Ahlaki Gelişim Sürecinde Çocukların Düşünme Becerileri Nasıl Gelişir
“Çocuğun ahlaki gelişimi, ona yalnızca neyin doğru olduğunu söylemekle değil; neden doğru olduğunu düşünebileceği bir zihin, başkasının acısını hissedebileceği bir vicdan ve kendi davranışını sorgulayabileceği bir iç ses kazandırmakla olgunlaşır.”
Ersan Karavelioğlu
Bir çocuk dünyaya geldiğinde hazır bir ahlak felsefesine sahip değildir.
Adaletin ne olduğunu, neden yalan söylememesi gerektiğini, başkasının hakkının neden önemli olduğunu veya bazı kurallara neden uyması gerektiğini zaman içerisinde öğrenir.
Fakat ahlaki gelişim yalnızca:
“Bunu yap.”
ve
“Bunu yapma.”
komutlarının öğrenilmesinden ibaret değildir.
Çocuk büyüdükçe çok daha önemli bir dönüşüm yaşanır:
Başlangıçta davranışlarını dışarıdan gelen kurallar yönlendirirken zamanla:
başlar.
Gerçek ahlaki gelişim tam burada ortaya çıkar:
Çocuk yalnızca “doğru davranışı” öğrenmez; doğrunun neden doğru olduğunu düşünmeye başlar.
Ahlaki Gelişim Nedir
Ahlaki gelişim, çocuğun:
iyi ile kötü, doğru ile yanlış, adalet ile haksızlık, sorumluluk ile bencillik
arasındaki farkları giderek daha karmaşık biçimde anlayabilmesi sürecidir.
Bu süreç yalnızca kuralları öğrenmek değildir.
Çocuk zamanla:
“Bunu yaparsam ceza alır mıyım?”
sorusundan,
“Bu davranış başka birine zarar verir mi?”
sorusuna geçebilir.
Daha ileri düzeyde ise:
“Kimse görmese bile bunu yapmak doğru olur mu?”
diye düşünmeye başlayabilir.
İşte bu geçiş, dış denetimden içsel ahlaki muhakemeye doğru ilerlemedir.
Çocuk İlk Yıllarda Doğru Ve Yanlışı Nasıl Anlar
Küçük çocukların ahlaki düşüncesi başlangıçta oldukça somuttur.
Bir davranışı değerlendirirken çoğu zaman:
bakabilirler.
Örneğin çocuk:
“Oyuncağı almamalıyım çünkü annem kızar.”
diye düşünebilir.
Burada henüz:
“Bu oyuncak başka bir çocuğa ait ve onun hakkını ihlal etmiş olurum.”
şeklinde gelişmiş bir hak anlayışı bulunmayabilir.
Ancak bu ilk aşama değersiz değildir.
Ahlaki düşüncenin temel taşları burada oluşmaya başlar.
Çocuğun Zihinsel Gelişimi Ahlakını Neden Etkiler
Çocuğun ahlaki bir problemi anlayabilmesi için önce belirli düşünme becerilerine sahip olması gerekir.
Örneğin:
neden-sonuç ilişkisi kuramayan,
başkasının bakış açısını anlayamayan,
gelecekteki sonucu tahmin edemeyen
bir çocuğun karmaşık ahlaki değerlendirmeler yapması beklenemez.
Bu nedenle ahlaki gelişim ile bilişsel gelişim arasında güçlü bir ilişki vardır.
Çocuk zihinsel olarak karmaşık düşünmeye başladıkça ahlaki soruları da daha derin değerlendirebilir.
Piaget Çocukların Ahlaki Düşüncesini Nasıl Açıklamıştır
Jean Piaget, çocukların ahlak anlayışının yaşla birlikte değiştiğini savunan önemli psikologlardan biridir.
Piaget’ye göre küçük çocuklar kuralları başlangıçta:
değişmez ve yetişkinler tarafından belirlenmiş kesin gerçekler
olarak görebilir.
Daha sonra çocuk sosyal ilişkiler geliştirdikçe kuralların insanlar tarafından oluşturulduğunu ve bazı durumlarda karşılıklı anlaşmayla değiştirilebileceğini anlamaya başlar.
Bu dönüşüm çok önemlidir.
Çünkü çocuk artık:
“Kural var, o hâlde doğrudur.”
demek yerine:
“Bu kural neden var?”
diye düşünmeye başlayabilir.
Çocuk Sonuca mı Yoksa Niyete mi Bakar
Küçük çocukların ahlaki değerlendirmelerinde çoğu zaman sonuç çok belirgindir.
Örneğin iki çocuk düşünelim:
Birinci çocuk annesine yardım ederken yanlışlıkla beş bardak kırıyor.
İkinci çocuk gizlice şeker almaya çalışırken bir bardak kırıyor.
Küçük bir çocuk:
“Beş bardak kıran daha kötü.”
diyebilir.
Çünkü görünen zarara odaklanır.
Yaşı ve düşünme becerisi geliştikçe ise:
niyet
daha önemli hâle gelir.
Çocuk artık:
“Birincisi yardım etmeye çalışıyordu.”
diye düşünebilir.
Bu dönüşüm ahlaki muhakemenin önemli ilerlemelerinden biridir.
Empati Ahlaki Düşüncenin Gelişiminde Neden Çok Önemlidir
Ahlak yalnızca mantık değildir.
Çocuk:
“Ben bunu yaparsam karşımdaki insan ne hisseder?”
sorusunu düşünmeye başladığında ahlakın başka bir boyutu açılır.
Empati geliştiğinde çocuk:
arkadaşının üzülmesini,
başkasının dışlanmasını,
bir hayvanın acısını,
haksızlığa uğrayan kişinin duygusunu
daha iyi anlayabilir.
Böylece:
“Yapma çünkü yasak.”
düşüncesi,
“Yapmamalıyım çünkü ona zarar vereceğim.”
düşüncesine dönüşebilir.
Bu, ahlaki gelişimde olağanüstü önemli bir sıçramadır.
Başkasının Bakış Açısını Anlamak Nasıl Gelişir
Küçük çocuk dünyayı büyük ölçüde kendi bakış açısından deneyimler.
Zamanla şunu fark eder:
“Benim bildiğimi herkes bilmiyor.”
Daha sonra:
“Benim istediğimi herkes istemiyor.”
ve daha ileri aşamada:
“Benim doğru bulduğum şeyi başka biri farklı gerekçelerle değerlendirebilir.”
düşüncesi gelişebilir.
Bu beceriye genel olarak perspektif alma denilebilir.
Perspektif alma geliştikçe çocuk:
çatışmaları,
adaleti,
paylaşmayı,
uzlaşmayı
çok daha karmaşık biçimde değerlendirebilir.
Kohlberg Ahlaki Düşüncenin Gelişimini Nasıl Açıklamıştır
Lawrence Kohlberg, Piaget’nin çalışmalarını geliştirerek ahlaki muhakemeyi farklı düzeyler üzerinden açıklamaya çalışmıştır.
Basitleştirilmiş biçimde çocuk önce:
ceza ve ödül
üzerinden düşünebilir.
Daha sonra:
başkalarının onayı ve toplumsal kurallar
önem kazanabilir.
Daha ileri düzeyde bazı kişiler:
adalet, haklar ve evrensel ilkeler
üzerinden muhakeme edebilir.
Ancak modern psikoloji Kohlberg’in modelini tek ve evrensel açıklama olarak kabul etmez.
Kültür, duygular, ilişkiler ve bakım etiği gibi unsurların da ahlaki gelişimde çok önemli olduğu görülmüştür.
“Ceza Almazsam Yapabilirim” Düşüncesi Nasıl Değişir
Ahlaki gelişimin başlangıcında çocuk bazen davranışının yanlışlığını cezayla ilişkilendirebilir:
“Yakalanırsam kötü.”
Fakat zamanla daha gelişmiş bir düşünce ortaya çıkabilir:
“Yakalanmasam bile yanlış.”
Bu çok büyük bir zihinsel dönüşümdür.
Çünkü artık ahlakın merkezi dışarıdaki denetçi değildir.
Çocuk kendi içerisinde bir ahlaki ölçü oluşturmaya başlamıştır.
Gerçek vicdanın temellerinden biri de budur.
Adalet Kavramı Çocuklarda Nasıl Gelişir
Küçük çocuklarda adalet bazen:
“Herkese aynı şeyi vermek.”
şeklinde anlaşılabilir.
Fakat büyüdükçe çocuk daha karmaşık durumları fark eder.
Örneğin üç çocuğa aynı büyüklükte ayakkabı vermek eşitliktir ama adalet değildir.
Çünkü ihtiyaçları farklıdır.
Çocuk zamanla:
eşitlik,
ihtiyaç,
hak,
emek,
sorumluluk
arasındaki farkları anlamaya başlayabilir.
Bu nedenle gelişmiş ahlaki düşüncede adalet her zaman herkese aynı şeyi vermek değildir.
Bazen herkese durumuna uygun olanı vermektir.

Kurallara İtaat Etmek İle Ahlaklı Olmak Aynı Şey midir
Hayır.
Kurallara uymak ahlaki gelişimin önemli bir parçasıdır fakat yeterli değildir.
Çünkü bazı kurallar yanlış olabilir.
Tarih boyunca:
ayrımcılığı,
köleliği,
adaletsizliği
destekleyen yasalar ve toplumsal kurallar da bulunmuştur.
Daha gelişmiş ahlaki düşünce çocuk ve daha sonra yetişkin için şu soruyu mümkün hâle getirir:
“Bir şey kural olduğu için mi doğrudur, yoksa adil olduğu için mi?”
Ahlakın en zor noktalarından biri burada başlar.

Çocuklar Yalanın Neden Yanlış Olduğunu Nasıl Öğrenir
Başlangıçta çocuk:
“Yalan söylersem ceza alırım.”
diye düşünebilir.
Daha sonra yalanın daha geniş etkilerini anlayabilir:
Böylece “yalan söylememe” davranışı yalnızca bir ebeveyn kuralı olmaktan çıkar.
Çocuk:
güvenin insanlar arasındaki ilişkinin temel parçalarından biri olduğunu
anlamaya başlar.
İşte ahlaki düşüncenin derinleşmesi budur.

Duyguları Kontrol Etme Becerisi Ahlakla Nasıl Bağlantılıdır
Bir çocuk doğru davranışın ne olduğunu biliyor olabilir.
Ama bunu yapmak için duygularını yönetebilmesi gerekir.
Örneğin:
çok öfkelenmiştir.
Arkadaşına vurmanın yanlış olduğunu bilir.
Fakat dürtüsünü kontrol edemezse yine vurabilir.
Bu nedenle ahlaki gelişimde:
gibi yürütücü işlevler son derece önemlidir.
Ahlak yalnızca doğru cevabı bilmek değildir.
Doğru bildiğini uygulayabilecek özdenetime sahip olmaktır.

Arkadaşlıklar Çocuğun Ahlaki Düşüncesini Nasıl Geliştirir
Akran ilişkileri çocuğun ahlaki gelişiminin büyük laboratuvarlarından biridir.
Çocuk arkadaşlarıyla:
oyuncak paylaşır,
sırasını bekler,
tartışır,
barışır,
haksızlığa uğrar,
bazen kendisi haksızlık yapar.
Bu deneyimler teorik ahlak derslerinden çok daha güçlü olabilir.
Çünkü çocuk gerçek ilişkilerin içinde şunu öğrenir:
“Benim davranışım başkasının davranışını ve duygusunu değiştiriyor.”
Ahlak böylece soyut kavramdan yaşanmış deneyime dönüşür.

Ebeveynlerin Davranışları Çocuğun Ahlaki Gelişimini Nasıl Etkiler
Çocuklar yalnızca söyleneni öğrenmez.
Gördüklerini de öğrenirler.
Bir ebeveyn çocuğuna:
“Yalan söyleme.”
deyip sürekli yalan söylüyorsa çocuk iki farklı mesaj alır.
Sözlü mesaj:
“Yalan yanlıştır.”
Davranışsal mesaj:
“İşime geldiğinde yalan kullanılabilir.”
Çocuklar yetişkinlerin:
özür dilemesini,
adaletli davranmasını,
başkalarına saygı göstermesini,
hatalarını kabul etmesini
gördüklerinde ahlakın yalnızca bir konuşma olmadığını öğrenirler.
Ahlak en güçlü biçimde örnekle öğretilir.

Çocuğa Sürekli Ceza Vermek Ahlaki Gelişimi Güçlendirir mi
Her zaman değil.
Aşırı cezaya dayalı yetiştirme bazen çocuğa:
“Yanlış olan şey yakalanmaktır.”
mesajını öğretebilir.
Çocuk cezadan kaçmayı öğrenebilir fakat davranışın neden yanlış olduğunu anlamayabilir.
Daha gelişmiş yaklaşımda yetişkin:
“Bunu neden yaptın?”
“Sence arkadaşın ne hissetti?”
“Bunu nasıl düzeltebiliriz?”
gibi sorular sorabilir.
Bu yöntem çocuğu yalnızca itaat etmeye değil, ahlaki muhakeme yapmaya teşvik eder.

Çocukların Ahlaki Gelişiminde “Neden” Sorusu Neden Çok Değerlidir
Bir çocuğa yalnızca:
“Bunu yapma.”
denildiğinde kural öğrenebilir.
Ama:
“Sence neden yapmamalıyız?”
diye sorulduğunda düşünmeye başlar.
Örneğin:
“Arkadaşının oyuncağını izinsiz almak neden yanlış?”
Çocuk önce:
“Öğretmen kızar.”
diyebilir.
Bir süre sonra:
“Onun oyuncağı olduğu için.”
diyebilir.
Daha sonra:
“Benim eşyamı biri izinsiz alsa ben de üzülürdüm.”
diyebilir.
Bu üç cevap arasında muazzam bir ahlaki gelişim vardır.
İlkinde otorite,
ikincisinde hak,
üçüncüsünde ise empati ve karşılıklılık vardır.

Ahlaki Gelişimin En İleri Noktası Nedir
Ahlaki gelişimin nihai hedefini yalnızca:
“Kurallara iyi uyan insan.”
olarak görmek eksiktir.
Daha derin hedef:
kendi davranışını sorgulayabilen,
başkasının hakkını görebilen,
gücü olduğunda bile adil kalabilen,
çoğunluk yanlış yaparken sorgulayabilen,
hatasını kabul edebilen,
vicdanıyla düşüncesini birleştirebilen
bir insanın gelişmesidir.
Bu noktada çocuk artık:
“Bana ne olacak?”
sorusunun ötesine geçerek:
“Benim yaptığım şey başkasına ve dünyaya ne yapıyor?”
diye düşünmeye başlar.
Ahlaki olgunlaşmanın en önemli işaretlerinden biri budur.

Ahlaki Gelişim Sürecinde Çocukların Düşünme Becerilerinin En Derin Anlamı Nedir
Bir çocuk başlangıçta dünyayı oldukça basit bir ahlaki haritayla tanır:
Bunu yap.
Bunu yapma.
Bu iyi.
Bu kötü.
Fakat büyüdükçe hayatın bu kadar basit olmadığını fark eder.
Bazen iki doğru birbiriyle çatışır.
Doğruyu söylemek önemlidir ama söylediğimiz gerçeğin bir başkasını gereksiz yere incitip incitmeyeceğini de düşünmemiz gerekir.
Kurallara uymak önemlidir ama haksız bir kural karşısında ne yapılacağı ayrı bir sorudur.
Birine yardım etmek iyidir ama yardım ederken onun bağımsızlığını yok etmek başka bir probleme dönüşebilir.
İşte düşünme becerileri geliştikçe çocuk ahlaki dünyanın gri alanlarını fark etmeye başlar.
Artık yalnızca davranışı değil:
niyeti,
sonucu,
şartları,
başkasının bakış açısını,
adaleti,
sorumluluğu
birlikte değerlendirmeye çalışır.
Ve belki ahlaki gelişimin en güzel noktası şudur:
Çocuk bir gün yetişkinlerin kendisine sorduğu soruları kendi kendisine sormaya başlar.
Kimse:
“Bunu yapma.”
demese de durur.
Kimse:
“Özür dile.”
demese de vicdanı rahatsız olur.
Kimse:
“Paylaş.”
demese de başkasının ihtiyacını fark eder.
Kimse:
“Bu haksızlık.”
demese bile haksızlığı görebilir.
İşte dışarıdaki kuralın içerideki vicdana dönüştüğü an, ahlaki eğitimin en değerli dönüşümlerinden biridir.
Çünkü iyi yetişmiş çocuk yalnızca yasakları ezberleyen çocuk değildir.
İyi yetişmiş çocuk zamanla:
neden doğru davranması gerektiğini düşünebilen, başkasının insanlığını kendi çıkarından bağımsız görebilen ve hiç kimse bakmadığında bile kendisine “Bu doğru mu?” sorusunu sorabilen insan hâline gelir.
“Bir çocuğa verilebilecek en büyük ahlaki miras, bütün cevapları ezberletmek değildir; hayatın karşısında tek başına kaldığında doğru soruyu kendi vicdanına sorabilecek bir zihin yetiştirmektir.”
Ersan Karavelioğlu
Moderatör tarafında düzenlendi: