📖 A‘râf Suresi 31. Ayette “Ey Âdemoğulları! Her Mescide Gidişinizde Güzel Elbiselerinizi Giyin; Yiyin, İçin Fakat İsraf Etmeyin” İfadesi

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,650
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 31. Ayette “Ey Âdemoğulları! Her Mescide Gidişinizde Güzel Elbiselerinizi Giyin; Yiyin, İçin Fakat İsraf Etmeyin” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsan nimetlerden kaçmak için değil, onları ölçülü ve şükürle kullanmak için yaratılmıştır. Güzellik ile israf arasındaki çizgiyi belirleyen şey, sahip olmak değil ölçüyü kaybetmemektir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 30. ayetinde bazı insanların şeytanları dost edindiği hâlde kendilerini doğru yolda sandıkları anlatılmıştı.

  1. ayette ise insanın günlük hayatına doğrudan dokunan üç önemli konu ele alınır:
giyim, yeme-içme ve ölçü.

Ayet şöyle bildirir:

“Ey Âdemoğulları! Her mescide gidişinizde güzel ve temiz giysilerinizi giyin. Yiyin, için; fakat israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez.”

Bu ayet İslam'ın dünyaya karşı tavrını son derece dengeli biçimde gösterir.

Kur’an insana:

“Güzel olan her şeyden uzak dur.”

demez.

Tam tersine:

giyin,

güzel görün,

ye,

iç,

nimetlerden yararlan

der.

Ama ardından tek bir temel sınır koyar:

“İsraf etmeyin.”

1️⃣ “Ey Âdemoğulları” Hitabı Neden Tekrar Ediliyor ❓​

Bu bölümde “Ey Âdemoğulları” hitabı tekrar tekrar kullanılır.

Bunun nedeni mesajın:

yalnızca belli bir kabileye,

belli bir topluma

veya yalnızca ilk Müslümanlara

değil,

bütün insanlığa

yönelik olmasıdır.

İnsan ortak bir kökenden gelir.

Ve temel ahlaki sorumluluklar da bütün insanlığı ilgilendirir.

2️⃣ “Her Mescide Gidişinizde Ziynetinizi Alın” Ne Demektir ❓​

Ayette geçen ziynet kavramı:

güzel giyim,

temizlik,

düzen,

insana yakışır görünüm

gibi anlamlar taşıyabilir.

Yani ibadete giderken insanın:

özensiz,

kirli,

mahremiyetini dikkate almayan

bir hâlde bulunması değil;

saygılı ve temiz biçimde hazırlanması

istenir.

3️⃣ Neden İbadet İçin Güzel Giyinmek Önemlidir ❓​

İbadet yalnızca iç dünyayla ilgili değildir.

İnsan bedeniyle de ibadet eder.

Nasıl önemli bir görüşmeye giderken:

temiz,

düzenli,

özenli

olmaya çalışıyorsa Allah’ın huzurunda da:

saygılı bir görünüm taşıması

doğaldır.

Bu gösteriş değildir.

Niyet doğru olduğunda:

özen ve saygıdır.

4️⃣ “Ziynet” Sadece Pahalı Elbise mi Demektir ❓​

Hayır.

Kur’an:

“En pahalı kıyafetinizi giyin.”

demez.

Mesele:

temizlik,

uygunluk,

örtünme,

düzen

ve insanın kendisine yakışan şekilde hazırlanmasıdır.

Bir insanın kıyafetinin pahalı olması:

onu Allah katında daha değerli yapmaz.

5️⃣ Fakir Bir İnsan Güzel Giyinemiyorsa İbadeti Eksik mi Olur ❓​

Hayır.

Güzellik:

pahalılık demek değildir.

Temiz ve imkân ölçüsünde düzgün bir kıyafet yeterlidir.

Allah’ın insanı:

maddi gücünün dışında bir şeyle

sorumlu tutması düşünülemez.

Dolayısıyla ayetin amacı:

insanlar arasında moda veya servet yarışı oluşturmak değildir.

6️⃣ Ayet Neden Giyimden Hemen Sonra Yeme ve İçmeye Geçiyor ❓​

Çünkü insan hayatının en temel ihtiyaçlarından ikisi:

örtünme

ve

beslenmedir.

Kur’an her ikisini de:

meşru nimet

olarak kabul eder.

İnsan bedeni:

giydirilmeli,

beslenmeli,

korunmalıdır.

Din insan bedenini düşman olarak görmez.

Tam tersine:

ona emanet gözüyle bakar.

7️⃣ “Yiyin ve İçin” İfadesi Neden Önemlidir ❓​

Ayet açıkça:

“Yiyin ve için.”

der.

Bu, İslam’ın nimetleri bütünüyle reddeden bir anlayış olmadığını gösterir.

İnsan:

güzel yemek yiyebilir,

su içebilir,

nimetlerden faydalanabilir,

hayattan zevk alabilir.

Sorun:

nimetin kendisi değil, ölçüsüzlüktür.

8️⃣ Helal Olan Her Şeyi Sınırsızca Tüketebilir miyiz ❓​

Hayır.

Bir şeyin helal olması:

sınırsız tüketilebileceği

anlamına gelmez.

Ayet tam burada:

“İsraf etmeyin.”

der.

Yani helal bir gıda bile:

gereğinden fazla tüketildiğinde,

çöpe atıldığında,

başkalarının hakkı gözetilmeden kullanıldığında

israf hâline gelebilir.

9️⃣ İsraf Tam Olarak Nedir ❓​

İsraf:

ölçüyü aşmak,

gereğinden fazla tüketmek,

nimeti anlamsız biçimde harcamak

anlamlarını taşır.

Bu yalnızca:

yemek çöpe atmak

değildir.

İsraf:

para,

su,

enerji,

zaman,

eşya

gibi birçok alanda ortaya çıkabilir.

🔟 Yeme İçmede İsraf Nasıl Olur ❓​

İnsan:

ihtiyacından çok yemek alıp çöpe atabilir.

Yiyemeyeceği kadar yemek hazırlayabilir.

Sırf gösteriş için aşırı sofralar kurabilir.

Bedenine zarar verecek kadar tüketebilir.

Bütün bunlarda ortak sorun:

ölçünün kaybolmasıdır.

Ayetin dengesi çok açıktır:

Ye ama ölçülü ye.

İç ama ölçülü iç.


1️⃣1️⃣ Fazla Yemek de İsraf Sayılabilir mi ❓​

Ölçüsüz tüketim bu kapsamda düşünülebilir.

İnsan ihtiyacının çok üzerinde ve bedenine zarar verecek biçimde tüketiyorsa:

nimeti doğru kullanmıyor olabilir.

Buradaki mesele:

insanın kendisini aç bırakması değil;

bedenin ihtiyacını dengeli biçimde karşılamasıdır.

1️⃣2️⃣ Suyu Gereksiz Harcamak da İsraf mıdır ❓​

Evet.

Su:

hayatın en temel nimetlerinden biridir.

İhtiyaç olmadan suyu akıtmak,

temiz su kaynaklarını kirletmek,

gereksiz tüketmek

israfın günümüzdeki açık örneklerinden olabilir.

Özellikle su kaynaklarının sınırlı olduğu dünyada bu ayetin anlamı daha da dikkat çekici hâle gelir.

1️⃣3️⃣ Para Harcamak Ne Zaman İsrafa Dönüşür ❓​

Her pahalı alışveriş otomatik olarak israf değildir.

İnsanların gelirleri ve ihtiyaçları farklı olabilir.

Fakat harcama:

gösteriş,

rekabet,

gereksiz tüketim

veya insanı borç altında bırakacak ölçüsüzlük

hâline geldiğinde israf tartışması ortaya çıkar.

Önemli olan yalnızca:

“Bunu satın alabiliyor muyum?”

değil;

“Buna gerçekten ihtiyacım var mı?”

sorusudur.

1️⃣4️⃣ Lüks Her Zaman Haram veya İsraf mıdır ❓​

Her lüks sayılan şey hakkında tek bir hüküm vermek doğru değildir.

Bir insan güzel bir eve,

iyi bir arabaya,

kaliteli bir kıyafete

sahip olabilir.

Asıl mesele:

bunun nasıl kazanıldığı,

nasıl kullanıldığı,

insanı kibir ve gösterişe sürükleyip sürüklemediği

ve temel sorumluluklarını ihmal ettirip ettirmediğidir.

Ayetin ölçüsü:

denge ve israftan kaçınmaktır.

1️⃣5️⃣ İsraf ile Cimrilik Arasında Nasıl Bir Denge Vardır ❓​

Kur’an insanı iki uçtan da uzaklaştırır.

Bir tarafta:

israf

vardır.

Diğer tarafta:

nimeti kullanmaktan korkacak kadar

aşırı cimrilik

olabilir.

Sağlıklı yol:

ihtiyacını karşılamak,

nimetten yararlanmak,

paylaşmak

ama:

ölçüyü kaybetmemektir.

1️⃣6️⃣ “Allah İsraf Edenleri Sevmez” İfadesi Neden Bu Kadar Güçlüdür ❓​

Ayet yalnızca:

“İsraf kötüdür.”

demez.

“Allah israf edenleri sevmez.”

buyurur.

Bu ifade israfın basit bir ekonomik hata olmadığını gösterir.

İsraf aynı zamanda:

nimetin değerini küçümsemek,

dengeyi bozmak,

sorumluluğu unutmak

gibi ahlaki yönler taşır.

1️⃣7️⃣ Modern Tüketim Kültürü Açısından Bu Ayet Ne Söyler ❓​

Bugün insan sürekli:

daha yenisini,

daha büyüğünü,

daha modasını,

daha fazlasını

almaya teşvik edilebilir.

Henüz çalışan bir ürün:

eski diye değiştirilebilir.

Kıyafet:

birkaç kez giyilip bırakılabilir.

Yemek:

fazla alınıp çöpe atılabilir.

A‘râf 31 ise bütün bu tüketim alışkanlıklarının karşısına çok basit bir ölçü koyar:

“İsraf etmeyin.”

1️⃣8️⃣ Bu Ayet İnsan Sağlığıyla da İlişkilendirilebilir mi ❓​

Genel ilke açısından evet.

Dengeli yeme ve içme:

insan sağlığının temel şartlarındandır.

Aşırı tüketim:

bedene zarar verebilir.

Bu nedenle ayetteki ölçülülük ilkesi:

yalnızca ekonomik veya çevresel değil;

bedensel bir sorumluluk

olarak da düşünülebilir.

İnsan bedenine de emanet gözüyle bakmalıdır.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 31. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 31. ayet insan hayatındaki çok temel üç alanı tek cümlede düzenler:

giyim, tüketim ve ölçü.

Önce:

“Her mescide gidişinizde ziynetinizi alın.”

denir.

Yani:

temiz,

düzenli,

insan onuruna yakışan

bir görünümle Allah’ın huzuruna çıkın.

Sonra:

“Yiyin ve için.”

denir.

Yani Allah’ın nimetlerinden kaçmayın.

Hayatı reddetmeyin.

Bedeninizi ihmal etmeyin.

Fakat hemen ardından:

“İsraf etmeyin.”

uyarısı gelir.

İşte ayetin dengesi burada ortaya çıkar.

Kur’an:

“Hiç tüketmeyin.”

demez.

“Sınırsız tüketin.”

de demez.

Şunu söyler:

Nimetten yararlan ama nimetin kölesi olma.

Güzel giyin ama gösterişe dönüşmesin.

Ye ve iç ama ölçüyü kaybetme.

Sahip ol ama sahip olduklarını anlamsızca tüketme.


Belki de bu ayetin bugünün insanına yönelttiği en güçlü soru şudur:

Gerçekten ihtiyacımız kadar mı tüketiyoruz, yoksa tüketmek artık kendi başına bir alışkanlığa mı dönüştü?

Çünkü şükür:

yalnızca nimete teşekkür etmek değildir.

Nimeti ziyan etmemek de şükrün bir parçasıdır.


“Nimetten yararlanmak şükre aykırı değildir; nimeti değersizleştirip ölçüsüzce tüketmek sorundur. İnsan sahip olduklarının kıymetini, onları ne kadar çok tükettiğiyle değil, ne kadar bilinçli kullandığıyla gösterir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt