📖 Enfâl Suresi 18. Ayette “İşte Böyle! Allah İnkârcıların Tuzaklarını Boşa Çıkarır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,848
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Enfâl Suresi 18. Ayette “İşte Böyle! Allah İnkârcıların Tuzaklarını Boşa Çıkarır” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

“İnsan bazen karşısındaki planın kusursuz, gücün yenilmez olduğunu sanır. Kur’an ise hiçbir hesabın Allah’ın bilgisi ve kudretinin dışında olmadığını hatırlatır.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Enfâl Suresi 18. Ayet Ne Söylüyor ❓​

Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:

“İşte durum böyledir. Allah inkârcıların tuzaklarını zayıflatır.”

Bu kısa ayet, Bedir Savaşı’nın ardından gelen açıklamaların devamıdır.

Bir önceki ayette Müslümanların zaferinin yalnızca kendi güçlerine bağlanmaması gerektiği belirtilmişti.

  1. ayette ise karşı tarafın planlarının da mutlak olmadığı hatırlatılır.
İnsan plan yapar.

Fakat planın gerçekleşeceğini garanti edemez.

2️⃣ “İşte Böyle” İfadesi Neye İşaret Ediyor ❓​

Bu ifade önceki ayetlerde anlatılan bütün sürece bağlanmaktadır.

Müslümanların korkusu...

Allah’tan yardım istemeleri...

Meleklerle desteklenmeleri...

Kalplerinin güçlendirilmesi...

Bedir’de elde edilen sonuç...

Bütün bunların ardından:

“İşte böyle.”

denilerek yaşanan olayın ilahi yardım boyutu tekrar vurgulanmaktadır.

3️⃣ “İnkârcıların Tuzakları” Ne Demektir ❓​

Buradaki tuzak, Müslümanlara karşı kurulan plan ve girişimleri ifade eder.

Mekke’de Müslümanlar uzun süre baskı görmüşlerdi.

Hz. Muhammed’e yönelik çeşitli planlar yapılmıştı.

Müslümanların Medine’de güçlenmesinden sonra da Kureyş ile aralarındaki mücadele devam etmişti.

Dolayısıyla ayetteki ifade basit bir fikir ayrılığından değil, fiilî düşmanlık ve mücadele ortamından söz etmektedir.

4️⃣ Allah Tuzakları Nasıl Zayıflatır ❓​

Bir plan ilk bakışta çok güçlü görünebilir.

Ancak planın başarılı olması birçok şarta bağlıdır.

Zamanlama değişebilir.

Beklenmedik bir olay gerçekleşebilir.

İnsanların hesapları bozulabilir.

Güç dengeleri değişebilir.

Kur’an’a göre bütün bu ihtimaller Allah’ın bilgisi ve kudreti içindedir.

Bu nedenle hiçbir insan planı mutlak değildir.

5️⃣ Bu Ayet İnsanlara Plan Yapmamalarını mı Söylüyor ❓​

Hayır.

Kur’an plan yapmayı kötülemez.

Müslümanlar da Bedir’de strateji geliştirmiş, hazırlık yapmış ve tedbir almışlardır.

Problem plan yapmak değildir.

Problem, insanın kendi planını yenilmez ve kesin sonuç verecek bir güç olarak görmesidir.

İnsan planlar.

Ama sonucu tamamen kontrol edemez.

6️⃣ “Allah Tuzakları Bozar” Demek Her Kötü Plan Hemen Başarısız Olur mu ❓​

Hayır.

Dünyada kötü niyetli insanların planlarının bazen bir süre başarılı olduğu görülür.

Zulüm yıllarca sürebilir.

Haksız insanlar geçici başarı kazanabilir.

Ayetin mesajını:

“Kötü bir plan yapıldığı anda hemen çöker.”

şeklinde anlamak doğru değildir.

Kur’an’ın daha geniş mesajı, batılın ve zulmün mutlak ve sonsuz bir güç olmadığıdır.

7️⃣ Kötülüğün Bir Süre Başarılı Görünmesi Ne Anlama Gelir ❓​

İnsan çoğu zaman kısa bir zaman dilimine bakar.

Bir haksızlık yapan kişi zengin olabilir.

Bir zalim uzun süre güçlü kalabilir.

Bir yalan uzun süre gerçek gibi kabul edilebilir.

Fakat Kur’an dünyadaki geçici başarı ile nihai haklılığı birbirinden ayırır.

Bir şeyin bir süre başarılı olması onun doğru olduğunu göstermez.

8️⃣ Bedir’de Kureyş’in Planı Neden Başarısız Oldu ❓​

Kureyş ordusu sayı ve imkân bakımından daha güçlü görünüyordu.

Bu yüzden savaşın başlangıcında üstün taraf olarak değerlendirilmeleri mümkündü.

Fakat sonuç bekledikleri gibi olmadı.

Müslümanlar Bedir’de galip geldi.

Kur’an bu sonucu yalnızca askerî hesaplarla açıklamaz.

İlahi yardımın da belirleyici olduğunu vurgular.

Böylece görünen güç ile gerçek sonuç arasındaki fark ortaya çıkar.

9️⃣ Ayet Güç Kavramı Hakkında Ne Öğretiyor ❓​

İnsan çoğu zaman gücü:

para,

ordu,

sayı,

makam,

teknoloji

ve nüfuzla ölçer.

Bunlar gerçekten önemli güç unsurlarıdır.

Fakat Kur’an bunların hiçbirinin mutlak olmadığını hatırlatır.

Çok güçlü görünen insanlar düşebilir.

Çok büyük devletler yıkılabilir.

Çok sağlam görünen düzenler sona erebilir.

Dünyevi güç kalıcı değildir.

🔟 Allah’ın Yardımına Güvenmek Tedbiri Bırakmak mıdır ❓​

Hayır.

Bu surede bunun tam tersini görüyoruz.

Müslümanlardan savaş meydanında sağlam durmaları istenmiştir.

Kaçmamaları söylenmiştir.

Taktik hareketlere izin verilmiştir.

Yani insan sorumluluğu sürekli korunmaktadır.

Tevekkül:

“Ben hiçbir şey yapmayayım.”

değil,

“Ben görevimi yapacağım ama sonucu kendime mal etmeyeceğim.”

demektir.

1️⃣1️⃣ Ayet Kibir Hakkında Ne Söylüyor ❓​

Kibir yalnızca bireylerde değil, topluluklarda da ortaya çıkabilir.

Bir kişi:

“Beni kimse yenemez.”

diyebilir.

Bir topluluk:

“Biz çok güçlüyüz.”

diye düşünebilir.

Bir devlet kendi gücünü sınırsız görebilir.

Kur’an bu tür mutlak güç iddialarını reddeder.

Çünkü insanın sahip olduğu bütün güç sınırlıdır.

1️⃣2️⃣ İnsan Başkasına Tuzak Kurduğunda Aslında Kendisine de Zarar Verebilir mi ❓​

Evet.

Kötü niyetli planlar çoğu zaman güven ilişkilerini bozar.

Yalan başka yalanlar gerektirir.

Haksızlık yeni haksızlıklar doğurabilir.

İnsan başkasına zarar vermek için kurduğu düzenin içinde kendi karakterini de bozabilir.

Bu açıdan kötülük yalnızca hedef aldığı kişiye değil, onu yapan insana da zarar verir.

1️⃣3️⃣ Bu Ayet Her Rakibi “İnkârcıların Tuzağı” Olarak Görmemize İzin Verir mi ❓​

Hayır.

Günlük hayatta anlaşmazlık yaşadığımız herkesi bu ayetin tarihsel bağlamındaki düşman kuvvetleriyle bir tutmak doğru değildir.

Birinin bizimle aynı fikirde olmaması tuzak kurduğu anlamına gelmez.

Bir eleştiri düşmanlık değildir.

Bir rekabet de otomatik olarak kötülük değildir.

Kur’an ayetlerini kişisel öfkelere silah hâline getirmemek gerekir.

1️⃣4️⃣ Haksızlığa Uğrayan İnsan Bu Ayetten Nasıl Bir Teselli Bulabilir ❓​

Bazen insan karşısındaki gücün çok büyük olduğunu düşünür.

“Ben bununla baş edemem.”

diyebilir.

Enfâl 18 ona hiçbir insan gücünün mutlak olmadığını hatırlatır.

Fakat bu, haksızlığa uğrayan kişinin hiçbir şey yapmaması anlamına gelmez.

Hakkını hukukla,

bilgiyle,

sabırla

ve doğru yöntemlerle aramalıdır.

Ümidini ise yalnızca karşısındaki gücün büyüklüğüne göre kaybetmemelidir.

1️⃣5️⃣ Ayet Bize Sabır Hakkında Ne Öğretiyor ❓​

İnsan bazen adaletin hemen gerçekleşmesini ister.

Ama hayat her zaman bu hızda işlemez.

Bir yanlışın ortaya çıkması zaman alabilir.

Bir yalanın çökmesi yıllar sürebilir.

Bir haksızlığın düzelmesi uzun bir mücadele gerektirebilir.

Bu nedenle sabır, pasif biçimde beklemek değil; doğru olanı sürdürürken sonucu aceleye zorlamamaktır.

1️⃣6️⃣ Enfâl 17 ile Enfâl 18 Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır ❓​

  1. ayet Müslümanlara:
“Zaferi tamamen kendinize mal etmeyin.”

mesajını vermişti.

  1. ayet ise karşı taraf hakkında:
“Onların planlarını da mutlak güç sanmayın.”

mesajını verir.

Yani iki taraflı bir denge vardır.

Kendi gücünü abartma.

Düşmanın gücünü de mutlaklaştırma.

Her iki durumda da insanın ölçüsü Allah’ın kudretidir.

1️⃣7️⃣ Günlük Hayatta Bu Ayetin Karşılığı Ne Olabilir ❓​

Bir insan size karşı haksız bir plan yapabilir.

Bir iş ortamında sizi dışlamaya çalışabilir.

Bir konuda yalan söyleyebilir.

Bir başkası sizin hakkınızı engellemek isteyebilir.

Böyle durumlarda insan paniğe kapılabilir.

Enfâl 18’in ahlaki mesajı şudur:

Doğru yöntemlerden vazgeçme.

Gerçeği koru.

Tedbir al.

Ama karşındaki kişinin planını kaderin kendisi gibi görme.

Hiçbir insan bütün ihtimalleri kontrol edemez.

1️⃣8️⃣ Ayetin En Derin Mesajlarından Biri Nedir ❓​

Belki de şu cümlede özetlenebilir:

İnsan hesap yapar, fakat hesabın Rabbi değildir.

Bu hem iyi insan için hem kötü niyetli insan için geçerlidir.

İyilik yapan:

“Kesin kazanacağım.”

diyemez.

Kötülük yapan da:

“Planım kusursuz.”

diyemez.

İnsan sınırlıdır.

İşte Kur’an bu sınırı sürekli hatırlatır.

1️⃣9️⃣ Sonuç: Enfâl Suresi 18. Ayetin Ana Mesajı Nedir ❓​

Enfâl Suresi 18. ayet son derece kısa olmasına rağmen güçlü bir mesaj taşır:

“Allah inkârcıların tuzaklarını zayıflatır.”

Bedir bağlamında bu ifade, Müslümanlara karşı güçlü ve sonuç alacağı düşünülen planların beklendiği gibi gerçekleşmediğini anlatmaktadır.

Fakat ayetin daha geniş anlamında insanın gücünün ve planlarının sınırlılığı görülür.

İnsan plan yapabilir.

Güç toplayabilir.

Hesap yapabilir.

Kendisine büyük bir güven duyabilir.

Fakat bütün şartları kontrol edemez.

Kur’an bu nedenle mümine iki önemli şey öğretir:

Başarılı olduğunda kibirlenme.

Karşındaki çok güçlü göründüğünde de umutsuzluğa düşme.

Çünkü senin gücün mutlak olmadığı gibi onun gücü de mutlak değildir.

Enfâl 18 belki de bize şu soruyu yöneltmektedir:

Hayatımızdaki insanlardan ve onların planlarından, Allah’ın kudretini unutturacak kadar mı korkuyoruz?

Çünkü insan plan yapabilir.

Ama hiçbir insan yarını bütünüyle yönetemez.

“Bir insanın planı ne kadar güçlü görünürse görünsün, geleceğin tamamını onun ellerine teslim etme. İnsan hesap yapar; fakat hayatın bütün hesabını görebilen yalnız Allah’tır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt