Nâziât Suresi 35. Ayette “O Gün İnsan Yaptıklarını Hatırlayacaktır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve İnsan Unuttuğu Bütün Amellerini Nasıl Hatırlayacaktır
“Nâziât Suresi’nin otuz beşinci ayeti, kıyametin belki de en sarsıcı yüzleşmelerinden birini anlatır: İnsan kendi hayatıyla karşı karşıya kalacaktır. Dünyada unutulan sözler, tercihler ve çabalar artık geçmişte kaybolmuş önemsiz anılar gibi görünmeyecek; insan neyin peşinden koştuğunu ve hayatını ne uğruna harcadığını anlayacaktır.”
Ersan Karavelioğlu
Nâziât Suresi 35. Ayet Ne Söyler
Nâziât Suresi’nin 35. ayetinde:
“Yevme yetezekkeru’l-insânu mâ se‘â.”
buyrulur.
Bu ifade genel olarak:
“O gün insan, ne için çalışıp çabaladığını hatırlayacaktır.”
veya:
“O gün insan yaptıklarını hatırlayacaktır.”
şeklinde anlamlandırılır.
Bir önceki ayette:
“O büyük felaket geldiği zaman…”
denilmişti.
- ayet ise o büyük gün geldiğinde insanın yaşayacağı ilk büyük iç hesaplaşmalardan birini gösterir:
Hatırlamak.
“Yetezekkeru” Kelimesi Ne Anlama Gelir
Ayette geçen “yetezekkeru” kelimesi:
hatırlamak, yeniden zihne getirmek, farkına varmak
anlamlarını taşır.
Buradaki hatırlama sıradan bir anıyı zihne getirmekten daha derin düşünülebilir.
İnsan sadece:
“Şunu yapmıştım.”
demeyecektir.
Yaptıklarının:
gerçek değerini ve sonucunu da
anlayacaktır.
“Mâ Se‘â” Ne Anlama Gelir
“Se‘â” kelimesi:
çalışmak, gayret etmek, bir amaç uğruna çabalamak
anlamlarını taşır.
Bu nedenle ayet kelimesi kelimesine yalnızca:
“ne yaptı”
demekten daha geniştir.
İnsan:
ne uğruna çalıştığını,
neyin peşinden koştuğunu,
hayatını neye harcadığını
hatırlayacaktır.
Bu, insan hayatına çok daha derin bir anlam kazandırır.
İnsan Gerçekten Yaptığı Her Şeyi Hatırlayacak Mıdır
Ayetin verdiği temel mesaj:
insanın yaptığı çabaların kendisine yeniden hatırlatılacağıdır.
Fakat bunun zihinsel mekanizmasının nasıl gerçekleşeceği ayrıntılı biçimde açıklanmaz.
Bu nedenle:
“İnsan beynindeki bütün unutulmuş anıları şu yöntemle yeniden görecektir.”
gibi bilimsel bir mekanizma iddia etmek doğru olmaz.
Kur’an’ın vurgusu mekanizmadan çok:
hiçbir şeyin nihai hesapta kaybolmayacağıdır.
İnsan Dünyada Yaptıklarının Ne Kadarını Unutur
Çok büyük bölümünü unutabilir.
İnsan hayatı boyunca:
binlerce söz söyler,
sayısız karar verir,
çok sayıda insanla karşılaşır,
küçük ve büyük pek çok davranışta bulunur.
Bunların çoğu birkaç yıl sonra bile hatırlanmayabilir.
Fakat unutmak:
o davranışın hiç gerçekleşmediği
anlamına gelmez.
Nâziât 35 tam olarak bu farkı hatırlatır.
Unutulan Bir Günah Sorumluluğu Ortadan Kaldırır Mı
Sadece insanın onu unutmuş olması, yapılan eylemin geçmişte gerçekleşmiş olduğu gerçeğini değiştirmez.
Fakat İslâmî ahlâk açısından sorumluluk değerlendirilirken:
niyet, bilgi, irade, hata, unutma ve şartlar
gibi birçok unsur da önem taşır.
Dolayısıyla ayeti:
“İnsanın hayatındaki her hata aynı şekilde cezalandırılacaktır.”
şeklinde basitleştirmek doğru değildir.
Nihai hüküm Allah’a aittir.
İyilikler De Hatırlanacak Mıdır
Elbette ayeti yalnızca kötülüklerle sınırlandırmak gerekmez.
“Mâ se‘â”:
insanın bütün çabasını
kapsayan geniş bir ifadedir.
İnsan dünyada yaptığı bazı iyilikleri bile unutabilir.
Yıllar önce:
bir insana yardım etmiş,
birini teselli etmiş,
kimsenin görmediği bir iyilik yapmış
olabilir.
Kur’an’ın hesap anlayışında bunların da kaybolmadığı düşünülür.
Küçük Davranışlar Da Önemli Midir
Evet.
İnsan çoğu zaman hayatını yalnızca büyük olaylarla değerlendirir.
Fakat karakter:
küçük davranışların tekrarından
oluşabilir.
Bir söz,
bir bakış,
bir haksızlık,
bir yardım,
bir merhamet davranışı
küçük görünebilir.
Ama insanın kim olduğunu belirleyen şey çoğu zaman bu küçük seçimlerin toplamıdır.
İnsan Kendi Hayatını O Gün Nasıl Görebilir
Kur’an’ın farklı ayetlerinde:
amel defterleri, şahitlik, yapılanların ortaya çıkarılması
gibi tasvirler vardır.
Nâziât 35 ise özellikle insanın kendi hatırlamasına dikkat çeker.
Bu çok çarpıcıdır.
Çünkü insanın karşısında yalnızca dışarıdan bir suçlama olmayabilir.
Kendi geçmişi de kendisine şahitlik eden bir gerçeklik hâline gelir.
İnsan Neden Dünyada Kendi Hatalarını Kolayca Unutur
Çünkü insan zihni kendisini korumaya eğilimlidir.
Kendi davranışlarımızı bazen:
mazeretlerle,
gerekçelerle,
başkalarının hatalarıyla
açıklayabiliriz.
Hatta zaman geçtikçe yaşanan olayı kendi lehimize yeniden yorumlayabiliriz.
Bu nedenle insan bazen yalnızca unutmaz:
geçmişini kendisine uygun biçimde yeniden anlatır.
Hesap günü fikri bu öz-savunma mekanizmasını kırar.

İnsan O Gün Bahanelerini De Hatırlayacak Mıdır
Ayet doğrudan bahanelerden söz etmez.
Fakat Kur’an’ın genel ahiret tasvirinde insanın çeşitli mazeretlerinin artık işe yaramayacağı anlatılır.
Dünyada insan:
“Başka çarem yoktu.”
“Herkes böyle yapıyordu.”
“Kimse görmedi.”
diyebilir.
Fakat nihai hesapta mesele:
gerçekte ne yaptığı ve niçin yaptığıdır.

“Ne İçin Çabaladığını Hatırlamak” Neden Çok Derin Bir İfadedir
Çünkü insan hayatı yalnızca yaptığı tek tek işlerden ibaret değildir.
Asıl soru:
“Bütün bu yılları ne uğruna geçirdin?”
olabilir.
İnsan:
para için mi,
güç için mi,
sevgi için mi,
iyilik için mi,
başkalarına fayda sağlamak için mi,
yalnızca kendi arzuları için mi
çabaladı?
“Mâ se‘â” ifadesi insanın hayat yönünü sorgulatır.

Ayet Zamanın Değerini Nasıl Hatırlatır
Bugün geçirilen bir saat:
geçtiğinde geri gelmez.
Ama o saat içinde yapılanların sonucu kalabilir.
İnsan hayatı:
harcanmış zamanların toplamıdır.
Bu nedenle Nâziât 35 şu soruyu düşündürür:
Bugün uğruna çabaladığım şey, bir gün bütün hayatımı hatırladığımda bana anlamlı görünecek mi?
Bu son derece güçlü bir hayat ölçüsüdür.

İnsan En Çok Yapmadıklarından Da Pişman Olabilir Mi
Evet, bu da güçlü bir varoluşsal ihtimaldir.
Pişmanlık yalnızca:
yaptığımız yanlışlardan
doğmaz.
Bazen:
söylemediğimiz güzel sözlerden,
yardım etmediğimiz insanlardan,
ertelediğimiz iyiliklerden,
değerlendirmediğimiz fırsatlardan
da doğabilir.
Hayatın sonunda:
“Neden yaptım?”
kadar,
“Neden yapmadım?”
sorusu da ağır olabilir.

Pişmanlık İçin Neden Dünya Hayatı Önemlidir
Çünkü dünyadaki pişmanlık değişime dönüşebilir.
Bir insan bugün yanlışını fark ederse:
özür dileyebilir,
zararı telafi edebilir,
tövbe edebilir,
davranışını değiştirebilir.
Fakat hesap gününde hatırlama:
eylem zamanından sonra
gerçekleşir.
Bu nedenle bugünkü farkındalık ile o günkü farkındalık aynı değildir.
Bugün fark etmek:
değişme imkânı taşır.

Ayetin Psikolojik Mesajı Nedir
İnsan kendi geçmişiyle dürüstçe yüzleşmekten kaçabilir.
Fakat sağlıklı bir hayat için zaman zaman şu sorular gereklidir:
Ben ne yapıyorum?
Neden yapıyorum?
Kime zarar veriyorum?
Kime fayda sağlıyorum?
Hayatımı neye harcıyorum?
Nâziât 35, nihai yüzleşmeden önce insanı bugün kendi muhasebesini yapmaya çağıran bir ayet olarak okunabilir.

Ayetin Felsefi Mesajı Nedir
Ayet çok büyük bir soru ortaya koyar:
Bir hayatın gerçek değeri neyle ölçülür?
Ne kadar uzun yaşadığıyla mı?
Ne kadar para kazandığıyla mı?
Kaç kişinin onu tanıdığıyla mı?
Yoksa:
ne uğruna çabaladığıyla mı?
Nâziât’ın kullandığı “sa‘y” yani çaba kavramı, insan hayatının anlamını tercihleri ve yönelişleri üzerinden düşünmeye çağırır.

34. Ve 35. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor
- ayette:
“O büyük felaket geldiğinde…”
denilir.
- ayette:
“İnsan ne için çabaladığını hatırlayacaktır.”
Bu iki ayet birlikte çok güçlü bir sahne oluşturur.
Önce:
dış dünyadaki büyük kıyamet.
Sonra:
insanın içindeki büyük hesaplaşma.
Belki dışarıdaki sarsıntıdan bile daha ağır olan:
insanın kendi geçmişinin tamamıyla karşılaşmasıdır.

Sonuç: İnsan O Gün Neyi Hatırlayacaktır
Nâziât Suresi 35. ayette:
“Yevme yetezekkeru’l-insânu mâ se‘â.”
buyrulur:
“O gün insan, ne için çalışıp çabaladığını hatırlayacaktır.”
Bu ayet yalnızca hafızayla ilgili değildir.
Asıl mesele:
hayatın bütünüyle görünür hâle gelmesidir.
İnsan dünyada birçok şeyi unutabilir.
Kırdığı bir kalbi unutabilir.
Yaptığı bir iyiliği unutabilir.
Söylediği bir sözü unutabilir.
Boşa harcadığı yılları unutabilir.
Fakat ayetin mesajına göre nihai hesapta:
hayat kaybolmuş bir geçmiş olmayacaktır.
İnsan neyin peşinden gittiğini görecektir.
Belki de en ağır soru:
“Ne kadar yaşadın?”
olmayacaktır.
“Yaşarken ne için çabaladın?”
olacaktır.
Bu yüzden Nâziât 35 yalnızca gelecekteki hesap gününü anlatmaz.
Bugün yaşayan insana da bir ölçü verir:
Bir gün bütün hayatımı yeniden göreceksem, şu anda görmekten utanacağım bir hayatı neden bugün değiştirmeyeyim?
İnsan için büyük fırsat, henüz hatırlama günü gelmeden önce:
hatırlayabilmek, fark edebilmek ve yön değiştirebilmektir.
“İnsan hayatının çoğunu unutabilir; fakat unutmak yaşanmamış olmak değildir. Nâziât’ın ‘insan ne için çabaladığını hatırlayacaktır’ sözü bana şu soruyu bırakır: Bir gün bütün ömrümüz tek bir anlam hâlinde karşımıza çıkarsa, bugün peşinden koştuğumuz şeylerin kaç tanesine hâlâ değer vereceğiz?”
Ersan Karavelioğlu