İnsan En Çok Neden Rahatsız Olduğu İnsanlara Takılır
Psikolojik Tetiklenmeler, Gölge Benlik Ve Bilinçaltının Gizli Mekanizmaları
"Bazen bizi rahatsız eden insanlar karşımıza tesadüfen çıkmaz; onlar, görmezden geldiğimiz taraflarımızı bize göstermek için hayatın önümüze koyduğu aynalar olabilir."
— Ersan Karavelioğlu
Bir insanı sevmemek normaldir. Bir düşünceye katılmamak da normaldir. Ancak bazen öyle insanlar vardır ki, yalnızca varlıkları bile bizi rahatsız eder. Onları düşünür, eleştirir, yargılar, hatta bazen hayatımızdan çıkarsak bile zihnimizden çıkaramayız.
Peki neden
Neden bazı insanlar zihnimizde bu kadar büyük yer kaplar
Neden bazı kişiler bizi diğerlerinden çok daha fazla tetikler
Psikoloji, nörobilim, felsefe ve tasavvuf bu konuda oldukça ilginç cevaplar sunmaktadır. Çünkü çoğu zaman mesele karşımızdaki insan değildir. Mesele, onun bizde harekete geçirdiği görünmez süreçlerdir.
İnsan Neden Bazı İnsanlara Takıntılı Hale Gelir
Her gün yüzlerce insan görürüz.
Ancak bunların yalnızca çok küçük bir kısmı bizde güçlü duygular uyandırır.
Bunun nedeni basittir:
Fakat bir insan:
- Bir korkumuzu tetikliyorsa,
- Bir eksikliğimizi hatırlatıyorsa,
- Bir yaramıza dokunuyorsa,
zihin onu sürekli gündemde tutmaya başlar.
Çünkü bilinçaltı henüz çözülmemiş meseleleri bırakmak istemez.
Psikolojik Tetiklenme Nedir
Psikolojide buna "tetiklenme" denir.
Bir olayın veya kişinin, geçmişteki bir deneyimi yeniden harekete geçirmesi durumudur.
Örneğin:
Bu durumda öfkelendiğimiz şey yalnızca mevcut kişi değildir.
Geçmiş de o anda konuşmaya başlamıştır.
Carl Jung'un Gölge Benlik Kavramı Nedir
Carl Gustav Jung psikolojinin en çarpıcı kavramlarından birini ortaya koymuştur:
Gölge Benlik
Jung'a göre insanın kabul ettiği bir kişiliği vardır.
Bir de kabul etmek istemediği tarafları...
İşte bunlar gölgeyi oluşturur.
Bunlar tamamen kaybolmaz.
Sadece bilinçaltına çekilirler.
Ve çoğu zaman karşımıza başka insanlar şeklinde çıkarlar.
Neden En Çok Kendimize Benzeyen İnsanlara Öfkelenebiliriz
Bu kulağa garip gelebilir.
Ancak araştırmalar insanların bazen kendi özelliklerini başkalarında gördüklerinde daha sert tepki verebildiğini göstermektedir.
Çünkü:
Karşımızdaki kişi bize görmek istemediğimiz taraflarımızı hatırlatır.
Bu yüzden bazı insanlar bize yalnızca insan değil, aynı zamanda ayna gibi gelir.
Ve herkes aynaya bakmayı sevmez.
Bilinçaltı Neden Aynalar Kullanır
Bilinçaltı doğrudan konuşamaz.
Onun dili farklıdır.
Bu yüzden hayatımızdaki bazı kişiler, aslında çözülmemiş meselelerimizin taşıyıcısı hâline gelebilir.
Bu durum özellikle romantik ilişkilerde çok sık görülür.
Sürekli Eleştirdiğimiz İnsanlar Bize Ne Anlatıyor Olabilir
Elbette her eleştiri içsel bir soruna işaret etmez.
Fakat sürekli tekrar eden eleştiriler önemlidir.
Örneğin:
Herkesi yalancı bulan biri...
Herkesi kibirli bulan biri...
Herkesi kötü niyetli bulan biri...
bazen kendi iç dünyasında da çözülmemiş güven problemleri taşıyor olabilir.
Bu nedenle psikologlar şu soruyu önemser:
Beyin Tehlike Algısını Nasıl Çalıştırır
İnsan beyni hayatta kalmak için tasarlanmıştır.
Bu nedenle:
gibi durumlara karşı aşırı hassastır.
Özellikle beynin duygusal merkezi olan amigdala, geçmişte yaşanmış tehditlere benzeyen durumları hızlıca işaretler.
Sonuç olarak:
Karşımızdaki kişi küçük bir şey yapmış olabilir.
Ama beynimiz çok daha büyük bir tehdit algılayabilir.
Çocukluk Deneyimleri Bu Süreci Nasıl Etkiler
Birçok psikolojik tetiklenmenin kökü çocukluk yıllarına uzanır.
ilerleyen yıllarda belirli insanlara karşı daha hassas hâle gelebilir.
Çünkü eski yaralar tamamen kaybolmaz.
Sadece sessizleşir.
Neden Bazı İnsanları Zihnimizden Çıkaramayız
Çünkü beyin tamamlanmamış meseleleri tamamlamak ister.
Bu durum psikolojide bazen Zeigarnik Etkisi olarak açıklanır.
zihinde daha uzun süre kalma eğilimindedir.

Tasavvuf Bu Konuyu Nasıl Açıklar
Tasavvufta insanın dış dünyası ile iç dünyası arasında güçlü bir bağ olduğu kabul edilir.
"İnsan, karşısındakini değil; kendi kalbinin rengini görür."
Bu düşünceye göre kişi dışarıda gördüğü bazı kusurlarla mücadele ederken aslında kendi nefsini tanımaktadır.

Neden Bazı İnsanlar Bizde Aşırı Öfke Uyandırır
Çünkü öfke çoğu zaman ikinci duygudur.
Onun altında genellikle:
bulunur.
Bu nedenle öfkenin kaynağı çoğu zaman görünen sebepten daha derindir.

Gölge Benlikle Yüzleşmek Neden Zordur
Çünkü insan kendisini iyi biri olarak görmek ister.
Kimse:
- Kıskanç olduğunu,
- Bencil olabileceğini,
- Korkak davranabileceğini,
kolay kolay kabul etmek istemez.
Ancak gerçek gelişim tam burada başlar.
İnsan karanlığını tanıdığı ölçüde olgunlaşır.

Sürekli Rahatsız Olduğumuz İnsanlar Öğretmenimiz Olabilir Mi
İlginç biçimde evet.
Hayatımıza giren bazı insanlar:
öğretebilir.
Bu nedenle bazı zor insanlar aslında görünmeyen öğretmenlerdir.

Kendimizi Tetikleyen İnsanlarla Nasıl Baş Edebiliriz
İlk adım farkındalıktır.
Kendimize şu soruları sormak gerekir:
Bu sorular çoğu zaman büyük farkındalıklar yaratır.

Öz Farkındalık Neden Güçlüdür
Çünkü farkındalık olmadan değişim olmaz.
Bir insan:
Kendi korkularını tanıdığında,
Kendi yaralarını gördüğünde,
Kendi gölgesini kabul ettiğinde,
çok daha özgür hâle gelir.

Her Rahatsızlık Gölge Benlikten Mi Kaynaklanır
Hayır.
Bu önemli bir ayrımdır.
Gerçekten:
Dolayısıyla her rahatsızlık psikolojik yansıtma değildir.
Ancak aşırı yoğun tepkiler bazen içsel süreçlere işaret edebilir.

Bilgelik Başkalarını Değiştirmek Mi, Kendimizi Tanımak Mıdır
Birçok büyük düşünür ikinci seçeneğe işaret eder.
Çünkü insan bütün enerjisini başkalarını değiştirmeye harcadığında çoğu zaman kendi dönüşümünü ihmal eder.
Gerçek güç çoğu zaman dışarıyı değil, iç dünyayı yönetebilmekten gelir.

En Büyük Psikolojik Ayna Nedir
Belki de en büyük ayna ilişkilerimizdir.
Dostluklar...
Aşk ilişkileri...
Aile bağları...
İş arkadaşlıkları...
Bütün bunlar bize yalnızca başkalarını değil, kendimizi de gösterir.

Son Söz
Bizi Rahatsız Eden İnsanlar Aslında Ne Anlatıyor Olabilir
Hayatımızdaki her insan bir mesaj taşımaz.
Ancak bazı insanlar vardır ki, bizde olağanüstü duygular uyandırırlar.
Onlara duyduğumuz öfke, kıskançlık, rahatsızlık veya takıntı bazen yalnızca onlarla ilgili değildir.
Bazen o kişiler, bilinçaltımızın görünmez kapılarını aralayan anahtarlar hâline gelir.
Bizi en çok rahatsız eden insan, bazen en çok öğrenmemiz gereken dersi taşıyan insan olabilir.
Bizi en çok öfkelendiren kişi, bazen kendi gölgemizi fark etmemizi sağlayan aynaya dönüşebilir.
Ve insan, başkalarını anlamaya çalışırken bilgi kazanır; kendisini anlamaya başladığında ise bilgelik yoluna girer.
"Hayatın en ilginç aynaları camdan yapılmaz. Bazıları insan kılığında karşımıza çıkar ve bize kendimizi gösterir."
— Ersan Karavelioğlu