📖 Nisâ Suresi 136. Ayette “Ey İman Edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine İndirdiği Kitaba ve Daha Önce İndirdiği Kitaplara İman Edin” İfadesi

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,296
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 136. Ayette “Ey İman Edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine İndirdiği Kitaba ve Daha Önce İndirdiği Kitaplara İman Edin” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Nisâ 136, imanı bir kez söylenip tamamlanan bir kimlik değil, sürekli bilinçle korunması gereken bir yöneliş olarak sunar. İnanmak yalnızca ‘inanıyorum’ demek değil, insanın düşüncesiyle, vicdanıyla ve hayatıyla hakikate yeniden bağlanmasıdır.”
Ersan Karavelioğlu

Nisâ Suresi’nin 136. ayeti, hemen önceki ayette verilen adalet emrinin ardından insanın inanç temelini yeniden gündeme getirir.


Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:


“Ey iman edenler! Allah’a, Peygamberine, Peygamberine indirdiği Kitaba ve daha önce indirdiği kitaba iman edin. Kim Allah’ı, meleklerini, kitaplarını, peygamberlerini ve ahiret gününü inkâr ederse gerçekten derin bir sapıklığa düşmüş olur.”


İlk bakışta ayetin başlangıcı insana ilginç gelebilir:


“Ey iman edenler! İman edin.”


Zaten iman etmiş insanlara neden yeniden iman etmeleri söylenmektedir?


Ayetin derinliği tam da bu soruda başlar.


1️⃣ Nisâ Suresi 136. Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Ayet imanın temel unsurlarını bir bütün hâlinde ortaya koyar:


Allah,


peygamberler,


ilahî kitaplar,


melekler


ve ahiret.


İman parçalanmış bir inanç sistemi olarak değil, birbirini tamamlayan bir bütün olarak sunulur.


Bir insan Allah’a inanıp vahyi tamamen reddettiğinde veya peygamberleri kabul edip ahireti reddettiğinde Kur’an’ın sunduğu iman bütünlüğü bozulur.


2️⃣ “Ey İman Edenler, İman Edin” Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


Bu ifade bir çelişki değildir.


Buradaki çağrı:


İmanınızı sürdürün, derinleştirin ve samimi hâle getirin.


şeklinde anlaşılabilir.


İnsan bir hakikati kabul etmiş olabilir fakat o kabul zamanla;


alışkanlığa,


kimliğe


veya sadece söze


dönüşebilir.


Ayet, imanı canlı tutmayı ister.


3️⃣ İman Bir Kez Kazanılıp Tamamlanan Bir Şey Değil midir ❓


Kur’an’ın bakışında iman durağan bir etiket gibi görünmez.


İnsan hayatı değişir.


Sorular çıkar.


Şüpheler doğabilir.


Bilgi artabilir.


İnsan hata yapabilir.


Bu nedenle iman da sürekli;


düşünülmesi,


korunması,


beslenmesi


ve davranışla doğrulanması


gereken bir yönelimdir.


4️⃣ “Allah’a İman Edin” Ne Anlama Gelir ❓


Allah’a iman yalnızca:


“Bir yaratıcı vardır.”


demekten daha geniştir.


Allah’ın;


birliğini,


kudretini,


bilgisini,


adaletini


ve insanın O’na karşı sorumluluğunu


kabul etmeyi içerir.


Tevhid, inancın merkezidir.


İnsan nihai otoriteyi başka varlıklara vermediğinde tevhid bilinci oluşur.


5️⃣ Peygambere İman Etmek Ne Demektir ❓


Hz. Muhammed’i Allah’ın elçisi olarak kabul etmek anlamına gelir.


Bu yalnızca tarihsel olarak:


“Muhammed adında bir peygamber yaşamıştır.”


demek değildir.


Onun vahyi insanlara tebliğ eden elçi oluşunu kabul etmeyi de kapsar.


Peygamber, Kur’an’ın mesajının insanlığa ulaştırılmasında temel aracıdır.


6️⃣ “Peygamberine İndirdiği Kitap” Hangisidir ❓


Burada kastedilen Kur’an’dır.


Ayet Kur’an’ın Hz. Muhammed’e indirilen vahiy olduğunu bildirir.


Kur’an;


inanç,


ahlâk,


ibadet,


adalet


ve insanın Allah’la ilişkisi


konusunda temel rehberdir.


Ancak ayet hemen ardından yalnızca Kur’an’la yetinmeyip önceki vahiylere de dikkat çeker.


7️⃣ “Daha Önce İndirdiği Kitap” Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade, Allah’ın Hz. Muhammed’den önce de insanlara vahiy gönderdiğini kabul etmeyi ifade eder.


Kur’an’da;


Tevrat,


Zebur


ve İncil


gibi vahiylerden söz edilir.


Dolayısıyla İslam’ın vahiy anlayışı tarihin yalnızca tek döneminde başlayan bir süreç değildir.


Kur’an kendisini daha geniş bir peygamberlik ve vahiy zincirinin devamı olarak sunar.


8️⃣ Müslüman Önceki Peygamberlere de İnanmak Zorunda mıdır ❓


Kur’an’ın iman anlayışında evet.


Musa,


İsa,


İbrahim,


Nuh


ve diğer peygamberler


aynı ilahî mesaj geleneğinin parçalarıdır.


Bu nedenle bir peygamberi kabul edip Allah’ın gönderdiği diğer peygamberleri bütünüyle reddetmek, Kur’an’ın ortaya koyduğu vahiy bütünlüğüyle uyuşmaz.


9️⃣ Önceki Kitaplara İman Etmek Bugünkü Metinlerin Her Ayrıntısını Onaylamak mı Demektir ❓


Hayır.


İslamî anlayış açısından temel iman, Allah’ın geçmişte de vahiy gönderdiğini kabul etmektir.


Bugün elde bulunan metinlerin tarihî aktarımı, yorumları ve metin tarihi ayrı araştırma konularıdır.


Dolayısıyla:


“Allah geçmiş peygamberlere vahiy indirdi.”


demek ile günümüzdeki bütün metin biçimlerinin hiçbir tarihsel süreç geçirmediğini söylemek aynı şey değildir.


Bu ayrımı korumak önemlidir.


🔟 Meleklere İman Neden Ayetin İkinci Bölümünde Sayılıyor ❓


Melekler vahiy dünyasının görünmeyen unsurlarındandır.


Kur’an’da Cebrâil gibi melekler vahyin iletilmesiyle ilişkilendirilir.


Meleklere iman, insanın gerçekliği yalnızca gözle gördüğü maddî dünyaya indirgememesini ifade eder.


Kur’an’ın evren anlayışında görünür dünyanın yanında gayb alanı da vardır.


1️⃣1️⃣ Ahiret Gününe İman Neden Bu Kadar Temeldir ❓


Çünkü ahiret inancı insanın davranışlarına nihai sorumluluk boyutu kazandırır.


Dünyada adalet her zaman tam gerçekleşmez.


Bazı zalimler cezasız kalabilir.


Bazı mazlumlar haklarını alamayabilir.


Ahiret düşüncesi, insan hayatının hesabının yalnızca dünya mahkemeleriyle bitmediğini bildirir.


Böylece ahiret, inanç kadar adalet düşüncesinin de parçası hâline gelir.


1️⃣2️⃣ Nisâ 135 ile Nisâ 136 Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


  1. ayette insanlara:

“Kendinizin ve yakınlarınızın aleyhine bile olsa adaleti ayakta tutun.”


denilmişti.


  1. ayette ise iman temelleri hatırlatılır.

Bu sıralama önemlidir.


Kur’an’da iman ile ahlâk birbirinden kopuk değildir.


Gerçek iman;


adalet,


dürüstlük


ve sorumluluk


üretmelidir.


İnanç yalnızca zihinsel kabul olarak kalıyorsa ahlâkî amacı eksik kalmış olur.


1️⃣3️⃣ Ayette Neden İmanın Unsurları Birlikte Sayılıyor ❓


Çünkü bunlar birbirine bağlıdır.


Allah’a iman vahyi anlamlı kılar.


Vahiy peygamber aracılığıyla gelir.


Melekler vahyin gayb boyutuyla ilişkilidir.


Kitaplar insanlara rehberlik eder.


Ahiret ise mesajın sorumluluk ve hesap boyutunu tamamlar.


Bunlardan biri çekildiğinde bütün inanç yapısının dengesi değişir.


1️⃣4️⃣ “Kim Bunları İnkâr Ederse Uzak Bir Sapıklığa Düşmüştür” Ne Demektir ❓


Buradaki ifade, kişinin doğru yönelimden ciddi biçimde uzaklaşmasını anlatır.


“Uzak sapıklık” ifadesi yalnızca küçük bir hata değil, inanç sisteminin temel dayanaklarından uzaklaşmayı ifade eder.


Ancak bu tür ayetler üzerinden belirli kişiler hakkında kolayca:


“Şu kişi kesin olarak şöyledir.”


şeklinde nihai hükümler vermek doğru değildir.


İnsanların iç dünyasını ve son durumunu Allah bilir.


1️⃣5️⃣ Şüphe Yaşamak İman Etmemekle Aynı Şey midir ❓


Hayır.


İnsanın zihnine soru gelmesi veya bazı konuları anlamakta zorlanması otomatik olarak inkâr anlamına gelmez.


Şüphe bazen araştırmaya yol açabilir.


Önemli olan insanın;


samimiyetle araştırması,


öğrenmesi


ve doğruyu araması


dır.


İnanç düşünmeyi yasaklayan değil, insanı hakikati aramaya çağıran bir süreç olarak da yaşanabilir.


1️⃣6️⃣ Taklit Edilen İman ile Bilinçli İman Arasında Fark Var mıdır ❓


Evet.


İnsan ailesinden gördüğü için bir dine bağlı olabilir.


Bu başlangıç noktası olabilir.


Ama olgun iman kişinin:


“Ben neden inanıyorum?”


sorusuyla yüzleşmesini de gerektirir.


Bilgi,


tefekkür,


ahlâk


ve kişisel tecrübe


imanı daha bilinçli hâle getirebilir.


Belki de “Ey iman edenler, iman edin” çağrısının derin anlamlarından biri budur.


1️⃣7️⃣ Bu Ayet Dinî Kimlik ile Gerçek İman Arasında Bir Ayrım Yapıyor mu ❓


Dolaylı olarak evet.


Bir insan kendisini:


Müslüman,


dindar


veya inançlı


olarak tanımlayabilir.


Fakat gerçek iman yalnızca kimlik beyanından ibaret değildir.


Ayet iman edenlere yeniden iman çağrısı yaptığı için, insana şu soruyu sordurur:


Adımın yanında taşıdığım dinî kimlik, gerçekten kalbimde ve hayatımda karşılık buluyor mu?


1️⃣8️⃣ Nisâ 136 Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Bugün birçok insan ailesinden miras aldığı inancı sorgulamadan taşıyor.


Bazıları ise hiçbir araştırma yapmadan reddediyor.


Ayet iki durumda da insanı düşünmeye çağırabilir.


İnanç:


sadece miras,


sadece kültür,


sadece korku


veya sadece alışkanlık


olmamalıdır.


İnsan neye inandığını ve bunun hayatına ne söylediğini düşünmelidir.


Çünkü bilinçsiz kabul kadar bilinçsiz reddediş de insanı hakikati araştırmaktan uzaklaştırabilir.


1️⃣9️⃣ Nisâ 136’nın En Derin Mesajı Nedir ❓


Nisâ Suresi 136. ayetin en dikkat çekici cümlesi belki de ilk cümlesidir:


“Ey iman edenler! İman edin.”


Bu söz insanı rahatsız edecek kadar güçlüdür.


Çünkü insana şunu söyler:


Sadece bir dine ait olman yeterli olmayabilir.


Sadece:


“Ben inanıyorum.”


demen yeterli olmayabilir.


İmanını yeniden düşün.


Neye inanıyorsun?


Neden inanıyorsun?


İnandığın şey davranışlarına yansıyor mu?


Allah’a inanıyorsan adaletin nerede?


Ahirete inanıyorsan hesap bilincin nerede?


Peygambere inanıyorsan onun taşıdığı ahlâkî mesaj hayatında ne kadar var?


Kitaba inanıyorsan onu yalnızca okuyor musun, yoksa onunla yüzleşiyor musun?


Ayet imanı donmuş bir kimlik olmaktan çıkarıp sürekli yenilenen bir bilinç hâline getirir.


Belki de insanın hayatındaki en büyük inanç tehlikesi açık inkârdan önce, inandığını söyleyip artık neye ve neden inandığını hiç düşünmemesidir.


Çünkü alışkanlık insanı bazen hakikate yakınmış gibi gösterirken ruhen uzaklaştırabilir.


Nisâ 136 bu yüzden her iman sahibine yeniden seslenir:


İmanını canlı tut.


Bilincini açık tut.


Hakikati sadece miras alma; onu yeniden kavra.



Ve belki de bu ayetin bugünün insanına bıraktığı en güçlü soru şudur:


“İnanıyorum” dediğim şey gerçekten hayatımı değiştiren bir hakikat mi, yoksa yıllardır tekrar ettiğim bir kimlik cümlesine mi dönüştü?


“İman yalnızca geçmişte verilmiş bir karar değildir; insanın hakikatle her gün yeniden kurduğu bağdır. İnanç canlı kaldığı sürece insanı dönüştürür.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt