📖 En‘âm Suresi 116. Ayette “Yeryüzündekilerin Çoğuna Uyarsan Seni Allah’ın Yolundan Saptırırlar. Onlar Ancak Zanna Uyarlar ve Sadece Tahminde Bulunur

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,566
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 En‘âm Suresi 116. Ayette “Yeryüzündekilerin Çoğuna Uyarsan Seni Allah’ın Yolundan Saptırırlar. Onlar Ancak Zanna Uyarlar ve Sadece Tahminde Bulunurlar” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

“En‘âm Suresi 116. ayet, çoğunluğun her zaman hakikatin ölçüsü olmadığını öğretir. Bir düşüncenin yaygın olması, onun doğru olduğunu garanti etmez; insan bazen kalabalığın sesinden uzaklaşıp delilin sesini dinlemek zorundadır.”
Ersan Karavelioğlu
En‘âm Suresi 116. ayet, bir önceki ayette Allah’ın sözünün:

doğruluk ve adalet bakımından tamamlandığını

bildirdikten sonra çok önemli bir uyarı getirir:

Kalabalık her zaman doğruyu temsil etmez.

İnsan çoğu zaman sayıya bakar.

Çok kişi inanıyorsa doğru sanabilir.

Çok kişi yapıyorsa normal kabul edebilir.

Çok kişi söylüyorsa gerçek zannedebilir.

Ayet ise bu psikolojik eğilimi sarsar ve insanı:

çoğunluk yerine hakikate

bakmaya çağırır.

1️⃣ “Yeryüzündekilerin Çoğuna Uyarsan” Ne Demektir ❓

Bu ifade, sayısal çoğunluğun otomatik olarak doğru olmadığını gösterir.

Burada her çoğunluk kötü veya yanlış ilan edilmez.

Asıl mesaj şudur:

Bir görüşü yalnız çok kişi savunuyor diye doğru kabul etme.

Hakikat sayıyla ölçülmez.

2️⃣ Bu Ayet Demokrasi veya Çoğunluk Kararını mı Reddediyor ❓

Ayetin bağlamı siyasi yönetim sistemlerinden çok inanç ve hakikat ölçüsü ile ilgilidir.

Toplumlar pratik kararları çoğunlukla alabilir.

Ama çoğunluk oylaması:

matematiksel gerçeği,

ahlaki hakikati,

vahyin doğruluğunu

otomatik olarak belirlemez.

Yani siyasi çoğunluk ile epistemik hakikat aynı şey değildir.

3️⃣ Çoğunluk Neden Yanlış Yapabilir ❓

Çünkü insanlar birbirlerinden etkilenir.

Bir fikir yayılır.

İnsanlar tekrar eder.

Sonra bu fikir tanıdık hâle gelir.

Tanıdık olan da doğru sanılabilir.

Bu yüzden yaygınlık bazen hakikatin değil, tekrarın sonucu olabilir.

4️⃣ İnsan Neden Kalabalığa Uymaya Eğilimlidir ❓

Çünkü kalabalık güven verir.

İnsan:

dışlanmak istemez,

yalnız kalmak istemez,

yanlış yapma riskini başkalarıyla paylaşmak ister.

Bu nedenle:

“Herkes böyle yapıyor.”

cümlesi çok güçlü bir psikolojik savunmaya dönüşebilir.

5️⃣ “Herkes Yapıyor” Bir Davranışı Doğru Yapar mı ❓

Hayır.

Bir davranış:

çok yaygın,

çok eski,

çok popüler

olabilir.

Ama yine de yanlış olabilir.

Tarih boyunca çok geniş toplulukların normal kabul ettiği ama sonradan ağır biçimde sorgulanan pek çok uygulama olmuştur.

Yaygınlık, ahlaki doğruluğun garantisi değildir.

6️⃣ “Seni Allah’ın Yolundan Saptırırlar” Ne Anlama Gelir ❓

Eğer insan ölçüsünü vahiy ve sağlam delil yerine kalabalığın tercihine bağlarsa yönünü kaybedebilir.

Çünkü kalabalığın değerleri değişir.

Bugün alkışlanan bir şey yarın reddedilebilir.

Ayet, insanın nihai yönünü değişken toplumsal kanaate teslim etmemesini ister.

7️⃣ Bu Ayet İnsanlardan Uzak Durmayı mı Öğretiyor ❓

Hayır.

İnsan toplumsal bir varlıktır.

İnsanlarla:

yaşar,

öğrenir,

işbirliği yapar.

Mesele insanlardan kopmak değil, düşünme yeteneğini kalabalığa teslim etmemektir.

Toplumun içinde yaşa ama aklını kiraya verme.

8️⃣ “Onlar Ancak Zanna Uyarlar” Ne Demektir ❓

“Zan”, burada sağlam bilgi ve delile dayanmayan kanaat anlamındadır.

İnsan:

duymuştur,

öyle sanmıştır,

birinden işitmiştir,

varsaymıştır.

Ama kesin bilgiye sahip değildir.

Ayet, hakikatin yalnız tahminle kurulamayacağını söyler.

9️⃣ Her Zan Kötü müdür ❓

Hayır.

İnsan günlük hayatta birçok olasılık üzerinden hareket eder.

Fakat güçlü iddialar ve özellikle:

din,

ahlak,

insanlar hakkında hüküm

konusunda delilsiz zan tehlikelidir.

Sorun, tahmini kesin hakikat gibi sunmaktır.

🔟 “Sadece Tahminde Bulunurlar” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Bu, kişinin bilmediği konuda biliyormuş gibi davranmasını eleştirir.

Bir insan:

kanıt olmadan konuşur,

sonra kendi tahminini gerçek sanır,

ardından başkalarını da buna inandırır.

Böylece tahmin, toplumsal “gerçek” görüntüsüne bürünebilir.

1️⃣1️⃣ Zan ile Bilgi Arasındaki Fark Nedir ❓

Bilgi:

delile,

gözleme,

güvenilir kaynağa,

sağlam gerekçeye

dayanır.

Zan ise yeterli temeli olmayan kanaattir.

Bu yüzden insanın:

“Biliyorum.”

demeden önce gerçekten bilip bilmediğini sorgulaması gerekir.

1️⃣2️⃣ Bu Ayet Dedikodu ve Söylenti Kültürüne Ne Söyler ❓

Çok güçlü bir uyarı verir.

Bir haber duyarsın.

Doğrulamadan paylaşırsın.

Başka biri tekrar eder.

Sonra yüzlerce kişi aynı şeyi söyler.

Bir süre sonra:

“Herkes söylüyor.”

denir.

Ama başlangıçta hiç kimsenin sağlam bilgisi olmayabilir.

Çoğunluk, bir yanlışı sadece çoğaltmış olabilir.

1️⃣3️⃣ Sosyal Medyada Bu Ayet Nasıl Okunabilir ❓

Bugün:

beğeni sayısı,

izlenme sayısı,

takipçi sayısı,

trend listesi

insan üzerinde çok güçlü etki oluşturuyor.

Ama milyonlarca kişinin bir şeyi paylaşması, onun doğru olduğunu kanıtlamaz.

Viral olmak ile doğru olmak aynı şey değildir.

Bu, En‘âm 116’nın çağımızdaki en açık karşılıklarından biridir.

1️⃣4️⃣ Popüler Bir Kişi Söylüyorsa Daha mı Doğrudur ❓

Hayır.

Şöhret başka şeydir.

Uzmanlık başka.

Delil başka.

Bir kişi milyonlarca takipçiye sahip olabilir ama konuştuğu konuda yeterli bilgiye sahip olmayabilir.

Bu yüzden:

“Kim söyledi?”

sorusunun yanında:

“Delili ne?”

sorusunu da sormak gerekir.

1️⃣5️⃣ Çoğunluğa Karşı Olmak Otomatik Olarak Doğru Olmak mıdır ❓

Kesinlikle hayır.

Bu da ayetin yanlış kullanımına dönüşebilir.

“Çoğunluk yanılabilir” demek:

“Azınlık her zaman doğrudur.”

anlamına gelmez.

Hakikatin ölçüsü ne çoğunluk ne azınlıktır.

Delil ve doğru ölçüdür.

1️⃣6️⃣ Muhalif Olmak ile Eleştirel Düşünmek Aynı Şey midir ❓

Hayır.

Eleştirel düşünce:

çoğunluğu da,

azınlığı da,

kendi fikrini de

sorgular.

Sırf herkes bir şeyi söylüyor diye tersini söylemek de düşüncesiz bir refleks olabilir.

Asıl hedef bağımsız ve dürüst değerlendirmedir.

1️⃣7️⃣ En‘âm 115 ve 116 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓

  1. ayette:
Allah’ın sözünün doğruluk ve adalet bakımından tamamlandığı

anlatılmıştı.

  1. ayette ise:
Çoğunluğun kanaatini bu ölçünün yerine koyma.

uyarısı gelir.

Yani:

Ölçü hakikat olsun, sayı değil.

Bu iki ayet birlikte güçlü bir epistemik ilke ortaya koyar.

1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir ❓

Belki de şu:

Bir şeyi kaç kişinin söylediğine bakmadan önce neden doğru olduğunu sor.

Çünkü kalabalık yanılabilir.

Uzman yanılabilir.

Sen de yanılabilirsin.

Bu yüzden insanın sürekli:

kaynak,

delil,

bağlam

araması gerekir.

1️⃣9️⃣ En‘âm Suresi 116. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓

En‘âm Suresi 116. ayet, belki de tarihin hiçbir döneminde bugünkü kadar kolay anlaşılmamış olabilir.

Çünkü artık insan kalabalığın sesini cebinde taşıyor.

Telefonunu açıyor.

Milyonlarca görüş.

Binlerce video.

Yüzlerce yorum.

Bir konu birkaç saat içinde trend oluyor.

Sonra insan şöyle düşünüyor:

“Bu kadar kişi söylüyorsa doğru olmalı.”

Ayet tam burada durur ve:

Hayır.

der.

Çünkü milyon kişi aynı yanlışı tekrar edebilir.

Bir yanlış çok paylaşılabilir.

Bir söylenti viral olabilir.

Bir yalan profesyonelce üretilebilir.

Bir tahmin defalarca tekrar edilerek gerçek görüntüsü kazanabilir.

Bu nedenle ayetin ikinci kısmı çok önemlidir:

“Onlar ancak zanna uyarlar.”

Yani mesele sadece çoğunluk değildir.

Çoğunluğun neye dayandığıdır.

Bilgi mi?

Yoksa varsayım mı?

Delil mi?

Yoksa söylenti mi?

İnsan bazen üç kişinin aynı şeyi söylemesini bile bağımsız üç kanıt sanabilir.

Oysa üçü de aynı yanlış kaynaktan öğrenmiş olabilir.

Bu yüzden bilgi çağında gerçek beceri sadece bilgiye ulaşmak değildir.

Bilginin kaynağını ayırt edebilmektir.

Ayet aynı zamanda başka bir aşırılıktan da korur.

Sırf çoğunluk yanlış olabilir diye her popüler görüşü reddetmek de doğru değildir.

Çünkü bazen çoğunluk doğru olabilir.

Bazen azınlık yanlış olabilir.

Hakikat ne çoğunluğa ne azınlığa aittir.

Hakikat, hakikat olduğu için değerlidir.

İnsanın görevi ise kendisini şu soruya alıştırmaktır:

“Ben buna neden inanıyorum?”

Herkes öyle söylediği için mi?

Ailem öyle öğrettiği için mi?

Sevdiğim kişi söylediği için mi?

Benim çıkarıma uyduğu için mi?

Yoksa gerçekten sağlam bir gerekçem olduğu için mi?

Belki En‘âm 116’nın bugün için en güçlü cümlesi şudur:

Kalabalığın içinde olmak sana güven verebilir ama haklı olduğunu garanti etmez; hakikat bazen çoğunluğun gürültüsünden uzaklaşıp “Bunun delili nedir?” diye sorabilecek kadar bağımsız bir vicdan ve akıl ister.

“En‘âm Suresi 116. ayet, sayının hakikatin ölçüsü olmadığını ve delilsiz kanaatlerin milyonlarca insan tarafından tekrarlansa bile bilgiye dönüşmeyeceğini öğretir. İnsan ne çoğunluğun ne de azınlığın peşinden körü körüne gitmeli; zannın yerine delili, taklidin yerine bilinçli değerlendirmeyi koymalıdır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt