📖 A‘râf Suresi 27. Ayette “Şeytan, Anne Babanızı Cennetten Çıkardığı Gibi Sizi de Aldatmasın; O ve Taraftarları Sizin Onları Göremediğiniz Yerden Siz

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,642
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 27. Ayette “Şeytan, Anne Babanızı Cennetten Çıkardığı Gibi Sizi de Aldatmasın; O ve Taraftarları Sizin Onları Göremediğiniz Yerden Sizi Görürler” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Geçmişte yaşanan bir hata yalnızca anlatılmak için değil, yeniden yaşanmasın diye hatırlatılır. Âdem’in kıssası insana şeytanın yöntemini tanıtır; asıl sorumluluk ise aynı tuzağı fark ettiği hâlde yeniden seçmemektir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 26. ayetinde Allah’ın insanlara örtünme ve süslenme imkânı verdiği, fakat “takvâ elbisesinin daha hayırlı olduğu” bildirilmişti.

  1. ayette ise bütün Âdemoğullarına doğrudan bir uyarı gelir:
“Ey Âdemoğulları! Şeytan, anne babanızı cennetten çıkardığı gibi sizi de fitneye düşürmesin. Onlara avret yerlerini göstermek için elbiselerini üzerlerinden çıkarmıştı. Çünkü o ve taraftarları, sizin onları göremediğiniz yerden sizi görürler. Biz şeytanları iman etmeyenlerin dostları yaptık.”

Bu ayet artık yalnızca Âdem ile İblis arasında geçmiş bir olayı anlatmaz.

O olaydan:

bütün insanlık için bir uyarı

çıkarır.

Mesaj açıktır:

Şeytanın ilk insan üzerinde kullandığı aldatma yöntemleri bilinmektedir.

Öyleyse insan:

aynı yöntemlere karşı uyanık olmalıdır.

1️⃣ “Ey Âdemoğulları” Hitabı Neden Tekrar Ediliyor ❓​

Bir önceki ayette de:

“Ey Âdemoğulları!”

denilmişti.

Bu tekrar önemlidir.

Çünkü Kur’an Âdem kıssasını geçmişte kalmış bir hikâye olarak bırakmaz.

Adeta şöyle der:

“Bu yalnızca atanızın başına gelen bir olay değildir; sizin için de bir derstir.”

Böylece kıssa:

tarihten

doğrudan insanın bugünkü hayatına

taşınır.

2️⃣ “Şeytan Sizi de Aldatmasın” Ne Demektir ❓​

Ayetteki uyarı şeytanın insanı:

sınaması,

ayartması,

yanlışa sürüklemesi

karşısında dikkatli olmaktır.

Şeytan insanı zorla kontrol etmez.

Fakat:

vesvese verebilir,

yanlışı süsleyebilir,

güven oluşturabilir,

sonucu gizleyebilir.

Önceki ayetlerde bunun nasıl yapıldığı açıkça gösterilmişti.

3️⃣ Âdem ile Eşini Nasıl Aldatmıştı ❓​

Şeytan doğrudan:

“Allah’a karşı gelin.”

dememişti.

Önce:

“Melek olabilirsiniz.”

dedi.

Sonra:

“Ebedî kalabilirsiniz.”

dedi.

Ardından:

“Ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim.”

diye yemin etti.

Yani yöntem:

çekici bir vaat + güven oluşturma + gerçek sonucu gizleme

şeklindeydi.

Ayet şimdi insanlığa:

“Bu yöntemi artık biliyorsunuz.”

demektedir.

4️⃣ İnsan Aynı Hatayı Tekrar Tekrar Neden Yapabilir ❓​

Çünkü insanın arzuları değişse bile temel zaafları devam edebilir.

Daha fazla güç istemek,

daha uzun yaşamak,

daha çok sahip olmak,

başkalarından üstün olmak,

hemen haz almak

gibi dürtüler farklı çağlarda farklı biçimlerde ortaya çıkabilir.

Şeytanın kullandığı araçlar değişebilir.

Ama insanın zaafları:

benzer kalabilir.

5️⃣ “Anne Babanızı Cennetten Çıkardığı Gibi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Burada Âdem ve eşinin yaşadığı olay bütün insanlığa ortak bir geçmiş olarak hatırlatılır.

Kur’an adeta:

“Bu düşmanlığın geçmişi var.”

der.

İblis daha önce:

insanı saptıracağını

açıkça söylemişti.

Bu nedenle insanın şeytana karşı dikkatli olması için:

önceden verilmiş bir uyarı bulunmaktadır.

6️⃣ Şeytan Gerçekten Âdem’i Cennetten Çıkardı mı ❓​

Burada dikkatli bir ayrım yapmak gerekir.

Şeytan:

Âdem ile eşini ayartmıştır.

Fakat onların yerine karar vermemiştir.

Kararı:

Âdem ile eşi vermiştir.

Dolayısıyla şeytanın etkisi vardır;

ama insanın sorumluluğu da vardır.

Kur’an bu dengeyi korur.

7️⃣ “Elbiselerini Üzerlerinden Çıkardı” Ne Demektir ❓​

Önceki ayetlerde yasak ağacın meyvesinden tattıklarında:

avret yerlerinin kendilerine göründüğü

ve yapraklarla örtünmeye başladıkları anlatılmıştı.

  1. ayet bu olayı yeniden hatırlatır.
Şeytanın aldatmasının sonuçlarından biri:

mahremiyetin açığa çıkmasıdır.

Bu nedenle örtünme meselesi 26. ve 27. ayetlerde birbirine bağlanır.

8️⃣ Şeytanın Amacı İnsanları Çıplak Bırakmak mıydı ❓​

Ayet doğrudan Âdem ile eşinin elbiselerinin açılması olayından söz eder.

Fakat kıssanın mesajını yalnızca fiziksel çıplaklığa indirgemek eksik olur.

Şeytanın amacı daha genel anlamda:

insanı Allah’ın sınırından uzaklaştırmak,

mahremiyetini bozmak,

yanlışa sürüklemek

olarak görülür.

Fiziksel açılma:

bu ilk aldatmanın görünür sonuçlarından biridir.

9️⃣ Örtünme ile Takvâ Arasında Nasıl Bir Bağlantı Vardır ❓​

  1. ayette iki tür örtü anlatılmıştı:
bedeni örten giysi

ve

takvâ elbisesi.

  1. ayette ise şeytanın insana bu örtüleri kaybettirmeye çalışabileceği hatırlatılır.
Bu yalnızca kumaşla ilgili değildir.

İnsan:

haya,

vicdan,

ahlaki sınır,

takvâ

gibi içsel korumalarını da kaybedebilir.

🔟 “O ve Taraftarları Sizi Görür” Ne Demektir ❓​

Ayet şeytan ve onun topluluğunun insanı:

insanın onları göremediği bir yerden gördüğünü

bildirir.

Bu ifade görünmeyen varlıklar alanıyla ilgilidir.

Kur’an’a göre şeytan ve cinler:

insanın normal görme duyusuyla göremediği bir varlık alanına aittir.

Bu nedenle onların varlığını:

normal insan gözüyle sürekli görmememiz

Kur’an anlatısıyla uyumludur.

1️⃣1️⃣ Şeytan Bizi Sürekli Fiziksel Olarak mı İzliyor ❓​

Ayetin ifade ettiği temel nokta:

şeytanın insan tarafından görünmeyen bir alandan etkide bulunabilmesidir.

Fakat buradan:

her an,

her hareketimizin,

her ayrıntının

tek tek şeytan tarafından izlendiği şeklinde sınırsız ayrıntılar çıkarmak doğru olmaz.

Ayetin amacı:

korku üretmekten çok uyanıklık oluşturmaktır.

1️⃣2️⃣ “Onun Taraftarları” Kimlerdir ❓​

Ayette geçen ifade şeytanın:

topluluğu,

benzerleri,

cinlerden olan yardımcıları

şeklinde anlaşılmıştır.

Kur’an başka yerlerde de:

şeytanlar

çoğul olarak zikredilir.

Ancak onların dünyasının ayrıntıları hakkında Kur’an’ın vermediği bilgiler konusunda kesin konuşmamak gerekir.

1️⃣3️⃣ Şeytanı Göremiyorsak Ona Karşı Nasıl Korunabiliriz ❓​

Bir düşmanı görmek her zaman onu tanımanın tek yolu değildir.

Şeytanın yöntemleri Kur’an’da anlatılır:

kibir,

haset,

yalan,

vesvese,

erteleme,

nankörlük,

yanlışı süsleme,

Allah hakkında şüphe üretme.

Dolayısıyla insan:

şeytanı gözle görmese bile

kullandığı yöntemleri tanıyabilir.

1️⃣4️⃣ Her Kötü Düşünce Şeytandan mı Gelir ❓​

Hayır.

İnsanın kendi:

nefsi,

arzuları,

alışkanlıkları,

öfkesi,

korkuları

da yanlış düşüncelere sebep olabilir.

Bu nedenle her kötü düşünceyi:

“Şeytan yaptı.”

diye açıklamak doğru değildir.

Kur’an insana kendi nefsinin sorumluluğunu da yükler.

1️⃣5️⃣ Şeytan İnsan Üzerinde Mutlak Güce Sahip midir ❓​

Hayır.

Eğer şeytan insanı zorla günaha sokabilseydi:

insanın ahlaki sorumluluğundan söz etmek anlamsızlaşırdı.

Kur’an’ın genel anlatımında şeytan:

çağırır,

vesvese verir,

yanlışı süsler.

Fakat:

seçim insanındır.

Bu nedenle insanın iradesi korunur.

1️⃣6️⃣ “Şeytanları İman Etmeyenlerin Dostları Yaptık” Ne Demektir ❓​

Ayetin sonunda şeytanlarla iman etmeyenler arasında:

velâyet, yani yakınlık, dostluk veya yönlendirici bağ

kurulduğu ifade edilir.

Bu, Allah’ın insanları zorla şeytana teslim ettiği anlamına gelmez.

Kur’an’ın genel bağlamında kişi:

hakikatten yüz çevirdikçe,

yanlışı benimsedikçe

şeytani yönlendirmelere daha açık hale gelir.

Yani insanın tercihleri:

hangi yöne yakınlaşacağını da etkiler.

1️⃣7️⃣ Kötülük Tekrarlandıkça Normalleşebilir mi ❓​

Evet.

İnsan ilk kez yaptığı bir yanlışta:

vicdan azabı yaşayabilir.

Aynı davranış tekrarlandıkça:

rahatsızlığı azalabilir.

Sonra yanlış:

alışkanlık,

daha sonra da:

normal kabul edilen davranış

haline gelebilir.

Bu yüzden Kur’an yalnızca büyük günahlara değil:

insanın yavaş yavaş yönünü değiştiren küçük tercihlere de dikkat çeker.

1️⃣8️⃣ Bu Ayet Günümüz İnsanına Ne Söylüyor ❓​

Bugün şeytan insana yasak bir ağacın yanında görünmeyebilir.

Fakat aynı psikolojik yöntemler hâlâ düşünülebilir:

“Herkes yapıyor.”

“Bir kereden bir şey olmaz.”

“Bunu hak ediyorsun.”

“Sonra düzeltirsin.”

“Bunu yapmazsan fırsatı kaçırırsın.”

“Kimse öğrenmez.”


Bu düşüncelerin ortak yönü:

insanın sınırı aşmasını kolaylaştırmalarıdır.

Bu nedenle ayetin mesajı son derece günceldir:

Kötülüğün yalnızca sonucunu değil, başlangıçtaki bahanesini de tanı.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 27. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 27. ayet, Âdem kıssasını bütün insanlığa yönelik doğrudan bir uyarıya dönüştürür:

“Ey Âdemoğulları! Şeytan sizi de aldatmasın.”

Çünkü şeytanın yöntemi artık bilinmektedir.

Önce:

insanın elindekini küçültür.

Sonra:

sahip olmadığı şeyi büyütür.

Ardından:

yanlışı bir kazanç gibi gösterir.

Güven oluşturur.

Sonucu gizler.

Ve insan sınırı aştığında:

gerçek bedel ortaya çıkar.

Ayet ayrıca şeytanın insan tarafından görülmediğini hatırlatarak:

fiziksel gözle göremediğimiz bir tehlikenin

ahlaki ve manevi etkilerinin bulunabileceğini öğretir.

Fakat bu, insanı çaresiz bırakmaz.

Çünkü insan:

şeytanı görmese de yöntemini bilir.

Kibri tanıyabilir.

Yalanı tanıyabilir.

Haseti tanıyabilir.

Ertelemeyi tanıyabilir.

Nankörlüğü tanıyabilir.

Vicdanının nasıl susturulduğunu fark edebilir.

Ve en önemlisi:

seçim yapabilir.

Belki de ayetin insana bıraktığı en güçlü soru şudur:

Âdem’in yaşadığı kıssayı biliyorsak, aynı aldatmanın başka bir biçimini kendi hayatımızda fark edebiliyor muyuz?

Çünkü geçmişten ders almak:

yalnızca ne olduğunu bilmek değildir.

Aynı hatanın tekrarını kendi hayatında tanıyabilmektir.


“Şeytanı görmek zorunda değiliz; onun insana bıraktığı bahaneleri tanımamız yeterlidir. Yanlış bize ne kadar güzel bir isimle sunulursa sunulsun, gerçek ölçü sonunda bizi hangi insana dönüştürdüğüdür.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt