Enfâl Suresi 23. Ayette “Allah Onlarda Bir Hayır Bilseydi Elbette Onlara İşittirirdi; Onlara İşittirseydi Yine de Yüz Çevirirlerdi” İfadesi Ne Anlama Gelir
⠀“Hakikati duymak için yalnızca kulağın açık olması yetmez; insanın içinde gerçeği kabul etmeye hazır bir dürüstlük de bulunmalıdır.”
Ersan Karavelioğlu
Enfâl Suresi 23. Ayet Ne Söylüyor
Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:“Allah onlarda bir hayır olduğunu bilseydi elbette onlara işittirirdi. Onlara işittirseydi bile yine yüz çevirerek uzaklaşırlardı.”
Bu ayet, bir önceki ayette anlatılan “akıllarını kullanmayan sağırlar ve dilsizler” ifadesini açıklamaya devam eder.
Burada asıl mesele fiziksel olarak duymamak değildir.
İnsan hakikati duyabilir.
Ama onu kabul etmeye niyeti yoksa, duyduğu şey hayatında hiçbir karşılık bulmayabilir.
“Allah Onlarda Bir Hayır Bilseydi” Ne Demektir
Buradaki “hayır”, insanın içinde hakikate açık olma, samimiyet, iyi niyet ve doğruyu kabul etmeye hazır olma hâliyle ilişkilendirilebilir.Yani mesele sadece bilgi eksikliği değildir.
İnsan bazen bilgiye ulaşır.
Ama içinde gerçeği kabul etmeye yönelik bir istek yoksa o bilgi fayda vermeyebilir.
Kur’an burada insanın iç tutumuna dikkat çeker.
Bu Ayet Allah’ın Bazı İnsanları Bilerek Hidayetten Uzak Tuttuğunu mu Söylüyor
Ayet bu şekilde anlaşılmamalıdır.Burada insanların kendi tavırlarıyla oluşturduğu bir kapanmadan söz edilmektedir.
Bir insan sürekli yüz çeviriyor,
gerçeğe direniyor,
uyarılara kapalı davranıyor
ve hakikati istemiyorsa,
duyduğu sözün ona fayda vermemesi kendi tercihlerinin sonucu olabilir.
Kur’an insanın iradesini ve sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.
“Elbette Onlara İşittirirdi” Ne Anlama Gelir
Buradaki “işittirmek”, yalnızca sesi kulağa ulaştırmak değildir.Hakikati anlayacak biçimde işitmek,
onu kalpte karşılık bulacak şekilde kavramak
ve mesajın insanda etkili olması anlamına gelir.
Bir insan yüzlerce kez aynı sözü duyabilir.
Ama gerçekten dinlediği an sadece bir kez olabilir.
İşte ayetin işaret ettiği işitme, böyle derin bir işitmedir.
İnsan Neden Gerçeği Duymak İstemez
Çünkü gerçek bazen insanın düzenini bozar.Yanıldığını kabul etmesini gerektirebilir.
Bir çıkarından vazgeçmesine neden olabilir.
Bir alışkanlığını değiştirmesini isteyebilir.
Bir insandan özür dilemesini gerektirebilir.
Bu nedenle insan bazen bilgi eksikliğinden değil, değişmek istemediği için gerçeğe kapalı olabilir.
“Onlara İşittirseydi Yine de Yüz Çevirirlerdi” Ne Demektir
Bu ifade, bazı insanların gerçeğe karşı çok güçlü bir direnç geliştirdiğini anlatır.Yani mesele:
“Bilmiyorlar.”
değildir.
Daha ağır olan durum şudur:
Bilseler bile kabul etmeyebilirler.
Bu, önyargının ve inadın insan üzerinde ne kadar etkili olabileceğini gösterir.
İnsan Bildiği Bir Gerçeği Bilerek Reddedebilir mi
Evet.İnsan psikolojisinde bu çok sık görülür.
Bir davranışın kendisine zarar verdiğini bilir ama devam eder.
Bir konuda haksız olduğunu fark eder ama geri adım atmaz.
Bir ilişkinin yanlış gittiğini bilir ama gururu nedeniyle özür dilemez.
Yani bilgi her zaman davranışı otomatik olarak değiştirmez.
İnsanın iradesi ve karakteri de devreye girer.
Ayet İnat Hakkında Ne Öğretiyor
İnat, insanın doğruyu gördüğü hâlde geri adım atmaması olabilir.Sebat ile inat birbirine benzer görünse de farklıdır.
Sebat doğru olanın üzerinde durmaktır.
İnat ise yanlış olduğu ortaya çıktığı hâlde sırf gurur nedeniyle tutumunu değiştirmemektir.
Enfâl 23’ün eleştirdiği tavır, hakikate karşı bu tür bilinçli dirençtir.
İnsan Kendisini Hakikate Nasıl Kapatır
Bu bazen bir anda olmaz.Yavaş yavaş gerçekleşebilir.
Önce bir uyarı önemsenmez.
Sonra ikinci uyarı küçümsenir.
Sonra insan sadece kendisini doğrulayan sözleri dinlemeye başlar.
Bir süre sonra farklı bir görüş duymak bile rahatsızlık vermeye başlayabilir.
Böylece kişi kendi zihinsel duvarlarını kendisi kurabilir.
Ayet Önyargı Konusunda Ne Söylüyor
Önyargı, insanın bir şeyi daha araştırmadan hükme bağlamasıdır.İnsan:
“Ben zaten biliyorum.”
dediği anda yeni bilgiye kapısını kapatabilir.
Bu nedenle hakikati arayan insanın kendisine şu soruyu sorması gerekir:
“Ben gerçekten araştırıyor muyum, yoksa sadece önceden verdiğim kararı savunacak deliller mi arıyorum?”
Bu soru Enfâl 23’ün ruhuyla çok uyumludur.

Allah İnsanın Kalbindekini Biliyor mu
Kur’an’a göre Allah insanın yalnızca davranışlarını değil, niyetlerini ve iç dünyasını da bilir.Bu nedenle ayette:
“Allah onlarda bir hayır bilseydi…”
ifadesi kullanılır.
İnsan dışarıdan çok şey söyleyebilir.
Ama gerçekten gerçeği arayıp aramadığını Allah bilir.
Bu da insanı dış görünüşten çok iç samimiyete yöneltir.

Hakikati Aramak İçin Samimiyet Neden Önemlidir
Çünkü insan gerçeği değil de sadece kendisini haklı çıkarmayı istiyorsa, en iyi delili bile çarpıtabilir.Samimiyet:
“Ben yanılıyor olabilirim.”
diyebilmektir.
“Karşı tarafın doğru olduğu bir nokta olabilir.”
diyebilmektir.
Gerçek arayışı, insanın kendi egosunu hakikatin önüne koymamasını gerektirir.

Bu Ayet Farklı Düşünen Herkesi Kötü Niyetli mi Sayıyor
Hayır.Bir insanın farklı düşünmesi onun hakikate kapalı olduğu anlamına gelmez.
İnsanlar aynı konu hakkında farklı değerlendirmelere varabilir.
Ayetin eleştirdiği şey farklı düşünmek değil, gerçeği duymaya ve değerlendirmeye baştan kapalı olmaktır.
Bu nedenle ayeti kişisel anlaşmazlıklarda insanları etiketlemek için kullanmak doğru değildir.

Bir İnsan Fikrini Değiştirirse Zayıf mı Görünür
Hayır.Tam tersine gerektiğinde fikir değiştirebilmek zihinsel olgunluk göstergesidir.
Yeni bir delil ortaya çıkmıştır.
İnsan onu değerlendirmiştir.
Ve:
“Ben burada yanılmışım.”
demiştir.
Bu zayıflık değildir.
Asıl zayıflık, yanlış olduğunu bildiği hâlde sırf gurur nedeniyle aynı yerde kalmaktır.

Enfâl 22 ile Enfâl 23 Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır
Enfâl 22’de akıllarını kullanmayan sağır ve dilsizlerden söz edilmişti.Enfâl 23 ise bunun nedenlerinden birini açıklıyor.
Sorun sadece duymamaları değil.
İçlerinde hakikati kabul etmeye yönelik bir açıklık bulunmaması da problemdir.
Yani bir önceki ayet davranışı anlatırken bu ayet o davranışın arkasındaki iç tutuma dikkat çekmektedir.

Ayet Günlük Hayatta Nasıl Karşımıza Çıkar
Bir insan size defalarca aynı şeyi söyleyebilir:“Bu davranışın beni kırıyor.”
Ama siz hiç değişmezsiniz.
Bir doktor:
“Bu alışkanlığın sana zarar veriyor.”
diyebilir.
Ama insan yine devam edebilir.
Bir arkadaş:
“Burada haksızsın.”
diyebilir.
Ama kişi daha dinlemeden reddedebilir.
Bazen sorun bilgi eksikliği değil, duymaya hazır olmamaktır.

Hakikate Açık Olmak İçin Ne Yapılabilir
İnsan kendisine birkaç basit soru sorabilir:Karşımdakini gerçekten dinledim mi?
Yoksa cevap vermek için mi bekledim?
Benim görüşümün yanlış olma ihtimali var mı?
Yeni bilgi gelirse fikrimi değiştirebilir miyim?
Kendi çıkarım olmasaydı aynı şeyi savunur muydum?
Bu sorular insanın kendi zihinsel kör noktalarını görmesine yardımcı olabilir.

Ayetin En Derin Mesajlarından Biri Nedir
Belki de şudur:İnsanı değiştiren şey sadece hakikate ulaşmak değildir.
Hakikatin kendisini değiştirmesine izin vermesidir.
Çünkü insan çok şey bilebilir.
Çok kitap okuyabilir.
Çok nasihat duyabilir.
Ama hiçbir şey onu değiştirmiyorsa problem bilginin azlığında olmayabilir.
Problem, kalbin kapalı olmasında olabilir.

Sonuç: Enfâl Suresi 23. Ayetin Ana Mesajı Nedir
Enfâl Suresi 23. ayet, insanın hakikat karşısındaki iç tutumunu çok derin biçimde sorgular.Allah onlarda bir hayır bilseydi onlara işittirirdi.
Fakat onların tavrı öylesine kapanmıştı ki işitseler bile yüz çevireceklerdi.
Bu ayetin asıl mesajı bilgi eksikliği değildir.
Samimiyet eksikliğidir.
İnsan gerçeği gerçekten istiyor mu?
Yoksa sadece kendi düşüncesinin doğrulanmasını mı istiyor?
Kendisine yapılan uyarıyı anlamaya mı çalışıyor?
Yoksa daha söylenmeden reddetmeye mi hazırlanıyor?
Enfâl 23 bize çok önemli bir şey öğretir:
Hakikati bulmak kadar hakikate hazır olmak da önemlidir.
Çünkü insanın önüne en açık delil konsa bile, kabul etmeye niyeti yoksa yine uzaklaşabilir.
Belki ayetin bize yönelttiği en güçlü soru şudur:
Gerçeğin ne olduğunu öğrenmek mi istiyoruz, yoksa zaten inanmak istediğimiz şeyin doğru çıkmasını mı?
“Hakikat kapıyı çalabilir; fakat insan kapıyı içeriden kilitlemişse hiçbir ses ona ulaşmaz. Gerçek arayış, önce kendi gururumuza ve önyargılarımıza karşı dürüst olabilmekle başlar.”
Ersan Karavelioğlu