📖 Enfâl Suresi 33. Ayette “Sen Onların İçinde Bulunduğun Sürece Allah Onlara Azap Edecek Değildir; Onlar Bağışlanma Dilerken de Allah Onlara Azap

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,862
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Enfâl Suresi 33. Ayette “Sen Onların İçinde Bulunduğun Sürece Allah Onlara Azap Edecek Değildir; Onlar Bağışlanma Dilerken de Allah Onlara Azap Etmez” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“İnsan bazen cezanın gecikmesini yaptığı şeyin doğru olduğuna yorar. Oysa bazen gecikme, Allah’ın insana dönmesi ve kendisini düzeltmesi için verdiği bir fırsattır.”
Ersan Karavelioğlu
⠀

1️⃣ Enfâl Suresi 33. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:

“Oysa sen onların içinde bulunduğun sürece Allah onlara azap edecek değildi. Onlar bağışlanma dilerken de Allah onlara azap edecek değildir.”

Bir önceki ayette Mekke müşriklerinin:

“Eğer bu gerçekten Senin katından gelen hak ise üzerimize gökten taş yağdır veya bize acı bir azap getir.”

şeklinde meydan okudukları anlatılmıştı.

Bu ayet ise onların istediği azabın neden hemen gelmediğini açıklamaktadır.

Kur’an iki önemli güvenceye dikkat çeker:

Hz. Muhammed’in onların arasında bulunması.

Ve Allah’tan bağışlanma dileme imkânının bulunması.

2️⃣ “Sen Onların İçindeyken Allah Onlara Azap Etmez” Ne Demektir ❓​

Buradaki “sen”, Hz. Muhammed’dir.

Ayet, Peygamber henüz Mekke’de onların arasında bulunduğu dönemde geçmiş kavimlerde görülen türden toplu ve yok edici bir azabın gelmeyeceğini bildirmektedir.

Bu durum Hz. Muhammed’in peygamber olarak gönderilmesinin rahmet yönüyle de ilişkilendirilmiştir.

Yani onun varlığı, insanlara hâlâ mesajı duyma ve doğruya dönme fırsatı sağlamaktadır.

3️⃣ Peygamberimizin Varlığı Neden Azaba Engel Olmuştur ❓​

Çünkü peygamberin görevi insanları hemen cezalandırmak değil, onları uyarmak ve doğru yola çağırmaktır.

Hz. Muhammed hâlâ aralarındaysa:

tebliğ devam ediyor,

uyarı devam ediyor,

dönüş imkânı devam ediyor

ve insanların kararlarını yeniden gözden geçirebilecekleri zaman bulunuyor demektir.

Bu nedenle azabın hemen gelmemesi ilahi rahmetin bir yansıması olarak görülür.

4️⃣ Bu, Hz. Muhammed’in İnsanları Kendi Gücüyle Koruduğu Anlamına mı Gelir ❓​

Hayır.

Koruyan ve hüküm veren Allah’tır.

Peygamberin aralarında bulunması, Allah’ın azabı ertelemesine vesile olan bir durum olarak anlatılmaktadır.

Yani Hz. Muhammed bağımsız bir ilahi güç sahibi değildir.

Kur’an her zaman olduğu gibi nihai kudreti Allah’a nispet eder.

5️⃣ “Onlar Bağışlanma Dilerken de Allah Azap Etmez” Ne Demektir ❓​

Ayetin ikinci bölümü daha da geniş bir umut kapısı açar.

İnsan Allah’tan samimi biçimde bağışlanma diliyorsa, bu onun hâlâ dönüş yolunda olduğunu gösterir.

İstiğfar:

“Allah’ım beni bağışla.”

demektir.

Fakat gerçek anlamıyla insanın yanlışını fark etmesi ve Allah’a yönelmesidir.

Ayet istiğfarın insan ile azap arasında önemli bir rahmet kapısı olduğunu göstermektedir.

6️⃣ İstiğfar Nedir ❓​

İstiğfar, Allah’tan bağışlanma istemektir.

En bilinen şekli:

“Estağfirullah.”

demektir.

Fakat istiğfar yalnızca bir kelimenin tekrarından ibaret değildir.

İnsan yaptığı yanlışı fark etmeli,

ondan dolayı pişmanlık duymalı

ve mümkün olduğunca aynı yanlışa dönmemeye çalışmalıdır.

Dil ile istiğfarın kalp ve davranışla desteklenmesi gerekir.

7️⃣ Sadece “Estağfirullah” Demek Yeterli midir ❓​

İstiğfarın dil ile söylenmesi değerlidir.

Ancak insan bilinçli biçimde aynı haksızlığı sürdürürken sadece kelimeyi tekrar ediyorsa istiğfarın ruhunu eksik bırakabilir.

Örneğin birinin hakkını yiyip:

“Estağfirullah.”

demek ama hakkı geri vermemek yeterli bir dönüş olmayabilir.

Gerçek bağışlanma arayışı insanın yanlışını düzeltme iradesini de içerir.

8️⃣ İstiğfar ile Tövbe Arasında Fark Var mıdır ❓​

İki kavram birbirine çok yakındır.

İstiğfar Allah’tan bağışlanma istemeyi öne çıkarır.

Tövbe ise yanlış yoldan dönüp yeniden Allah’a yönelmeyi ifade eder.

Çoğu zaman ikisi birlikte gerçekleşir.

İnsan:

“Beni bağışla.”

der.

Sonra da:

“Bu yanlışa devam etmeyeceğim.”

diye yönünü değiştirmeye çalışır.

9️⃣ Ayet Allah’ın Cezalandırmaktan Çok Bağışlamayı mı İstediğini Gösteriyor ❓​

Ayetin rahmet yönü son derece güçlüdür.

Bir önceki ayette insanlar adeta azabı talep etmişlerdi.

Buna rağmen Allah hemen azap göndermemektedir.

Onlara fırsat verilmektedir.

Bu, Kur’an’daki Allah tasavvurunun yalnızca cezalandıran bir güç olmadığını gösterir.

Rahmet,

sabır,

uyarı

ve dönüş kapısı da vardır.

🔟 İnsan Azabı İstese Bile Allah Neden Hemen Vermiyor ❓​

Çünkü insan öfkeyle veya kibirle ne istediğini bilmeyebilir.

Bir önceki ayette insanların:

“Üzerimize taş yağdır.”

dedikleri anlatılmıştı.

Ama Allah onların meydan okumasına göre hareket etmek zorunda değildir.

İlahi hüküm insanın öfkesine göre değil, Allah’ın bilgisi ve hikmetine göre gerçekleşir.

Bu da Allah ile insan arasındaki büyük farklardan biridir.

1️⃣1️⃣ Cezanın Gecikmesi İnsan İçin Bir Fırsat mıdır ❓​

Evet.

İnsan yanlış yaptığında sonucu hemen gelmeyebilir.

Bu süre:

yanlışından dönmek,

özür dilemek,

hakkı yerine koymak,

tövbe etmek

ve hayatını düzeltmek için bir fırsat olabilir.

Bu nedenle cezanın gecikmesini:

“Demek ki yaptığım şeyde sorun yok.”

şeklinde yorumlamak büyük bir hata olabilir.

1️⃣2️⃣ Allah Neden İnsana Tekrar Tekrar Fırsat Verir ❓​

Çünkü insan değişebilir.

Bugün yanlış yapan kişi yarın tövbe edebilir.

Bugün inkâr eden kişi daha sonra inanabilir.

Bugün haksızlık yapan biri yarın pişman olup hakkı geri verebilir.

Eğer insanın her yanlışı anında geri dönüşsüz bir cezayla sonuçlansaydı tövbe ve değişim imkânının anlamı büyük ölçüde ortadan kalkardı.

Kur’an insanın dönüşebilmesine büyük önem verir.

1️⃣3️⃣ Bu Ayet Mekke Müşriklerinin Daha Sonra Müslüman Olabilmeleriyle de İlişkili midir ❓​

Tarihsel açıdan düşündüğümüzde bu oldukça anlamlıdır.

Hz. Muhammed’e karşı çıkan insanların bir kısmı ilerleyen yıllarda Müslüman olmuştur.

Bir dönem İslam’ın karşısında bulunan kişiler daha sonra Müslüman toplumun içinde yer alabilmiştir.

Bu da insana verilen zamanın ve dönüş fırsatının ne kadar önemli olabileceğini gösterir.

Bugünkü düşman yarının dostu olabilir.

1️⃣4️⃣ İnsanlar Hakkında Çok Erken Hüküm Vermemek mi Gerekir ❓​

Evet.

Bir insanın bugünkü hâli onun hayatının son hâli olmak zorunda değildir.

İnsan değişebilir.

Olgunlaşabilir.

Hatasını fark edebilir.

Tövbe edebilir.

Bu nedenle bir kişiyi tek bir dönemindeki yanlışıyla sonsuza kadar tanımlamak her zaman adil olmayabilir.

Allah’ın dönüş kapısını açık tuttuğu yerde insanların da değişim ihtimalini tamamen yok saymaması gerekir.

1️⃣5️⃣ İstiğfar Sadece Büyük Günahlar İçin mi Yapılır ❓​

Hayır.

İnsan günlük hayatında da istiğfar edebilir.

Kırıcı bir söz söylediğinde...

Bir hatasını fark ettiğinde...

Gereksiz kibirlendiğinde...

Bir sorumluluğunu ihmal ettiğinde...

İstiğfar, insanın sürekli kendi davranışlarını gözden geçirmesine yardımcı olabilir.

Bu yönüyle istiğfar sadece geçmişi temizlemeye değil, karakteri geliştirmeye de hizmet eder.

1️⃣6️⃣ İstiğfar İnsanın Psikolojisini Nasıl Etkileyebilir ❓​

İnsan hata yaptığında iki uç arasında kalabilir.

Birincisi:

“Ben hiçbir yanlış yapmadım.”

diyerek kendisini kandırmak.

İkincisi:

“Ben artık tamamen kötüyüm, düzelemem.”

diye umutsuzluğa düşmek.

İstiğfar bu iki uçtan da uzaklaştırır.

İnsan hatasını kabul eder.

Ama hatasının kendisini sonsuza kadar tanımlamasına izin vermez.

Dönüş yolunun hâlâ açık olduğunu bilir.

1️⃣7️⃣ Enfâl 32 ile Enfâl 33 Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır ❓​

Bir önceki ayette:

“Eğer bu hak ise üzerimize azap indir.”

şeklinde büyük bir meydan okuma vardı.

Bu ayette ise cevap adeta şöyledir:

Azabın hemen gelmemesinin sebebi haklı olmanız değildir.

Allah size hâlâ süre ve dönüş imkânı vermektedir.

Bu çok önemli bir farktır.

Sessizlik onay değildir.

Gecikme de haklılık anlamına gelmez.

Bazen sadece rahmettir.

1️⃣8️⃣ Ayetin Bugünkü İnsana En Güçlü Mesajı Nedir ❓​

İnsan bazen yanlış yaptığında hiçbir şey olmadığını görür ve rahatlar.

“Bak, yıllardır böyle yapıyorum, hiçbir şey olmadı.”

diyebilir.

Enfâl 33 bu düşünceyi ciddi biçimde sorgulatır.

Belki hiçbir şey olmaması onay değildir.

Belki sana verilen zamandır.

Belki:

“Henüz dönüş kapısı açık.”

mesajıdır.

Bu durumda asıl akıllıca davranış daha ileri gitmek değil, kendini sorgulamaktır.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Enfâl Suresi 33. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Enfâl Suresi 33. ayet Allah’ın rahmeti ile insanın sorumluluğunu çok güçlü biçimde bir araya getirir.

Bir önceki ayette Mekke müşrikleri azabı adeta kendileri istemişlerdi.

Fakat Allah hemen azap göndermedi.

Kur’an bunun iki yönünü açıklamaktadır:

Hz. Muhammed onların arasındaydı.

Ve bağışlanma dileme kapısı henüz açıktı.

Bu bize çok önemli bir gerçeği öğretir:

Allah’ın ceza vermemesi, insanın yaptığı her şeyi onayladığı anlamına gelmez.

Bazen insana süre tanınır.

Düşünmesi için...

Yanlışını görmesi için...

Tövbe etmesi için...

Hakkı yerine koyması için...

Yeniden başlayabilmesi için...

İşte bu yüzden istiğfar yalnızca günah sonrası söylenen bir kelime değildir.

İnsanın hâlâ değişebileceğini kabul etmesidir.

Enfâl 33 belki de bize şu soruyu yöneltmektedir:

Hayatımızda yaptığımız yanlışların karşılığı hemen gelmediğinde bunu “Ben haklıymışım.” diye mi yorumluyoruz, yoksa “Allah bana hâlâ düzeltmem için zaman veriyor olabilir.” diye düşünebiliyor muyuz?

“Allah’ın insana zaman vermesi, yanlışın doğru olduğu anlamına gelmez. Bazen o zaman, ceza değil rahmettir; insanın dönmesi, özür dilemesi, düzeltmesi ve yeniden başlayabilmesi için açılmış son derece kıymetli bir kapıdır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt