📖 Beled Suresi 19. Ayette “Ayetlerimizi İnkâr Edenler İse Sol Tarafın İnsanlarıdır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Ashâbü’l Meş’eme, İnkâr, Ahlaki Yön

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,472
2,724,955
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Beled Suresi 19. Ayette “Ayetlerimizi İnkâr Edenler İse Sol Tarafın İnsanlarıdır” Buyrulması Ne Anlama Gelir Ve Ashâbü’l Meş’eme, İnkâr, Ahlaki Yöneliş, Sorumluluk, Vicdan, Seçim Ve İnsan Hayatının Sonucu Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


“İnsan yalnız inandıklarıyla değil, hakikat karşısında aldığı tavırla da kendi yönünü belirler. Bazı yollar bir anda değil, tekrar edilen küçük reddedişlerle karanlığa dönüşür.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ “وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِنَا هُمْ أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ — Vellezîne Keferû Bi Âyâtinâ Hum Ashâbü’l Meş’eme” Ne Demektir ❓


Beled Suresi’nin on dokuzuncu ayetinde şöyle buyrulur:


وَالَّذِينَ كَفَرُوا بِآيَاتِنَا هُمْ أَصْحَابُ الْمَشْأَمَةِ


Anlam olarak:


“Ayetlerimizi inkâr edenler ise sol tarafın insanlarıdır.”
(Beled Suresi, 90/19)



Bir önceki ayette:


“İşte onlar sağ tarafın insanlarıdır.”


denilmişti.


Şimdi karşıt grup açıklanır:


Allah’ın ayetlerini inkâr edenler.


Böylece sure, başlangıçta gösterdiği iki yolun iki farklı sonucunu açıkça ortaya koymaya başlar.


2️⃣ 👈 “Ashâbü’l Meş’eme” Ne Anlama Gelir ❓


Ashâbü’l meş’eme ifadesi genel olarak:


sol tarafın insanları,


uğursuz sona yönelenler,


kötü akıbetin insanları


şeklinde açıklanır.


Buradaki “sol” kelimesi modern siyasi anlamda kullanılmaz.


Tamamen Kur’an’ın ahiret ve ahlak sembolizmi içindedir.


Bir önceki ayetteki:


👉 Ashâbü’l Meymene


ile burada geçen:


👈 Ashâbü’l Meş’eme


birbirinin karşıtı olarak kullanılır.


3️⃣ ⚖️ Sağ Ve Sol Taraf Neden Birbirine Karşıt Semboller Hâline Gelir ❓


Kur’an’ın bu bölümünde iki farklı hayat yönelişi vardır.


Bir tarafta:


iman,


sabır,


merhamet,


özgürleştirme,


doyurma,


yetimi ve yoksulu gözetme.


Diğer tarafta ise:


ayetleri reddetme


ve bunun oluşturduğu karşıt yön.


Dolayısıyla sağ ve sol burada coğrafi yönlerden çok ahlaki sonuçların sembolleridir.


İnsan hangi yöne yürüdüyse, sonunda o yönün insanı olur.


4️⃣ 📖 “Ayetlerimizi İnkâr Edenler” İfadesindeki “Ayet” Ne Anlama Gelebilir ❓


Âyet kelimesi:


işaret,


delil,


vahyin ifadeleri


anlamlarını taşır.


Kur’an bağlamında ayetler:


Allah’ın vahyedilmiş mesajlarını


ve daha geniş anlamıyla Allah’ın kudretini gösteren işaretleri ifade edebilir.


Bu nedenle inkâr yalnız bir kelimeyi kabul etmemek şeklinde düşünülmez.


Daha derin düzeyde:


hakikat çağrısına bilinçli biçimde sırt çevirmek


meselesi gündeme gelir.


5️⃣ 🧠 İnkâr İle Bilmemek Aynı Şey midir ❓


Her zaman değil.


Bir şeyi hiç bilmemek ile:


onu öğrenme imkânı bulduktan sonra reddetmek


aynı durum değildir.


Kur’an’daki küfür kavramı birçok bağlamda yalnız bilgi eksikliğini değil:


örtme,


reddetme,


yüz çevirme


anlam alanlarını taşır.


Bu yüzden ahlaki değerlendirmede insanın:


bilgisi,


imkânı,


niyeti,


içinde bulunduğu şartlar


gibi unsurlar önemlidir.


Nihai hükmü ise Allah’a aittir.


6️⃣ 🪞 İnsan Hakikati Neden Reddedebilir ❓


İnsan yalnız bilgisizlik nedeniyle yanılmaz.


Bazen:


kibir,


çıkar,


alışkanlık,


toplumsal baskı,


güç kaybetme korkusu


hakikati kabul etmeyi zorlaştırabilir.


Bir insan gerçeği fark ettiğinde şu soruyla karşılaşabilir:


“Bunu kabul edersem hayatımda neyi değiştirmem gerekecek?”


İşte bazı reddedişler tam burada başlar.


Problem yalnız gerçeği görmek değil, gerçeğin bedelini kabul etmektir.


7️⃣ 👁️ Beled Suresindeki “Görme” Temasıyla İnkâr Arasında Nasıl Bir Bağ Kurulabilir ❓


  1. ayette:

“Biz ona iki göz vermedik mi?”


denilmişti.


Fiziksel olarak görmek ile hakikati kabul etmek aynı şey değildir.


İnsan bir işareti görebilir fakat:


önemsemeyebilir,


yorumunu çarpıtabilir,


çıkarına uymadığı için reddedebilir.


Bu nedenle surenin derin mesajlarından biri şudur:


Göz sahibi olmak, mutlaka basiret sahibi olmak anlamına gelmez.


8️⃣ 👅 Dil Nimeti İnkârın Bir Aracına da Dönüşebilir mi ❓


Evet.


  1. ayette insana:

bir dil ve iki dudak


verildiği hatırlatılmıştı.


Dil:


hakikati söylemek için kullanılabileceği gibi,


yalan,


alay,


çarpıtma,


iftira


için de kullanılabilir.


Dolayısıyla insanın sahip olduğu nimetler otomatik olarak onu doğruya götürmez.


Nimetin nasıl kullanılacağı ahlaki seçime bağlıdır.


9️⃣ 🛤️ “İki Yol” Ayetiyle 19. Ayet Arasında Nasıl Bir Bağ Vardır ❓


  1. ayette:

“Biz ona iki yolu göstermedik mi?”


denilmişti.


  1. ayette:

sağ tarafın insanları


ortaya çıktı.


  1. ayette:

sol tarafın insanları


ortaya çıkıyor.


Böylece 10. ayetteki iki yol, artık iki farklı insan topluluğuna dönüşür.


Başlangıçta yol vardı.


Sonra seçim geldi.


Sonunda ise seçimin sonucu ortaya çıktı.


🔟 🏔️ Sarp Yokuşa Girmemek İle İnkâr Arasında Nasıl Bir İlişki Kurulabilir ❓


  1. ayette:

“O sarp yokuşa girişmedi.”


denilmişti.


Ardından sarp yokuş:


özgürleştirmek,


aç doyurmak,


yetimi korumak,


yoksulu gözetmek,


iman,


sabır,


merhamet


olarak açıklandı.


  1. ayetteki inkâr, bu bütün ahlaki yönelişin karşısındaki yolu temsil eder.

Yani mesele yalnız teorik bir kabul veya ret değildir.


İnsan hakikati reddettiğinde bunun hayata yansıyan sonuçları da olabilir.


1️⃣1️⃣ ❤️ Merhametsizlik İnkârın Zorunlu Sonucu mudur ❓


Her birey açısından böyle mekanik bir hüküm kurmak doğru değildir.


İnançsız bir insan merhametli davranabilir.


İnançlı olduğunu söyleyen biri de merhametsiz davranabilir.


Beled Suresi ise ideal Kur’anî bütünlüğü anlatır:


iman ile merhametin birleşmesi.


Dolayısıyla ayetin amacı insanları yüzeysel etiketlere ayırmak değil, hakikat ve ahlak arasındaki derin bağı göstermektir.


1️⃣2️⃣ ⚖️ Bir İnsanın Nihai Olarak “Sol Tarafın İnsanlarından” Olduğuna Biz Karar Verebilir miyiz ❓


Hayır.


Bu son derece önemli bir sınırdır.


İnsanlar:


dış davranışları görebilir,


sözleri duyabilir,


fikirleri tartışabilir.


Fakat kişinin:


niyetini,


bilgisinin sınırını,


iç dünyasını,


nihai hesabını


tam olarak bilemez.


Kur’an’ın bu tür tasvirleri öncelikle insanın kendisini sorgulaması içindir.


Başkalarına kesin ahiret hükmü vermek için değil.


1️⃣3️⃣ 🧠 İnkâr Zamanla Bir Alışkanlığa Dönüşebilir mi ❓


Evet.


İnsan küçük bir gerçeği reddettiğinde bunu gerekçelendirebilir.


Sonra başka bir gerçeği de görmezden gelir.


Tekrarlandıkça zihinde bir savunma sistemi oluşabilir.


Bu yüzden ahlaki körleşme çoğu zaman bir anda gerçekleşmez.


Küçük:


inkârlar,


mazeretler,


duyarsızlıklar


zamanla büyük bir yönelim meydana getirebilir.


Karakter, tekrar edilen seçimlerden oluşur.


1️⃣4️⃣ 💰 Servet Ve Güç Hakikati Kabul Etmeyi Zorlaştırabilir mi ❓


Bazen evet.


Beled Suresi daha önce gücü ve servetiyle güven duyan insanı eleştirmişti.


Güç sahibi kişi:


yanıldığını kabul etmekte,


haksızlığını görmekte,


ayrıcalığından vazgeçmekte


zorlanabilir.


Çünkü hakikati kabul etmek bazen çıkar kaybı anlamına gelir.


Bu nedenle kibir yalnız psikolojik bir sorun değildir.


Hakikati algılamayı bozan ahlaki bir perdeye dönüşebilir.


1️⃣5️⃣ 🌍 Toplumlar da Hakikati Topluca Görmezden Gelebilir mi ❓


Evet.


Bir toplumda bazı yanlışlar uzun süre devam ederse normalleşebilir.


Örneğin:


adaletsizlik,


ayrımcılık,


sömürü,


yoksulluğa duyarsızlık


zamanla sıradan kabul edilebilir.


İnsanlar:


“Herkes böyle yapıyor.”


diyerek sorumluluğu azaltmaya çalışabilir.


Fakat çoğunluğun bir davranışı normalleştirmesi, onu otomatik olarak doğru yapmaz.


Ahlaki hakikat bazen kalabalığa rağmen korunmalıdır.


1️⃣6️⃣ 🕯️ İnkârdan Dönüş Mümkün müdür ❓


Dünya hayatı devam ettiği sürece insanın yön değiştirme imkânı vardır.


İnsan:


düşünebilir,


yanıldığını fark edebilir,


tövbe edebilir,


hayatını değiştirebilir.


Bu nedenle Kur’an’ın uyarıları yalnız cezayı bildirmek için değildir.


Aynı zamanda insanı dönüşe çağırır.


Uyarının anlamı da zaten burada ortaya çıkar:


Henüz yön değiştirilebilecek zaman varken insanın kendisini sorgulaması.


1️⃣7️⃣ 🧭 Sağ Ve Sol Taraf Arasındaki Asıl Ayrım Nerede Başlar ❓


Büyük finalde değil.


Gündelik hayatta başlar.


Bir insan:


doğruyu bildiğinde ne yapıyor?


Güçsüzü gördüğünde nasıl davranıyor?


Çıkarıyla adalet çatıştığında neyi seçiyor?


Servetiyle ne yapıyor?


Merhameti artırıyor mu?


Hakikatten kaçıyor mu?


Bu küçük görünen seçimler zamanla büyük yönleri oluşturur.


Ahirette görünen yön, dünyada yürünmüş yolun sonucudur.


1️⃣8️⃣ 🔄 Beled Suresinin 17, 18 Ve 19. Ayetleri Birlikte Nasıl Okunmalıdır ❓


Bu üç ayette iki taraf artık tamamen belirginleşir:


17. Ayet:
🤲 İman.


⏳ Sabır.


❤️ Merhamet.


18. Ayet:
👉 “İşte onlar sağ tarafın insanlarıdır.”


19. Ayet:

👈 “Ayetlerimizi inkâr edenler ise sol tarafın insanlarıdır.”


Böylece sure:


iman ve merhamet yoluyla oluşan bir taraf


ile


inkâr yoluyla oluşan karşıt tarafı


yan yana getirir.


Ve artık geriye yalnız bu ikinci yolun nihai sonucunun açıklanması kalır.


1️⃣9️⃣ 👈 Sonuç: İnsan Hayatı Boyunca Verdiği Kararlarla Kendi Yönünü İnşa Eder​


Beled Suresi’nin on dokuzuncu ayetindeki:


“Ayetlerimizi inkâr edenler ise sol tarafın insanlarıdır.”


ifadesi, surenin başından beri gelişen seçim ve sonuç temasını doruğa taşır.


İnsana:


👀 göz verilmişti.


👅 dil verilmişti.


🛤️ iki yol gösterilmişti.


Sonra sarp yokuş gösterildi:


⛓️ özgürleştirmek,


🍞 doyurmak,


👶 yetimi korumak,


🤲 yoksulu gözetmek,


🤲 iman etmek,


⏳ sabretmek,


❤️ merhameti çoğaltmak.


Bir grup bu yola yöneldi ve:


sağ tarafın insanları


olarak tanımlandı.


Diğer grup ise ayetleri reddetti ve:


sol tarafın insanları


olarak anıldı.


Burada insanın önüne çok derin bir soru çıkar:


Ben hangi yöne doğru yürüyorum?


Çünkü yön yalnız büyük sözlerle belirlenmez.


Her:


doğru söz,


adaletli karar,


merhametli davranış


bir yön oluşturur.


Aynı şekilde:


bilinçli haksızlık,


kibir,


hakikati sürekli reddetme


de başka bir yön oluşturabilir.


İnsan bir gün ansızın başka bir tarafta uyanmaz.


Çoğu zaman orada olmasına yol açan adımları yıllardır atmaktadır.


Ve Beled Suresi’nin son ayetinde bu karşıt yolun nihai sonucu açıklanacaktır:


“Onların üzerine kapatılmış bir ateş vardır.”


Böylece sure, insanın şehirden başlayan hayat yolculuğunu:


nimet,


seçim,


sorumluluk,


merhamet


ve sonunda hesap ile tamamlayacaktır.


“İnsan yönünü bir günde belirlemez; her hakikat karşısındaki tavrı, her merhamet veya duyarsızlık anı ve her ahlaki seçimi onun yoluna küçük bir işaret bırakır. Sonunda insan, yıllarca yürüdüğü yolun nereye çıktığıyla yüzleşir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt