📖 Mürselât Suresi 44. Ayette “İşte Biz İyilik Yapanları Böyle Ödüllendiririz” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Muhsin Olmak Sadece İyilik Yapmak mı

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,079
2,724,946
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mürselât Suresi 44. Ayette “İşte Biz İyilik Yapanları Böyle Ödüllendiririz” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Muhsin Olmak Sadece İyilik Yapmak mı Yoksa İyiliği En Güzel Şekilde Yaşamak mıdır ❓


“İyilik yalnızca doğru bir davranışı yapmak değildir; bazen o davranışı gösterişten uzak, incitmeden, adaletle ve mümkün olan en güzel biçimde yapabilmektir. Mürselât, böyle yaşayan insanın iyiliğinin karşılıksız bırakılmayacağını bildirir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ 📖 Mürselât Suresi 44. Ayet Ne Söyler ❓


Mürselât Suresi’nin 44. ayeti şöyledir:


إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ


Türkçeye genel olarak:


“İşte biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.”


veya:


“Şüphesiz biz güzel davrananları böyle mükâfatlandırırız.”


şeklinde çevrilebilir.


Bir önceki ayette takvâ sahiplerine:


“Yaptıklarınıza karşılık afiyetle yiyin ve için.”


denilmişti.


  1. ayet ise bu nimetin neden verildiğini genel bir ilkeye dönüştürür:

İhsan sahibi insanların iyiliği karşılıksız bırakılmaz.


2️⃣ 🌿 “Muhsinîn” Kimlerdir ❓


Ayette geçen “muhsinîn”, “ihsan” kökünden gelir.


Genel anlamıyla:


iyilik yapanlar, güzel davrananlar, işini güzel yapanlar


demektir.


Fakat “muhsin” kelimesini yalnızca:


“Ara sıra iyilik yapan insan.”


şeklinde anlamak eksik olur.


Muhsin olmak, insanın davranışlarına güzellik ve ahlaki kalite kazandırması fikrini de taşır.


Bu nedenle ihsan:


iyiliğin varlığı kadar,


iyiliğin nasıl yapıldığıyla


da ilgilidir.


3️⃣ ✨ “İhsan” Kelimesinin Temel Anlamı Nedir ❓


İhsan, Arapçadaki h-s-n köküyle ilişkilidir.


Bu kök:


güzel,


iyi,


uygun,


güzelleştirilmiş


anlam alanına sahiptir.


Dolayısıyla ihsan:


iyi yapmak


ve aynı zamanda:


bir şeyi güzel yapmak


fikrini bir araya getirir.


Bir davranış teknik olarak doğru olabilir.


Ama sert,


kırıcı,


gösterişli


bir biçimde yapılabilir.


İhsan ise doğru davranışın ahlaki güzelliğini de önemser.


4️⃣ ❤️ İyilik Yapmak İle İhsan Arasında Fark Var mıdır ❓


Aralarında güçlü bir yakınlık vardır fakat ihsan daha derin bir kaliteyi ifade edebilir.


Örneğin birine yardım etmek iyiliktir.


Fakat yardım ederken:


onu aşağılamamak,


başına kakmamak,


onurunu korumak,


gösteriş yapmamak


ihsan boyutunu güçlendirir.


Yani:


Ne yaptığımız kadar nasıl yaptığımız da önemlidir.


Mürselât’ın “muhsinler” ifadesi bu daha yüksek ahlaki kaliteyi düşündürür.


5️⃣ 🤝 Bir İnsana Yardım Edip Sonra Başına Kakmak İhsan mıdır ❓


Yardımın kendisi faydalı olabilir.


Fakat sürekli:


“Ben olmasaydım sen ne yapardın?”


demek yardımın ahlaki güzelliğini zedeleyebilir.


Gerçek iyilik karşıdaki insanı borçlu ve küçük hissettirmek için kullanılmamalıdır.


Kur’an’ın genel ahlakında yapılan iyiliği başa kakmak eleştirilen davranışlardan biridir.


Dolayısıyla ihsan:


yardım etmek kadar yardım edilen insanın onurunu korumayı


da içerir.


6️⃣ 👁️ Kimse Görmediğinde Yapılan İyilik Daha mı Değerlidir ❓


İyiliğin değeri yalnızca gizli yapılmasına bağlı değildir.


Bazen iyiliğin açık yapılması başkalarını da teşvik edebilir.


Fakat kimse görmediğinde de iyilik yapabilmek samimiyet açısından çok güçlüdür.


Çünkü o zaman:


alkış,


şöhret,


takdir


beklentisi azalır.


İnsan sadece doğru olduğu için doğruyu yapabiliyorsa bu, ahlaki karakterinin daha derin bir yönünü ortaya koyar.


7️⃣ 🎭 Gösteriş İçin Yapılan İyilik İyilik Olmaktan Çıkar mı ❓


Bir davranış dışarıdan faydalı olabilir.


Örneğin gösteriş amacıyla yapılan bir bağış yine de bir insanın ihtiyacını karşılayabilir.


Fakat niyet, davranışın ahlaki değerini etkiler.


Kur’an’ın genel öğretisinde riya, yani insanlara gösteriş amacıyla yapılan dindarlık ve iyilik eleştirilir.


Bu nedenle ihsan yalnızca dış eylem değil:


niyet ile davranışın uyumu


olarak da düşünülebilir.


8️⃣ ⚖️ Adalet İle İhsan Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓


Adalet genellikle:


hak edileni vermek


fikrine dayanır.


İhsan ise bazen adaletin ötesinde bir güzellik anlamı taşır.


Örneğin:


Birinin hakkını vermek adalettir.


Ona ayrıca anlayış ve merhamet göstermek ihsan olabilir.


Bu nedenle ahlaki hayatın önemli bir sıralaması düşünülebilir:


Önce:


⚖️ haksızlık yapma.


Sonra:


❤️ mümkünse iyilik yap.


İhsan, adaleti yok etmez; onu daha güzel bir insan ilişkisine dönüştürebilir.


9️⃣ 🌱 İhsan Küçük Davranışlarda da Görülebilir mi ❓


Evet.


Muhsin olmak yalnızca büyük bağışlar veya olağanüstü fedakârlıklarla sınırlı değildir.


Bir insana:


güler yüz göstermek,


sözünü kesmeden dinlemek,


verdiğin sözü tutmak,


bir çalışanı aşağılamamak,


bir hayvana zarar vermemek,


çevreyi kirletmemek


de güzel ahlakın günlük yansımaları olabilir.


İnsan karakteri çoğu zaman büyük olaylardan çok küçük tekrarlarla oluşur.


🔟 🧠 İyiliğin Karşılığını Hemen Görememek İnsanı Neden Yorabilir ❓


Çünkü insan doğal olarak karşılık bekleyebilir.


Birine yardım eder.


Teşekkür edilmez.


Doğru davranır.


Zarar görür.


Fedakârlık yapar.


Kimse fark etmez.


Bu durumda:


“Neden iyi olayım?”


sorusu doğabilir.


Mürselât 44 bu soruya ahiret perspektifinden cevap verir:


Gerçek iyiliğin değeri insanların onu fark edip etmemesine bağlı değildir.


1️⃣1️⃣ 🕊️ “Böyle Ödüllendiririz” İfadesindeki “Böyle” Neye İşaret Eder ❓


Bir önceki ayetlere bakıldığında:


🌳 gölgeler,


💧 pınarlar,


🍇 arzu edilen meyveler,


🍽️ afiyetle yiyip içmek


anlatılmıştır.


Dolayısıyla:


“Biz muhsinleri böyle ödüllendiririz.”


ifadesindeki “böyle”, bütün bu cennet nimetlerine işaret eder.


Yani önce ödül gösterilir.


Sonra kimlerin bu ödüle layık görüldüğü belirtilir:


Muhsinler.


1️⃣2️⃣ 🌌 İyilik İle Cennet Arasında Bir Ticaret İlişkisi mi Kuruluyor ❓


Bu ilişkiyi basit bir alışveriş mantığına indirgemek doğru olmaz.


Şöyle düşünmek eksik olur:


“Ben şu kadar iyilik yaptım, karşılığında şu kadar cennet kazandım.”


Kur’an’ın genel anlatısında:


amel,


rahmet,


bağışlanma,


Allah’ın lütfu


birlikte önemlidir.


İnsan iyilik yapar çünkü doğru olan budur.


Cennet ise bu ahlaki yönelişin ilahî rahmetle buluşan karşılığıdır.


1️⃣3️⃣ 🤲 İnsan İyilikleriyle Kibirlenebilir mi ❓


Evet.


İnsan kötü davranışlarıyla kibirlenebildiği gibi iyiliğiyle de kibirlenebilir.


“Ben herkesten daha iyiyim.”


düşüncesi, iyiliğin ruhunu zedeleyebilir.


Gerçek ihsan insanı üstünlük taslamaya değil, daha fazla sorumluluk hissetmeye yöneltebilir.


Çünkü insan kendi iyiliğini görürken kusurlarını da hatırlamalıdır.


İhsanın içerisinde bu nedenle tevazu önemli bir yer tutar.


1️⃣4️⃣ 🧭 Muhsin İnsan Hatasız İnsan mıdır ❓


Hayır.


İnsan hata yapabilir.


Muhsin olmak kusursuzluk anlamına gelmez.


Daha çok:


yanlış yaptığında fark etmeye,


düzeltmeye,


öğrenmeye,


daha güzel davranmaya


çalışan bir yönelişi ifade eder.


Hatasını kabul eden insan bazen onu hiçbir zaman kabul etmeyen kişiden çok daha güçlü bir ahlaki gelişim gösterebilir.


İhsan bir mükemmellik iddiası değil, güzelleşme çabasıdır.


1️⃣5️⃣ 🏡 İhsan Sadece İnsanlara Karşı mı Olmalıdır ❓


Hayır.


İhsan anlayışı daha geniş düşünülebilir.


İnsan:


ailesine,


komşusuna,


çalışanına,


yabancıya,


hayvanlara,


doğaya


karşı da güzel davranabilir.


Bir insanın ahlakı sadece sevdiği insanlara karşı nasıl davrandığıyla ölçülmez.


Kendisinden bir çıkar beklemediği varlıklara karşı davranışı da karakterini gösterir.


İhsan bu açıdan hayatın bütününe yayılan bir güzellik anlayışıdır.


1️⃣6️⃣ 🌍 İhsan Toplumu Değiştirebilir mi ❓


Evet.


Bir toplum yalnızca yasalarla ayakta kalmaz.


Kanun insanı:


“Bunu yapma.”


diye sınırlayabilir.


Fakat her iyi davranışı kanunla zorunlu hâle getirmek mümkün değildir.


İnsanların:


yardımlaşması,


merhameti,


güveni,


nezaketi,


gönüllü dayanışması


toplumun ahlaki kalitesini artırır.


Adalet toplumu ayakta tutar.


İhsan ise onu daha yaşanabilir hâle getirir.


1️⃣7️⃣ ❤️ Muhsin Olmak İnsanın Kendisinde de İyilik Yapmasını Gerektirir mi ❓


Evet, bu yönde anlamlı bir çıkarım yapılabilir.


İnsan başkalarına karşı merhametli olup kendisini sürekli tüketirse sağlıklı bir denge kuramayabilir.


Kendine iyi davranmak:


bedenini korumak,


ruhunu yıpratan alışkanlıklardan uzaklaşmak,


dinlenmek,


öğrenmek,


kendini geliştirmek


gibi yönler de taşıyabilir.


Ancak kendine iyilik ile bencillik aynı şey değildir.


Gerçek denge hem kendinin hem başkalarının hakkını gözetmektir.


1️⃣8️⃣ 💭 Mürselât 44 Bugünün İnsanına Hangi Soruyu Sordurur ❓


Belki de ayetin en güçlü sorusu şudur:


“Yaptığım iyilikler yalnızca doğru görünsün diye mi, yoksa gerçekten güzel olsun diye mi yapılıyor❓


Yardım ediyorum ama kırıyor muyum?


Doğru söylüyorum ama aşağılıyor muyum?


Birinin hakkını veriyorum ama başına kakıyor muyum?


İyilik yapıyorum ama sürekli karşılık mı bekliyorum?


İhsan insanı yalnızca:


“Doğruyu yaptım mı?”


sorusuna değil,


“Doğruyu ne kadar güzel yaptım?”


sorusuna da götürür.


1️⃣9️⃣ 🌌 Sonuç: “İşte Biz İyilik Yapanları Böyle Ödüllendiririz” Ne Anlama Gelir ❓


Mürselât Suresi’nin 44. ayeti:


إِنَّا كَذَٰلِكَ نَجْزِي الْمُحْسِنِينَ


yani:


“İşte biz iyilik yapanları böyle ödüllendiririz.”


ifadesiyle cennet nimetlerinin ardındaki ahlaki kavramı açıklar:


İhsan.


  1. ayette:

🌳 gölgeler,


💧 pınarlar,


  1. ayette:

🍇 arzu edilen meyveler,


  1. ayette:

🍽️ afiyetle yiyip içmek


anlatılmıştı.


  1. ayette ise bütün bunların ardından:

“Muhsinleri böyle ödüllendiririz.”


denilir.


Bu ifade insanın dünya hayatındaki davranışlarının önemsiz olmadığını gösterir.


Ama “muhsin” olmak yalnızca birkaç iyi hareket yapmak değildir.


İhsan:


doğruyu güzel yapmak,


iyiliği incitmeden yapmak,


gücü merhametle kullanmak,


adaleti gözetmek,


gösterişten uzak durmak,


kimse görmediğinde de doğru kalmaya çalışmak


gibi çok daha geniş bir ahlaki derinlik taşır.


İnsan bazen:


“Ben kötü bir şey yapmadım.”


demekle yetinebilir.


İhsan ise daha ileri bir soru sorar:


“İyi olan ne yaptım?”


Hatta bunun da ötesinde:


“Yaptığım iyiliği ne kadar güzel yaptım?”


Belki de ahlakın yüksek seviyesi tam burada başlar.


Sadece kötülük yapmamak değil.


İyilik üretmek.


Sadece adil olmak değil.


Mümkün olduğunda merhameti de eklemek.


Sadece doğruyu söylemek değil.


Doğruyu insanı gereksiz yere ezmeden söylemek.


Sadece yardım etmek değil.


Yardım edilen insanın onurunu korumak.


Mürselât 44 böyle yaşayan insanların iyiliğinin kaybolmadığını bildirir.


Dünya onları alkışlamasa bile.


İsimleri bilinmese bile.


Yaptıkları unutulsa bile.


Kur’an’ın ahiret anlayışında gerçek iyilik kaybolmaz.


Ve belki de ayetin insana bıraktığı en derin soru şudur:


Hayatım bittiğinde yalnızca kötülükten kaçmış biri olarak mı, yoksa bulunduğu yeri biraz daha güzelleştirmiş bir insan olarak mı hatırlanmak isterim❓


“İyiliğin en yüksek hâli yalnızca bir şeyi vermek değil, verirken insanın onurunu da korumaktır. Muhsin olmak, dünyadan sadece temiz ellerle geçmek değil; dokunduğun yere mümkün olduğunca güzellik bırakabilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt