📖 Nisâ Suresi 117. Ayette “Onlar Allah’ı Bırakıp Ancak Dişi İsimler Verdikleri Putlara Tapıyor ve Gerçekte Azgın Şeytana Kulluk Ediyorlar” İfadesi

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,296
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Nisâ Suresi 117. Ayette “Onlar Allah’ı Bırakıp Ancak Dişi İsimler Verdikleri Putlara Tapıyor ve Gerçekte Azgın Şeytana Kulluk Ediyorlar” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Nisâ 117, insanın kendi elleriyle kutsallaştırdığı şeylerin gerçekte mutlak güç sahibi olmadığını hatırlatır. Put yalnızca taştan yapılmaz; insanın hakikatin yerine koyduğu her sahte mutlaklık bir gün zihnin putuna dönüşebilir.”
Ersan Karavelioğlu

Nisâ Suresi’nin 117. ayeti, önceki ayetteki şirk uyarısını daha somut hâle getirir.


Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:


“Onlar Allah’ı bırakıp ancak dişi isimler verdikleri birtakım varlıklara yalvarıyorlar; gerçekte ise azgın şeytana yalvarıp kulluk ediyorlar.”


Bazı Türkçe meallerde ilk bölüm:


“Dişilere tapıyorlar.”


bazılarında ise:


“Dişi isimler verdikleri putlara tapıyorlar.”


şeklinde çevrilir.


Buradaki ifadenin doğru anlaşılması özellikle önemlidir.


Ayet kadınları aşağılayan bir ifade değildir.


Bağlam, İslam öncesi Arap toplumunda birtakım put ve tanrıçalara verilen dişil isimler ve bunların ilahlaştırılmasıdır.


1️⃣ Nisâ Suresi 117. Ayetin Temel Mesajı Nedir ❓


Ayet şirkin somut biçimlerinden birini eleştirir.


İnsanlar Allah’ın dışında birtakım varlıkları kutsallaştırmakta ve onlardan ilahî yardım beklemektedir.


Kur’an ise bunların gerçek bir ilahlığa sahip olmadığını bildirir.


Mesaj şudur:


İnsan tarafından ilahlaştırılan şey, insan ona kutsallık yükledi diye gerçekten ilah hâline gelmez.


2️⃣ “Allah’ı Bırakıp” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Bu ifade insanın ibadetinin ve nihai bağlılığının Allah’tan başka varlıklara yönelmesini anlatır.


Burada mesele yalnızca:


“Başka bir varlığa saygı göstermek”


değildir.


Sorun, Allah’a ait olması gereken ilahî konumun başka varlıklara verilmesidir.


Bu nedenle ayet doğrudan tevhid ile şirk arasındaki sınırı ele alır.


3️⃣ Ayette Gerçekten “Dişiler” mi Deniliyor ❓


Arapça ifadede “inâsen” kelimesi bulunur ve kelimenin temel anlam alanı dişilikle ilişkilidir.


Ancak klasik tefsirlerde bunun nasıl anlaşılması gerektiği konusunda farklı açıklamalar vardır.


Yaygın yorumlardan biri, Arapların bazı putlarına ve tanrıçalarına dişil isimler vermelerine işaret edildiğidir.


Dolayısıyla ayeti:


“Kadınlara tapıyorlar.”


şeklinde basitleştirmek doğru değildir.


4️⃣ Bu Ayet Kadınları Küçümsüyor mu ❓


Hayır.


Ayetin amacı kadın cinsiyetini aşağılamak değildir.


Kur’an’ın eleştirdiği şey:


kadın olmak değil, yaratılmış bir varlığı veya putu ilah hâline getirmektir.


Bu ayrım son derece önemlidir.


Ayetin şirk eleştirisini kadın karşıtı bir ifadeye dönüştürmek, bağlamı kaybetmek olur.


5️⃣ İslam Öncesi Araplarda Dişi Tanrıçalar Var mıydı ❓


Evet.


Kur’an’ın başka ayetlerinde de adı geçen;


Lât, Uzzâ ve Menât


gibi putlar Arap dinî kültüründe önemli yere sahipti ve dişil biçimde tasavvur ediliyorlardı.


Bazı müşrikler melekleri de Allah’ın kızları olarak nitelendiriyordu.


Kur’an bu düşünceyi başka yerlerde de eleştirir.


Buradaki esas mesele cinsiyet değil, Allah’a soy, ortak veya ilahî yardımcı isnat edilmesidir.


6️⃣ Putlara İsim Vermek Neden Önemlidir ❓


İnsan bir nesneye isim verdiğinde ona anlam yükleyebilir.


Bir taş,


heykel


veya sembol,


insanların ortak inancıyla zamanla kutsal kabul edilebilir.


Fakat Kur’an şu soruyu gündeme getirir:


Bir şeye kutsal isim vermek ona gerçekten ilahî güç kazandırır mı?


Cevap hayırdır.


İsim, gerçekliği tek başına değiştirmez.


7️⃣ İnsan Neden Kendi Yaptığı Bir Putun Önünde Eğilir ❓


Bu, dinler tarihi ve insan psikolojisi açısından çok ilginç bir sorudur.


İnsan görünmeyen güçleri somutlaştırmak isteyebilir.


Bir sembole;


koruma,


bereket,


şans


veya güç


atfedebilir.


Zamanla sembol sadece hatırlatıcı olmaktan çıkar ve bağımsız kutsal güç gibi görülmeye başlayabilir.


Kur’an tam bu dönüşü eleştirir.


8️⃣ “Azgın Şeytan” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


Ayette şeytan için kullanılan ifade, Allah’a başkaldırmış ve isyanda ileri gitmiş bir varlığı anlatır.


Şeytan burada insanı:


Allah’tan uzaklaştıran,


şirke yönelten


ve yanlış olanı çekici gösteren


bir güç olarak sunulur.


Bu nedenle putperestliğin arkasındaki daha derin sapmanın şeytanî yönlendirme olduğu vurgulanır.


9️⃣ Putlara Tapan İnsan Nasıl Şeytana Kulluk Etmiş Oluyor ❓


Burada insanların şeytanın önünde fiziksel olarak secde ettiği söylenmiyor.


Anlam daha derindir.


Eğer şeytan insanı Allah’tan başka varlıkları ilahlaştırmaya yöneltiyor ve kişi de bu yönlendirmeyi izliyorsa, davranışıyla şeytanın yoluna uymuş olur.


Yani kulluk bazen sadece secde etmek değil, itaat edilen yönü benimsemek anlamında da kullanılır.


🔟 Şeytan İnsanı Zorla mı Saptırır ❓


Kur’an’ın genel anlatısında hayır.


Şeytan insanı zorlayan mutlak bir güç değildir.


Daha çok;


vesvese verir,


yanlışı süsler,


vaatte bulunur


ve insanı yönlendirmeye çalışır.


Nihai seçim insana aittir.


Bu yüzden şeytanın varlığı insanın kişisel sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.


1️⃣1️⃣ Şirk Sadece Heykel Önünde Secde Etmek midir ❓


Hayır.


Klasik anlamda putlara tapmak şirkin açık örneklerinden biridir.


Ancak şirk daha geniş biçimde Allah’a özgü ilahî özelliklerin başka varlıklara verilmesiyle ilgilidir.


Bu nedenle mesele yalnızca fiziksel heykel değildir.


Asıl soru şudur:


İnsan mutlak kudreti, kulluğu ve ilahlığı kime yöneltiyor?


1️⃣2️⃣ Günümüzde Putperestlik Farklı Biçimlerde Düşünülebilir mi ❓


Gerçek anlamdaki şirk ile mecazî “putlaştırma”yı birbirine karıştırmamak gerekir.


Ancak ahlâkî açıdan insan bugün de;


parayı,


iktidarı,


şöhreti,


bir lideri,


kendi egosunu


veya ideolojisini


sorgulanamaz hâle getirebilir.


Bunların her biri teknik anlamda otomatik olarak şirk değildir.


Fakat ayetin ruhu şu soruyu canlı tutar:


Hayatımda sorgulanamaz hâle getirdiğim şey nedir?


1️⃣3️⃣ İnsan Neden Sahte Mutlaklıklar Üretir ❓


Çünkü insan güven ister.


Belirsizlik onu rahatsız eder.


Kontrol edemediği dünyada güçlü sembollere bağlanabilir.


Bir kişiyi,


nesneyi


veya sistemi


gereğinden fazla büyütebilir.


Sonra ona sahip olmadığı güçler yükleyebilir.


Putlaştırma çoğu zaman insanın sınırlı olanı sınırsızlaştırmasıyla başlar.


1️⃣4️⃣ Nisâ 116 ile Nisâ 117 Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


  1. ayette genel ilke verilmişti:

Allah’a ortak koşmak çok ağır bir sapmadır.


  1. ayette bunun tarihsel olarak nasıl ortaya çıktığına dair somut bir örnek gösterilir.

Yani 116 teorik sınırı,


117 ise pratiğin bir biçimini


ortaya koyar.


Ardından gelen ayetlerde ise şeytanın insan üzerindeki saptırıcı hedefleri daha ayrıntılı biçimde anlatılacaktır.


1️⃣5️⃣ Ayet Meleklerle İlgili Bir İnancı da Eleştiriyor mu ❓


Bazı tefsirlerde ayetin, müşriklerin melekleri dişi kabul etmeleri ve onları Allah’ın kızları olarak görmeleriyle de ilişkilendirildiği görülür.


Kur’an başka ayetlerde bu anlayışı açıkça eleştirir.


Buradaki temel sorun yine aynıdır:


Allah’a insan toplumlarındaki;


soy,


cinsiyet


ve akrabalık


kategorilerini uygulamak.


Kur’an Allah’ı bu tür biyolojik ilişkilerin ötesinde tanımlar.


1️⃣6️⃣ Bir Şeye İnanmak Onu Gerçek Yapar mı ❓


Hayır.


Bu ayetin düşünsel açıdan en güçlü taraflarından biri budur.


Milyonlarca insan bir şeye inanabilir.


Yüzyıllarca bir gelenek devam edebilir.


Bir nesne kutsal kabul edilebilir.


Fakat yaygınlık, bir inancın gerçekliğini tek başına kanıtlamaz.


Hakikat:


kaç kişinin inandığından bağımsız bir ölçüye sahip olmalıdır.


1️⃣7️⃣ Gelenek Her Zaman Doğru mudur ❓


Hayır.


İnsanlar bazen atalarından aldıkları inançları hiç sorgulamadan sürdürebilir.


Bir gelenek çok eski olabilir.


Ama yaşlı olması onun doğru olduğunu otomatik olarak göstermez.


Kur’an’ın şirk eleştirilerinde sıkça görülen düşünsel çağrı şudur:


Size aktarılan şeyi düşünün.


Gelenek değerlidir ama hakikatin yerine geçmez.


1️⃣8️⃣ Nisâ 117 Günümüz İnsanına Ne Söyler ❓


Bugün insan taş heykellerin önünde eğilmese bile zihinsel putlar oluşturabilir.


Bir kişiyi eleştirilemez hâle getirebilir.


Bir ideolojiyi mutlak doğru kabul edebilir.


Parayı bütün değerlerin ölçüsü yapabilir.


Kendi düşüncesini değişmez hakikat zannedebilir.


Nisâ 117 insanı şu soruya çağırır:


Ben gerçekten hakikatin peşinden mi gidiyorum, yoksa kendimin veya toplumun ürettiği bir şeyi kutsallaştırıyor muyum?


1️⃣9️⃣ Nisâ 117’nin En Derin Mesajı Nedir ❓


Nisâ Suresi 117. ayet, insanın en eski eğilimlerinden birini sorgular:


Kendi ürettiği şeye mutlaklık vermek.


İnsan önce bir sembol üretir.


Sonra ona isim verir.


Sonra ona anlam yükler.


Sonra ondan korkmaya,


ondan yardım beklemeye


ve onun önünde eğilmeye başlayabilir.


Bir süre sonra kendi elleriyle oluşturduğu şey, kendi hayatını yönetmeye başlar.


Kur’an burada insanı tekrar merkeze değil, Allah’a yöneltir.


Çünkü yaratılmış hiçbir şey;


insan,


melek,


put,


servet,


güç


veya otorite


Allah’ın yerini alamaz.


Ayetin “dişi isimler” üzerinden yaptığı tarihsel eleştiriyi kadınlara yönelik bir küçümseme şeklinde okumak da büyük bir hata olur.


Mesele kadınlık değildir.


Mesele yaratılmış olana ilahlık yüklemektir.


Ve ayetin sonunda şeytanın anılması, şirk meselesinin yalnızca yanlış bir fikir olmadığını; insanı hakikatten uzaklaştıran daha büyük bir yönelişin parçası olduğunu gösterir.


Belki de Nisâ 117’nin bugünün insanına bıraktığı en güçlü soru şudur:


Ben taşlardan put yapmıyor olabilirim; fakat hayatımda hangi kişiyi, gücü, fikri veya arzuyu sorgulanamaz hâle getirerek kendi zihnimin putunu oluşturuyorum?


“Putların hepsi taştan yapılmaz. Bazen insanın sorgulamayı bıraktığı bir fikir, mutlaklaştırdığı bir güç veya her şeyden üstün tuttuğu bir arzu da zihninde bir put hâline gelebilir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt