A‘râf Suresi 17. Ayette İblis’in “Onlara Önlerinden, Arkalarından, Sağlarından ve Sollarından Yaklaşacağım; Çoğunu Şükredenlerden Bulamayacaksın” Sözü Ne Anlama Gelir
“İnsan yalnızca açık kötülüklerden değil, doğru gibi görünen yanlışlardan da korunmalıdır. Çünkü aldanmanın en tehlikeli biçimi, yanlışın kendisini hakikat kılığına sokmasıdır.”
Ersan Karavelioğlu
A‘râf Suresi'nin 16. ayetinde İblis:
“Senin dosdoğru yolunun üzerinde onlar için oturacağım.”
demişti.
- ayette ise bunu nasıl yapacağını ayrıntılandırır:
Bu ayet şeytanın insanı yalnızca tek bir noktadan etkilemeye çalışmadığını anlatan son derece güçlü bir tasvir içerir.
Önden…
Arkadan…
Sağdan…
Soldan…
Yani insanın hayatının farklı alanlarından yaklaşmaya çalışacaktır.
Fakat ayetin sonunda özellikle dikkat çeken kelime şudur:
Şükür.
İblis’in hedeflerinden biri insanın Allah’ın nimetlerini görmemesi, onları sıradanlaştırması ve sonunda şükür bilincini kaybetmesidir.
“Onlara Önlerinden Geleceğim” Ne Anlama Gelir
Bu ifade hakkında klasik tefsirlerde farklı yorumlar bulunmaktadır.“Ön” bazı yorumlarda insanın:
geleceği,
önündeki hayatı,
ahiret beklentisi
ile ilişkilendirilmiştir.
Şeytan insanın geleceğe ilişkin düşüncelerini bozabilir.
Örneğin:
“Daha çok zamanın var.”
“Sonra düzeltirsin.”
“Şimdi keyfine bak.”
gibi düşüncelerle insanın iyiliği ertelemesine sebep olmaya çalışabilir.
Gelecek Üzerinden İnsan Nasıl Aldatılabilir
İnsan geleceği bilmez.Ama gelecekle ilgili sürekli hayaller kurar.
Bu durum bazen şu yanılgıyı doğurabilir:
“Nasıl olsa yarın var.”
İnsan:
tövbeyi,
özrü,
iyiliği,
değişimi
erteleyebilir.
Fakat insanın gerçekten sahip olduğu tek zaman:
içinde bulunduğu andır.
“Arkalarından Geleceğim” Ne Anlama Gelir
“Arka” bazı yorumlarda:geçmiş,
geride bırakılan dünya,
insanın geçmiş deneyimleri
ile ilişkilendirilmiştir.
İnsan bazen geçmişi nedeniyle tuzağa düşebilir.
Geçmişte yaptığı bir hata yüzünden:
“Ben zaten düzelemem.”
diye düşünebilir.
Ya da geçmişteki başarıları nedeniyle:
“Ben zaten yeterince iyiyim.”
diyerek kendisini sorgulamayı bırakabilir.
Geçmiş İnsan İçin Nasıl Bir Tuzak Olabilir
Geçmiş iki farklı biçimde insanı esir alabilir.Birincisi:
suçluluk.
İnsan yaptığı hatayı sürekli düşünüp değişme umudunu kaybedebilir.
İkincisi:
gurur.
Geçmişte yaptığı iyiliklerle övünüp bugünkü sorumluluklarını unutabilir.
Sağlıklı yaklaşım ise:
geçmişten ders almak,
ama geçmişin içinde yaşamamaktır.
“Sağlarından Geleceğim” Ne Anlama Gelir
Sağ taraf Kur’an kültüründe çoğu zaman:iyilik,
doğruluk,
hayırlı işler
ile ilişkilendirilebilir.
Bu nedenle bazı müfessirler bu ifadeyi:
şeytanın insanı iyi işler üzerinden bile aldatmaya çalışması
şeklinde açıklamıştır.
Bu çok dikkat çekici bir yorumdur.
Çünkü insan yalnızca günahla değil:
yaptığı iyilikle gururlanarak da sınanabilir.
İnsan İyilik Yaparken Nasıl Aldatılabilir
Bir insan yardım eder.Sonra:
“Ben ne kadar iyi bir insanım.”
diye kibirlenebilir.
İbadet eder.
Sonra başkalarını küçümseyebilir.
Bilgi öğrenir.
Sonra insanlara tepeden bakabilir.
Böylece başlangıçta iyi olan bir davranış:
kibir veya gösteriş nedeniyle bozulabilir.
“Sollarından Geleceğim” Ne Anlama Gelir
Sol taraf bazı tefsirlerde:günah,
dünyevi arzular,
açık kötülükler
ile ilişkilendirilmiştir.
Burada şeytanın yöntemi daha doğrudan olabilir.
Yanlış davranış:
güzel,
kolay,
zevkli,
zararsız
gösterilebilir.
İnsan:
“Bir kereden bir şey olmaz.”
diyerek kendisini ikna edebilir.
Neden Dört Yön Birden Sayılıyor
Ayetin temel mesajlarından biri kuşatılmışlık hissidir.Ön,
arka,
sağ,
sol…
İnsan hayatının farklı yönleri.
Bu ifade:
“İnsanı aldatmak için birçok farklı yol deneyeceğim.”
anlamında güçlü bir tasvir oluşturur.
Yani şeytan herkese aynı yöntemle yaklaşmak zorunda değildir.
Neden “Yukarıdan ve Aşağıdan” Denmiyor
Bu konuda çeşitli sembolik yorumlar yapılmıştır.Ancak ayetin söylemediği bir şey hakkında kesin hüküm vermek doğru değildir.
Bazı yorumcular yukarı yönü Allah’a yönelişle ilişkilendirmiştir.
Fakat bunu:
ayet tarafından açıkça söylenmiş kesin bir anlam
gibi sunamayız.
Kesin olan şey:
ayet dört yönü zikrederek şeytanın insanı çok farklı şekillerde etkilemeye çalışacağını göstermektedir.
Şeytan Her İnsana Aynı Yöntemle mi Yaklaşır
Hayır.İnsanların zaafları farklıdır.
Bir insanın zaafı:
para olabilir.
Bir başkasının:
makam.
Bir başkasının:
öfke.
Başkasının:
şehvet.
Bir diğerinin:
kibir.
Dolayısıyla insanın en çok dikkat etmesi gereken yerlerden biri:
kendi zayıf noktalarıdır.

Şeytan İnsanın Güçlü Yönünü de Kullanabilir mi
Evet.Bu ayetin en düşündürücü taraflarından biri budur.
Mesela insan:
çok yardımsever olabilir.
Şeytan onu:
“Sen herkesten daha iyisin.”
diye kibirlendirebilir.
Çok bilgili olabilir.
Bu kez:
“Senin fikrin dışında herkes cahil.”
düşüncesi ortaya çıkabilir.
Yani bir üstünlük:
yanlış kullanıldığında
zaafa dönüşebilir.

Ayetin Sonunda Neden Şükürden Söz Ediliyor
İblis:“Onların çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın.”
der.
Bu ifade şükrün insan hayatındaki önemini gösterir.
Çünkü şükür:
nimeti fark etmek,
nimetin kaynağını bilmek,
onu doğru kullanmak
demektir.
Şükreden insanın zihni yalnızca:
“Bende ne eksik?”
sorusuna kilitlenmez.

Nankörlük Şeytanın Başlıca Hedeflerinden Biri midir
Ayet bu yönde güçlü bir bağlantı kurar.İnsan sürekli:
sahip olmadığına,
başkasının elindekine,
daha fazlasına
odaklanırsa elindekilerin değerini kaybedebilir.
Sonunda:
nimeti sıradan görmeye,
memnuniyetsizliğe,
haset etmeye
başlayabilir.
Şükür ise bu döngüyü kırabilir.

Şükür Şeytanın Etkisine Karşı Bir Koruma Olabilir mi
Ayetin mesajından bu yönde önemli bir ders çıkarılabilir.Şükreden insan:
sahip olduklarını görür.
Sürekli karşılaştırma yapmaz.
Her şeyi yalnızca kendi başarısı olarak görmez.
Bu da:
kibir,
haset,
açgözlülük
gibi duyguların etkisini azaltabilir.
Şükür yalnızca bir teşekkür sözü değil:
bir bilinç biçimidir.

Şeytan İnsana Kötülüğü İyilik Gibi Gösterebilir mi
Kur’an'ın genel anlatımında evet.En tehlikeli aldanma:
yanlışın yanlış görünmemesidir.
İnsan açıkça kötü olduğunu bildiği bir şeyden kaçınabilir.
Ama yanlış davranış kendisine:
adalet,
özgürlük,
hak,
gereklilik
gibi gösterilirse onu daha kolay benimseyebilir.
Bu nedenle insanın yalnızca davranışını değil:
gerekçelerini de sorgulaması gerekir.

İnsan Kendi Kendini de Aldatabilir mi
Evet.Her yanlış düşünceyi doğrudan şeytana bağlamak doğru olmaz.
İnsan kendi çıkarları için:
bahaneler üretebilir,
gerçeği çarpıtabilir,
kendini haklı gösterebilir.
Bazen insan:
inanmak istediği şeye inanır.
Bu nedenle ahlaki farkındalık, insanın kendi nefsini de sorgulamasını gerektirir.

Şeytanın Vesvesesine Karşı Ne Yapılabilir
Kur’an'ın genel öğretisine göre insan:Allah’ı hatırlayarak,
dua ederek,
bilgi edinerek,
nefsini sorgulayarak,
iyi insanlarla beraber olarak,
kötü alışkanlıklardan uzak durarak
kendini korumaya çalışabilir.
Fakat en önemli adımlardan biri:
yanlışın nereden gelebileceğinin farkında olmaktır.

A‘râf Suresi 16. ve 17. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette İblis:
der.
- ayette ise yöntemini açıklar:
Ardından hedefini söyler:
“Çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın.”
Böylece üç aşamalı bir plan ortaya çıkar:
Doğru yolun üzerine oturmak.
İnsana farklı yönlerden yaklaşmak.
Onu şükürden uzaklaştırmak.
Bu nedenle şükür, ayetin sonunda tesadüfen bulunan bir kavram değildir.

Sonuç: A‘râf Suresi 17. Ayet Bize Ne Öğretiyor
A‘râf Suresi 17. ayet insanın kötülükle mücadelesinin tek yönlü olmadığını gösterir.İblis:
“Önlerinden geleceğim.”
der.
Gelecek üzerinden kandırabilir.
“Arkalarından geleceğim.”
der.
Geçmiş üzerinden kandırabilir.
“Sağlarından geleceğim.”
der.
İyiliklerin içine kibir ve gösteriş sokmaya çalışabilir.
“Sollarından geleceğim.”
der.
Açık kötülükleri cazip gösterebilir.
Ve sonunda:
“Çoğunu şükredenlerden bulamayacaksın.”
der.
Belki de ayetin en büyük uyarısı şudur:
İnsan yalnızca:
“Kötülük yapıyor muyum?”
diye sormamalıdır.
Bazen şu soruları da sormalıdır:
İyiliğim beni kibirli mi yaptı?
Geçmişim beni esir mi aldı?
Gelecek hayali yüzünden bugünü erteliyor muyum?
Sahip olmadıklarıma bakarken sahip olduklarımı unuttum mu?
Çünkü insanı doğru yoldan uzaklaştıran şey her zaman büyük ve açık bir günah olmayabilir.
Bazen:
küçük bir kibir,
sürekli ertelenen bir iyilik,
bitmeyen bir memnuniyetsizlik
veya unutulan bir şükür
de insanın yönünü yavaş yavaş değiştirebilir.
“Şeytanın en büyük başarısı insana kötülüğü sevdirmek olmayabilir; bazen iyiliği erteletmek, nimeti görünmez kılmak ve insanı kendi doğruluğuyla kibirlendirmek de yeterlidir. Bu yüzden insanın en güçlü savunmalarından biri uyanık bir vicdan ve şükreden bir kalptir.”
Ersan Karavelioğlu