📖 Tevbe Suresi 24. Ayette “Babalarınız, Çocuklarınız, Kardeşleriniz, Eşleriniz, Akrabalarınız, Kazandığınız Mallar, Zarar Etmesinden Korktuğunuz

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,924
2,725,605
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Tevbe Suresi 24. Ayette “Babalarınız, Çocuklarınız, Kardeşleriniz, Eşleriniz, Akrabalarınız, Kazandığınız Mallar, Zarar Etmesinden Korktuğunuz Ticaret ve Hoşunuza Giden Evler Size Allah’tan, Resulünden ve O’nun Yolunda Mücadeleden Daha Sevimliyse Allah’ın Emri Gelinceye Kadar Bekleyin” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“İnsanın ailesini, evini ve kazancını sevmesi yanlış değildir; sınav, sevdiği şeylerle doğru bildiği değer karşı karşıya geldiğinde hangisinin hayatına yön verdiğinde başlar. Sevginin büyüklüğü, vicdanın üzerindeki hâkimiyetine dönüşmemelidir.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Tevbe Suresi 24. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:

“De ki: Eğer babalarınız, oğullarınız, kardeşleriniz, eşleriniz, aşiretiniz, kazandığınız mallar, durgunluğa uğramasından korktuğunuz ticaret ve hoşunuza giden evler size Allah’tan, Resulünden ve O’nun yolunda mücadele etmekten daha sevimliyse, Allah emrini getirinceye kadar bekleyin. Allah yoldan çıkan topluluğu doğru yola iletmez.”

Bu ayet insanın hayatındaki en güçlü sevgileri birer birer saymaktadır.

Aile...

Çocuk...

Eş...

Akraba...

Para...

Ticaret...

Ev...

Rahatlık...

Kur’an bunları kötü ilan etmez.

Asıl soru şudur:

Bunlardan biri Allah’a karşı sorumluluğun önüne geçtiğinde insan neyi tercih edecektir?

2️⃣ Bu Ayet Neden Bu Kadar Çok Şeyi Tek Tek Sayıyor ❓​

Çünkü insanın hakikatten uzaklaşmasına sebep olabilecek şey her zaman açık bir kötülük değildir.

Bazen insanı yanlış tercihe götüren şeyler, aslında sevmesi doğal olan şeylerdir.

Baba sevgisi...

Çocuk sevgisi...

Eş sevgisi...

Ev sevgisi...

Kazanç...

İş...

Rahatlık...

Bunların hiçbiri kendi başına kötü değildir.

Fakat iyi bir şey, yanlış yerde en yüksek değere dönüştüğünde insanın ölçüsünü bozabilir.

3️⃣ Ayet Aileyi Sevmeyi mi Eleştiriyor ❓​

Hayır.

Kur’an aile bağlarını son derece önemser.

Anne-babaya iyilik,

çocukların korunması,

eşler arasındaki sevgi,

akrabalık hakkı

gibi birçok sorumluluk vardır.

Tevbe 24:

“Ailenizi sevmeyin.”

dememektedir.

Şunu söylemektedir:

Aile sevgisi Allah’a karşı sorumluluğunuzu ortadan kaldıracak noktaya gelmesin.

Sevgi başka şeydir.

Yanlışa ortak olmak başka şeydir.

4️⃣ “Babalarınız” Neden İlk Sırada Zikrediliyor ❓​

Baba, özellikle dönemin kabile toplumunda:

otorite,

aile kimliği,

gelenek

ve sosyal bağlılık

açısından çok önemliydi.

Bir insan yeni bir inancı benimsediğinde ailesinin:

“Babanın yolundan mı çıkıyorsun?”

baskısıyla karşılaşabilirdi.

Dolayısıyla kişinin yalnızca duygusal değil, sosyal bir sınavı da vardı.

Kur’an insanın atalarına saygı duymasına izin verir ama onların tercihlerini hakikatin yerine koymasına izin vermez.

5️⃣ “Çocuklarınız” Neden Bu Sınavın İçinde Yer Alıyor ❓​

Çocuk sevgisi insanın en güçlü sevgilerinden biridir.

İnsan çocuğu için:

çalışır,

biriktirir,

fedakârlık yapar,

geleceğini düşünür.

Bunlar güzeldir.

Fakat insan bazen:

“Çocuğum için yapıyorum.”

diyerek yanlış kazancı,

adaletsizliği

veya haramı

meşrulaştırabilir.

İyi bir amaç, yanlış yöntemi otomatik olarak doğru hâle getirmez.

6️⃣ “Kardeşleriniz ve Eşleriniz” Neden Zikrediliyor ❓​

İnsan hayatının önemli kararlarında yakınlarının etkisi büyüktür.

Kardeş:

ailesel dayanışmayı,

eş ise günlük hayatın en yakın ortaklığını

temsil eder.

İnsan bazen sevdiği kişinin kendisini terk etmesinden veya aralarının bozulmasından korktuğu için inandığı değerden taviz verebilir.

Ayet burada sevgiyi yok etmek yerine sevginin sınırını belirler.

Hiçbir insan sevgisi, insanı bilinçli haksızlığa sürükleyen mutlak bir itaate dönüşmemelidir.

7️⃣ “Aşiretiniz veya Akrabalarınız” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayette geçen “aşîret” kişinin geniş aile, kabile ve yakın topluluk çevresini ifade eder.

Dönemin toplumunda kişinin kabilesinden ayrılması ciddi sonuçlar doğurabilirdi.

İnsan:

korumasını,

itibarını,

ticari bağlantılarını,

sosyal çevresini

kaybedebilirdi.

Bu nedenle iman yalnızca kişisel bir fikir değişikliği değildi.

Bazen bütün sosyal düzenin karşısında durmayı gerektiriyordu.

8️⃣ Bu Ayet Kabileciliğe de Bir Eleştiri midir ❓​

Evet, çok güçlü biçimde böyle bir ders taşır.

“Kendi ailemden olduğu için haklıdır.”

“Kendi kabilemden olduğu için onu savunurum.”

“Bizden olduğu için ne yaparsa yapsın arkasındayım.”

anlayışı adaleti bozar.

Modern dünyada kabilecilik farklı isimlerle devam edebilir:

akraba kayırmacılığı,

grupçuluk,

particilik,

hemşehricilik

veya çıkar çevresi.

Ayet insana grubundan daha yüksek bir ahlaki ölçü bulunduğunu hatırlatır.

9️⃣ “Kazandığınız Mallar” Neden Sınavdır ❓​

Kur’an malı kendi başına kötü olarak görmez.

İnsan çalışabilir.

Kazanabilir.

Zengin olabilir.

Ailesinin geleceğini güvence altına alabilir.

Fakat insan kazandığı mala öylesine bağlanabilir ki onu kaybetmemek için:

yalan söylemeye,

haksızlık yapmaya,

harama yönelmeye

ve vicdanından vazgeçmeye

başlayabilir.

İşte mal burada araç olmaktan çıkarak efendi hâline gelir.

🔟 “Zarar Etmesinden Korktuğunuz Ticaret” İfadesi Ne Kadar Günceldir ❓​

Son derece günceldir.

Kur’an insan psikolojisini çok gerçekçi biçimde anlatmaktadır.

İnsan ticaret yapar ve düşünür:

“Ya satışlar düşerse?”

“Ya müşterimi kaybedersem?”

“Ya gelir azalırsa?”

“Ya işim bozulursa?”

Bu kaygılar doğal olabilir.

Fakat ticaret kaygısı insanı:

hileye,

faize,

aldatmaya,

hak yemeye

veya inandığı değerlerden vazgeçmeye

sürüklüyorsa sorun başlar.

Kazanç kaygısı ahlaki pusulanın yerine geçmemelidir.

1️⃣1️⃣ “Hoşunuza Giden Evler” Neden Ayette Yer Alıyor ❓​

Ev insan için sadece dört duvar değildir.

Güvenliktir.

Hatıradır.

Konfordur.

Ailedir.

Aidiyettir.

İnsan güzel ve rahat bir eve sahip olmak isteyebilir.

Bunda yanlış yoktur.

Ama rahatlık öylesine önemli hâle gelebilir ki insan:

hiçbir fedakârlık yapmamak,

hiçbir riske girmemek,

hiçbir sorumluluk almamak

için değerlerinden vazgeçebilir.

Kur’an burada konforun da insanı yönetebileceğini hatırlatır.

1️⃣2️⃣ İslam Dünyadan ve Güzel Şeylerden Vazgeçmeyi mi İstiyor ❓​

Hayır.

Bu ayeti dünyayı tamamen terk etme çağrısı gibi okumak doğru değildir.

İnsan:

ailesini sevebilir,

güzel evde yaşayabilir,

ticaret yapabilir,

mal sahibi olabilir,

rahatlıktan yararlanabilir.

Sorun sahip olmak değildir.

Sorun sahip olunan şeylerin insanın vicdanına sahip olmasıdır.

İslam’ın istediği şey sevgisizlik değil, doğru öncelik sırasıdır.

1️⃣3️⃣ “Allah ve Resulü Daha Sevimli Olmalıdır” Ne Demektir ❓​

Bu ifade insanın nihai değer merkezini anlatır.

Allah sevgisi:

Allah’ın doğru bildirdiğini önemsemek,

O’nun sınırlarını gözetmek

ve hayatın merkezine O’na karşı sorumluluğu koymak

demektir.

Resule sevgi ise onun getirdiği vahye ve örnekliğe bağlılıkla ilişkilidir.

Bu sevgi yalnızca duygusal bir:

“Seni seviyorum.”

ifadesi değildir.

Davranışta karşılığı olan bir bağlılıktır.

1️⃣4️⃣ Allah Sevgisi ile Aile Sevgisi Birbirine Rakip midir ❓​

Normal şartlarda hayır.

Tam tersine Allah sevgisi insanın ailesine daha adil ve merhametli davranmasına yol açmalıdır.

İnsan:

annesine iyilik eder,

çocuğunu korur,

eşine adaletle davranır,

akrabasını gözetir.

Çatışma ancak aile sevgisi insanı açıkça yanlış yapmaya zorladığında ortaya çıkar.

O zaman sevgi devam edebilir ama yanlış talebe itaat edilmez.

1️⃣5️⃣ “Allah Yolunda Mücadele” Burada Ne Anlama Gelir ❓​

Ayetin tarihsel bağlamında hicret, savaş ve Müslüman toplumun savunulması önemli bir yer tutmaktadır.

Bu nedenle burada gerçek askerî mücadele ve fedakârlık boyutunu yok saymak doğru değildir.

Ancak “Allah yolunda” ifadesi de önemlidir.

Her savaş Allah yolunda değildir.

Kişisel intikam,

yağma,

iktidar hırsı,

ırkçılık

veya saldırganlık

Allah yolunda mücadele diye kutsallaştırılamaz.

Ayetin genel ahlaki mesajında ise insanın Allah’ın doğru bildirdiği değerler uğruna bedel ödemeyi göze alması vardır.

1️⃣6️⃣ “Allah’ın Emri Gelinceye Kadar Bekleyin” Ne Anlama Gelir ❓​

Bu son derece sert bir uyarıdır.

Buradaki “bekleyin” rahatlatıcı bir bekleme değildir.

Anlamı:

Eğer bütün bu dünyevi bağlılıkları Allah’a karşı sorumluluğun önüne geçiriyorsanız bunun sonucuyla karşılaşacağınızı bilin.

şeklindedir.

“Allah’ın emri” ifadesi bağlama göre ilahi hüküm, sonuç veya cezanın gelmesi şeklinde açıklanmıştır.

Yani ayet insanı önceliklerini yeniden düşünmeye çağırır.

1️⃣7️⃣ “Allah Fâsıklar Topluluğunu Hidayete Erdirmeyecektir” Ne Demektir ❓​

“Fâsık”, Allah’ın sınırlarından çıkan ve itaatsizlikte ısrar eden kişi anlamında kullanılır.

Buradaki vurgu, insanın bilerek ve isteyerek yanlış tercihi sürdürmesidir.

Bu ifade:

“Hata yapan kişinin artık hiçbir dönüş şansı yok.”

anlamına gelmez.

Tevbe Suresi zaten birçok kez tövbe kapısını açık tutmuştur.

Fakat insan yanlışta ısrar ettikçe kendi kalbini ve yönünü daha da uzaklaştırabilir.

1️⃣8️⃣ Ayetin Bugünkü İnsana En Güçlü Mesajı Nedir ❓​

Bugün insanın en büyük putları her zaman taş heykeller olmayabilir.

Bazen insan:

parasını,

işini,

ailesinin onayını,

evini,

rahatını,

statüsünü

ve sosyal çevresini

hayatının mutlak merkezi hâline getirebilir.

Bunlardan birini kaybetmemek için:

“Doğru olduğunu bildiğim şeyi bile yapmam.”

noktasına geliyorsa ciddi bir değer çatışması oluşmuştur.

Ayet insanı sevdiği şeylerden koparmak istemiyor.

Onlara doğru yeri vermesini istiyor.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Tevbe Suresi 24. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Tevbe Suresi 24. ayet insanın hayatındaki en güçlü sevgileri sıra sıra önüne koymaktadır:

Baba...

Çocuk...

Kardeş...

Eş...

Akraba...

Mal...

Ticaret...

Ev...

Bunların hiçbiri kötü değildir.

Hatta çoğu Allah’ın insana verdiği nimetlerdir.

Ayetin sorusu:

“Bunları seviyor musunuz?”

değildir.

Asıl soru şudur:

Bunları Allah’a karşı sorumluluğunuzdan daha üstün bir yere mi koyuyorsunuz?

İnsan ailesini çok sevebilir.

Ama ailesi onu haksızlığa çağırdığında:

“Hayır.”

diyebilmelidir.

İnsan ticaretini sevebilir.

Ama daha fazla para kazanmak için vicdanını satmamalıdır.

İnsan evini ve rahatını sevebilir.

Ama rahatını kaybetmemek uğruna doğru bildiği her şeyden vazgeçmemelidir.

İnsan çocuğunu sevebilir.

Ama çocuğunun geleceğini bahane ederek başkasının hakkını yiyemez.

Ayet böylece sevginin değil, önceliklerin ayetidir.

Allah’a ve Resulüne sevgi, dünyadaki bütün bağları yok etmek anlamına gelmez.

Tam tersine onlara doğru ölçüyü verir.

Aile sevilir ama putlaştırılmaz.

Mal kullanılır ama insan mala kul olmaz.

Ticaret yapılır ama vicdan satılmaz.

Ev sevilir ama konfor hayatın en büyük amacı hâline gelmez.

Ve Allah yolunda mücadele gerektiğinde insan sadece:

“Ben inanıyorum.”

demekle yetinmez.

İnancının bir bedeli olduğunda da ona bağlı kalmaya çalışır.

Tevbe 24 bize belki de şu soruyu yöneltmektedir:

Hayatımızda en çok sevdiğimiz şeylerden biri ile doğru bildiğimiz değer karşı karşıya geldiğinde hangisini kaybetmekten daha çok korkuyoruz; vicdanımızı mı, yoksa konforumuzu mu?

“Aileni sev, evini sev, kazancını sev; fakat hiçbirini vicdanının üzerine oturtma. Çünkü sahip oldukların hayatını güzelleştirmeli, hayatının efendisi olmamalıdır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt