📖 En‘âm Suresi 113. Ayette “Ahirete İnanmayanların Kalpleri O Yaldızlı Sözlere Meyletsin, Ondan Hoşlansın ve İşlemekte Oldukları Kötülükleri İşlemeye

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 0 0.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    0

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,566
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 En‘âm Suresi 113. Ayette “Ahirete İnanmayanların Kalpleri O Yaldızlı Sözlere Meyletsin, Ondan Hoşlansın ve İşlemekte Oldukları Kötülükleri İşlemeye Devam Etsinler Diye” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

“En‘âm Suresi 113. ayet, insanın yalnız yanlış sözü duymasının değil, ona kalben meyletmesinin de önemli olduğunu gösterir. Aldatıcı söz, ancak insanın içindeki bir arzuya dokunduğunda güçlü hâle gelir.”
Ersan Karavelioğlu
En‘âm Suresi 113. ayet, bir önceki ayette geçen “yaldızlı sözler” temasını devam ettirir.

  1. ayette:
aldatmak için süslenmiş sözlerin birbirine fısıldandığı anlatılmıştı.

  1. ayet ise şu soruya cevap verir:
Bu sözler neden bazı insanlarda etkili oluyor?

Çünkü mesele sadece dışarıdaki propaganda değildir.

İçeride de bir karşılık bulunabilir.

Ayet özellikle:

ahirete inanmayanların kalplerinin bu sözlere meyletmesinden

söz eder.

Yani yanlış düşünce ile yanlış arzu bazen birbirini besler.

1️⃣ “Kalplerinin O Sözlere Meyletmesi” Ne Demektir ❓

Burada kalp, insanın iç yönelişini ifade eder.

Bir sözü yalnız duymak başka,

ona:

yakınlık duymak,

hoşlanmak,

onu benimsemeye başlamak

başka şeydir.

Ayet, ikinci aşamaya dikkat çeker.

2️⃣ İnsan Neden Yanlış Olduğunu Bildiği Bir Söze Meyledebilir ❓

Çünkü bazı sözler insanın:

çıkarına,

arzusuna,

öfkesine,

kibrine

uygun olabilir.

İnsan bazen doğru olduğu için değil, duymak istediği için bir fikre yaklaşır.

Bu, çok güçlü bir psikolojik durumdur.

3️⃣ Ahirete İnanmamak Neden Bu Konuyla İlişkilendiriliyor ❓

Çünkü ahiret inancı, insan davranışına uzun vadeli bir hesap bilinci getirir.

Eğer kişi:

nihai hesap,

sorumluluk,

karşılık

fikrini tamamen dışarıda bırakırsa, kısa vadeli çıkar daha cazip hâle gelebilir.

Ayet bu bağlantıya dikkat çeker.

4️⃣ Ahirete İnanan Herkes Otomatik Olarak Aldatılmaktan Korunur mu ❓

Hayır.

İnsan hata yapabilir.

Yanlış bilgiye inanabilir.

Duygularına kapılabilir.

Ama gerçek ahiret bilinci, insanı şu soruya daha sık götürür:

“Bu davranışın yalnız bugünkü değil, nihai sonucu nedir?”

Bu da güçlü bir ahlaki fren olabilir.

5️⃣ “Ondan Hoşlansınlar” İfadesi Neden Önemlidir ❓

Çünkü yanlış her zaman zorla kabul ettirilmez.

Bazen insan yanlış fikri sever.

Çünkü o fikir:

onu rahatlatır,

haklı hissettirir,

sorumluluktan kurtarır.

İşte bu noktada yanlış, zihinden kalbe geçer.

6️⃣ İnsan Yanlış Bir Fikri Neden Sevebilir ❓

Çünkü doğru bazen zorlayıcıdır.

Doğru:

özür dilemeyi,

değişmeyi,

fedakârlık yapmayı,

haksızlıktan vazgeçmeyi

gerektirebilir.

Yanlış bir fikir ise insana:

“Sen zaten haklısın.”

diyebilir.

Bu yüzden psikolojik olarak daha çekici gelebilir.

7️⃣ “İşlemekte Oldukları Şeyleri İşlemeye Devam Etsinler” Ne Demektir ❓

Ayet düşünce ile davranış arasındaki bağı gösterir.

İnsan bir davranışı önce yapar.

Sonra onu haklı çıkaracak fikirler üretir.

Sonra o fikirlerden hoşlanır.

Ardından aynı davranışı daha rahat tekrarlar.

Böylece:

davranış → gerekçe → hoşlanma → tekrar

şeklinde bir döngü oluşabilir.

8️⃣ Yanlış İnançlar Yanlış Davranışları Besleyebilir mi ❓

Evet.

İnsan kendine:

“Bunda sorun yok.”

“Zaten herkes yapıyor.”

“Ben haklıyım.”

dediğinde davranışını sürdürmesi kolaylaşır.

Bu yüzden ahlak yalnız eylemlerden değil, o eylemleri destekleyen düşüncelerden de etkilenir.

9️⃣ Bu Ayet Kendini Kandırma Mekanizmasını mı Anlatıyor ❓

Büyük ölçüde böyle okunabilir.

İnsan bazen başkasının yalanına değil, kendi hoşuna giden açıklamaya inanır.

Bu nedenle aldatmanın en etkili biçimi, dışarıdan zorlanan değil, içeride kabul edilmeye hazır olan aldatmadır.

🔟 “Yaldızlı Söz” Neden Kalbi Daha Kolay Etkileyebilir ❓

Çünkü biçim önemlidir.

Bir fikir:

güzel sözcüklerle,

duygusal anlatımla,

çekici görüntülerle

sunulduğunda daha ikna edici görünebilir.

İnsan bazen içeriği değerlendirmeden önce sunumdan etkilenir.

Bu yüzden basiret, biçimin altındaki özü görmeyi gerektirir.

1️⃣1️⃣ Bu Ayet Manipülasyonun Tek Başına Dışarıdan Gelmediğini mi Söylüyor ❓

Evet.

Manipülatör dışarıdan söz sunabilir.

Ama içeride:

arzu,

öfke,

çıkar

yoksa sözün etkisi azalabilir.

Bu yüzden insanın sadece medya okuryazarlığına değil, kendi nefsini tanımaya da ihtiyacı vardır.

1️⃣2️⃣ İnsan Hangi Söze Neden İnandığını Nasıl Anlayabilir ❓

Kendine şu soruları sorabilir:

Bu fikir doğru olduğu için mi hoşuma gidiyor?

Yoksa beni rahatlatıyor diye mi?

Aksi doğru çıksa ne kaybederim?

Bu düşünce çıkarıma mı hizmet ediyor?

Bu sorular, iç motivasyonu görmeye yardımcı olabilir.

1️⃣3️⃣ Ahiret Bilinci Davranışı Nasıl Değiştirir ❓

İnsana görünmeyen bir hesap alanı hatırlatır.

Kimse görmese bile:

Allah bilir.

Dünyada karşılık gelmese bile:

hesap vardır.

Bu nedenle kişi yalnız kısa vadeli kazançla hareket etmez.

1️⃣4️⃣ Bu Ayet Günahın Normalleşmesini Nasıl Açıklıyor ❓

Önce davranış yapılır.

Sonra savunulur.

Sonra güzel gösterilir.

Sonra kişi ondan hoşlanmaya başlar.

En sonunda davranış sıradanlaşır.

İşte bu süreç, yanlışın vicdanda ağırlığını kaybetmesine yol açabilir.

1️⃣5️⃣ En‘âm 112 ve 113 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓

  1. ayet dışarıdaki süreci anlatır:
aldatıcı ve süslü sözler üretilir.

  1. ayet içerideki süreci anlatır:
kalp o sözlere meyleder ve hoşlanır.

Yani aldatma iki taraflı bir süreçtir:

Süsleyen söz + meyleden kalp.

1️⃣6️⃣ Bu Ayet İnsanların Fikirlerini Küçümsemeyi mi Öğretiyor ❓

Hayır.

Her farklı görüşü:

“Sen ahirete inanmıyorsun, o yüzden böylesin.”

diye indirgemek doğru olmaz.

Ayet belirli bir ahlaki ve teolojik bağlamı anlatır.

İnsanların niyetleri hakkında kesin hüküm vermek yerine, önce kendi iç dünyamızı sorgulamak daha sağlıklıdır.

1️⃣7️⃣ Bu Ayet Sosyal Medya Çağında Nasıl Okunabilir ❓

Algoritmalar çoğu zaman insanın hoşlandığı içeriği daha fazla gösterir.

Bu da:

aynı fikri tekrar tekrar görmek,

ona daha fazla alışmak,

karşı görüşten uzaklaşmak

sonucunu doğurabilir.

Böylece insan sadece gerçeği değil, hoşuna gideni görmeye başlayabilir.

Bu durum ayetin mesajını modern dünyada daha da düşündürücü hâle getirir.

1️⃣8️⃣ Bu Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir ❓

Belki de şu:

Hoşuna giden her fikir doğru olmayabilir.

İnsan en çok sevdiği düşünceleri bile sorgulayabilmelidir.

Çünkü aldatmanın en güçlü biçimi, bize yabancı gelen değil, içimizdeki arzuyla uyumlu olan yalandır.

1️⃣9️⃣ En‘âm Suresi 113. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓

En‘âm Suresi 113. ayet, insanın hakikatle ilişkisindeki çok hassas bir noktayı ortaya çıkarır:

İnsan sadece kandırılmaz; bazen kandırılmak istediği şeye doğru kendisi de yönelir.

Bu ağır ama önemli bir gerçektir.

Bir insan bir fikri neden seviyor?

Çünkü doğru olduğu için mi?

Yoksa kendisini rahatlatıyor diye mi?

Bir davranışı neden savunuyor?

Çünkü adil olduğu için mi?

Yoksa yaptığı şeyi bırakmak istemediği için mi?

İşte ayet bizi bu sorularla yüzleştirir.

Çünkü yanlış davranışlar bazen kendi düşünce sistemini üretir.

İnsan yaptığı şeyi haklı çıkarmak için yeni fikirler bulur.

Sonra bu fikirleri tekrar eder.

Bir süre sonra gerçekten inanmaya başlar.

Böylece davranış ve düşünce birbirini besler.

Ahiret inancının burada özel olarak anılması da çok anlamlıdır.

Çünkü ahiret, insanın kısa vadeli çıkarının ötesinde bir hesap bulunduğunu hatırlatır.

Bugün kazanabilirsin.

Ama doğru olmayabilir.

Bugün kimse seni yakalamayabilir.

Ama bu, hesabın olmadığı anlamına gelmez.

Bugün herkes seni alkışlayabilir.

Ama alkış hakikat ölçüsü değildir.

Ayet bu nedenle insanı sadece dışarıdaki yalana karşı değil, içerideki arzularına karşı da uyanık olmaya çağırır.

Belki de En‘âm 113’ün bugün için en güçlü cümlesi şudur:

İnsan en çok nefret ettiği yalandan değil, duymayı arzuladığı yalandan korunmalıdır; çünkü kalp bir fikri sevdiği anda, akıl çoğu zaman onu savunacak gerekçeleri bulmaya başlar.

“En‘âm Suresi 113. ayet, aldatıcı sözlerin etkili olmasının yalnız dışarıdaki söyleme değil, insanın içindeki yönelişe de bağlı olduğunu öğretir. Hakikati korumanın yolu sadece yanlış sözü tanımak değil, kendi arzularımızın hangi sözü neden çekici bulduğunu da dürüstçe sorgulamaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt