📖 Bakara Suresi 56. Ayette “Sonra Ölümünüzün Ardından Sizi Yeniden Dirilttik Ki Şükredesiniz” İfadesi Ne Anlama Gelir Ve Yıldırım Olayından Sonra

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
51,732
2,724,958
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 Bakara Suresi 56. Ayette “Sonra Ölümünüzün Ardından Sizi Yeniden Dirilttik Ki Şükredesiniz” İfadesi Ne Anlama Gelir Ve Yıldırım Olayından Sonra Yeniden Diriltilme, Ölümden Sonra Hayat, Diriliş Mucizesi, İkinci Bir Hayat Fırsatı, Şükür, Ahiret İnancı, Ölümün Nihai Son Olup Olmadığı Ve İnsanın Hayata Yeniden Kavuştuğunda Onu Nasıl Değerlendirmesi Gerektiği Açısından Nasıl Anlaşılmalıdır ❓


“İnsan çoğu zaman hayatın değerini yaşarken değil, onu kaybetme ihtimaliyle karşılaştığında fark eder. Bakara 56, yeniden verilen hayatı yalnız bir mucize olarak değil, ikinci kez verilmiş bir emanet olarak düşündürür: Aynı güne geri dönmek değil, aynı hayata başka bir bilinçle dönmek önemlidir.”
Ersan Karavelioğlu

1️⃣ Bakara Suresi 56. Ayet Ne Söyler ❓


Bakara Suresi'nin elli altıncı ayetinde anlam olarak şöyle buyrulur:


“Sonra ölümünüzün ardından sizi yeniden dirilttik ki şükredesiniz.”


Bu ayet doğrudan bir önceki olayın devamıdır.


Bakara 55'te bir grubun:


“Allah'ı açıkça görmedikçe sana inanmayacağız.”


dediği ve ardından onları sarsıcı bir ilahi hadisenin yakaladığı anlatılmıştı.


Şimdi ise Kur’an:


“Ölümünüzün ardından sizi yeniden dirilttik.”


der.


Dolayısıyla anlatı cezada bitmez.


Yeniden hayat vardır.


Ve bu ikinci hayatın amacı özellikle belirtilir:


Şükür.


2️⃣ Ayette Gerçek Bir Ölümden Mi Söz Ediliyor ❓


Klasik tefsir geleneğinde baskın yorum, burada gerçek bir ölüm ve ardından Allah'ın onları yeniden hayata döndürmesinin anlatıldığı yönündedir.


Çünkü ayette açık biçimde:


“Ölümünüzden sonra...”


ifadesi kullanılır.


Bazı modern yorumlarda olayın:


bayılma,


bilincin kaybolması,


ölüme benzer ağır bir hâl


olabileceği yönünde farklı değerlendirmeler yapılmıştır.


Ancak ayetin lafzı ve klasik yorum çizgisi gerçek ölümden sonra yeniden diriltilme anlayışını daha doğrudan destekler.


Kur’an olayın biyolojik mekanizmasını açıklamaz.


Onu ilahi bir mucize olarak sunar.


3️⃣ Bu Diriliş Ahiretteki Dirilişle Aynı Şey Midir ❓


Hayır.


Burada anlatılan, Kur’an kıssası içinde dünya hayatında gerçekleşen istisnai bir yeniden diriltme olayıdır.


Ahiretteki diriliş ise bütün insanların ölümden sonra yeniden diriltilmesini ifade eden çok daha kapsamlı bir inançtır.


Aralarında ilişki kurulabilir.


Bu olay adeta:


“Ölümden sonra diriltme Allah için imkânsız değildir.”


mesajını somutlaştırır.


Ama burada diriltilen kişiler yeniden dünya hayatına dönmektedir.


Ahiret dirilişi ise nihai hesap ve ebedi hayat düzenine geçişle ilişkilidir.


4️⃣ Kur’an’da Başka Yeniden Diriltilme Örnekleri Var Mıdır ❓


Evet.


Kur’an'ın farklı bölümlerinde ölüm ve diriliş temasına ilişkin başka anlatılar da vardır.


Bakara Suresi'nin ilerleyen ayetlerinde de:


ölmüş birinin diriltilmesi,


yıkılmış bir beldeyi gören kişinin uzun süre sonra yeniden hayata döndürülmesi,


Hz. İbrahim'in kuşlarla ilgili diriliş talebi


gibi örnekler gelecektir.


Bu anlatıların ortak noktası şudur:


Ölüm, Allah'ın kudreti açısından geri döndürülemez bir sınır değildir.


İnsan için ölüm nihai görünür.


Kur’an'ın teolojik perspektifinde ise yaratmayı ilk kez gerçekleştiren Allah için yeniden yaratmak da mümkündür.


5️⃣ İnsan Bir Kez Öldükten Sonra Nasıl Yeniden Dirilebilir ❓


Bu soru doğal olarak biyolojik düşünceyi aşar.


Normal insan deneyiminde ölüm geri dönüşsüzdür.


Tıp bazı durumlarda kalp ve solunum durmasını geri çevirebilir; fakat biyolojik ölüm ile mucizevi diriliş aynı kategori değildir.


Bakara 56'nın iddiası da olağan tıbbi süreç değildir.


İlahi mucizedir.


Bu nedenle ayet:


“Bunun doğal mekanizması nedir?”


sorusundan çok:


“Hayatı ilk kez veren kudret, onu yeniden verebilir mi?”


sorusunu gündeme getirir.


Kur’an'ın cevabı açıktır:


Evet.


6️⃣ İlk Yaratılış İle Yeniden Diriliş Arasında Nasıl Bir Bağ Kurulur ❓


Kur’an başka ayetlerde insanı ilk yaratılış üzerinden yeniden dirilişi düşünmeye çağırır.


Mantık kabaca şöyledir:


İnsan bir zamanlar yoktu.


Sonra var oldu.


Eğer varlık ilk kez mümkün olduysa:


yeniden var edilmenin neden mutlak biçimde imkânsız olduğu


sorulabilir.


Elbette bu felsefi olarak herkes için zorunlu bir ispat sayılmayabilir.


Ama Kur’an'ın kendi teolojik mantığında ilk yaratılış, yeniden yaratılışın mümkünlüğünün büyük göstergesidir.


Bakara 56 ise bu fikri bir kıssa içinde dramatik biçimde gösterir.


7️⃣ Neden Onlar Yeniden Diriltiliyor ❓


Ayet amacını açıkça söyler:


“Ki şükredesiniz.”


Bu son derece önemlidir.


Yeniden diriliş yalnız şaşırtıcı bir güç gösterisi değildir.


Ahlaki sonuç beklenmektedir.


Hayat ikinci kez verilmiştir.


Bu durumda kişi:


daha bilinçli,


daha sadık,


daha şükreden


biri olmalıdır.


Mucize, insanı sadece hayrete düşürmek için değil, karakterini değiştirmek için anlam kazanır.


8️⃣ Şükür Neden Hayata Bağlanır ❓


Çünkü insan sahip olduğu en temel nimeti çoğu zaman unutur:


Yaşıyor olmak.


İnsan:


parasını,


evini,


işini,


sorunlarını


düşünür.


Ama bütün bunlardan önce var olan büyük gerçek şudur:


Hayattadır.


Nefes alır.


Düşünebilir.


Sevebilir.


Yeniden karar verebilir.


Bakara 56'da hayatın geri verilmesinin ardından:


“Şükredin.”


denmesi, yaşamın kendisini en temel nimetlerden biri olarak görmeyi öğretir.


9️⃣ Hayatta Olmak Tek Başına Şükür Sebebi Midir ❓


Hayat her zaman kolay değildir.


İnsan:


acı,


kayıp,


hastalık,


yalnızlık


yaşayabilir.


Bu nedenle:


“Yaşıyorsun, o hâlde hiçbir şeye üzülme.”


gibi yüzeysel bir yaklaşım doğru değildir.


Ama zorlukların varlığı hayatın bütün değerini yok etmek zorunda da değildir.


Şükür:


problemleri inkâr etmek değil,


problemler arasında hâlâ var olan nimetleri görebilmektir.


İnsan aynı anda hem üzgün hem şükreden biri olabilir.


🔟 İkinci Şans İnsanı Gerçekten Değiştirir Mi ❓


Her zaman değil.


Bir insan ölüm tehlikesi geçirdiğinde:


“Artık hayatımı tamamen değiştireceğim.”


diyebilir.


Bir süre gerçekten değişir.


Sonra zaman geçer ve eski alışkanlıklarına dönebilir.


Bu çok insani bir durumdur.


Çünkü olağanüstü deneyimin duygusal etkisi zamanla azalabilir.


Bu nedenle ikinci şansın değeri sadece:


“Bana bir fırsat daha verildi.”


demekte değil,


o fırsatı kalıcı davranış değişikliğine dönüştürmektedir.


1️⃣1️⃣ İnsan Ölümle Karşılaşınca Neden Önceliklerini Değiştirir ❓


Çünkü ölüm birçok dünyevi meseleyi yeniden ölçeklendirir.


Bir insan ciddi ölüm tehlikesi yaşadığında daha önce büyük gördüğü bazı şeyler küçülebilir:


gereksiz tartışmalar,


statü yarışları,


başkalarının ne düşündüğü,


küçük kırgınlıklar.


Buna karşılık:


aile,


sevgi,


zaman,


anlam,


vicdan


daha önemli hâle gelebilir.


Ölüm, hayatın içinde gizlenmiş öncelikleri görünür hâle getirir.


Bu nedenle ölüm bilinci bazen hayatı daha doğru sıralamayı öğretir.


1️⃣2️⃣ Yeniden Hayata Dönmek Geçmişi Siler Mi ❓


Hayır.


İkinci fırsat, geçmişte yapılanları yok etmeyebilir.


Ama geçmişin geleceği zorunlu olarak belirlemesini engelleyebilir.


Bir insan:


yanlış yapmış,


büyük bir hata işlemiş,


hayatını boşa harcamış


olabilir.


Geçmiş değiştirilemez.


Fakat insanın önünde yeni zaman varsa şu soru hâlâ açıktır:


“Buradan sonra ne yapacağım?”


Bu yüzden ikinci şansın değeri geçmişi silmekte değil, geleceğin yönünü değiştirebilmekte yatar.


1️⃣3️⃣ Ahiret İnancı Açısından Bu Ayetin Önemi Nedir ❓


İnsan ölümden sonra dirilişi anlamakta zorlanabilir.


Çünkü bütün deneyimi:


doğum,


yaşam,


ölüm


sıralamasına dayanır.


Kur’an ise bu çizginin sonuna bir aşama daha ekler:


Diriliş.


Bakara 56'daki olay, ahiret dirilişinin kendisi değildir.


Ama teolojik açıdan onun mümkünlüğüne güçlü bir örnek işlevi görebilir.


Ölüm burada:


varlığın mutlak yokluğu


olarak değil,


Allah'ın yeniden hayat verebileceği bir eşik olarak sunulur.


1️⃣4️⃣ Ölüm Nihai Son Değilse Hayatın Anlamı Nasıl Değişir ❓


Eğer ölüm her şeyin mutlak sonuysa insan hayatı başka bir çerçevede değerlendirilir.


Eğer ölümden sonra:


diriliş,


hesap,


devam eden bir varoluş


varsa, dünya hayatı nihai sahne olmaktan çıkar.


Bu durumda:


gizli iyilik,


karşılıksız fedakârlık,


cezasız kalmış zulüm


başka bir anlam kazanır.


Ahiret inancı özellikle adalet sorununa şu cevabı verir:


Dünya son mahkeme değildir.


Bu nedenle dünyada tamamlanmamış hesapların nihai olarak kapanabileceği düşünülür.


1️⃣5️⃣ Ölüm Bilinci İnsan Hayatını Daha Değerli Mi Kılar ❓


Evet, paradoksal biçimde ölüm hayatın değerini artırabilir.


Eğer zamanımız sınırsız olsaydı:


özürleri,


iyilikleri,


sevdiklerimize ayıracağımız zamanı


sonsuzca erteleyebilirdik.


Ama sonluluk:


“Şimdi.”


kelimesini değerli hâle getirir.


İnsan her şey için sonsuz fırsata sahip değildir.


Bu nedenle ölüm bilinci:


hayattan kaçmak için değil,


hayatın ertelenemez olduğunu anlamak için kullanılabilir.


1️⃣6️⃣ Yeniden Diriltilen Birinin Şükrü Nasıl Görünmelidir ❓


Şükür sadece sözde kalmamalıdır.


Hayatı yeniden verilmiş biri için şükür:


zamanını daha bilinçli kullanmak,


haksızlıklarını düzeltmek,


sevdiklerini ihmal etmemek,


Allah'a karşı sorumluluğunu ciddiye almak,


nimeti boşa harcamamak


şeklinde düşünülebilir.


Bu ilke herkes için geçerlidir.


Belki biz mucizevi biçimde yeniden diriltilmedik.


Ama her sabah uyandığımızda önümüzde yine kullanılmamış bir gün vardır.


Ve o günün nasıl yaşanacağı hâlâ seçilebilir.


1️⃣7️⃣ Bu Ayet Mümin İçin Nasıl Bir Öz Muhasebe Olmalıdır ❓


İnsan kendisine şu soruları sorabilir:


Bugün hayatta olmayı gerçekten nimet olarak görüyor muyum?


Sanki sonsuz zamanım varmış gibi önemli şeyleri sürekli erteliyor muyum?


Bana ikinci bir hayat fırsatı verilse neyi değiştirirdim?


Değiştireceğim şeyi neden bugün değiştirmiyorum?


Geçmiş hatalarımın geleceğimi zorunlu biçimde belirlemesine izin veriyor muyum?


Şükrüm sadece dilimde mi, yoksa zamanımı kullanma biçimimde de görünüyor mu?



Belki bu soruların en güçlüsü şudur:


“Ölüp geri dönseydim bugün farklı yaşayacaktım diyorsam, beni şimdi engelleyen nedir?”


1️⃣8️⃣ Modern İnsan İçin “İkinci Hayat” Fikri Neden Güçlüdür ❓


İnsan hayatında bazen gerçek ölüm olmadan da “ikinci hayat” dönemleri yaşayabilir.


Ağır bir hastalıktan kurtulur.


Büyük bir kazayı atlatır.


Bir bağımlılıktan çıkar.


Yıkıcı bir dönem sona erer.


Hayatını kökten değiştiren bir farkındalık yaşar.


Ve insan eski hayatına bakıp:


“Sanki başka biriydim.”


diyebilir.


Bu tür dönüm noktaları insana sembolik olarak yeniden başlangıç duygusu verebilir.


Ama ikinci hayatın gerçek değeri, yeni takvimde değil yeni bilinçte ortaya çıkar.


1️⃣9️⃣ İkinci Bir Hayatın Değeri, İnsanın Birincisinde Yapamadığını Yapabilme Cesaretinde Ortaya Çıkar​


Bakara Suresi'nin elli altıncı ayeti çok kısa bir cümleyle insanın en büyük varoluş sorularından birine dokunur:


Ölüm gerçekten son mudur?


Kur’an'ın cevabı:


Hayır.


Ve burada bu cevap sadece gelecek ahiret öğretisi olarak değil, bir tarihsel kıssa içinde yeniden diriltilme anlatısıyla gösterilir.


Ama ayetin en dikkat çekici tarafı belki dirilişten sonra gelen cümledir:


“Ki şükredesiniz.”


Yani yeniden yaşamak başlı başına yeterli değildir.


Asıl soru:


O hayatla ne yapacaksın?


İnsan bazen:


“Bir şansım daha olsaydı...”


der.


Bir konuşmayı farklı yapardı.


Bir insanı daha çok severdi.


Bir hatayı işlemezdi.


Bir fırsatı kaçırmazdı.


Bir özrü ertelenmezdi.


Fakat Bakara 56'nın varoluşsal gücü tam burada ortaya çıkar.


Çünkü bugün hâlâ yaşıyorsak birçok konuda o:


“bir şans daha”


zaten elimizde olabilir.


Dün geri gelmez.


Ama bugün henüz tamamlanmamıştır.


Geçmiş değişmez.


Ama geçmişe vereceğimiz anlam değişebilir.


Belki insanın ikinci hayat için gerçekten ölmesi gerekmez.


Bazen bir farkındalık yeterlidir:


“Bu hayat bana sonsuz süreliğine verilmedi.”


Bu cümle insanın hayatı değerlendirme biçimini değiştirebilir.


Birçok kişi zamanın değerini paradan daha az düşünür.


Oysa para kaybedilir, tekrar kazanılabilir.


Zaman kaybedildiğinde aynı saat geri gelmez.


Bu nedenle hayatın en büyük sermayelerinden biri paradoksal biçimde sürekli azalır:


Vakit.


Bakara 56'nın şükür çağrısı bu nedenle yalnız:


“Hayatta olduğun için mutlu ol.”


demek değildir.


Daha derin biçimde:


“Hayatta olduğunun gereğini yap.”


diyebilir.


Çünkü şükür yalnız duygu değildir.


Kullanımdır.


Sana bilgi verildiyse onu nasıl kullandın?


Servet verildiyse?


Güç verildiyse?


Ve en temel olarak:


zaman verildiyse?


Bir insan yüz yıl yaşayabilir ama hayatının büyük kısmını gerçekten yaşamamış gibi geçirebilir.


Başka biri daha kısa yaşar ama:


sever,


üretir,


öğrenir,


iyilik yapar,


karakterini geliştirir.


Bu nedenle hayatın değeri yalnız süresinde değil, bilincinde de ortaya çıkar.


Ayette ölümden sonra diriltilen topluluğa:


“Şükredin.”


denmesi ayrıca büyük deneyimlerin insanı otomatik olarak dönüştürmediğini hatırlatır.


Bir mucize bile insanın özgür iradesinin yerine geçmez.


Hayat yeniden verilir.


Ama kişi yine seçmek zorundadır.


Şükredecek mi?


Unutacak mı?


Değişecek mi?


Eski hayatına mı dönecek?


Bu açıdan ikinci şansın kendisi kadar ikinci şanstan sonra verilen kararlar önemlidir.


Belki insanın yaşadığı en büyük trajedilerden biri şudur:


Bir şeyi kaybetmek üzereyken değerini anlamak,


geri kazandığında ise zamanla tekrar unutmak.


Sağlık gider.


İnsan her şeyi verir:


“Yeter ki iyileşeyim.”


İyileşir.


Bir süre sonra sağlığı yine sıradanlaşır.


Bir ilişki kaybolmak üzeredir.


İnsan:


“Bir fırsat daha ver.”


der.


Fırsat gelir.


Sonra eski davranışlar geri dönebilir.


Demek ki şükrün düşmanı yalnız nankörlük değildir.


Alışmak da olabilir.


İnsan nimete alışınca onu artık nimet gibi görmez.


Bakara 56 bu yüzden yalnız diriliş değil, hafıza ayetidir de.


Sana geri verilen şeyi unutma.


Hayatı.


Fırsatı.


Zamanı.


Ve belki bu ayetin bugün insana bırakabileceği en güçlü soru şudur:


“Gerçekten bir kez daha hayata döndürülmüş olsaydın yarın neyi farklı yapardın; peki o şeyi bugün yapmana engel olan nedir?”


Belki insanın hayatını değiştirecek farkındalık bazen ölümden dönmek değil, ölmeden önce uyanabilmektir.


“İkinci şansın değeri insana fazladan zaman verilmesinde değil, verilen zamanı artık eskisi gibi harcamamasında ortaya çıkar. Şükür, hayatın varlığını fark etmekten başlayıp o hayatı daha bilinçli, daha adil ve daha anlamlı yaşamaya kadar uzanır.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt