Tevbe Suresi 15. Ayette “Allah Müminlerin Kalplerindeki Öfkeyi Gidersin ve Dilediğinin Tövbesini Kabul Etsin. Allah Hakkıyla Bilendir, Hikmet Sahibidir” İfadesi Ne Anlama Gelir
⠀“Öfkenin dinmesi, yaşanan haksızlığın unutulması değildir; insanın artık o haksızlığın içinde yaşamamasıdır. Bazen gerçek zafer, karşındaki insanın yenilmesinden sonra kendi kalbindeki öfkenin de yenilebilmesidir.”
Ersan Karavelioğlu
Tevbe Suresi 15. Ayet Ne Söylüyor
Ayetin anlamı genel olarak şöyledir:“Ve onların kalplerindeki öfkeyi gidersin. Allah dilediğinin tövbesini kabul eder. Allah hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.”
Bu ayet bir önceki ayetin doğrudan devamıdır.
Tevbe 14’te uzun süre baskı ve saldırıya uğramış müminlerin gönüllerine şifa verilmesinden söz edilmişti.
Tevbe 15 ise bu iyileşmenin bir başka boyutunu anlatır:
Kalpte biriken öfkenin giderilmesi.
Ardından son derece dikkat çekici biçimde tövbe kapısı yeniden açılır.
Dün düşman olan insanın bile yarın tövbe ederek değişmesi mümkündür.
“Kalplerindeki Öfkeyi Gidersin” Ne Anlama Gelir
İnsan uzun süre haksızlığa uğradığında içinde öfke birikebilir.Bu öfke:
yaşanan acıdan,
kaybedilen insanlardan,
aşağılanmadan,
sürgünden,
ihanetten
ve adaletsizlikten
doğabilir.
Ayet, haksızlığı yapan tarafın durdurulması ve adaletin ortaya çıkmasının mağdur insanların içindeki bu öfkeyi hafifletebileceğini anlatmaktadır.
Kur’an İnsanların Öfkesini Yok mu Sayıyor
Hayır.Tam tersine ayet öfkenin varlığını kabul etmektedir.
Müminler:
“İman ettikleri için artık hiçbir şey hissetmeyen insanlar”
olarak anlatılmıyor.
Onlar da yaralanıyor.
Onlar da üzülüyor.
Onlar da öfkeleniyor.
Kur’an insan psikolojisini yok saymak yerine onu doğru yöne taşımaya çalışıyor.
Öfkelenmek Günah mıdır
Öfkenin kendisi insani bir duygudur.Asıl mesele öfkenin insana ne yaptırdığıdır.
Bir insan haksızlığa öfkelenebilir.
Fakat öfkesi onu:
masuma zarar vermeye,
iftira atmaya,
ölçüsüz intikama,
işkenceye
veya yeni haksızlıklar üretmeye
götürüyorsa sorun başlar.
Öfke hissedilebilir.
Ama öfkenin insanın efendisi hâline gelmemesi gerekir.
Tevbe 14’teki “Gönüllere Şifa” ile Tevbe 15’teki “Öfkenin Giderilmesi” Arasında Ne Fark Var
İki ifade birbirini tamamlar.Şifa:
yaralanmış kalbin iyileşmesini,
öfkenin giderilmesi ise:
bu yaranın ürettiği yoğun kızgınlığın hafiflemesini
anlatmaktadır.
İnsan bazen adalet gerçekleşse bile uzun süre öfke taşıyabilir.
Kur’an yalnızca dışarıdaki çatışmanın bitmesini değil, içerideki çatışmanın da sona ermesini hedefleyen bir dil kullanır.
Bir İnsan Haklı Olduğu Hâlde Öfkesini Bırakmalı mıdır
Hakkını aramak ile öfkenin içinde yaşamak aynı şey değildir.İnsan yapılan haksızlığı unutmak zorunda değildir.
Hakkını da bırakmak zorunda değildir.
Ama olay bittikten sonra bütün hayatını:
öfke,
nefret
ve intikam arzusu
üzerine kurması kendisine de zarar verebilir.
Öfkenin dinmesi bazen mağdurun kendi özgürlüğüdür.
Adalet Öfkeyi Nasıl Azaltabilir
Haksızlığa uğrayan insanın en ağır duygularından biri çaresizliktir.“Bana bunu yaptılar ve hiçbir şey olmadı.”
duygusu öfkeyi büyütebilir.
Adalet gerçekleştiğinde insan:
“Yaşadığım şey görmezden gelinmedi.”
diye hissedebilir.
Bu da içindeki gerilimin azalmasına yardımcı olabilir.
Ayetin “kalplerdeki öfkenin giderilmesi” ifadesi bu açıdan son derece anlamlıdır.
Öfkenin Giderilmesi Unutmak Anlamına mı Gelir
Hayır.Unutmak ile iyileşmek aynı şey değildir.
İnsan yaşadığını hatırlayabilir.
Fakat artık o hatıra tarafından yönetilmeyebilir.
Geçmiş:
ders olarak kalabilir,
ama hayatın bütün yönünü belirleyen zehirli bir duygu olmaktan çıkabilir.
Gerçek iyileşme çoğu zaman budur.
Ayetin İkinci Yarısında Neden Birden Tövbeden Söz Ediliyor
Bu ayetin en dikkat çekici taraflarından biri budur.Bir tarafta saldırganlarla mücadele anlatılıyor.
Diğer tarafta hemen:
“Allah dilediğinin tövbesini kabul eder.”
deniliyor.
Yani düşman olarak görülen insanın bile değişme ihtimali kapatılmıyor.
Bugünün saldırganı yarının tövbe eden insanı olabilir.
Kur’an insanın geleceğini geçmişindeki tek bir davranışa kilitlemez.
Düşman Olan Bir İnsan Gerçekten Tövbe Ederse Ne Olur
Samimi tövbe gerçekleşirse insanın durumu değişir.Önceki ayetlerde de gördüğümüz gibi:
tövbe eden,
iman eden
ve Müslüman toplumun sorumluluklarına katılan kişi
artık eski düşmanlık kimliğiyle değerlendirilmez.
Tevbe 11:
“Dinde kardeşlerinizdir.”
demişti.
Bu, dönüşün ne kadar ciddi kabul edildiğini gösterir.

“Allah Dilediğinin Tövbesini Kabul Eder” Ne Demektir
Bu ifade Allah’ın rahmet ve hüküm yetkisinin O’na ait olduğunu bildirir.Allah:
kimin samimi olduğunu,
kimin gerçekten değiştiğini,
kimin yalnızca görünüşte tövbe ettiğini
insandan çok daha iyi bilir.
Bu nedenle tövbenin nihai değerlendirilmesi Allah’a aittir.
Ayet keyfî bir adaletsizlikten değil, Allah’ın eksiksiz bilgisine dayanan hükmünden söz eder.

Allah’ın Tövbe Kapısını Açması Neden Önemlidir
Çünkü eğer insan geçmişteki hatasına sonsuza kadar mahkûm edilseydi değişmenin anlamı kalmazdı.İnsan:
“Ben zaten kötü biriyim, artık dönüş yok.”
diye düşünebilirdi.
Kur’an bunun önünü kapatmaz.
Ne kadar ağır bir geçmiş olursa olsun samimi dönüş ihtimali vardır.
Bu, insan için büyük bir umut mesajıdır.

Tövbe Eski Suçların Dünyevi Sonuçlarını Her Zaman Yok Eder mi
Hayır.Allah ile insan arasındaki tövbe başka, kul hakları başka boyutlar taşıyabilir.
Bir kişi:
mal çalmışsa iade etmesi,
borcu varsa ödemesi,
birine zarar vermişse mümkünse telafi etmesi
gerekebilir.
Tövbe:
“Geçmişte ne yaptıysam artık hiç önemi yok.”
demek değildir.
Gerçek dönüş mümkün olduğunca yanlışın sonuçlarını da düzeltmeye çalışır.

Dün Düşman Olan Birini Bugün Affetmek Kolay mıdır
Çoğu zaman hayır.İnsan zihnen:
“Değişmiş olabilir.”
diyebilir.
Ama kalbin güven kazanması zaman alabilir.
Bu normaldir.
Affetmek ile bir anda eski yakınlığı kurmak aynı şey değildir.
Bir insanın tövbesini küçümsememek mümkündür.
Ama güvenin yeniden oluşması davranış ve zaman gerektirebilir.
Kur’an yeni başlangıç kapısını açarken tedbiri ortadan kaldırmaz.

Bu Ayet İntikam Döngüsünü Nasıl Kırıyor
Çok dikkat çekici bir sıralama vardır.Saldırganla mücadele edilir.
Mağdurun gönlüne şifa verilir.
Kalbindeki öfke giderilir.
Ve düşman taraf için bile tövbe kapısı açık bırakılır.
Bu sıralama sonsuz bir kan davası üretmez.
Çünkü hedef:
“Düşman sonsuza kadar düşman kalsın.”
değildir.
Düşmanlık sona erebilir.
İnsan değişebilir.
Yeni bir ilişki başlayabilir.

“Allah Bilendir, Hikmet Sahibidir” İfadesi Neden Ayetin Sonunda Yer Alıyor
Çünkü insan dışarıdaki davranışı görür.Allah ise iç dünyayı da bilir.
Kim gerçekten tövbe ediyor?
Kim sadece çıkarı için davranıyor?
Kim hangi acıyı taşıyor?
Hangi sonuç ne zaman daha hayırlı olacak?
Bütün bunların eksiksiz bilgisi Allah’a aittir.
“Alîm” Allah’ın her şeyi bildiğini,
“Hakîm” ise hükmünün hikmet ve yerindelik taşıdığını ifade eder.

Tevbe 14 ve 15 Birlikte Savaşın Amacı Hakkında Ne Söylüyor
İki ayet birlikte okunduğunda önemli bir tablo görülür.Amaç sadece düşmana zarar vermek değildir.
Saldırganlığın sona ermesi,
mağdur toplumun güven kazanması,
kalplerinin iyileşmesi
ve öfkenin azalması
da anlatılmaktadır.
Ardından tövbe kapısının açık tutulması, savaşın sonsuzlaştırılmadığını gösterir.
Yani ideal sonuç kalıcı nefret değil, düşmanlığın bitmesidir.

Ayetin Bugünkü İnsana En Güçlü Mesajı Nedir
İnsan bazen kendisine yapılan bir haksızlığı yıllarca içinde taşıyabilir.Olay bitmiştir.
Karşı taraf hayatından çıkmıştır.
Ama öfke hâlâ insanın zihnindedir.
Böylece haksızlığı yapan kişi fiziksel olarak gitmiş olsa bile insanın iç dünyasında yaşamaya devam eder.
Öfkenin azalması:
haksızlığı doğru kabul etmek,
haklıyı haksız yapmak
veya geçmişi silmek
değildir.
Bazen yalnızca:
“Bunun artık hayatımı yönetmesine izin vermeyeceğim.”
demektir.

Sonuç: Tevbe Suresi 15. Ayetin Ana Mesajı Nedir
Tevbe Suresi 15. ayet, savaş ve adalet konusunu insanın iç dünyasına taşıyan son derece dikkat çekici bir ayettir.Tevbe 14’te müminlerin gönüllerine şifa verilmesinden söz edilmişti.
Şimdi:
“Kalplerindeki öfkeyi gidersin.”
denilmektedir.
Bu bize çok önemli bir şeyi gösterir:
Bir çatışmanın bitmesi yalnızca silahların susması değildir.
İnsanların içinde biriken:
öfkenin,
korkunun,
intikam arzusunun
ve kırgınlığın
da zamanla iyileşmesi gerekir.
Çünkü dışarıdaki savaş bitip insanın içindeki savaş devam ederse gerçek huzur henüz tamamlanmamıştır.
Fakat ayet burada daha da ileri gider.
Daha önce karşı tarafta bulunan insanlar için bile:
“Allah dilediğinin tövbesini kabul eder.”
denir.
Bu, düşmanın sonsuza kadar düşman olmak zorunda olmadığını gösterir.
İnsan değişebilir.
Yanlışından dönebilir.
Dün savaştığı insanların yarın kardeşi olabilir.
Bu düşünce sonsuz intikam anlayışının önüne güçlü bir sınır koyar.
Ayetin sonunda Allah’ın:
“Alîm” yani her şeyi bilen,
“Hakîm” yani hikmet sahibi
olduğu hatırlatılır.
İnsan yalnızca dış görünüşü bilir.
Allah kalplerdeki gerçek dönüşü de bilir.
Belki de Tevbe 15’in en derin mesajlarından biri şudur:
Adalet yalnızca saldırganı durdurmak değildir.
Gerçek iyileşme, mağdurun kalbindeki öfkenin de zamanla özgürleşmesi ve gerçekten değişen insan için dönüş kapısının tamamen kapatılmamasıdır.
Tevbe 15 bize belki de şu soruyu yöneltmektedir:
Bize yapılan haksızlığın sona ermesini gerçekten yeterli görebiliyor muyuz, yoksa olay bittikten yıllar sonra bile öfkemizi taşıyarak geçmişte bize zarar veren kişiye bugünümüzü de yönetme gücü mü veriyoruz?
“Bazen insanın son savaşı karşısındakiyle değil, içinde kalan öfkeyledir. Adalet hakkını geri verebilir; fakat huzur, geçmişin artık bugünkü kalbini yönetmesine izin vermediğin anda başlar.”
Ersan Karavelioğlu