📖 A‘râf Suresi 23. Ayette “Rabbimiz! Biz Kendimize Zulmettik; Eğer Bizi Bağışlamaz ve Bize Merhamet Etmezsen Mutlaka Ziyana Uğrayanlardan Oluruz”

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,642
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 23. Ayette “Rabbimiz! Biz Kendimize Zulmettik; Eğer Bizi Bağışlamaz ve Bize Merhamet Etmezsen Mutlaka Ziyana Uğrayanlardan Oluruz” Duası Ne Anlama Gelir ❓​


“İnsanı hatası değil, hatasını inkâr etmesi karanlıkta bırakır. Dönüşün ilk adımı suçu başkasına yüklemek değil, ‘Ben yanlış yaptım’ diyebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 22. ayetinde Âdem ile eşinin şeytanın aldatmasına kapılarak yasak ağaca yaklaştıkları, ardından mahrem yerlerinin kendilerine göründüğü ve yaptıklarıyla yüzleştikleri anlatılmıştı.

  1. ayette ise insanlık tarihinin en güçlü tövbe dualarından biri gelir:
“Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz.”

Bu dua son derece önemlidir.

Çünkü Âdem ile eşi:

şeytanı suçlamaz,

mazeret üretmez,

Allah'ın emrini tartışmaz,

kendilerini haklı çıkarmaya çalışmaz.

İlk söyledikleri şey şudur:

“Biz kendimize zulmettik.”

İşte Âdem ile İblis arasındaki en büyük farklardan biri burada ortaya çıkar.

İblis:

“Beni sen azdırdın.”

demişti.

Âdem ile eşi ise:

“Biz yanlış yaptık.”

der.

İnsan için kurtuluş kapısı tam da burada açılır.

1️⃣ “Rabbimiz” Diye Başlamaları Neden Önemlidir ❓​

Dua:

“Rabbimiz…”

diye başlar.

Yani hata yaptıkları hâlde Allah'tan kaçmazlar.

Allah'a yönelirler.

Bu çok önemli bir mesajdır.

İnsan günah işlediğinde:

“Artık Allah'a dönemem.”

diye düşünmemelidir.

Tam tersine tövbe:

yanlışın ardından yeniden Allah'a yönelmektir.

2️⃣ “Biz Kendimize Zulmettik” Ne Demektir ❓​

Burada zulüm başka bir insana yapılmış bir haksızlık anlamında değildir.

Âdem ile eşi:

kendi kendilerine zarar verdiklerini

kabul ederler.

Allah'ın sınırını aşmak:

Allah'a zarar vermez.

Sonuç:

insana döner.

Bu nedenle günahın ilk mağduru çoğu zaman:

günahı işleyen kişinin kendisidir.

3️⃣ Neden “Şeytan Bizi Kandırdı” Demediler ❓​

Şeytan gerçekten onları kandırmaya çalışmıştı.

Ama onlar:

“Bütün suç şeytanda.”

demezler.

Çünkü kandırılmak:

sorumluluğu tamamen ortadan kaldırmaz.

Kararı veren kendileridir.

Bu nedenle gerçek tövbenin ilk şartlarından biri:

kendi payını kabul etmektir.

4️⃣ Âdem ile İblis Arasındaki En Büyük Fark Nedir ❓​

İblis:

hata yapar.

Ama sonra:

hatasını savunur.

Kendini üstün görür.

Başkalarını suçlar.

Âdem ise:

hata yapar.

Ama sonra:

yanlışını kabul eder,

Allah'a yönelir,

bağışlanma ister.

Dolayısıyla Kur'an insanı:

hatasız olmaya değil, hatadan dönmeye

çağırır.

5️⃣ Hata Yapmak İnsanı Değersiz mi Yapar ❓​

Hayır.

İnsan kusursuz değildir.

Hata yapabilir.

Yanılabilir.

Nefsine yenilebilir.

Aldanabilir.

Fakat insanın gerçek değeri bazen:

yanlışından sonra ne yaptığıyla

ortaya çıkar.

Yanlışını kabul edip düzelten insan:

ahlaken yeniden yükselebilir.

6️⃣ “Eğer Bizi Bağışlamazsan” Ne Anlama Gelir ❓​

Âdem ile eşi Allah'ın affına ihtiyaç duyduklarını kabul ederler.

Bu:

insanın kendi kendisine yeterli olmadığını

gösterir.

İnsan yaptığı yanlışın sonucunu:

yalnızca kendi gücüyle tamamen silemeyebilir.

Bu nedenle:

Allah'ın bağışlamasına

muhtaçtır.

7️⃣ Allah'ın Bağışlaması Ne Demektir ❓​

Bağışlanma:

günahın affedilmesi,

insanın Allah'a dönüşünün kabul edilmesi

anlamını taşır.

Tövbe eden insan:

geçmişini değiştiremez.

Ama:

gelecekteki yönünü değiştirebilir.

İşte bağışlanmanın en büyük anlamlarından biri budur.

8️⃣ “Bize Merhamet Etmezsen” Neden Ayrıca Söyleniyor ❓​

Dua yalnızca:

“Bizi bağışla.”

demez.

Aynı zamanda:

“Bize merhamet et.”

der.

Çünkü insanın ihtiyacı yalnızca geçmiş günahın silinmesi değildir.

Bundan sonra:

doğru yolu bulabilmek,

yeniden düşmemek,

iyiliğe yönelmek

için de Allah'ın rahmetine ihtiyaç vardır.

9️⃣ Bağışlama ile Merhamet Arasında Nasıl Bir Fark Vardır ❓​

Bağışlama:

geçmişteki yanlışın affedilmesini

öne çıkarır.

Merhamet ise daha geniştir.

Allah'ın:

koruması,

yardımı,

rehberliği,

nimeti

rahmetin kapsamına girer.

Bu nedenle dua adeta şöyle der:

“Geçmişimizi affet ve geleceğimizde bizi rahmetinden mahrum bırakma.”

🔟 “Ziyana Uğrayanlardan Oluruz” Ne Demektir ❓​

Buradaki ziyan:

maddi bir kayıptan daha büyüktür.

İnsan:

Allah'ın rahmetini,

doğru yönünü,

manevi huzurunu

kaybedebilir.

Dolayısıyla gerçek kayıp:

bir şeyini kaybetmek değil, kendisini kaybetmektir.

1️⃣1️⃣ Tövbenin İlk Şartı Hatayı Kabul Etmek midir ❓​

Evet.

İnsan:

“Ben hiçbir yanlış yapmadım.”

diyorsa tövbe başlayamaz.

Çünkü tövbe:

önce gerçekle yüzleşmeyi gerektirir.

Bu nedenle Âdem'in duasının ilk cümlesi:

“Biz kendimize zulmettik.”

olur.

1️⃣2️⃣ Gerçek Tövbe Sadece Söz Müdür ❓​

Hayır.

Gerçek tövbe:

yanlışı kabul etmek,

pişmanlık duymak,

günahı bırakmak,

yeniden yapmamaya çalışmak,

varsa başkasının hakkını geri vermek

gibi davranışları da içerir.

Yani tövbe:

yalnızca dilin değil, hayatın yön değiştirmesidir.

1️⃣3️⃣ İnsan Aynı Günaha Yeniden Düşerse Tövbesi Boşa mı Gider ❓​

İnsan tekrar hata yapabilir.

Önemli olan tövbe ettiği anda:

samimi olmasıdır.

Sonradan yeniden düşmesi:

önceki tövbenin mutlaka sahte olduğu anlamına gelmez.

Fakat insan:

her seferinde hatasını hafife almak yerine

yeniden mücadele etmelidir.

1️⃣4️⃣ “Nasıl Olsa Allah Affeder” Düşüncesi Doğru mudur ❓​

Allah'ın rahmeti büyüktür.

Fakat bunu:

günahı rahatça sürdürmenin bahanesi

haline getirmek doğru değildir.

Gerçek tövbe:

affı ciddiye almak kadar

yanlışı da ciddiye almayı gerektirir.

Merhamete güvenmek:

sorumluluğu terk etmek

anlamına gelmez.

1️⃣5️⃣ Bu Dua Neden Bu Kadar Evrenseldir ❓​

Çünkü hemen herkes hayatında:

yanlış karar,

pişmanlık,

gecikmiş özür,

kırdığı bir insan,

boşa harcadığı bir fırsat

ile karşılaşabilir.

Bu dua insanın bu durumlarda söyleyebileceği en dürüst cümlelerden biridir:

“Rabbim, ben kendime haksızlık ettim.”

1️⃣6️⃣ İnsan Başkasını Suçlamayı Bıraktığında Ne Değişir ❓​

Kendi sorumluluğunu görmeye başlar.

Bu:

insanın bütün suçu kendisine yüklemesi

anlamına gelmez.

Ama kendi payını kabul etmek:

değişimin başlangıcıdır.

Çünkü insan başkasını değiştiremeyebilir.

Ama:

kendi davranışını değiştirebilir.

1️⃣7️⃣ Bu Dua Umutsuzluk mu, Umut mu Taşır ❓​

Çok güçlü bir umut taşır.

Çünkü Âdem ile eşi:

“Biz mahvolduk, artık dönüş yok.”

demez.

Allah'a yönelirler.

Bu, Kur'an'ın tövbe anlayışındaki en önemli ilkelerden biridir:

Yanlış ne kadar büyük olursa olsun, insan samimi biçimde Allah'a dönebilir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 22. ve 23. Ayetler Birlikte Ne Söylüyor ❓​

  1. ayette:
yanlış gerçekleşir.

Sonuç görülür.

Âdem ile eşi kendilerini örtmeye çalışır.

  1. ayette:
sorumluluk kabul edilir.

Bu sıralama çok anlamlıdır:

Önce:

farkındalık.

Sonra:

pişmanlık.

Ardından:

tövbe.

İnsanın dönüş yolu çoğu zaman böyle başlar.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 23. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 23. ayet insanlık tarihinin en güçlü dönüş dualarından biridir:

“Rabbimiz! Biz kendimize zulmettik. Eğer bizi bağışlamaz ve bize merhamet etmezsen mutlaka ziyana uğrayanlardan oluruz.”

Bu dua insana üç büyük şey öğretir:

Sorumluluk.

Bağışlanma ümidi.

Rahmete ihtiyaç.


Âdem ile eşi:

şeytanı suçlayarak kendilerini temize çıkarmazlar.

Allah'ın yasağını tartışmazlar.

Bahane üretmezler.

Şunu söylerler:

“Biz yanlış yaptık.”

Ve işte bu cümle onları İblis'ten ayıran en önemli çizgilerden biridir.

İblis:

yanlışını savundu.

Âdem:

yanlışını kabul etti.

İblis:

başkasını suçladı.

Âdem:

kendisine baktı.

İblis:

kibirde ısrar etti.

Âdem:

rahmet istedi.

Belki de insanın kurtuluşu tam olarak burada başlar:

Hatasız olduğunu kanıtlamaya çalışmayı bırakıp, hatasını dürüstçe kabul ettiği anda.

Çünkü Allah'a dönüş kapısını açan ilk cümle bazen yalnızca şudur:

“Rabbim, ben yanlış yaptım.”


“Tövbe, geçmişi inkâr etmek değil; geçmişin karşısında dürüstçe durup yönünü değiştirmektir. İnsan hatasını kabul ettiği anda küçülmez, yeniden yükselebileceği yere gelir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt