📖 Nisâ Suresi 139. Ayette “Müminleri Bırakıp İnkâr Edenleri Dost ve Dayanak Edinenler İzzeti Onların Yanında mı Arıyorlar? Oysa Bütün İzzet Allah’ın

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,296
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 139. Ayette “Müminleri Bırakıp İnkâr Edenleri Dost ve Dayanak Edinenler İzzeti Onların Yanında mı Arıyorlar? Oysa Bütün İzzet Allah’ındır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Nisâ 139, insanın gücü ve itibarı nerede aradığına dikkat çeker. Hakikati terk edip yalnızca güçlü görünenlerin gölgesinde değer kazanmaya çalışmak, insanı dışarıdan yükseltirken içeriden küçültebilir.”
Ersan Karavelioğlu

Nisâ Suresi’nin 139. ayeti, önceki ayetlerde anlatılan münafıklık, çıkarcılık ve imanla inkâr arasında menfaat üzerinden konum değiştirme temasını devam ettirir.


Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:


“Onlar müminleri bırakıp inkâr edenleri veliler edinirler. İzzeti onların yanında mı arıyorlar? Şüphesiz bütün izzet Allah’ındır.”


Buradaki mesele, farklı inançtaki insanlarla sıradan dostluk veya iyi ilişkiler kurmak değildir.


Ayetin bağlamında asıl eleştirilen şey, güç ve çıkar uğruna kendi inanç topluluğuna karşı başka güç merkezlerine bağlanmak, sadakati menfaate göre değiştirmek ve değeri Allah yerine dünyevî otoritelerde aramaktır.


1️⃣ Nisâ Suresi 139. Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Ayet insanın şu soruyla yüzleşmesini ister:


Değerini ve gücünü nerede arıyorsun?


İnsan;


siyasi güçte,


servette,


kalabalıkta,


nüfuzlu insanlarda


veya güçlü devletlerde


itibar arayabilir.


Kur’an ise nihai izzetin kaynağını Allah olarak gösterir.


Yani geçici güçlerle kurulmuş çıkar ilişkileri insanı gerçek anlamda değerli kılmaz.


2️⃣ “Müminleri Bırakıp İnkâr Edenleri Veliler Edinmek” Ne Demektir ❓


Buradaki velî / evliyâ kelimesi yalnızca günlük dildeki “arkadaş” anlamına indirgenmemelidir.


Kelime bağlama göre;


yakın müttefik,


koruyucu,


dayanak,


sadakat gösterilen taraf


ve siyasi-toplumsal destek odağı


gibi anlamlar taşıyabilir.


Dolayısıyla ayeti:


“Müslüman olmayanlarla arkadaş olmayın.”


şeklinde basitleştirmek doğru değildir.


3️⃣ Ayet Farklı İnançtaki İnsanlarla Dostluğu Yasaklıyor mu ❓


Hayır, ayeti bu kadar geniş ve mutlak okumak Kur’an’ın diğer hükümleriyle uyumlu değildir.


Kur’an, Müslümanlarla savaşmayan ve onları yurtlarından çıkarmayan kimselere iyilik ve adaletle davranmayı yasaklamaz.


Burada eleştirilen şey sıradan insan ilişkisi değil;


inancı,


adaleti


ve toplumsal sadakati


menfaat uğruna terk ederek başka bir güç odağının himayesine sığınmaktır.


Yani mesele dostluktan çok bağımlılık ve çıkar sadakatidir.


4️⃣ Münafıklar Neden Güçlü Görünen Tarafa Yöneliyordu ❓


Çünkü münafık zihniyetin temel özelliklerinden biri çıkar hesabıdır.


Kimin kazanacağını düşünür.


Kimin daha güçlü olduğunu hesaplar.


Sonra o tarafa yaklaşır.


İnanç veya ilke ikinci planda kalır.


Asıl soru:


“Haklı olan kim?”


değil,


“Kazanan taraf kim olacak?”


hâline gelir.


Nisâ 139 tam olarak bu zihniyeti eleştirir.


5️⃣ “İzzet” Ne Anlama Gelir ❓


İzzet;


onur,


güç,


saygınlık,


üstünlük


ve insanın ezilmeyen bir değer taşıması


anlamlarını içerir.


Kur’an’daki izzet, sadece toplumun seni alkışlaması değildir.


İnsan dışarıdan çok güçlü görünebilir ama içten onurunu kaybetmiş olabilir.


Gerçek izzet, kişinin değerini hakikat ve Allah karşısındaki duruşunda bulmasıdır.


6️⃣ İnsan Neden İzzeti Başkalarında Arar ❓


Çünkü insan kabul görmek ister.


Güçlü insanların yanında bulunmak kişiye kendisini güçlü hissettirebilir.


Ünlü biriyle yakınlık,


zengin bir çevre,


siyasi nüfuz


veya güçlü bir kurumun desteği


kişiye statü kazandırabilir.


Fakat ayet şu soruyu sorar:


Bütün bunlar seni gerçekten değerli mi yapıyor, yoksa sadece değerli görünmeni mi sağlıyor?


7️⃣ “Bütün İzzet Allah’ındır” Ne Demektir ❓


Bu ifade nihai şeref ve gücün Allah’a ait olduğunu bildirir.


Yani Allah’ın değer verdiğini insanların küçültmesi onun gerçek değerini ortadan kaldırmaz.


Aynı şekilde insanların yücelttiği bir insan da Allah karşısında haksızsa, toplumsal alkış onu gerçekten yüceltmez.


Ayet dış görünüş ile nihai değer arasındaki farkı ortaya koyar.


8️⃣ Bu Ayet Güçlü İnsanlardan Yardım İstemeyi Yasaklar mı ❓


Hayır.


İnsan;


bir kurumdan,


devletten,


arkadaştan


veya uzmandan


yardım alabilir.


Sorun yardım almak değildir.


Sorun, yardım aldığı gücü ahlâkının ve kimliğinin sahibi hâline getirmektir.


Yani:


“Beni koruyor, o hâlde yaptığı her şey doğrudur.”


düşüncesi tehlikelidir.


9️⃣ Çıkar İçin Taraf Değiştirmek Neden Eleştiriliyor ❓


Çünkü ilkesizlik üretir.


Bir insan bugün güçlü olanın yanında durur.


Yarın güç dengesi değişince başka tarafa geçer.


Böylece kişinin merkezinde;


hakikat,


adalet


ve sadakat


değil,


çıkar kalır.


Bu zihniyet zamanla insanın karakterini de parçalar.


🔟 İzzet ile Kibir Arasında Ne Fark Vardır ❓


İzzet insanın onurunu korumasıdır.


Kibir ise kendisini başkalarından üstün görmesidir.


İzzet:


“Ben de değerliyim.”


der.


Kibir:


“Ben sizden üstünüm.”


der.


Kur’an’ın istediği izzet, insanı ezilmeye karşı korur ama başkalarını küçümsemeye yöneltmez.


Gerçek izzet ile tevazu aynı insanda bulunabilir.


1️⃣1️⃣ Bir İnsan Başkasının Onayına Bağımlı Olursa Ne Olur ❓


Kendi değerini dışarıdan almaya başlar.


Birileri alkışladığında iyi hisseder.


Eleştirdiğinde çöker.


Güçlü bir çevrenin içine girdiğinde kendisini önemli görür.


Oradan çıkarıldığında değersiz hisseder.


Nisâ 139 insanı bu kırılgan bağımlılıktan uzaklaştırır:


Değerinin nihai kaynağını insanlarda arama.


1️⃣2️⃣ Bu Ayet Siyasi İttifaklar Hakkında Mutlak Bir Yasak mı Koyuyor ❓


Hayır.


Ayetin tarihsel ve bağlamsal yönü, özellikle münafıkların düşman güçlerle çıkar temelli sadakat ilişkileri kurmalarıyla ilgilidir.


Devletler arasında;


anlaşmalar,


ticaret,


barış ilişkileri


ve karşılıklı iş birlikleri


başka hukukî ve ahlâkî ölçülerle değerlendirilir.


Bu ayeti bütün diplomatik veya toplumsal ilişkileri yasaklayan tek cümlelik bir kural hâline getirmek doğru değildir.


1️⃣3️⃣ Bu Ayetin Asıl Eleştirisi İnançtan Çok Çıkarcılık mı ❓


İkisi birbiriyle bağlantılıdır.


Ayet münafıkların inanç görüntüsü altında çıkar peşinde koşmalarını eleştirir.


Onların problemi sadece başka insanlarla ilişki kurmaları değildir.


Asıl problem:


İman iddiasını taşırken sadakatlerini güç ve menfaate göre değiştirmeleridir.


Yani din burada bir kimlik olarak kalmış, ilke olmaktan çıkmıştır.


1️⃣4️⃣ Güçlü Olan Her Zaman Haklı mıdır ❓


Hayır.


Bu ayetin en önemli derslerinden biri budur.


İnsan tarih boyunca gücü hakikatle karıştırmıştır.


Kazananın doğru olduğunu düşünmüştür.


Ama güç;


adalet,


ahlâk


ve doğruluk


anlamına gelmez.


Bir devlet güçlü olabilir ve haksız olabilir.


Bir insan zengin olabilir ve zalim olabilir.


Bir çoğunluk büyük olabilir ve yine de yanılabilir.


1️⃣5️⃣ Nisâ 138 ile Nisâ 139 Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


  1. ayette münafıklara acı bir sonuç bildiriliyordu.
  2. ayette ise onların davranış biçimlerinden biri açıklanır:

Müminleri bırakıp başka güç merkezlerinden izzet aramaları.


Yani 138. ayet sonucu bildirir.


  1. ayet ise bu sonuca götüren zihniyetin bir yönünü gösterir:

çıkar uğruna sadakati değiştirmek.


1️⃣6️⃣ İnsanın İzzeti Fakirlik veya Zenginlikle Ölçülür mü ❓


Hayır.


İnsan servet sahibi olabilir ama onursuz davranabilir.


Fakir olabilir ama son derece vakar sahibi olabilir.


Kur’an insan değerini banka hesabına bağlamaz.


Maddi imkân başka şeydir.


İzzet başka şeydir.


Gerçek değer;


ahlâk,


adalet,


sadakat


ve Allah karşısındaki duruşla


ilişkilidir.


1️⃣7️⃣ Nisâ 139 Sosyal Medya Çağında Nasıl Okunabilir ❓


Bugün insanlar izzeti;


takipçi sayısında,


onay işaretlerinde,


ünlü kişilerle yakınlıkta,


görünürlükte


ve dijital nüfuzda


arayabiliyor.


Bir insan milyonlarca kişi tarafından tanınabilir ama kendi değerini tamamen bu ilgiye bağladıysa çok kırılgan olabilir.


Ayet insana şunu hatırlatır:


Görünür olmak ile değerli olmak aynı şey değildir.


1️⃣8️⃣ Nisâ 139 Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Belki de en güçlü mesajı şudur:


Güçlü görünenin yanında olmak uğruna kendini kaybetme.


İnsan;


kariyer,


para,


statü,


siyasi güç


veya sosyal çevre


uğruna ilkelerinden vazgeçebilir.


Bir süre kazanmış gibi görünebilir.


Ama eğer bu kazanımın bedeli kendi değerlerinden vazgeçmekse, görünürde yükselirken gerçekte küçülmüş olabilir.


1️⃣9️⃣ Nisâ 139’un En Derin Mesajı Nedir ❓


Nisâ Suresi 139. ayet, insanın çok eski bir zaafına dokunur:


Güçlü olanın yanında durursam ben de güçlü olurum.


İnsan bunun için bazen;


fikrini değiştirir,


dostunu terk eder,


hakikati görmezden gelir,


haksızlığı savunur


ve kendi değerlerinden vazgeçer.


Çünkü dışarıdan görünen güç büyüleyicidir.


Ama ayet tek bir soruyla bütün bu hesabı parçalar:


“İzzeti onların yanında mı arıyorlar?”


Ardından cevabı verir:


“Bütün izzet Allah’ındır.”


Bu ifade insanın bağımsızlığını yeniden kurar.


Gerçek değerini bir makam sahibinin sana yakın olmasından alma.


Bir kalabalığın seni alkışlamasından alma.


Bir güç merkezinin seni korumasından alma.


Çünkü bütün bunlar değişebilir.


Bugünün güçlü insanı yarın güçsüz olabilir.


Bugünün popüler kişisi yarın unutulabilir.


Bugünün iktidarı yarın tarih olabilir.


Ama insan hakikate bağlı kaldığında, dışarıdan kaybetmiş görünse bile içeride izzetini koruyabilir.


Belki de Nisâ 139’un bugünün insanına bıraktığı en güçlü soru şudur:


Değerli olmak için gerçekten doğru olanın yanında mı duruyorum, yoksa güçlü görünenlerin beni değerli hissettirmesine mi ihtiyaç duyuyorum?


“İzzet, güçlü insanların gölgesinde büyümek değildir; gerektiğinde bütün güçler karşında olsa bile kendi onurunu ve hakikate bağlılığını kaybetmemektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt