📖 Mâide Suresi 79. Ayette “İşledikleri Kötülüklerden Birbirlerini Vazgeçirmiyorlardı; Yaptıkları Şey Ne Kötüydü” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,408
2,724,959
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Mâide Suresi 79. Ayette “İşledikleri Kötülüklerden Birbirlerini Vazgeçirmiyorlardı; Yaptıkları Şey Ne Kötüydü” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓


“Mâide Suresi 79. ayet, bir toplumun yalnızca kötülük yapanlarla değil, kötülüğü görüp birbirini uyarmayı bırakanlarla da çökebileceğini gösterir. Yanlışın sıradanlaşması, çoğu zaman ona karşı ses çıkaran insanların azalmasıyla başlar.”
Ersan Karavelioğlu

Mâide Suresi 79. ayet, bir önceki ayetin nedenini daha da açık hâle getirir.


Mâide 78’de İsrailoğullarından inkâr eden bazı kimselerin:


isyan etmeleri ve haddi aşmaları


sebebiyle ağır biçimde kınandıkları anlatılmıştı.


Mâide 79 ise bu bozulmanın toplumsal boyutunu gösterir:


“İşledikleri kötülükten birbirlerini vazgeçirmiyorlardı.”


Bu ifade son derece önemlidir.


Çünkü burada suç yalnızca kötülüğü yapan kişiye ait değildir.


Toplumda yanlış görülüyor, biliniyor fakat insanlar birbirlerine:


“Bunu yapma.”


demeyi bırakıyorsa ahlaki bozulma artık bireysel olmaktan çıkıp toplumsal bir yapıya dönüşmeye başlamıştır.


1️⃣ “İşledikleri Kötülüklerden Birbirlerini Vazgeçirmiyorlardı” Ne Demektir ❓


Ayet insanların yalnızca günah işlediğini söylemez.


Daha ağır bir durumdan söz eder:


Yanlış yapan kişi uyarılmıyordu.


Çevresindeki insanlar bunu görüyor ama müdahale etmiyordu.


Böylece kötülük;


görülüyor,


biliniyor


ve zamanla normalleştiriliyordu.


Bu nedenle ayet, sessizliğin toplumsal etkisini sorgular.


2️⃣ Ayette Geçen “Münker” Ne Anlama Gelir ❓


“Münker”, dinen ve ahlaken kötü, yanlış ve reddedilmesi gereken davranış anlamına gelir.


Buna;


zulüm,


haksızlık,


yalan,


rüşvet,


başkasının hakkını çiğneme


ve çeşitli ahlaki kötülükler


girebilir.


Kelimenin kökü, insanın sağlıklı vicdanının yadırgadığı ve reddettiği şeyi düşündürür.


3️⃣ Bir Toplumda Kötülük Nasıl Normalleşir ❓


Genellikle bir anda olmaz.


Önce birkaç kişi yapar.


İnsanlar rahatsız olur ama susar.


Sonra daha fazla kişi aynı şeyi yapmaya başlar.


Bir süre sonra:


“Zaten herkes yapıyor.”


denir.


En sonunda yanlış davranış artık garip görünmez.


Toplumun ahlaki eşiği böylece yavaş yavaş aşağı iner.


4️⃣ Sessizlik Kötülüğü Gerçekten Büyütebilir Mi ❓


Evet.


Yanlış davranış hiçbir tepkiyle karşılaşmadığında kişi bunu onaylanmış gibi algılayabilir.


Örneğin:


bir iş yerinde rüşvet alınıyor ve herkes biliyorsa,


bir aile içinde haksızlık yapılıyor ama kimse konuşmuyorsa,


bir toplulukta sürekli yalan söyleniyor ve kimse itiraz etmiyorsa,


yanlış davranış zamanla kurala dönüşebilir.


Sessizlik her zaman onay değildir ama bazen onayın etkisini yaratabilir.


5️⃣ İnsanlar Neden Birbirlerini Kötülükten Vazgeçirmez ❓


Bunun birçok sebebi olabilir:


korku,


çıkar kaybı,


yakınlık ilişkileri,


“Bana ne?” düşüncesi,


toplum tarafından dışlanma korkusu


veya yanlışın artık normal görülmesi.


Bazen insan doğruyu bilir ama bedel ödemek istemez.


Bu durumda sorun bilgisizlik değil, ahlaki cesaret eksikliğidir.


6️⃣ “Bana Dokunmayan Yılan Bin Yaşasın” Zihniyeti Bu Ayetle İlişkili midir ❓


Ahlaki açıdan oldukça ilişkilidir.


İnsan şöyle düşünebilir:


“Haksızlık bana yapılmıyor.”


“Rüşveti ben almıyorum.”


“Yalanı ben söylemiyorum.”



Ama toplumsal kötülük büyüdüğünde sonunda herkesi etkileyebilir.


Çünkü adaletsizliği görmezden gelen toplum, zamanla adaletin kendisini kaybedebilir.


7️⃣ Her Yanlış Gördüğümüzde Müdahale Etmek Zorunda mıyız ❓


Mesele yöntemle birlikte değerlendirilmelidir.


İnsan her durumda aynı şekilde müdahale edemez.


Bazen sözle uyarabilir.


Bazen yetkili kişiye bildirebilir.


Bazen uzaklaşabilir.


Bazen doğrudan müdahale etmek daha büyük zarar doğurabilir.


Ayetin temel ilkesi, kötülüğün hiçbir ahlaki tepki görmeden normalleştirilmemesidir.


8️⃣ İyiliği Emretmek ve Kötülükten Sakındırmak Ne Demektir ❓


İslam ahlakında bu ilke:


“Emr-i bi’l-ma‘rûf ve nehy-i ani’l-münker”


olarak bilinir.


Yani:


iyiliği teşvik etmek,


kötülükten sakındırmak.


Bu ilke başkalarına baskı kurmak için değil, toplumun ahlaki vicdanını canlı tutmak için anlaşılmalıdır.


İnsan yanlış karşısında tamamen ilgisiz hâle gelmemelidir.


9️⃣ Kötülükten Sakındırmak İnsanları Yargılamak mı Demektir ❓


Hayır.


Bir davranışı yanlış görmek ile insanın bütün kişiliğini mahkûm etmek aynı şey değildir.


Şöyle denebilir:


“Bu yaptığın doğru değil.”


Ama bu:


“Sen tamamen değersizsin.”


anlamına gelmez.


Ahlaki uyarının amacı insanı aşağılamak değil, yanlıştan döndürmektir.


🔟 Uyarı Nasıl Yapılmalıdır ❓


Uyarının etkili olması için;


bilgi,


hikmet,


uygun dil,


doğru zaman


ve iyi niyet


önemlidir.


İnsanı herkesin içinde küçük düşürmek bazen onu düzeltmek yerine daha fazla inatlaştırabilir.


Bu nedenle doğruyu söylemek kadar nasıl söylendiği de önemlidir.


Ama yöntem kaygısı da sürekli susmanın bahanesi olmamalıdır.


1️⃣1️⃣ Yakınlarımızın Yanlışına Neden Daha Zor Müdahale Ederiz ❓


Çünkü ilişkimizi kaybetmekten korkabiliriz.


Arkadaşımızı,


akrabalığımızı,


işimizi


veya sosyal çevremizi


tehlikeye atmak istemeyebiliriz.


Bu yüzden yabancının yanlışını kolayca eleştirirken yakınımızın yanlışına sessiz kalabiliriz.


Oysa gerçek dostluk bazen:


“Seni seviyorum ama bunu doğru bulmuyorum.”


diyebilmektir.


1️⃣2️⃣ Kendi Grubumuzun Yanlışına Sessiz Kalmak Neden Tehlikelidir ❓


Çünkü ahlak grup aidiyetine göre değişmemelidir.


Karşı grup yaptığında eleştirdiğimiz bir şeyi kendi grubumuz yaptığında savunuyorsak artık ölçümüz adalet değil tarafgirlik olmuştur.


Mâide 79’un mesajı burada çok güçlüdür:


Yanlış, kimin yaptığına göre doğruya dönüşmez.


1️⃣3️⃣ Toplumda Yanlışı Söyleyen İnsanlar Neden Rahatsız Edici Bulunabilir ❓


Çünkü uyarı konforu bozar.


İnsanlar alıştıkları düzeni sürdürmek isteyebilir.


Birisi:


“Bu doğru değil.”


dediğinde, sessizce kabul edilmiş bir düzeni sorgular.


Bu yüzden tarih boyunca;


peygamberler,


ahlakçılar,


bilginler


ve adalet savunucuları


zaman zaman rahatsız edici insanlar gibi görülmüştür.


Hakikat bazen huzursuzluk yaratır çünkü değişim ister.


1️⃣4️⃣ Kötülükten Sakındırmayan Bilginlerin Sorumluluğu Daha mı Ağırdır ❓


Bilgi arttıkça sorumluluk da artabilir.


Mâide 63’te din bilginlerinin insanları:


günah sözden


ve haram kazançtan


neden vazgeçirmedikleri sorgulanmıştı.


Mâide 79’da ise aynı problem daha geniş bir toplumsal davranış olarak karşımıza çıkar.


Yani yalnızca âlimler değil, toplumun tamamı birbirine karşı ahlaki sorumluluk taşır.


1️⃣5️⃣ Sürekli Uyarılan İnsan Bir Süre Sonra Duyarsızlaşabilir Mi ❓


Evet.


Bu nedenle uyarının amacı bağırmak değil, etki etmektir.


Sürekli;


hakaret eden,


üstten konuşan,


karşı tarafı küçük gören


bir yöntem ters sonuç verebilir.


Ahlaki uyarı, kişinin insanlık onurunu koruyarak yapılmalıdır.


Doğru mesaj yanlış üslupla etkisini kaybedebilir.


1️⃣6️⃣ Müslüman Bu Ayeti Başkalarını Kontrol Etmek İçin Kullanabilir Mi ❓


Ayetin amacı toplumda ahlaki duyarlılığı korumaktır; insanların özel hayatına ölçüsüz biçimde müdahale etmek değildir.


Bir Müslüman önce kendi davranışına bakmalıdır.


Çünkü başkasının yanlışına çok duyarlı olup kendi yanlışını görmemek büyük bir çelişkidir.


Gerçek ahlaki uyarı:


önce kendini düzeltme cesaretiyle başlar.


1️⃣7️⃣ Mâide 78 ve 79 Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


Mâide 78’de bazı insanların:


isyan ettiği ve haddi aştığı


anlatılmıştı.


Mâide 79 ise bu bozulmanın neden yayıldığını gösterir:


Birbirlerini kötülükten vazgeçirmiyorlardı.


Böylece süreç şu şekilde görülebilir:


Yanlış yapılır → Uyarı azalır → Yanlış normalleşir → Sınırlar aşılır → Toplumsal bozulma derinleşir.


Bu, bir toplumun ahlaki çöküşünün güçlü bir açıklamasıdır.


1️⃣8️⃣ Ayetin Günümüz İnsanına En Büyük Mesajı Nedir ❓


Belki de şu:


Yanlışa alışma.


Her yanlış gördüğünde kavga etmek zorunda değilsin.


Ama içinden:


“Bu normal.”


demeye başladığın anda dikkat et.


Çünkü insanın vicdanı önce yanlış karşısında rahatsız olur.


Sonra susar.


Daha sonra alışır.


En sonunda bazen kendisi de aynı şeyi yapar.


Ahlaki çöküşün en kritik anlarından biri, yanlışın artık insanı rahatsız etmemesidir.


1️⃣9️⃣ Mâide Suresi 79. Ayet Bize Bugün Ne Söylüyor ❓


Mâide Suresi 79. ayet yalnızca kötülük yapan insanları anlatmaz.


Belki daha rahatsız edici bir gruba dikkat çeker:


Gören ama susanlara.


Bir toplumda hırsızlık olabilir.


Ama daha büyük soru şudur:


Herkes bunu biliyor mu?


Bir yerde rüşvet olabilir.


Ama insanlar:


“Sistem böyle.”


deyip geçiyor mu?


Bir insana haksızlık yapılabilir.


Ama çevresindekiler:


“Başımız belaya girmesin.”


diyerek uzaklaşıyor mu?


Bir çocuk aşağılanabilir.


Bir çalışan ezilebilir.


Bir yaşlı ihmal edilebilir.


Ve onlarca insan olup biteni görüp hiçbir şey söylemeyebilir.


İşte ayetin:


“Birbirlerini yaptıkları kötülükten vazgeçirmiyorlardı.”


sözü burada insanın içine dokunur.


Çünkü kötülüğün gücü yalnızca kötü insanlardan gelmez.


Bazen kötülüğün en büyük gücü, iyi insanların onu normal kabul etmeye başlamasından gelir.


Fakat bu ayetin çağrısı insanı sürekli başkalarını denetleyen öfkeli bir hâle de sürüklememelidir.


Önce kendi hayatına bak.


Kendi yanlışına karşı duyarlı ol.


Sonra yakınını sevgiyle uyar.


Bilmediğin konuda hüküm verme.


Yapabileceğin kadarını yap.


Zarar üretmeden iyiliği büyüt.


Ve en önemlisi:


Yanlışın yanlış olduğunu söyleme cesaretini kaybetme.


Çünkü toplumun ahlaki sağlığı yalnızca yasalarla korunmaz.


Vicdanlarla da korunur.


Bir toplumda insanlar birbirlerine:


“Bu doğru değil.”


diyebilmeyi tamamen bıraktığında, kötülük yalnız kalmaz.


Kendisine sessizlikten bir alan bulur.


Ve belki de Mâide 79’un bugün için en güçlü sorusu şudur:


Yanlış gördüğünde yalnızca “Ben yapmıyorum” demek sana yetiyor mu, yoksa gücün ve imkânın ölçüsünde onun normalleşmesine engel olmaya da çalışıyor musun?


“Mâide Suresi 79. ayet, toplumun yalnızca kötülük yapanlarla değil, kötülüğe alışanlarla da bozulduğunu öğretir. Vicdanın görevi sadece ‘Ben yapmadım’ demek değildir; bazen sevgiyle, hikmetle ve adaletle ‘Bu doğru değil’ diyebilecek kadar canlı kalmaktır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt