📖 A‘râf Suresi 22. Ayette “Şeytan Onları Aldatarak Aşağıya Çekti; Ağacın Meyvesini Tadınca Avret Yerleri Kendilerine Göründü” İfadesi Ne Anlama Gelir

Paylaşımı Faydalı Buldunuz mu❓

  • Evet

    Oy: 1 100.0%
  • Hayır

    Oy: 0 0.0%

  • Kullanılan toplam oy
    1

ErSan.Net

ErSan KaRaVeLioĞLu
Yönetici
❤️ AskPartisi.Com ❤️
Moderator
MT
21 Haz 2019
52,642
2,724,963
113
43
Ceyhan/Adana

İtibar Puanı:

📖 A‘râf Suresi 22. Ayette “Şeytan Onları Aldatarak Aşağıya Çekti; Ağacın Meyvesini Tadınca Avret Yerleri Kendilerine Göründü” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​


“Yanlışın en ağır tarafı bazen ilk adımda görünmez. İnsan vaat edilen kazanca bakarken kaybedeceği şeyi göremeyebilir; gerçeği ise çoğu zaman seçimin sonucu ortaya çıktığında fark eder.”
Ersan Karavelioğlu

A‘râf Suresi'nin 20. ve 21. ayetlerinde şeytanın Âdem ile eşini nasıl kandırmaya çalıştığı anlatılmıştı.

Önce onlara:

melek olabileceklerini

ve

ebedî yaşayabileceklerini

söyledi.

Sonra da:

“Ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim.”

diye yemin etti.

  1. ayette ise bu kandırmanın sonucu ortaya çıkar:
“Böylece onları aldatarak aşağıya çekti. Ağacın meyvesini tattıklarında avret yerleri kendilerine göründü ve cennet yapraklarından üzerlerini örtmeye başladılar. Rableri onlara, ‘Ben size o ağacı yasaklamamış mıydım ve şeytanın sizin apaçık düşmanınız olduğunu söylememiş miydim?’ diye seslendi.”

Artık vaat ile gerçek karşı karşıyadır.

Şeytan:

yükselmeyi vaat etmişti.

Sonuç:

düşüş oldu.

Ölümsüzlük vaat etmişti.

Sonuç:

mahremiyetin açığa çıkması ve pişmanlık oldu.

Bu ayet insanın kandırılma biçimi, yanlış seçimlerin sonucu ve vicdanın uyanışı hakkında son derece derin bir anlatım sunar.

1️⃣ “Şeytan Onları Aldatarak Aşağıya Çekti” Ne Demektir ❓​

Ayette şeytanın Âdem ile eşini:

aldatma yoluyla

yanlışa sürüklediği anlatılır.

Bu ifade önemlidir.

Çünkü onları zorla ağaca götürmemiştir.

Onların iradesini ellerinden almamıştır.

Onlara:

yanlış bilgi,

çekici vaat,

güven veren sözler

sunmuştur.

Son seçim ise:

Âdem ile eşine aittir.

2️⃣ “Aşağıya Çekmek” İfadesi Neden Dikkat Çekicidir ❓​

Şeytanın verdiği vaat:

yükselmekti.

“Melek olabilirsiniz.”

“Ebedî kalabilirsiniz.”

demişti.

Fakat ayetin sonucu:

aşağıya çekilmek

olarak tasvir edilir.

Bu çok güçlü bir karşıtlıktır.

Yanlış bazen insana:

yükseliş

gibi görünür;

ama sonucu:

düşüş

olabilir.

3️⃣ Ağacın Meyvesini “Tatmaları” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayet onların ağacın meyvesinden tattıklarını ifade eder.

Kur’an yine ağacın türünü söylemez.

Dolayısıyla:

elma,

incir,

buğday

gibi kesin tanımlamalar Kur’an metninin kendisinden çıkmaz.

Buradaki asıl mesele meyvenin türü değil:

Allah'ın koyduğu sınırın aşılmasıdır.

4️⃣ Neden Ağacın Türü Hâlâ Söylenmiyor ❓​

Çünkü kıssanın ana mesajı botanik değildir.

Kur’an okuyucunun dikkatini:

“Hangi meyveydi?”

sorusuna değil,

“Allah'ın açık uyarısına rağmen sınır neden aşıldı?”

sorusuna yöneltir.

Bu nedenle ayrıntının verilmemesi bile bize mesajın merkezini gösterir.

5️⃣ “Avret Yerleri Kendilerine Göründü” Ne Demektir ❓​

Ayet, ağacın meyvesini tattıklarında:

mahrem yerlerinin kendilerine görünür hâle geldiğini

bildirir.

Önceki ayette şeytanın amaçlarından biri de:

onlardan gizlenmiş olan avret yerlerinin ortaya çıkması

olarak belirtilmişti.

Şimdi bu sonuç gerçekleşir.

Yanlış seçim:

hemen fark edilebilir bir kayba dönüşür.

6️⃣ Bu Durum İnsanlıkta Utanma Duygusunun Başlangıcı mıydı ❓​

Ayetin anlatımında Âdem ile eşi avret yerleri açığa çıktığında hemen kendilerini örtmeye çalışırlar.

Bu davranış:

mahremiyet,

utanma,

örtünme bilinci

ile ilişkilendirilebilir.

Ancak insanlık tarihindeki bütün haya duygusunun biyolojik veya psikolojik başlangıcını bu tek ayetten kesin biçimde açıklamak doğru olmaz.

Kesin olan:

onların çıplaklıklarını fark ettiklerinde örtünmeye yöneldikleridir.

7️⃣ Neden Hemen Kendilerini Örtmeye Çalıştılar ❓​

Bu tepki son derece önemlidir.

Onlara:

“Örtünün.”

denmesini beklemezler.

Kendileri:

cennet yapraklarını üzerlerine örtmeye başlarlar.

Bu, insanın içinde:

mahremiyet duygusunun

bulunduğunu düşündüren güçlü bir sahnedir.

8️⃣ “Cennet Yapraklarını Üzerlerine Örtmeye Başladılar” Ne Anlama Gelir ❓​

Ayet son derece canlı bir görüntü oluşturur.

Âdem ile eşi:

olanın farkına varır.

Ve hemen çevrelerinden yapraklar alarak:

bedenlerini örtmeye çalışırlar.

Burada ilk tepki:

övünmek,

umursamamak,

yanlışı normalleştirmek

değildir.

İlk tepki:

durumu düzeltmeye çalışmaktır.

9️⃣ Bu Sahne Pişmanlığın Başlangıcı Olarak Görülebilir mi ❓​

Evet.

Henüz 23. ayette gelecek açık tövbe sözleri söylenmemiştir.

Ama burada davranışsal bir farkındalık başlamıştır.

İnsan yaptığı yanlışın sonucunu görünce:

geri dönme ihtiyacını

hisseder.

Bu nedenle pişmanlık çoğu zaman önce:

“Bir şey yanlış gitti.”

farkındalığıyla başlar.

🔟 Şeytanın Vaat Ettikleri Gerçekleşti mi ❓​

Hayır.

Şeytan:

melek olmayı,

ebedî kalmayı

vaat etmişti.

Fakat ayette bunların hiçbiri gerçekleşmez.

Tam tersine:

mahremiyetleri açığa çıkar

ve Allah'ın uyarısıyla yüzleşirler.

Bu bize çok temel bir ders verir:

Her vaat gerçekleşmez; özellikle yanlış bir yola çağıran vaatlerin sonucuna bakmak gerekir.

1️⃣1️⃣ Aldatmanın Gerçeği Ne Zaman Ortaya Çıktı ❓​

Ağacın meyvesini tattıktan sonra.

Yani seçimden:

sonra.

Bu insan hayatında da sık görülür.

Bazı kararların gerçek bedeli:

önceden görünmez.

Kazanç öne çıkar.

Bedel gizlenir.

İnsan ancak seçimin ardından:

gerçek sonucu

görebilir.

1️⃣2️⃣ “Rableri Onlara Seslendi” İfadesi Ne Anlama Gelir ❓​

Yanlışın ardından Allah onları tamamen terk etmez.

Onlara hitap eder.

Ve daha önce verilen uyarıyı hatırlatır:

“Ben size o ağacı yasaklamamış mıydım?”

Bu soru bilgi edinmek için değildir.

Allah ne olduğunu bilir.

Soru:

onların yaptıklarıyla yüzleşmelerini sağlamak

içindir.

1️⃣3️⃣ “Ben Size O Ağacı Yasaklamamış mıydım?” Neden Soruluyor ❓​

Çünkü sınır önceden açıkça bildirilmiştir.

Onlar:

yasaktan habersiz değildir.

Dolayısıyla mesele:

bilmeden yapılan bir davranış

değildir.

İnsan açısından da sorumlulukta önemli bir ölçü budur:

Kişi ne kadar biliyordu?

Uyarılmış mıydı?

Neyi seçti?

1️⃣4️⃣ Allah Neden Şeytanın Düşman Olduğunu Önceden Söylemişti ❓​

Çünkü Âdem ile eşinin karşılaşacakları tehlike gizlenmemiştir.

Allah onlara:

şeytanın düşman olduğunu

bildirmiştir.

Bu nedenle aldatılmaları:

hiç uyarılmadan yakalanmak

değildir.

Asıl trajedi şudur:

Düşman olduğu bilinen bir varlığın sözüne güvenilmiştir.

1️⃣5️⃣ İnsan Bildiği Bir Tehlikeye Neden Yine de Yaklaşır ❓​

Çünkü bilgi her zaman davranışı belirlemez.

İnsan:

sigaranın zararını bilebilir ama içebilir.

Aşırı öfkenin zararını bilir ama kontrolünü kaybedebilir.

Haksızlığın yanlış olduğunu bilir ama çıkarı için yapabilir.

Demek ki:

bilmek başka, bildiğini uygulamak başka şeydir.

1️⃣6️⃣ Şeytanın Başarısı Âdem ile Eşinin İradesini Yok Etti mi ❓​

Hayır.

Şeytan onları kandırmıştır.

Ama karar yine onların olmuştur.

Bu nedenle daha sonra:

kendi hatalarını kabul ederler.

Bu çok önemlidir.

Çünkü:

“Şeytan bizi kandırdı, bizim hiçbir sorumluluğumuz yok.”

demezler.

Bir sonraki ayette:

“Rabbimiz, biz kendimize zulmettik.”

diyeceklerdir.

1️⃣7️⃣ Âdem'in Hatasıyla İblis'in Hatası Arasındaki Büyük Fark Nedir ❓​

Her ikisi de Allah'ın emrine karşı bir davranışta bulunmuştur.

Fakat devamındaki tavırları tamamen farklıdır.

İblis:

hatasını savunur.

“Ben ondan üstünüm.”

der.

Başkalarını suçlar.

İsyanında ısrar eder.

Âdem ile eşi ise:

yanlışlarını fark eder

ve tövbeye yönelir.

İşte Kur’an'ın insan hakkında verdiği büyük umut burada ortaya çıkar:

İnsan hata yapabilir; fakat hatasından dönebilir.

1️⃣8️⃣ A‘râf Suresi 20, 21 ve 22. Ayetler Birlikte Ne Anlatıyor ❓​

  1. ayette:
vaat vardır.

“Melek olursunuz.”

“Ebedî kalırsınız.”

  1. ayette:
güven oluşturma vardır.

“Ben sizin iyiliğinizi isteyenlerdenim.”

  1. ayette:
gerçek sonuç ortaya çıkar.

Avret yerleri görünür.

Örtünmeye çalışırlar.

Ve Allah'ın uyarısıyla yüzleşirler.

Böylece aldatmanın üç aşaması görülür:

Cazip göster.

Güven kazandır.

Gerçek bedeli gizle.


Bu yapı insanın birçok yanlış kararında bugün bile görülebilir.

1️⃣9️⃣ Sonuç: A‘râf Suresi 22. Ayet Bize Ne Öğretiyor ❓​

A‘râf Suresi 22. ayet insanın kandırılışını ve ardından gerçekle yüzleşmesini anlatır.

Şeytan:

yükseliş vaat etmişti.

Sonuç:

düşüştür.

Ölümsüzlük vaat etmişti.

Sonuç:

kayıptır.

İyilik istediğini söylemişti.

Sonuç:

pişmanlıktır.

Bu nedenle ayetin insana bıraktığı en büyük derslerden biri:

Bir teklifin ne kadar güzel göründüğünden çok, gerçekte nereye götürdüğüne bakmaktır.

Âdem ile eşinin çok önemli bir özelliği ise yanlışın ardından ortaya çıkar.

Gerçeği görünce:

yanlışı normalleştirmezler.

Kendilerini hemen örtmeye çalışırlar.

Allah'ın uyarısıyla yüzleşirler.

Ve birazdan:

hatalarını açıkça kabul edeceklerdir.

İşte insan ile İblis arasındaki büyük fark burada belirginleşir:

İblis:

hata yapar ve kendisini haklı çıkarır.

Âdem:

hata yapar ve kendisini sorgular.

Belki de insanı asıl tanımlayan şey hiç düşmemesi değildir.

Asıl mesele:

düştüğünde hangi yöne döndüğüdür.


“Hata insanı mutlaka kaybettirmez; hatasını savunmak kaybettirebilir. İnsan düştüğünü fark ettiği anda hâlâ yönünü değiştirebilir. Çünkü gerçek olgunluk hiç yanılmamak değil, yanıldığında hakikate dönebilmektir.”
Ersan Karavelioğlu
 

M͜͡T͜͡

Geri
Üst Alt