. Allah’ın verdiği nimet insanı daha iyi, daha adaletli ve daha şükreden biri yapıyorsa o nimet yalnızca dünyalık değildir; insanın sonsuz geleceğine de iyilik taşıyan bir emanete dönüşür.”
Ersan Karavelioğlu
Nahl Suresi 122. Ayetin Anlamı Nedir
Nahl Suresi'nin 122. ayeti, önceki ayetlerde örnek bir kul olarak anlatılan Hz. İbrahim'e Allah tarafından hem dünyada güzellik verildiğini hem de onun ahirette salih kullar arasında bulunacağını bildirmektedir.Ayetin anlamı şöyledir:
Bir önceki ayette Hz. İbrahim'in Allah'ın nimetlerine şükrettiği, Allah tarafından seçildiği ve dosdoğru yola iletildiği anlatılmıştı.“Ona dünyada güzellik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.”
Nahl Suresi, 16:122
122. ayet ise bunun ardından Hz. İbrahim'in dünya ve ahiret bakımından ulaştığı güzel sonucu ortaya koymaktadır.
Bu çok önemli bir dengedir.
Kur’an yalnızca:
“Dünyayı terk et.”
demez.
Aynı şekilde:
“Yalnızca dünyayı kazan.”
da demez.
Asıl hedef, dünyadaki iyiliğin ahiretteki iyilikle birleşmesidir.
“Ona Dünyada Güzellik Verdik” Ne Anlama Gelir
Ayetteki “güzellik” ifadesi tek bir nimete indirgenmemelidir.Hz. İbrahim'e verilen dünya güzelliği içerisinde birçok nimet düşünülebilir.
İnsanlar arasında güzel bir isim bırakması.
Peygamberlik.
Hidayet.
Salih nesiller.
İnsanlığın büyük bir bölümünün onu saygıyla anması.
Tevhid mücadelesinin nesiller boyunca devam etmesi.
Bütün bunlar dünya hayatındaki “güzellik” kapsamında değerlendirilebilir.
Dünya güzelliği yalnızca mal ve servet değildir.
Bazen güzel bir isim, temiz bir hayat, imanlı bir aile ve insanlığa bırakılan hayırlı bir miras büyük servetlerden daha değerli olabilir.
Hz. İbrahim’e Verilen En Büyük Dünya Nimetlerinden Biri Nedir
Hz. İbrahim'in en büyük dünya nimetlerinden biri, adının ve iman mirasının yüzyıllar boyunca hayırla anılmasıdır.İnsanların çoğu öldükten birkaç nesil sonra unutulur.
Hz. İbrahim ise binlerce yıl sonra bile hatırlanmaktadır.
Onun duası konuşulur.
Tevhid mücadelesi anlatılır.
Teslimiyeti örnek gösterilir.
Birçok peygamber onun soyundan gelmiştir.
Bu, maddi servetten çok daha kalıcı bir dünya nimetidir.
İnsanın güzel bir isim bırakması, ölümünden sonra da devam eden manevi bir mirastır.
Bu nedenle insanın asıl sorusu yalnızca:
“Geride ne kadar mal bırakacağım?”
olmamalıdır.
Bir soru daha vardır:
“Geride nasıl bir isim bırakacağım?”
Dünya Güzelliği Sadece Zenginlik midir
Hayır.Bu ayetin en önemli mesajlarından biri de budur.
İnsan “dünyada güzellik” denildiğinde hemen para, ev, araba ve servet düşünebilir.
Bunlar nimet olabilir.
Fakat güzel bir hayat bunlardan çok daha geniştir.
Sağlık.
Huzur.
İman.
Güzel aile.
Helal kazanç.
İnsanların güveni.
Temiz vicdan.
Faydalı bilgi.
Hayırla anılmak.
Bunların hepsi dünya güzelliğinin parçaları olabilir.
İnsanın çok şeye sahip olmasıyla güzel bir hayata sahip olması aynı şey değildir.
Bazen az mala sahip olan insan çok huzurludur.
Bazen büyük serveti olan biri ise huzuru bulamaz.
Bu nedenle nimetleri yalnızca maddi ölçülerle değerlendirmek eksik kalır.
Allah Sevdiği Kullarına Dünyada Mutlaka Zenginlik mi Verir
Hayır.Allah'ın bir kulunu sevmesinin göstergesi yalnızca zenginlik değildir.
Peygamberlerin hayatlarına baktığımızda büyük imtihanlarla karşılaşanlar olduğunu görürüz.
Bazıları yoksulluk çekmiştir.
Bazıları toplumlarından dışlanmıştır.
Bazıları ağır baskılar yaşamıştır.
Dolayısıyla:
“Zengin olan Allah'ın sevdiği kişidir.”
veya:
“Fakir olan Allah'ın sevmediği kişidir.”
şeklinde bir anlayış doğru değildir.
Dünya zenginliği ilahi sevginin kesin ölçüsü değildir.
Asıl ölçü insanın Allah'a olan bağlılığı, imanı ve ahlakıdır.
Dünya nimetleri ise aynı zamanda birer imtihan olabilir.
Hz. İbrahim Çok İmtihan Yaşadığı Hâlde Nasıl “Dünyada Güzellik” Verilmiş Sayılır
Bu son derece önemli bir sorudur.Çünkü güzel hayat demek, hiç acı yaşamamak değildir.
Hz. İbrahim ciddi imtihanlarla karşılaşmıştır.
Toplumunun karşı çıkışı.
Hicret.
Aileyle ilgili sınavlar.
İnanç uğruna fedakârlıklar.
Bütün bunlara rağmen ayet ona dünyada güzellik verildiğini bildirmektedir.
Bu bize şunu öğretir:
Güzel hayat, problemsiz hayat değildir.
İnsan zor günler yaşayabilir ama hayatının genel anlamı güzel olabilir.
Allah'a bağlı kalabilir.
Arkasında hayırlı bir miras bırakabilir.
Kalbi huzurlu olabilir.
Bu nedenle hayatın güzelliğini yalnızca “Hiç sıkıntı yaşamadım.” ölçüsüyle değerlendirmek doğru değildir.
Dünyadaki İmtihanlar Allah’ın Nimetini Yok Eder Mi
Hayır.Bir insan aynı anda hem nimet hem imtihan yaşayabilir.
Sağlığı yerinde olabilir fakat maddi problemi bulunabilir.
Ailesi güzel olabilir fakat işinde zorluk yaşayabilir.
Maddi olarak rahat olabilir fakat başka bir alanda sınanabilir.
Hayat tek renkten oluşmaz.
İnsan bazen bir problemin büyüklüğü nedeniyle sahip olduğu diğer bütün nimetleri göremez.
Bu nedenle şükür, sıkıntıyı inkâr etmek değildir.
“Hiçbir problemim yok.”
demek değildir.
Şükür:
“Problemlerim var ama hayatımdaki nimetleri de görüyorum.”
diyebilmektir.
Hz. İbrahim'in hayatı bu dengenin çok güçlü bir örneğidir.
“Ahirette de Salihlerdendir” Ne Anlama Gelir
Salih, imanını güzel ve doğru davranışlarla destekleyen, Allah'ın razı olduğu bir hayat yaşamaya çalışan kişi anlamını taşır.Ayet Hz. İbrahim'in ahirette de salihler arasında olduğunu bildirmektedir.
Bu, onun dünya hayatındaki örnekliğinin yalnızca insanlar arasındaki şöhretle sınırlı olmadığını gösterir.
İnsanlar onu övebilir.
Fakat asıl önemli olan Allah katındaki durumudur.
Ve ayet açık biçimde onun ahirette salihlerden olduğunu bildirmektedir.
Gerçek başarı, insanların seni iyi biri olarak görmesi değil, Allah katında da salihlerden olabilmektir.
İnsanların değerlendirmeleri yanılabilir.
Allah'ın değerlendirmesi ise eksiksiz bilgiye dayanır.
Salih İnsan Kimdir
Salih insan kusursuz insan değildir.İnsan hata yapabilir.
Ama yönü iyiliğe doğrudur.
İmanını davranışlarıyla desteklemeye çalışır.
Allah'a karşı sorumluluklarını önemser.
İnsanlara zulmetmemeye dikkat eder.
Hata yaptığında tövbe eder.
Helal ve haram konusunda duyarlı olmaya çalışır.
Salihlik, hiç hata yapmamak değil, hayatın genel yönünün iyilik ve Allah'a kulluk olmasıdır.
Bu nedenle salih insan olmak ulaşılamaz bir ideal değildir.
İnsan günlük hayatındaki küçük tercihlerle salihliğe doğru yürüyebilir.
Doğru söyleyerek.
Hakkı koruyarak.
Merhamet ederek.
Tövbe ederek.
Allah'ı hatırlayarak.
Dünyada İyi Olmak Ahiret İçin Yeterli midir
İslam anlayışında ahiret kurtuluşu yalnızca toplumun:“Bu iyi bir insandı.”
demesine indirgenmez.
İman, Allah'a kulluk ve salih ameller birlikte önem taşır.
İnsan dışarıdan çok iyi görünebilir fakat kalbindeki niyeti Allah bilir.
Aynı şekilde insanların pek tanımadığı biri Allah katında çok değerli olabilir.
Bu nedenle insanın hedefi yalnızca toplum tarafından iyi insan olarak bilinmek olmamalıdır.
İyiliğin en sağlam hâli, insanlar görse de görmese de doğru olanı yapmaya çalışmaktır.
Hz. İbrahim'in örnekliği de burada güç kazanır.
Onun hayatının merkezi insanların alkışı değil, Allah'ın rızasıdır.

Dünya ve Ahiret Güzelliği Birlikte İstenebilir Mi
Evet.İslam insanın dünyada güzel bir hayat istemesini yasaklamaz.
İnsan Allah'tan:
Sağlık.
Helal rızık.
Huzurlu aile.
Güvenlik.
Başarı.
Faydalı bir ömür.
isteyebilir.
Aynı zamanda ahiretinin de güzel olmasını ister.
Dünya ve ahiret birbirinin düşmanı olmak zorunda değildir.
Asıl problem, dünyayı kazanmak uğruna ahireti kaybetmektir.
İnsan dünyasını Allah'ın ölçüleri içerisinde kurarsa dünya nimetleri ahiret kazancına bile dönüşebilir.
Helal çalışmak.
Aileye bakmak.
İnsanlara fayda sağlamak.
Bunların hepsi doğru niyet ve davranışla manevi değer taşıyabilir.

Dünyadaki Başarı Ahiret İçin Nasıl Kazanca Dönüşebilir
İnsanın elindeki imkânı nasıl kullandığı önemlidir.Bir iş insanı servet kazanabilir.
Çalışanlarının hakkını korursa...
Helal ticaret yaparsa...
İnsanlara iş imkânı sağlarsa...
Yardım ederse...
Dünya başarısı aynı zamanda iyilik üretmiş olur.
Bir bilim insanı bilgisini insanlara fayda sağlamak için kullanabilir.
Bir öğretmen onlarca çocuğun hayatını değiştirebilir.
Bir anne veya baba iyi insanlar yetiştirebilir.
Dünya imkânları ahiret sermayesine dönüşebilir.
Bu nedenle mesele “Dünyayı mı, ahireti mi?” sorusundan daha derindir.
Asıl soru:
“Dünyayı ahiretime nasıl dönüştürüyorum?”
olabilir.

Güzel Bir İsim Bırakmak Neden Önemlidir
İnsan öldükten sonra malının çoğu başkalarının eline geçer.Makamı bir başkasına verilir.
Kullandığı eşyalar dağılır.
Fakat insanın bıraktığı ahlaki iz çok daha uzun süre yaşayabilir.
İnsanlar:
“Çok dürüst biriydi.”
“Kimsenin hakkını yemezdi.”
“İnsanlara yardım ederdi.”
“Güvenilir biriydi.”
diyorsa bu çok değerli bir mirastır.
Hz. İbrahim'in adı binlerce yıldır hayırla anılmaktadır.
Güzel isim, parayla satın alınabilecek bir şöhret değil; karakterle kazanılan bir mirastır.
Bu nedenle insan yalnızca mal bırakmayı değil, iyi bir hatıra bırakmayı da düşünmelidir.

Çocuklara Bırakılabilecek En Büyük Miras Nedir
Maddi miras önemlidir.İnsan çocuklarına imkân bırakmak isteyebilir.
Fakat maddi miras tek miras değildir.
Güzel ahlak.
İman.
Dürüstlük.
Çalışkanlık.
İnsanlara saygı.
Helal kazanç anlayışı.
Bunlar da çok büyük miraslardır.
Bir çocuk büyük bir servet devralabilir fakat ahlakı zayıfsa o serveti kısa sürede kaybedebilir.
Başka bir çocuk daha az maddi imkân devralabilir ama güçlü bir karakterle çok güzel bir hayat kurabilir.
Çocuğa yalnızca mal bırakmak değil, o malı doğru kullanacak karakteri bırakmak da gerekir.
Hz. İbrahim'in en büyük miraslarından biri tam da bu manevi mirastır.

İnsan Dünyada Hayırla Anılmak İçin mi İyilik Yapmalıdır
Hayır.Asıl niyet Allah'ın rızası olmalıdır.
İnsan:
“Herkes beni iyi biri olarak hatırlasın.”
diye bütün iyiliklerini gösteriş için yaparsa niyet problemi ortaya çıkabilir.
Ancak insan samimi biçimde iyilik yapar ve bunun sonucunda insanlar onu hayırla anarsa bu güzel bir sonuç olabilir.
İyi isim hedef değil, güzel hayatın doğal meyvesi olmalıdır.
Hz. İbrahim insanlara:
“Beni binlerce yıl sonra herkes konuşsun.”
diye yaşamamıştır.
Allah'a sadakat göstermiştir.
Sonuçta insanlık onu hayırla anmıştır.
Bu bize çok önemli bir ders verir:
İmajını değil, karakterini düzelt; güzel isim onun ardından gelebilir.

Dünya Güzelliği Bazen Manevi Huzur Olabilir Mi
Evet.İnsan çok büyük maddi imkânlara sahip olmayabilir fakat kalbinde güçlü bir huzur bulunabilir.
Helal kazancı vardır.
Vicdanı rahattır.
Ailesiyle güzel ilişkileri vardır.
Allah'a olan bağı güçlüdür.
Bu da büyük bir dünya güzelliğidir.
Çünkü insanın hayat kalitesi yalnızca sahip olduğu eşyanın fiyatıyla ölçülmez.
Huzurun fiyat etiketi yoktur.
Bir insan lüks bir evde uyuyamayabilir.
Başka biri daha sade bir evde gönül rahatlığıyla uyuyabilir.
Bu nedenle dünya nimetlerini değerlendirirken iç huzuru da unutmamak gerekir.
Allah'ın insana verdiği en büyük nimetlerden biri, vicdanıyla kavga etmeden yaşayabilmektir.

Nahl Suresi 120, 121 ve 122. Ayetler Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır
Bu üç ayet Hz. İbrahim'in örnek kişiliğini adım adım anlatmaktadır.120. ayette:
Hz. İbrahim'in tek başına bir ümmet olduğu, Allah'a itaat ettiği, hanîf olduğu ve şirkten uzak durduğu bildirilir.
121. ayette:
Allah'ın nimetlerine şükrettiği, Allah tarafından seçildiği ve dosdoğru yola iletildiği anlatılır.
122. ayette ise bütün bunların sonucunda:
Allah'ın ona dünyada güzellik verdiği ve onun ahirette de salihlerden olduğu bildirilir.
Böylece güçlü bir bütünlük ortaya çıkar:
Tevhid.
İtaat.
Şükür.
Hidayet.
Dünya güzelliği.
Ahiret iyiliği.
Hz. İbrahim'in örnekliği yalnızca tek bir özelliğe değil, bütünlüklü bir kulluk hayatına dayanmaktadır.

Nahl Suresi 122. Ayetin En Büyük Manevi Mesajı Nedir
Bu ayetin en büyük manevi mesajlarından biri, gerçek başarının hem dünyayı hem ahireti doğru yere koyabilmek olduğudur.İnsan dünyada güzel bir hayat isteyebilir.
Bunda yanlış bir şey yoktur.
Ama güzelliği yalnızca para olarak görmemelidir.
Güzel bir isim de nimettir.
Salih evlat da.
Huzurlu kalp de.
Helal lokma da.
İman da.
Ve bütün bunların üzerinde ahiret kurtuluşu vardır.
Ayet Hz. İbrahim'in hem dünyadaki güzelliğini hem ahiretteki salihliğini birlikte zikrederek şu dengeyi öğretir:
Dünyayı kazanırken ahireti kaybetmek zorunda değilsin.
Tam tersine, dünyadaki hayatını Allah'ın rızasına uygun kurarak ikisini birlikte güzelleştirmeye çalışabilirsin.

Nahl Suresi 122. Ayetin Sonuç Olarak Bize Anlattığı Nedir
Nahl Suresi'nin 122. ayeti, Hz. İbrahim'e Allah tarafından dünyada güzellik verildiğini ve onun ahirette de salih kullar arasında bulunacağını bildirmektedir.Bu ayetin ilk büyük mesajı, başarı kavramının yeniden tanımlanmasıdır.
Bugün başarı çoğu zaman para üzerinden ölçülür.
Ne kadar malın var?
Ne kadar kazanıyorsun?
Hangi makamdasın?
Kaç kişi seni tanıyor?
Fakat Kur’an daha büyük bir ölçü sunar.
Nasıl bir insan oldun?
Arkanda nasıl bir iz bıraktın?
Allah katında nasıl bir hayat yaşadın?
Bu sorular gerçek başarıyı çok daha geniş bir çerçevede değerlendirmemizi sağlar.
İkinci büyük mesaj, dünya ile ahiretin birbirine düşman olmadığıdır.
İnsan dünya nimetlerinden yararlanabilir.
Çalışabilir.
Başarılı olabilir.
Aile kurabilir.
Mal sahibi olabilir.
Fakat bunları ahireti unutacak şekilde yaşamamalıdır.
İslam'ın istediği denge, dünyayı terk etmek değil, dünyayı Allah'ın ölçüsü içerisinde yaşamaktır.
Üçüncü büyük mesaj, güzel ismin değeridir.
Hz. İbrahim'in dünyadaki güzelliklerinden biri, insanlık tarihinde bıraktığı büyük hayır mirasıdır.
Bugün bile ismi iman, teslimiyet ve tevhidle birlikte anılmaktadır.
Bu bize güçlü bir soru sordurur:
Biz öldükten sonra insanlar bizi neyle hatırlayacak?
Servetimizle mi?
Kavgalarımızla mı?
Yoksa iyiliğimizle mi?
İnsanın bıraktığı en değerli miraslardan biri, insanların kalbinde bıraktığı temiz iz olabilir.
Dördüncü büyük mesaj, imtihanla güzelliğin aynı hayatta bulunabilmesidir.
Hz. İbrahim'in hayatı kolay değildir.
Fakat Allah ona dünyada güzellik verdiğini bildirmektedir.
Bu bize şunu öğretir:
Zor bir hayat, değersiz bir hayat demek değildir.
İnsan çok acı yaşamış olabilir ve yine de güzel bir hayat bırakmış olabilir.
Bazen hayatın değeri ne kadar rahat olduğunda değil, insanın zorlukların içinde nasıl kaldığında ortaya çıkar.
Beşinci büyük mesaj, salihliğin değeridir.
Dünya başarısı sona erer.
Bir gün makam bırakılır.
Servet başkalarına kalır.
Fakat salih amel insanın ahiretine taşınan gerçek sermayedir.
Bu nedenle insan hayatını yalnızca maddi birikim için yaşamamalıdır.
Dünyada bıraktığın mal burada kalır; Allah için yaptığın iyiliğin karşılığı ise seninle devam edebilir.
Altıncı büyük mesaj, gelecek nesillere bırakılan mirastır.
Hz. İbrahim'in etkisi kendi ömrüyle sona ermemiştir.
Onun iman mirası sonraki nesillerde yaşamıştır.
Bu nedenle insan:
“Ben tek kişiyim, yaptığım neyi değiştirir?”
diye düşünmemelidir.
Bir anne veya babanın çocuğuna öğrettiği dürüstlük onlarca yıl yaşayabilir.
Bir öğretmenin verdiği bilgi binlerce insana ulaşabilir.
Bir insanın başlattığı iyilik kendisinden sonra devam edebilir.
İnsanın ömrü sınırlıdır ama etkisi ömründen uzun olabilir.
Yedinci büyük mesaj, dünyadaki güzelliğin yalnızca maddi rahatlık olmadığıdır.
Temiz vicdan büyük bir nimettir.
Güvenilir olmak büyük bir nimettir.
Ailen tarafından sevilmek büyük bir nimettir.
İnsanların senden emin olması büyük bir nimettir.
Allah'a imanla yaşayabilmek büyük bir nimettir.
Bunların bazıları parayla satın alınamaz.
Hayatın en değerli şeylerinin bir kısmının fiyatı yoktur.
Sekizinci büyük mesaj, dünyadaki iyiliğin ahiret için kullanılabilmesidir.
Allah sana para verdiyse onu hayırda kullanabilirsin.
Bilgi verdiyse öğretebilirsin.
Makam verdiyse adalet sağlayabilirsin.
Sağlık verdiyse iyilik için çalışabilirsin.
Böylece dünya nimetleri yalnızca geçici hazlar olmaktan çıkar ve ahiret sermayesine dönüşebilir.
Bu, nimetlerin en güzel kullanım biçimlerinden biridir.
Dokuzuncu büyük mesaj, insanların alkışından önce Allah'ın değerlendirmesine önem vermektir.
İnsanlar bugün seni över, yarın unutabilir.
Bugün alkışlayanlar yarın eleştirebilir.
Fakat insan hayatını insanların değişken değerlendirmesine göre kurmamalıdır.
Hz. İbrahim'in büyüklüğü insanların ona kolayca onay vermesinden kaynaklanmamıştır.
Tam tersine birçok insan ona karşı çıkmıştır.
Hakikat uğruna yaşanan bir hayatın değeri, alkış sayısıyla ölçülmez.
Onuncu büyük mesaj, dünya hayatının ardından gelen gerçek gelecektir.
Ayet:
“Ona dünyada güzellik verdik.”
deyip bitmez.
Ardından:
“Ahirette de salihlerdendir.”
der.
Bu tamamlayıcı ifade son derece önemlidir.
Çünkü dünya ne kadar güzel olursa olsun sonunda biter.
Asıl büyük başarı, dünya güzelliğinin ahirette büyük bir kayba dönüşmemesidir.
Nahl Suresi'nin 122. ayeti insanın kendisine şu soruları sormasını ister:
Ben başarıyı yalnızca para ve makamla mı ölçüyorum?
Hayatımda fark etmediğim hangi güzellikler var?
Çocuklarıma ve çevreme nasıl bir manevi miras bırakıyorum?
İnsanlar beni hangi ahlakımla hatırlayacak?
Dünya nimetlerimi ahiret kazancına dönüştürüyor muyum?
Bugün sahip olduğum şeyler elimden çıktığında geriye nasıl bir insan kalacak?
Bu sorular insanın başarı ve mutluluk anlayışını yeniden şekillendirebilir.
Sonuç olarak Nahl Suresi'nin 122. ayeti bize şunu öğretmektedir:
Dünyanın güzelliğini iste ama onu yalnızca parayla ölçme.
Güzel bir isim bırak.
Helal ve temiz bir hayat yaşamaya çalış.
Nimetlerini iyiliğe dönüştür.
İnsanların alkışından önce Allah'ın rızasını önemse.
Dünyada kazandıklarının ahirette kayba dönüşmesine izin verme.
Ve geride yalnızca mal değil, iyilik, iman, güzel ahlak ve insanlara fayda sağlayan bir iz bırakmaya çalış.
Çünkü gerçek başarı, insanın yalnızca dünyada güzel bir hayat yaşamış olması değildir.
Asıl büyük başarı, dünya güzelliğinin ardından ahirette de salihlerden olabilmektir.
⠀
Son Söz
⠀“Bir gün sahip olduğumuz evler, makamlar ve eşyalar başkalarına kalacak; fakat nasıl bir insan olduğumuzun izi bizden sonra da yaşayabilir. Bu yüzden yalnızca ne biriktirdiğini değil, ne bıraktığını da düşün. İnsanların senden sonra ‘çok şeyi vardı’ demesinden daha kıymetlisi, ‘dürüsttü, iyiydi, hakkı gözetirdi ve hayatımıza güzellik kattı’ diyebilmesidir. Dünyayı güzel yaşa ama güzelliği yalnızca sahip olduklarında arama; asıl güzellik, burada iyilik bırakıp Allah’ın huzuruna da salihlerden biri olarak çıkabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu